Esas No
E. 2025/912
Karar No
K. 2025/12462
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

5. Hukuk Dairesi         2025/912 E.  ,  2025/12462 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/893 Esas, 2024/2141 Karar
KARAR: Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2023/230 Esas, 2023/549 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddi ile kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Bursa ili, ..., Mahallesi 42 11... parsel sayılı taşınmazın hissedarı olduğunu, söz konusu taşınmaza kamulaştırma işlemi yapılmaksızın el atıldığını belirterek tespit edilecek bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; daha önce aynı parsele ilişkin olarak açılan davada davacının davadan feragat ettiğini, bu nedenle kesin hüküm itirazında bulunduklarını, dava konusu taşınmazın imar planında "Sağlık Tesis Alanında" kaldığını sorumluluğun Sağlık Bakanlığına ait olduğunu bu surette davanın müvekkili idare yönünden husumetten reddinin gerektiğini, fiili el atmanın olmadığı kısımlar için müvekkili idare aleyhine hüküm kurulamayacağını, dava konusu edilen alandaki kısmi el atmanın 2021 yılında Ulaşım Dairesi Başkanlığınca yapılan ölçümler sonrasında kaldırıldığını, fiili el atmaya işbu dava açılmadan önce son verildiğini ileri sürerek müvekkili idare aleyhine açılan davanın öncelikle kesin hüküm nedeniyle reddine, aksi takdirde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece belirlenen bedelin çok düşük olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kesin hüküm itirazlarının ve derdestlik itirazlarının değerlendirilmediğini, feragatın kesin hükmün sonuçlarını doğurması gerektiğini, iş bu davada husumetin Sağlık Bakanlığına yöneltilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza el atan idare tespit edilmeden müvekkili idare aleyhine dava açılmasının hatalı olduğunu, kamulaştırma bedeline uygulanan faizin ıslah tarihinden itibaren uygulanması gerektiğini, vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi doğru olup, bir kısmına yol yapılmak suretiyle fiilen el atılan ve kalan kısmınında imar planında sağlık alanı olarak kamuya tahsis edilen dava konusu taşınmaza Sağlık Bakanlığınca, sağlık alanı olarak ihtiyacı olmadığına ilişkin dosya arasındaki yazı da gözetilerek taşınmazın tamamından sorumlu idarenin davalı ... Belediyesi kabul edilerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi belirlenen bedelin uygun olduğu; ancak dava konusu taşınmaz 04.11.1983 tarihinden sonra el atıldığı, 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmadığı, 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4 hükmü gereğince değerlendirme de yapılamayacağı gözetilerek harcının nispi olarak uygulanması gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeninden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan güncel tarife üzerinden lehlerine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini ve hükmedilen tazminat bedelinin Anayasa'nın 46 ncı maddesi gereği kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca fiilen el atılan fen bilirkişi raporunda A1+A2 ile gösterilen kısımların bedelinin davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

3.3194 sayılı İmar Kanunu’nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci maddesine 04.07.2019 tarihinde 7181 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen Ek fıkra uyarınca ''Belediye veya valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır. Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur.'' hükmü getirilmiştir.

4.Bu açıklama doğrultusunda somut olayın incelenmesi neticesinde; dava konusu taşınmazın ilk olarak 01.02.2001 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Balat Uygulama İmar Planı ile "Sağlık Tesisleri Alanı" olarak ayrıldığı, sonrasında 03.05.2023 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Balat Revizyon Uygulama İmar Planında ise "Hastane Alanı" olarak ayrıldığı ve Belediye tarafından yapılan 2002 yılında yapılan parselasyon işlemi ile 3194 sayılı Kanun’un 18 nci maddesi uyarınca taşınmazdan %35 oranında düzenleme ortalık payı kesilmek suretiyle taşınmazın imar parseli haline getirildiği anlaşılmıştır.

5.Bu itibarla; dava konusu taşınmazın fiilen davalı ... Beldiye Başkanlığı tarafından el atılan bölüm dışındaki kısımları yönünden kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun davalı Sağlık Bakanlığına ait olduğu gözetilmeden davalı Sağlık Bakanlığı hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddi ile taşınmazın tamamının bedelinin davalı Belediyeden tahsiline karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.