Esas No
E. 2025/889
Karar No
K. 2025/5761
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2025/889 E.  ,  2025/5761 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/2303 Esas, 2024/2427 Karar
HÜKÜM: Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ulukışla Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2023/80 E., 2024/48 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, davacının ablası olduğunu, müvekkilinin 2002 yılında ablası olan davalıdan kızının okul giderleri için 600.000.000,00 lira borç para istediğini, o yılda henüz Türk Lirasından sıfırlar atılmadığı için borç alınan miktarın 600.000.000,00 (altıyüzmilyon) lira olarak senede yazıldığını, davalı tarafın müvekkiline bu parayı vereceğini beyan ettiğini ve müvekkilinden babalarından miras yolu ile kalan 1130 m²'lik taşınmazın da senede yazılmasını istediğini, müvekkilinin bu talebi kabul ettiğini ve senet üzerine bu taşınmazın ada parsel numaralarını da yazdığını, ayrıca senedi müvekkilinin annesi ...'in de kefil olarak imzaladığını, senedin rakamla değer gösterilen bölümündeki 600.000.000,00 rakamları, metin bölümündeki ibare ve rakamları, ödeyecek bölümündeki ibare ve rakamları, kefil bölümündeki ibare ve rakamları, ödeyecek bölümündeki senede yapışık bulunan pul üzerinde ve açığında atılı bulunan imzanın müvekkili tarafından doldurulduğunu, bu yazılanlar dışında kalan kısımların kesinlikle müvekkili tarafından doldurulmadığını, davalı tarafın kendisine 2002 yılında verilen ve senede yapışık halde bulunan 2000 tarihli pul bulunan 600.000.000,00 (altıyüzmilyon) bedelli senedi kötüniyetli olarak sonradan doldurduğunu ve senet üzerinde oynama ve ekleme yaparak müvekkiline icra takibi başlattığını, senet üzerinde yapışık halde bulunan ve müvekkili tarafından üzeri imzalan pulun bile tek başına bu senedin 2000'li yılların başında düzenlendiğini gösterdiğini, senedin sonradan düzenlenerek tanzim ve vade tarihi olarak eklenen 10.10.20 11... .10.2013 tarihlerinde senetlere pul yapıştırma zorunluluğu bulunmadığını, 07.08.2003 tarihinden itibaren kambiyo senetlerine pul yapıştırma uygulamasına son verildiğini, takip konusu senedin 2002 yılında düzenlendiğini, bu tarihte kambiyo senetlerine pul yapıştırma zorunluluğu bulunduğu için takip konusu senette 2000 tarihli pul bulunduğunu, senet bedeli kısmında yazan 600.000.000 rakamının da takibe konu senedin 2005 yılından önce düzenlendiğini açıkça gösterdiğini, çünkü 1 Ocak 2005 yılından itibaren Türk Lirasından altı sıfır atılması uygulamasına geçildiğini, müvekkilinin kızının okul masrafı için davalıdan 2002 yılında borç olarak aldığı 600.000.000,00 lira borcu 2004 yılında 800.000.000,00 lira olarak ödediğini, müvekkilinin davalı taraftan senedi istemesine rağmen davalının senedi müvekkiline vermediğini ve senedin kaybolduğunu beyan ettiğini, 2006 yılında müvekkili ile davalı arasında karşılıklı hakarete varacak şekilde husumet yaşandığını ve tarafların o günden bugüne kadar husumetli olduklarını, 2011 yılında müvekkili ve davalı tarafın bir araya gelerek senet düzenlemeleri ve borç ilişkisi içerisine girmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının 2002 yılında düzenlenen senedi, borç ödenmesine rağmen 2015 yılında annesi ...'in vefat etmesinden sonra hukuka aykırı şekilde doldurarak müvekkiline karşı icra takibine giriştiğini, davalının kötüniyetli olduğunun en büyük delilinin senet üzerinde tarihi olan pula ve 600.000.000,00 (altıyüzmilyon) lira bedele rağmen senedi 2011 yılında düzenlenmiş gibi doldurması olduğunu, davalı tarafın senedin tanzim ve vade tarihini sonradan doldurarak borcun yeni para birimi ile 600.000,00 TL olduğunu iddia etmesi ve takibi 300.000,00 TL bedel ile başlatmasının kötüniyetli olduğunu, icra dairesinin senette açıkça 600.000.000,00 (altıyüzmilyon) yazmasına ve 2000 tarihli, ıslak imzalı pul bulunmasına rağmen kambiyo senedi vasfına haiz görerek takip başlatmasının da mevzuata aykırı olduğunu, davalı tarafın kötüniyetli olarak 600.000,00 TL bedel alacağı iddiasına ilişkin bu borcu ne zaman ve ne şekilde verdiğini ispatlaması gerektiğini, senet üzerinde ada parsel numarası yazılı taşınmazın 2002 yılındaki 600.000.000,00 lira borcun teminatı olarak senet üzerine yazıldığını, davalı tarafın davacıya 2011 tarihinde 600.000,00 TL verdiğine dair herhangi bir somut delil bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya takip konusu senet nedeni ile borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, müvekkili lehine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ispat yükünün davacıya ait olduğunu, takibe konu senedin kambiyo senedi olduğu gözetildiğinde, sebepten mücerretlik ilkesi gereği müvekkilinin kambiyo senedinin dayanağı olan alacak hakkını ispatlanması gerekmediğini, davacı tarafça icra takibi başlatıldığı esnada, iş bu davada ileri sürülen aynı sebepler ile borca itiraz edildiğini, Ulukışla İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/1 E., 2016/1 K. sayılı kararı ile borca itirazının reddi ile takibin devamına karar verildiğini ve bu kararın onandığını, davacı tarafça senet üzerindeki imza inkar edilmediğinden senet üzerindeki tüm yükümlülüklerini de kabul etmiş olduğunu, mal kaçırarak borcunu ödemekten kaçmaya çalışan davacının, tasarrufun iptali davasını kaybedeceğini anlayınca eldeki bu haksız davayı açtığını savunarak haksız ve kötüniyetli davanın reddini, davacının kötüniyetli olması sebebiyle alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu senette lehdar ve keşideci tarafların 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 203. maddesinde açıklanan yakınlık ilişkisi bulunsa bile, akdi ilişki senede bağlandıysa buna karşı ileri sürülen iddia ve savunmaların senetle ispatı gerektiğinden, bu hususta tanık beyanına başvurulamayacağı, davacının davasını senetle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının iddialarının yazılı delillerle kanıtlamasının gerektiği, somut olayda icraya konulan senette ''tarla karşılığı'' kaydının bulunduğu, davacının ise davaya / takibe konu senedi borç para alması nedeniyle verdiğini iddia ederek senedin ihdas nedenini talil edip ispat yükünü üzerine aldığı, davacının iddiasını yazılı, kesin ve yeterli kanıtlarla ispat edemediği, davanın açılış tarihi (16.05.2023 tarihi) itibariyle arabuluculuğa tabi olmaması nazara alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibine konu kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.