Aramaya Dön

Danıştay 13. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/977
Karar No
K. 2024/4995
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/977 E.  ,  2024/4995 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2023/977
Karar No: 2024/4995
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... İletişim Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Denetim Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in "Denetlenen tarafın yükümlülükleri" başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan hükme aykırı olarak, 30/04/2013-29/04/2014 dönemi ile 30/04/2014-29/04/2015 dönemine ilişkin olarak gönderilen bilgilerde kapsam harici fatura bilgilerinin Kuruma gönderilmediğinden bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 27. maddesinin birinci fıkrası ve “Yaptırım ölçütleri” başlıklı 44. maddesi uyarınca 2016 yılı net satış tutarının onbinde biri (%0,01) oranında idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemle bildirilen ... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 11. maddesinin, bu karara istinaden düzenlenen 572.053,23-TL tutarındaki idari para cezası karar tutanağı ve tahakkuk fişinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile yayımlanan ve incelenen dönemde yürürlükte bulunan IMT2000/UMTS İşletmecilerin Şebekelerinde Kullanılacak Donanım ve Yazılım Yatırımlarının İncelenmesi ve Denetlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar'ın “Raporlama” başlıklı 6. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Kurum işletmecinin yükümlülüklerini yerine getirdiğine dair inceleme ve denetlemeleri yürütmek maksadıyla yukarıda sayılanlara ilave olacak bilgi ve belgeler talep edebilir...” kuralı doğrultusunda davacı şirketten denetim sürecinde incelenmek üzere, 3G imtiyaz sözleşmesi kapsamında raporlanan 2013-2014 ve 2014-2015 yatırım dönemlerine ilişkin kapsam harici faturalara yönelik bilgilerin gönderilmesinin istenildiği, mevzuat uyarınca denetim kapsamında her türlü bilgi ve belgenin davacıdan talep edilebileceği, davacı şirketin de 3G imtiyaz sözleşmesi uyarınca Kurum tarafından istenen her türlü bilgi ve belgeyi doğru ve eksiksiz olarak istenen süre içerisinde davalı idareye vermekle yükümlü olduğu; bu itibarla, 2013-2014 ve 2014-2015 yatırım dönemlerine ait kapsam harici fatura bilgilerini davalı idareye göndermediği sabit olan davacı şirket hakkında tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı;

Davacı tarafından, oluşabilecek eksikliklerde kasıt veya çıkar amacı bulunmadığı ve işlemin esasına ilişkin bir eksiklik olmadığı iddialarına yer verildiği, ancak davacı şirketin "kapsam harici fatura bilgilerinin Kuruma gönderilmemesi" fiilinin mevzuat hükümlerinde "Denetçi tarafından, denetim süreci boyunca talep edilen her türlü bilgi ve belgeyi gizlilik hükümlerini ileri sürmeksizin yazılı ve/veya sözlü olarak belirlenen süre içerisinde vermek.” kuralının ihlali sonucunu doğurduğu, söz konusu eyleme idari para cezası verilebilmesi için "kötü niyet, kasıt veya haksız ekonomik kazanç elde edilmesi" gibi unsurlar gerekmediği, bu unsurların bulunmaması halinde dahi davalı idarenin idari para cezası vermekle yükümlü olduğu anlaşıldığından, bu iddiaların geçerli görülmediği;

Öte yandan, davacı tarafından verilen para cezasının ölçülü olmadığı iddia edilmiş ise de, davalı idarenin bilgi teknolojileri ve iletişim sektörünü düzenleme ve denetlemekle yükümlü olduğu, bu sebeple bilgi ve belgelerin doğru bir şekilde ve zamanında Kuruma ibrazında kamusal yarar bulunduğu, aksi halde davalı idarenin görev alanındaki sektörlerle ilgili etkili gözetim faaliyeti yürütmesinin olanaksız hale geleceği dikkate alındığında, davacı şirkete 2016 yılı net satış tutarının onbinde biri oranında idari para cezası verilmesinde ölçülülük ilkesi yönünden bir aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, davalı idarece belgeleri talep edilen yatırım döneminde şirketin faturalarını kapsam harici olarak sınıflandırmasına yönelik bir yükümlülüğünün bulunmadığı, ilgili belgelerin sunulmasında herhangi bir kamu yarar bulunmadığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nde konuya ilişkin spesifik olarak düzenlenen 25. maddenin somut olayda uygulanmamasının nedeninin tartışılmadığı, hatalı maddenin uygulanması nedeniyle cezanın çok yüksek oranda belirlenmesine neden olunduğu, altyapı yükümlülüğünün esasına etki etmeyen bir iddianın ancak uyarı işlemine gerekçe olabileceği, bunun yerine idari para cezası tesis edilmesinin ölçüsüz olduğu, idari para cezası miktarının fahiş olduğu, ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davaya konu olan kapsam harici faturaların davacı şirketin ilgili dönemde yapmış olduğu diğer harcamaları gösterdiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82. maddesinde tacirlerin ticari defterlerini yani muhasebe kayıtlarını ve bunlara ilişkin fatura kayıtlarının 10 yıl saklama yükümlülüğü bulunduğu, talep edilen söz konusu bilgilerin halihazırda davacının kayıtlarında olması gerektiği, davacı şirketin ihlali kapsamında net satışlarının yüzde üçüne kadar idari para cezası uygulanabilecekken onbinde biri oranında ceza takdir edilmesinin başlı başına kabahatin manevi unsurunun göz önünde bulundurulduğunun ispatı olduğu, idari para cezası verilmesi için mutlaka kasıt aranmadığı, talep edilen bilgi ve belgelerin denetlenen tarafça sunulmamasının denetimin gidişatını sekteye uğratabileceği, ölçülülük ilkesine riayet edilmek suretiyle ceza miktarının belirlendiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,

5.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...

İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin ''Uyarı'' başlıklı 46. maddesinde, ''(1) Bu Yönetmelik kapsamında meydana gelen ihlâller için, bu Yönetmeliğin 44'üncü maddesinde yer alan hususlar dikkate alınmak ve 23'üncü, 24'üncü, 25'inci, 31'inci ve 33'üncü maddeler saklı kalmak kaydıyla idari yaptırım uygulanmadan önce, bu Yönetmeliğin aynı maddesi kapsamında olmak üzere işletmeci Kurul tarafından bir defaya mahsus uyarılabilir. (2) Uyarı yapılırken tekerrür süresi dikkate alınır. Tekerrüre esas sürenin dolması hâlinde aynı madde kapsamında tekrar uyarıda bulunulabilir.'' kuralı yer almaktadır.

Hukuk Devleti, "İnsan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir." şeklinde tanımlanmakta olup, bu ilkenin gereği olarak yürütme organı hukuka bağlı olmalıdır. Bu bağlılık, yapılan idari işlemlerin, Anayasa, kanun ve bunlara aykırı olmayacak şekilde çıkarılmış tüzük, yönetmelik ve diğer düzenlemelere uygun olarak tesis edilmesini zorunlu kılar.

Davalı idarenin de, dava konusu işlemi tesis ederken yürürlükte bulunan yönetmelik hükmünü uygulaması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmü uyarınca da, idari yaptırım uygulanmadan önce ya "uyarı" yapmalı ya da "uyarı" yapılmamasının takdiri halinde ise, uyarı yapılmama gerekçesinin Kurul kararında açıklanması gerekmektedir. Dava konusu Kurul kararının tesisinden önce "uyarı" yapılmadığı gibi, neden "uyarı" yapılmadığının da açıklanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog