22. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/05/2023
ESAS-KARAR NO : 2022/445 E 2023/290 K
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2022/6043 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın asıl alacak miktarı olan 763.142,68 TL yönünden iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacı yanın takipte tek yanlı olarak düzenlediği faturaların gerçek ticari ilişkiye dayanmadığını, karşılığında herhangi bir mal satılıp teslim edilmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 2018 yılından başlayan ve 2022 yılına kadar devam eden mal alım satımından kaynaklı ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafından davalıya satılan mallara ilişkin toplam 1.760.559,85 TL bedelli 348 adet faturanın davalı defterlerine kayıt edildiği ve bunların 1.040.667,81 TL’ lik kısmının ödendiği, TTK' nın 21. maddesinin 2. bendi kapsamında davalının aldığı faturalara karşı itiraz etmediği gibi bir kısım bedelleri de ödediğinden davacının artık fatura konusu malın teslimini ispat yükümlüğünün bulunmadığı, davalı defterlerindeki kayıtlara göre (mükkerrer kayıt edilen bir adet fatura bedeli 1.032,50 TL nin düşümü ile) davacıya 718.860,18 TL borçlu olduğu, her iki tarafın birbirini doğrulayan ve usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtları ile ispat edildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davalı vekili tarafından;
Mahkemece yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı gözetilmeksizin işin esasına girildiği, yalnızca fatura düzenlenmesinin malların teslim edildiği anlamına gelmeyeceği, davacı yanca takip konusu faturalara ilişkin malların teslim edildiği olgusunun ispat edilemediği, dosya kapsamına BA/BS formlarının kazandırılması ile bilirkişi incelemesi yapılması ile sonuca ulaşılabileceği, müvekkilinin aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesinin de hatalı olduğu,
İstinaf eden- davacı vekili tarafından;
Mahkemece davalı borçlu tarafından ticari kayıtlarına işlenmeyen 16 adet fatura yönünden verilen red kararının hatalı olduğu, zira bu faturaların e-fatura olarak düzenlenerek sistemden davalı yana gönderildiği, davalı yanca faturalara süresinde itiraz edilmediğinden bu faturalar yönünden de kabul kararı verilmesi gerektiği bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi ile kötüniyet ve icra inkar tazminatı talepleri noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacı yanca düzenlenen 348 adet faturanın davalı kayıtlarında yer almasına, davalı yan kayıtlarında takip tarihi itibariyle 719.892,04 TL borç bakiyesinin bulunmasına, davalı yan kayıtlarında mükerrer kaydedilen 1.032,50 TL’lik fatura bedelinin borç bakiyesinden düşülmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taraf defterleri arasındaki farkın kaynağı olan davacı yan kayıtlarında yer alan ancak davalı kayıtlarında bulunmayan 16 adet faturaya konu malların teslim edildiğine yönelik dosya kapsamına davacı yanca yazılı bir belgenin sunulamamış olmasına göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
TMK.'nun 6.maddesi gereğince "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." hükmü getirilmiştir. Dosya kapsamında davacı tarafın teslim olgusunu yazılı delilerle kanıtlayamadığı 16 adet fatura yönünden dava dilekçesi incelendiğinde davacının aynı zamanda yemin deliline de dayandığı anlaşılmaktadır.
Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m.
233.yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez. Açıklanan bu nedenlerle mahkemece; davacının yemin deliline de dayandığı dikkate alınarak, davacıya karşı tarafa yönelik olarak yemin teklif etme hakkı hatırlatılmadan, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, davacının yemin teklif etme hakkının hatırlatılması suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı yanın istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. Kaldırma nedenine göre davalı yanın istinaf itirazları bu aşamada incelenmemiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/445 Esas, 2023/290 Karar ve 23/05/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
2.HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3.İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde yatırana İADESİNE,
4.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5.Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6.Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 29/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan...
(e-imzalıdır)
Üye...
(e-imzalıdır)
Üye...
(e-imzalıdır)
Katip...
(e-imzalıdır)
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."