8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2025/4532 E. , 2025/6260 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
BİRLEŞEN 2020/272 ESAS SAYILI DOSYA;
BİRLEŞEN 2020/189 ESAS SAYILI DOSYA;
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen dosyada davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Ana dosya davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili Kepez ilçesi ... Mahallesinde bulunan 298 06... parsel sayılı taşınmazın müvekkillerin tapulu mülkü olduğunu, orman kadastro komisyonu tarafından yapılan tespitlerde davacıların tapulu arazisinin bir kısmının orman sınırları içerisinde gösterildiğini, hatalı yapılan bu tespitin iptali ile bu kısımların orman sınırları dışında bırakılmasını talep etmiştir.
Birleşen 2020/272 Esas sayılı dosya davacıları muris ...'ın bir kısım mirasçıları vekili dava dilekçesinde özetle; orman tespit çalışması yapılırken, tapulu olan taşınmazın bir kısmının orman sınırları içinde gösterildiğini, müvekkillerinin dava konusu 298 06... nolu parsel maliklerinden ...’ın mirasçısı olduğunu, dava konusu taşınmazın 1950-1956 yılında yapılan maki tefrik komisyonu tarafından makilik alan olarak ayrılarak orman sınırları dışına çıkarıldığını, hatalı yapılan bu tespitin iptali ile dava konusu 298 06... parselde orman vasfının kaldırılarak, .... Noterliğinin 20.04.2009 tarihli ve ... yevmiye sayılı vasiyetname gereği hissesi oranında müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2020/189 Esas sayılı dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde özetle; yörede tahdit çalışmasının 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre 8 nolu orman tahdit komisyonu tarafından 1946 yılında yapıldığını, aplikasyon çalışmalarının 2000'li yıllarda yapıldığını ve aplikasyon işleminde orman tahdit tutanaklarının zemine yanlış uygulandığını, hatalı aplikasyon sonucunda müvekkili adına kayıtlı 298 06... parsel sayılı taşınmazın tümünün, 298 06... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının orman tahdidi içerisinde bırakıldığını, bu taşınmazların her ikisinin de tarım arazisi vasfında olduğunu, hatalı yapılan aplikasyon işlemine itiraz ettiklerini, yörede 2/B madde uygulamalarının yapıldığını ancak taşınmazların orman sınırları dışına çıkarılmadığını, hatalı aplikasyon ve sınırlandırma işlemine itirazlarının kabulü ile yapılan sınırlandırma işleminin iptaline, taşınmazların orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman olduğunu, tapuda da orman vasfı ile Hazine adına tescilinin gerektiğini, davacının bu davada aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davayı açmakta hukuki yararının da olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 1946 yılında yapılan orman tahdit çalışmasının itiraz edilmeksizin kesinleştiğini ve taşınmazların orman sınırları içerisinde kaldığını, davacının 2/B maddesi gereğince orman dışına çıkarılmasını talep ettiğini, bu durumdu davacının hukuki yararının bulunmadığını ve aktif dava ehliyetinin olmadığını, taşınmazın niteliği belirlenerek, Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "ana dosya ve birleşen dosyada davacılarının taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına yönelik davaları yönünden hukuki yarar ve aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddi ile birleşen dosya davacısı ...'un dava konusu taşınmaza ilişkin yapılan aplikasyon işlemine yönelik davasının reddine" karar verilmiş; karar, ana ve birleşen dosyada davacılar vekilleri tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; "dava, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmalarında 2/B kapsamına alınmayıp orman olarak bırakılması işlemine itiraz olarak nitelendirilmişse de, gerek dava dilekçelerindeki açıklamalara ve gerekse dosya kapsamına göre ana ve birleşen davaların, öncesinin de orman olmadığı iddiasıyla orman tahdit sınırları içerisine alınması işlemine itiraza yönelik olduğu, dolayısıyla taşınmazın orman niteliğini kaybettiği iddiasıyla 2/B madde kapsamına alınması değil, orman niteliği taşımadığı iddiasıyla orman tahdit sınırları dışında bırakılmasına yönelik olduğu, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurularının kamu düzenine aykırılık yönünden kabulüne" karar verilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış; kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "davacıların davasının 3116 sayılı Kanun uyarınca yörede yapılan ve 1946 yılında kesinleşen orman tahdidine itiraza ilişkin olduğu, bu davalarda Kadastro Mahkemelerinin görevli olmadığı, dava dilekçesinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Mahkemenin görevsizliğine; birleşen 2020/189 Esas sayılı dosya davacısı ...'un dava konusu taşınmaz aplikasyona itiraza yönelik davasının reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ana ve birleşen dosya davacıları vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "davanın taşınmazların öncesinin de orman olmadığı iddiasıyla orman tahdit sınırları içerisine alınması işlemine itiraza yönelik olduğu, dolayısıyla taşınmazın orman niteliğini kaybettiği iddiasıyla 2/B madde kapsamına alınması değil, orman niteliği taşımadığı iddiasıyla orman tahdit sınırları dışında bırakılması istemine ilişkin olup, kaldırma kararındaki gerekçelere göre İlk Derece Mahkemesinin kaldırma kararına uyulduğu anlaşıldığından, yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl dosyada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın müvekkilinin tapulu yeri olduğunu, dava konusu yerin 1950 yıllarında yapılan maki tefrik çalışmalarında orman sayılmayan yer olarak tefrik edildiğini, maki tefrikinden sonra Hazine adına tapuya tescil edilmiş, şahıslara tevzi/dağıtım yapılmamış olsa bile orman sayılmayacağı yönünde Yargıtay kararları bulunduğunu, hatalı verilen kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
Birleşen 2020/272 Esas sayılı dosya davacıları vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazların orman sınırları dışında kalması gerekirken sehven orman sınırları içinde bırakıldığını, taşınmazların ekin tarlası olarak kullanıldığını, tarım arazisi niteliğinde olduğunu, 1946 yılında yapılan orman kadastro çalışmasının köylüleri mağdur ettiğini, dava konusu taşınmazın tapusunun 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (4753 sayılı Kanun) hükümlerine göre oluşturulduğunu, bu şekilde oluşan tapulu yerlerin orman sayılamayacağını, verilen kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
Birleşen 2020/189 Esas sayılı dosya davacısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazların maki kapsamında taşınmazlar olduğunu, 4753 sayılı Kanun kapsamında tevzi, dağıtım, satış ve temlik yoluyla davacının babası adına tapuya bağlandığını, 16... ve 16... parsel numaraları ile ... adına Hazine tarafından tahsisi, temliki, dağıtımı ve satışı yapılarak tapuya bağlandığını, yapılan aplikasyon çalışması ile taşınmazların sarı alanda gösterilmesi gerekirken orman sınırları içinde bırakıldığını, bu taşınmazların orman sayılmayan yer olduğunu, verilen kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık tüm dosyalarda;
orman niteliği taşımadığı iddiasıyla taşınmazların orman tahdit sınırları dışında bırakılması istemine ve birleşen 2020/189 Esas sayılı dosyada yörede yapılan aplikasyonunun iptaline ilişkindir.
1.Ana ve birleşen 2020/272 Esas sayılı dosya davacıları vekillerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362/1-c maddesine göre; Bölge Adliye Mahkemesince, yargı çevresi içinde bulunan İlk Derece Mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek için verilen kararlar ile merci tayinine ilişkin kararlar kesin olup, bu kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamaz. Bölge Adliye Mahkemesi kararında temyiz yolunun açık olarak gösterilmesi bu sonucu değiştirmez. Ana ve birleşen 2020/272 Esas sayılı dosya davacıları vekillerinin temyiz taleplerinin bu sebeple reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2.Birleşen 2020/189 Esas sayılı dosya davacısı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle; ana ve birleşen 2020/272 Esas sayılı dosya davacıları vekillerinin temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı REDDİNE,
Yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle; birleşen 2020/189 Esas sayılı dosya davacısı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde birleşen dosya davacılarına ayrı ayrı iadesine, 179,90 TL peşin harcın da onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden birleşen dosya davacısı ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.