9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili, İdareden, ... ili ... Ġlçesinde Gençlik Merkezi Yapılmasına ilişkin ihale usulüyle proje aldığını, ardından da davalı... Tic. Ltd. ġti. ile ... ili ... ilçesi ... Merkezi Yapım İşi projesinde yer alan kamu binasına ait işlerin yapılması amacıyla dilekçeleri ekinde yer alan 02/04/2021 tarihli yapım sözleşmesini imzaladığını, davalının, sözleşmenin Nisan ayında imzalanmasının ardından Haziran ayında herhangi bir sebep göstermeksizin işi durdurduğunu, yarım bırakılan mevcut işin yapımının bitirilmesi ve müvekkiline eksiksiz teslim edilmesi hususunda herhangi bir çalışma yapmadığını, davalı tarafın, Yapım Sözleşmesi uyarınca üstlendiği edimleri 10.08.2021 tarihine kadar bitirmeyi kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, 02/04/2021 tarihli sözleşme gereğince “sözleşmeye aykırılık durumunda işveren ihbara gerek duymaksızın sözleşmeyi feshedebilir” şeklinde hüküm bulunmasına rağmen müvekkili, davalı tarafa ılımlı yaklaştığını, davalı şirket ile temas kurmaya çalıştığını, ancak tabiri caizse şirket tarafından oyalanmak suretiyle herhangi bir sonuç alamadığını, artık en son ...
21.Noterliği kanalı ile ... tarih ve ... yevmiye no.su ile davalı şirkete ihtarname keşide ettiğini, işbu ihtarnamenin konusu ve muhtevası "Tarafınızın müvekkil ile 02/04/2021 tarihinde imzalamış olduğu YAPIM SÖZLEŞMESİ uyarınca, yapımını üstlendiğiniz ancak edimlerinizi yerine getirmeden ve hiçbir sebep almaksızın yapımım bıraktığınız işlerinize 2 (iki) iş günü içerisinde geri dönerek sözleşmede kararlaştırılan şekilde yapımı tamamlamanız gerektiğinin, aksi takdirde işbu sözleşmenin Müvekkil tarafından feshedileceğinin ve keşideci Müvekkilin uğradığı tüm zararların tazmini amacıyla her türlü cezai ve hukuki yola başvurulacağı ” şeklinde olduğunu, taraflar arasında kesin vadeli bir sözleşme akdedildiğini, davalı tarafın davranışlarından protokol konusu işi tamamlamayacağı da aşikar olduğundan işin özünde yasa çerçevesinde mehil dahi vermeye gerek olmadığını, buna rağmen müvekkilinin iyi niyetli davranarak davalı tarafa süre tanıdığını, gönderilen ihtarnamenin neticesinde olumlu bir sonuç almak yerine, somut dayanaktan yoksun cevap ihtarnamesi ile karşılanan müvekkilinin bütün hak ve alacakların yasal delillere dayandığını, davalı tarafın hiçbir hak ve alacağının mevcut olmadığını, bu kapsamda da sözleşme gereğince önceden ödemesi yapılan ancak henüz tamamlanmayan işlere ak bedellerinin ve teslim edilen tüm çeklerin taraflarına iade edilmesini, bu kapsamda mevcut zarar ve maliyetin telafi edilmesi gerektiğini, üçüncü şahıslara yaptırılması zorunlu bırakılan tüm zararların da tazmininin talep edildiğinin ihtar ve ihbar olunduğunu cevaba cevâp ihtarnamesinde belirterek yeni taşeron arayışına girdiğini, müvekkilinin gerek tacir olarak gerek yasal olarak üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, davalı tarafın tutumu müvekkilinin, davalıya olan güvenini tamamen yok ettiğini, davalıya keşide edilen ihtarnameye cevap ihtarnamelerinin muhtevasında anlaşılacağı üzere davalı tarafın aynen itada bulunmadığı ve bulunmayacağının aşikar olduğunu, bu nedenle müvekkili tarafından cevaba cevap ihtarnamesi gönderilerek davalı tarafa taleplerinin keşide edildiğini, Borçlar Kanunu'nda da belirtildiği üzere; İş sahibi, yüklenicinin aynen ifada bulunmadığı yani eserdeki eksiklikleri tamamlamadığı veya daha baştan aynen ifada bulunmayacağının açık olduğu durumlarda, yükleniciden bu borcun yerine getirilmemesinden ötürü tazminat talep edebilir. Bu durumda iş sahibi yükleniciden borca aykırılıktan doğan zararım, yani eksik işlerin tamamlanması için gereken masrafı ve işin geç tamamlanmasından ötürü uğradığı zararı tazmin etmesini de talep edebilir (BK m. 96). Burada eksik işlerin tamamlanması için gerekli olan masrafların tutarı, dava tarihindeki piyasa rayiçlerine göre belirlenmelidir." Bahsettikleri hususlar neticesinde yeni taşeron arayışına giren müvekkili, taşeron bulmadan evvel davalı tarafın bırakıp gitmiş olduğu iş konusu mahalde ... Adliyesi Sulh Hukuk Mahkemesi’nden tespit talep ettiğini, ... Adliyesi Sulh Hukuk Mahkemesi ... Değişik iş esası üzerinden Hakim ve Bilirkişiler -Gelinen noktada davalı tarafça inşaatın ne kadarının bitirildiğinin, bitirilen kısım için o tarihteki fiyatlar üzerinden ne kadar harcama yapılması gerektiğinin, inşaatın katan kısmının sözleşmeye uygun şekilde bitirilmesi için m kadar harcama yapılması gerektiğinin, inşaatın taahhüt edilen sürede üçüncü kişi tarafından tamamlanması durumunda yapılması gereken harcamaların ne kadar olduğunun, inşaatın taahhüt edilen sürede tamamlanması için gereken harcamaların ne kadar olduğunun, mevcut hali ile davalı tarafın yaptığı işlerin taraflar arasında yapılan sözleşmeye uygun olup olmadığının, uygun yapılmamış ayıplı işlerin tespiti ve bu ayıpların giderilmesi için ne kadar harcama yapılması gerektiğinin tespit edilmesi adına mahalde inceleme yaptığını ve bilirkişilerce rapor düzenlenerek Mahkeme’ye teslim edildiğini, inşaat sektöründe hiçbir şirketin eski taşeronun yarım bıraktığı işi tamamlamaya yanaşmamakta olduğunu, ilk elden inşaatı yapan taraf olmak istemekte olduğunu, bu nedenle müvekkilinni yeni taşeron bulmakta oldukça zorlandığını ve inşaatı tamamlamak için bir hayli zaman kaybettiğini, bütün çabaların ardından başka bir taşeronla anlaşmaya varan müvekkilinin işin tamamlanması için kalan kısıtlı zamanda birçok ek strese de katlanmak zorunda kaldığını, müvekkilinin, davalının ... Bankası ... IBAN no.lu hesabına 02.04.2021 tarihinde 62.500 TL ve 87.000 TL; 30.06.2021 tarihinde 80.000 TL ödeme yaptığını, mevcut rakamların toplamı 229.500,00 TL olduğunu, ayrıca ... no.lu 18,05.2021 vade tarihli 200.000 TL meblağlı; ... no.lu 30.08.2021 vade tarihli 100,000 TL meblağlı; ... no.lu 30.09.2021 vade tarihli 100.000 TL meblağlı toplam 400.000 TL tutarında çeklerin de davalı tarafa teslim edildiğini, ancak davalı tarafın işi bırakmasına ve hiç hak edişi olmamasına rağmen 051190 no 30.08.2021 vade tarihli 100.000 TL meblağlı ve ... no 30.08.2021 vade tarihli 100.000 TL meblağlı iki adet toplam 200.000 TL tutarında olan çekleri banka kanalıyla kötü niyetti olarak müvekkilinden tahsil yoluna gittiğini, davalı taraf mevcut çek miktarını müvekkiline ödeme yükümlülüğü altında olduğunu, davalı tarafın işin ne kadarını tamamladığı, ne kadar hak edişi olduğunu ve tespit taleplerinde belirttikleri diğer sair hususlara ait incelemeyi içeren bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak; hak edişi olmamasına rağmen davalı tarafa fazla ödenen hak edişlerden ve 30.08.2021 ile 30.09.2021 vade tarihli çeklere dair fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200.000 TL tutarında alacak taleplerinin bulunduğunu, davalı tarafın, sözleşmenin imza tarihi ile işin bırakılması arasındaki süreçte hak edişlerinin çok daha üzerinde miktarı müvekkilinden tahsil etmeye çalıştıklarının aşikar olduğunu, müvekkili tarafından davalı tarafa iki adet ihtarname gönderilmesinden 1 ay sonra davalı tarafın, müvekkili adına fatura düzenlediğini, hayatın olağan akışına aykırı bu durum karşısında; hizmet alamayan ancak halihazırda fazla bedel ödemiş olan müvekkilinin, kötü niyetli olarak aylar sonra fatura kesilmesi üzerine işbu faturaları Noter kanalı ile iade ettiğini, davalı tarafından uzunca bir süre beklenip fatura kesilerek müvekkiline ibraz edilmesinin de abesle iştigal olduğunu, ticari itibarı davalı tarafın sorumluluğunu yerine getirmemesi üzerine zedelendiğini, manevi olaraktan oldukça yıpranan müvekkilinin dava konusu iş sebebiyle diğer şantiyelerine maliyet yetiştiremediğini ve kar kaybına uğradığını, müvekkilinin; ... ili ... ilçesindeki şantiyeyi bitirip idareye olan sorumluluğunu yerine getirmek adına yeni şantiyesine başlayacak maddi imkanlarını tükettiğini, işbu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000 TL kar kaybı alacağı taleplerinin bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davalının 02/04/2021 tarihli sözleşmede yer alan edimlerini yerine getirmemesi üzerine; müvekkilinin, işi tamamlamak, eksiklikleri düzeltmek ve işi üçüncü sahsa yaptırarak idareye teslim etmek için yapmak zorunda kaldığı masraflardan fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla Ģimdilik 200.000 TL, hak edişi olmamasına rağmen davalı tarafa fazla ödenen hak edişlerden ve 30.08.2021 ile 30.09.2021 vade tarihli çeklere dair fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 250.000 TL, sözleşmede yer alan cezai şart maddeleri uyarınca %25 cezai şartın fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000 TL, davalı tarafın işi eksik bırakması neticesinde uğranılan kar kaybının fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000 TL’lik, kısmı için her bir kalem adına dava tarihînden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; haksız ve mesnetsiz davanın reddinin gerektiğini, yapımcı müvekkilinin ve davacı arasında imzalanan 02/04/2021 tarihli Yapım Sözleşmesi'nin 6. Maddesinin şöyle demekte olduğunu: "İşin yapılacağı yer, hukuki veya fiili bir engel nedeniyle imkansız hale gelmediği takdirde, sözleşmenin imza tarihinden başlayarak en geç 7 iş günü içinde yazılı ve imzalı olarak YAPIMCI veya vekili tarafından teslim alınacaktır." denildiğini, ancak zemindeki meyilden ve zeminde su çıkması nedeniyle davacı tarafından müvekkili şirkete zemin sözleşmede belirtilen süre içerisinde teslim edilmediğini, davacının kusurunun söz konusu olduğunu, işverenin yapımcıya süresi içinde zemini teslim etmesinin gerektiğini, davacının dilekçesinde iddia ettiği gibi işlemlerin süresi içinde başlamadığını, ihaleli bir iş olması sebebiyle zemindeki meyil ve su çıkması durumu öncelikle idareye bildirildiğini, idareyi temsil eden firmanın sözleşmede de adı geçen ...A.Ş. Firması olduğunu, müşavir firmanın durumu Bakanlığa bildirmiş olup Bakanlık'tan gelen cevaba göre zemin için kullanılması gereken hafriyat sözleşmede belirtilen 50 cm'in yetmeyeceği 1 metre hafriyatın kullanılması gerektiği olduğunu, zemin ve hafriyatla ilgili yapılan işlemlere ilişkin evrakların müşavir firma ... A.Ş.'den alınmasını talep ettiklerini, yapılan yazışmalar sebebiyle işe başlanmasının 25 gün uzadığını, hafriyatın fazla kullanılması sebebiyle sözleşmede belirtilen miktarlar dışında 07,5 m3 fazladan hafriyat kullanılması gerektiğini, sözleşme dışı kullanılan fazladan kullanılması gereken hafriyatın tutarı 5.420,00 TL + %18 KDV olduğunu, zeminde su çıkması sebebiyle zemin sağlamlaştırma yapıldığını, sağlamlaştırma için yapılan harcamanın da 20.000,00 TL+ %18 KDV olduğunu, belirtilen harcamalarda davacının alacağının bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirketin sözleşme dışı sorun nedeniyle yapmak zorunda kaldığı harcama olduğunu, bu yapılan işlemlerin ödemesini müşavir firmadan davacının aldığını ancak müvekkili şirkete bu aldığı ödemeleri göndermediğini, müvekkili şirketin bu harcamaları kendi cebinden yapmak zorunda kaldığını, pandemi sebebi ile her geçen gün inşaat malzemelerinin fiyatlarının artmakta olduğunu, müvekkilinin elinde olmayan sebeplerle işe geç başlanmış olup 25 günlük zaman zarfında malzeme fiyatlarının da artış gösterdiğini, zeminin geç teslimi nedeniyle davacı idareden gecikme bedeli aldığını, davacının aldığı gecikme bedelinden müvekkili şirkete herhangi bir pay verilmediğini, yaşanan gecikmelerden davacı değil müvekkili şirketin zarar gördüğünü, yukarıda bahsedilen zeminde yaşanan sorun nedeniyle 20/04/2021 tarihinde...Tic. A.Ş.'den ihtiyaç duyulan dolgu malzemesi için teklif alındığını, müvekkili şirketin her zaman işi bitirme amacıyla inşaatın yapımına devam ettiğini, 18/05/2021 tarihinde ...'den inşaatın çatı yapımı için kereste aldığını, alınan kereste için müvekkili şirket tarafından ... ödeme yapılmak üzere verilen 20/08/2021 keşide tarihli Kırklareli keşide yeri olan 21.750,00 TL tutarındaki çek verildiğini, ayrıca 18/06/2021 tarihinde 5.100,00 TL tutarında ...Tic. A.Ş. Firmasından çatı için izolasyon malzemesi alındığını, 18/06/2021 tarihinde 5.100,00 TL tutarında fatura bulunduğunu, bir inşaat için son gerekli olacak çatı malzemeleri bile müvekkili tarafından Mayıs ayında satın alındığını, yerin geç teslim edilmesi sebebiyle işe ancak Mayıs ayı başında başlanabildiğini, müvekkilinin her zaman işi bitirme çabası içerisinde olduğunu, kötü niyetli olarak iş bırakmanın kesinlikle olmadığını, .... tarihli ve ... yevmiye numaralı Kırklareli 1. Noterliği aracılığıyla davacıya gönderilmiş olan ihtarnamede iş bırakma nedenlerinin detaylıca anlatıldığını, davacı tarafından eksik ödenen hak edişlerin ödenmesi için davacıya süre de verildiğini, işveren davacı tarafından hak edişlerin zamanında ödenmemesi sebebiyle işe devam edilemediğini, davacının dava dilekçesinde işin Haziran ayında bırakıldığını iddia etmişse de işin bırakılmasının Temmuz ayında olduğunu, davacı tarafından hak ediş ödemelerinin tam ve zamanında yapılmaması sebebiyle işin bırakılmasının zaruri hale geldiğini, müvekkilinin yapımcı hak ediş aldıkça inşaat malzemesi alabilmekte olduğunu, inşaatta çalışan işçilerin ödemesini yapabilmekte olduğunu, iş bırakmanın 05/07/2021 tarihinde olduğunu, sözleşmeye konu inşaatın yapımının Haziran ayında devam ettiğini, 29/06/2021 tarihinde beton atıldığını, beton atıldıktan sonra kural gereği kalıp ekipmanlarının 14 gün boyunca inşaat alanında durması gerekmekte olduğunu, 14/07/2021 tarihine kadar ekipmanlarının inşaat alanında durduğunu, müvekkilinin işi yarım bırakma veya davacıyı zarara uğratma gibi bir amacı olsaydı ekipmanlarını inşaat alanında 14 gün boyunca bırakmayacağını, davacı da herhangi bir zararı olduğunu düşünseydi tüm ekipmanlara el koyabileceğini, sözleşmenin 20. maddesine göre de davacının müvekkilinin malzemelerine el koyma hakkı ve bunları gelir elde etme hakkı olduğunu, davacı zararının olmaması sebebiyle müvekkilinin ekipmanlarına el koymadığını, 29/06/2021 tarihinde inşaata malzeme alan müvekkilinin işin yapımına her zaman devam etmek istemekte olduğunu, davacı tarafından sözleşmede belirtilen hak ediş ödemelerinin zamanında yapılmadığını, sözleşmenin 11. maddesinin B bölümünde Ödemeler başlığı altında hak edişlerin hangi tarihlerde ne kadar yapılacağının belirtildiğini, 30.06.2021 tarihinde ödeme yapılacağı belirtilen 200.000,00 TL tutarındaki ödemenin tamamının davacı tarafından yatırılmadığını, 80.000,00 TL tutarlık kısmının yatırıldığını,... tarihli ... yevmiye numaralı ... 1. Noterliği aracılığıyla davacıya gönderilmiş olan ihtarnamede de belirtildiği üzere sözleşme dışı çıkan ihale makamının bilgisi dahilinde yapılması istenen zemin sağlamlaştırma işlemi için harcanan 25.420,00 TL + %18 KDV 'de davacı tarafından müvekkili şirkete ödenmediğini, müvekkilinin malzeme almaya devam etmekte ve işe devam etmek istese de ödeme gelmemesi sebebiyle işe devam edemediğini, TBK Madde 97’e göre: “Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir.” davaya konu iş eser sözleşmesine dayalı inşaat işi olduğunu, eser sözleşmelerinin iki tarafa da borç yükleyen sözleşmeler olduğunu, eser sözleşmelerinde ücret borcu iş sahibinin asli edimi olduğunu, kural olarak da işin sözleşmede kararlaştırılan bedelle yapıldığını, sözleşmede kararlaştırılan ödemenin yapılmamış ve ödenmeyen miktarın yüklenicinin tahammül gücünü aşmış olması halinde yüklenicinin işe devam etmesinin istenemez olduğunu, günümüz pandemi şartlarında her geçen gün maliyetler artmakta ve davacı tarafından eksik ödeme yapılması sebebiyle sözleşme konusu işe devam etmek müvekkili şirketin tahammül gücünü aştığını, davacı tarafından eksik yapılan ödemenin tamamlanacağına ilişkin herhangi bir bildirimin müvekkiline yapılmadığını, TBK Madde 97 gereğince davacının hak ediş ödemesi yapmadan müvekkilinden işin tamamlanmasına ilişkin ifa isteminde bulunması kanunen mümkün olmadığını, müvekkilinin davacıya gönderdiği ihtarnamede iyi niyetli olarak ödemenin yapılması için süre vermiş olmasına rağmen davacı tarafından hak ediş ödemesi yapılmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olsaydı eksik yapılan hak ediş ödemesi için idareye başvurabilir olduğunu ve davacının idareden almış olduğu ödemelere tedbir koydurabileceğini, davacı tarafından yapılan çek ödemelerinin müvekkili tarafından ticari hayatta alışveriş için kullanıldığını, 0051191 no.lu 30.09.2021 tarihli 100.000 TL tutarındaki çekin işbu davaya konu olan inşaat yapımında kullanılan beton işlerini yapan firma olan ...'a verildiğini, ... no.lu 30.08.2021 tarihli 100.000 TL tutarındaki çek yerine kalan ödemeler için müvekkili şirketin ...'a kendi çekini verdiğini, çekler vadesi gelmeden önce ticari hayattaki alışverişte kullanılmak için var olduklarını, müvekkili şirketin davaya konu olan inşaat için almış olduğu malzemelerin ödemesini davacıdan alacağı ödemelerle yapabilmekte olduğunu, müvekkilinni davacıdan almış olduğu çekleri kesinlikle hapsetmediğini, Yargıtay 15. HD. 04.12.2000 tarih ve ...E. ...
K. Sayılı kararında: “Bu durumda;
çekin yanlar arasındaki eser sözleşmesi gereğince verildiği kabul edilerek, yüklenicinin yaptığı işin bedeli sözleşme dahili işlerin sözleşmede kararlaştırılan fiyattan, sözleşme dışında yapılan işlerin ise yapıldığı tarihteki mahalli rayiçten bedelinin bulunarak davalı tarafın hak ettiği miktar saptanmalı, ödenen düşülerek çekten dolayı davalının bir alacağı bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre menfi tespit davası hakkında hüküm tesisi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir.” Yukarıda bahsettikleri Yargıtay kararı gereğince inşaat için müvekkili şirketin yapmış olduğu harcamalar sunmuş olduğumuz faturalarla, işçilerin giderleri ve yapılan diğer harcamalar birlikte hesaplanarak davacının yapmış olduğu ödemelerle müvekkilinin yaptığı harcamaların bilirkişi vasıtasıyla karşılaştırılmasını talep ettiklerini, davacının çeklere ilişkin herhangi bir alacağının mevcut olmadığını, davacı tarafından ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin...D.İş dosyasıyla alınan Bilirkişi Raporunun dikkate alınmamasının gerekmekte olduğunu, sözleşme uyarınca müvekkili şirkete davacı tarafından yapılacak hak ediş ödemelerinin toplamı 1.280.000,00 TL olduğunu, bilirkişi raporunda, inşaatın tamamlanma yüzdesi ile sözleşme tutarı üzerinden hesaplama yapıldığını, yapılan hesaplama sonucu yapımın tamamlanması için gerekli tutarın 886.272,00 TL olarak hesaplandığını, iş devam etseydi müvekkilinin davacıdan kalan alacağının ise 650.500 TL olacağını, iki meblağ arasında büyük bir fark bulunmakta olduğunu, söz konusu bilirkişi raporunda yapılan harcamaların dikkate alınmadığının belirtildiğini, eksik ve hatalı hesaplanan bilirkişi raporunun dikkate alınmaması gerekmekte olduğunu, müvekkili şirket tarafından davaya konu inşaat yapımı için yapılan toplam harcamalar KDV dahil 734.941,76 TL olduğunu, davacının müvekkili şirketten alacağının bulunmamakta olduğunu, davacının herhangi bir zarara ve kar kaybına uğramadığını, davacının inşaatı 3. kişiye yaptırması sebebiyle herhangi bir fazladan masraf yapmak zorunda kalmadığını çünkü geri kalan ödemeleri davacı, idareden aldığını, davacının talep ettiği tüm alacak kalemlerinin reddinin gerekmekte olduğunu, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının olmaması ve zararının da olmaması nedeniyle davacının talep ettiği cezai şartın reddini talep ettiklerini, davacı ile müvekkili arasında yapılan sözleşmede uygulanacak faiz oranının belirlenmediğini, ticari işlerde anapara faiz oranı hususunda taraflar arasında bir anlaşma yoksa kanuni faiz oranının uygulandığını, davacının ticari avans faiz uygulanması talebinin reddinin gerekmekte olduğunu, müvekkili tarafından davacıya kesilen faturalar gönderilmiş olup davacı bunları iade faturası düzenlemeden iade ettiğini, bu durumun ticari hayata aykırı bir durum olduğunu, müvekkili şirketçe davacıya faturaların geç gönderilmesinin sebebinin müvekkili tarafından malzeme alınan firmaların müvekkile geç faturalandırma yapması olduğunu, müvekkili tarafından davacıya kesilen 30/06/2021 tarihli fatura da mevcut olduğunu belirterek davacı tarafından açılan işbu haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın ve davacı tarafından talep edilen tüm alacak kalemlerinin reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Eldeki dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 14/07/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; tarafların mahkeme masrafları, vekâleti ücreti, icra - inkâr tazminatları ve benzeri taleplerinin Mahkemenizin takdiri içinde kaldığını, inşaatın durdurulduğu an itibari ile ilerleme yüzdesinin %30,76 olarak olabileceği ve bu ilerlemeye istinaden altyüklenici hak edişinin 1.280.000,00TL x 0,3076 = 393.728,00 TL(KDV Dahil) olacağını, işin üçüncü kişiye yaptırılmasına yönelik üçüncü kişiden alınan faturaların işin niteliğini gösterme konusunda yeterli olmadığından, kar kaybı hesabı yapılamadığını, davacının buna göre 35.772,00 TL fazla ödemesinin olduğunu, sözleşmeye göre 7 günlük gecikmeye bağlı 10.500 TL cezai şart talebinin haklı olabileceğini, çek bedeli ve kar kaybına yönelik değerlendirme yapılmasının dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler ışığında mümkün olmadığını belirtmişlerdir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 26/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; davacı ile davalının eser sözleşmesi yapmak üzere karşılıklı sözleşme imzalamış olduklarını, davalı tarafın sözleşmedeki edimlerini yerine getirmemesi nedeni ile davacı yanın sözleşmesini tek taraflı fesh etmiş olduğunu, sözleşmenin fesh etme tarihi itibari ile davacının davalıya 629.500TL ödeme yapmış olduğunu, projedeki ilerleme yüzdesi olan 30,76% karşılığı davalı yanın hekediş tutarı 393.728TL olduğu ve hakedişten 235.772TL fazla ödeme almış olduğu ve davacının bu tutar kadar alacaklı olduğunu, (kök raporda çeklere ilişkin değerlendirme yapılamadığından 35.772,00 TL fazla ödeme sonucuna varılmış bulunmaktadır, farkın sebebi çeklere ilişkin değerlendirme yapılabilmesidir). davacının davalı adına nam ve hesabına kalan işleri davalı ile yapılan sözleşmeye göre yaptırabileceği ve kalan işleri davalı sözleşme tutarlarından 54,6% fazlasına yaptırmak zorunda kaldığını, davacı davalı nam ve hesabına yaptırmak zorunda kaldığı işler için davalıdan 221.568TL alacağının bulunduğunu, davacının ticari itibarının zedelenmesine yönelik değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde bulunacağını belirtmişlerdir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 27/05/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; davalı yüklenici tarafından tamamlanan iş miktarı sözleşme toplamının %30,76’sına tekabül etmekte olup, bu iş karşılığı hakediş tutarı 393.728 TL olarak tespit edildiğini, davacı tarafından dava dışı yüklenici ... firmasına kalan işlerin tamamlanması amacıyla 1.370.000 TL ödeme yapıldığı görüldüğünü, bu durumda, sözleşmeye göre kalan işin teorik bedeli 1.280.000 TL – 393.728 TL = 886.272 TL olup, yeni yükleniciye ödenen bedelin bu miktarı aştığı anlaşılmakta olduğunu, Oluşan fark: 1.370.000 TL – 886.272 TL = 483.728 TL Sözleşmenin 20. maddesi gereğince bu fark tutarı üzerinden uygulanacak %25 oranındaki cezai Ģart: 483.728 TL x 0,25 = 120.932 TL Dolayısıyla, yalnızca cezai Şarta esas fark ve cezai Şart toplamı: 483.728 TL + 120.932 TL = 604.660 TL, öte yandan davalı yükleniciye yapılan toplam ödeme 629.500 TL olup, bu ödeme tutarından hak kazanılan 393.728 TL düşüldüğünde, işverence davalıya fazla ödeme yapıldığı sabit olup bu miktar 235.772 TL olduğunu, davalı tarafın, projede sonradan ortaya çıkan zemin kot farkları, yeraltı suyu gibi teknik nedenlerle sözleşme dışı kalan bazı ilave iş ve harcamalarda (blokaj dolgu, kazı, nakliye, sıkıştırma vb.) bulunduğunu, bu kapsamda 25.420 TL + %18 KDV = 29.995,60 TL harcama yaptığını ileri sürdüğünü, bu beyanın, ... A.Ş. tarafından düzenlenmiş İş Artış Azalış Raporu ve eki teknik belgelerle teyit edildiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle doğan toplam yükümlülük: 604.660,00 TL, bu bedele, işverence yapılan 235.772,00 TL tutarındaki fazla ödeme eklenmiş, davalının teknik olarak kabul edilen 29.995,60 TL tutarındaki ilave iş harcamalarının düşüldüğünü, sonuç olarak, davacı tarafından davalıdan talep edilebilecek toplam tutarın 810.436,40 TL olarak hesaplandığını belirtmişlerdir.
Davacı ve davalı arasında 02/04/2021 tarihli Yapım Sözleşmesinin imzalandığı, davacının tüm sorumluluklarını yerine getirmesine rağmen davalının işi durdurduğunu ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek işi tamamlamak ve 3.kişiye yaptırmak zorunda kalması nedeniyle uğradığı zararı, davalıya fazla ödenen hakediş bedelini, sözleşmede yer alan cezai şartı ve işin eksik bırakılması nedeniyle uğradığı kâr kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davalının ise zeminden su çıkması nedeniyle zeminin kendilerine zamanında teslim edilmediğini, fazladan harcama yaptığını, davacının hak ediş ödemelerini tam ve zamanında yapmadığı için işin bırakıldığını savunduğu, davalının işi haklı olarak bırakıp bırakmadığının ve davacının taleplerinin yerinde olup olmadığının tespiti için delillerin toplandığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelendiği ve bilirkişi heyetinden raporlar alındığı, alınan raporlarla davalı yüklenicinin yaptığı iş miktarının sözleşme toplamının %30,76'sına tekabül ettiğinin ve davalının yaptığı işin karşılığı hakediş tutarının 393.728 TL olduğunun tespit edildiği, davalıya yapılan ödeme tutarının 629.500 TL olduğu, davalı tarafça her ne kadar ödemelerin eksik yapılması nedeniyle işin devam ettirilemediği savunulsa da; davalı tarafından yapılan işe göre fazla ödeme yapıldığından, davalının bu savunmasının mahkememizce yerinde bulunmadığı, davalının işi haklı sebep olmadan bıraktığı anlaşıldığından davacının bu nedenle uğradığı zararı tazmin etmesi gerektiği, kalan işin davacı tarafından dava dışı 3.kişiye 1.370.000 TL bedele yaptırıldığı, davalıyla yapılan sözleşmenin bedelinin ise 1.280.000 TL olduğu, 1.280.000 TL sözleşme bedelinden davalının hakettiği 393.728 TL'nin mahsubu ile bulunan 886.272 TL'nin kalan işin bedeli olduğu, 1.370.000 TL-886.272 TL=483.728 TL'nin davacının kalan işi 3.kişiye yaptırması nedeniyle fazla ödediği bedel olduğu, bu talebin mahkememizce yerinde görülerek kabulüne karar verildiği, sözleşmenin 20.maddesine göre davacı işveren aleyhine kalan işin tamamlanması nedeniyle doğan farkın %25'inin ödenmesi gerektiği, kalan işin dava dışı 3.kişiye yaptırılması nedeniyle fazla ödenen 483.728 TL'nin % 25'inin 120.932 TL olduğu bu tutarın da mahkememizce kabul edildiği, davalıya yapılan ödeme tutarı olan 629.500 TL'nin davacının hakettiği tutar olan 393.728 TL'den ve davalının ilave iş nedeniyle yaptığı 29.995,60 TL hacamanın mahsubu ile davacının davalıya fazla ödediği tutarın 205.776,40 TL olduğunun anlaşıldığı gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacının işin eksik bırakılması nedeniyle uğradığı kâr kaybını da ispat edemediği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın kısmen kabulü ile, davacının kalan işi 3.kişiye yaptırması nedeniyle fazla ödediği 483.728 TL’nin 200.000 TL’sinin dava, 283.728 TL’sinin 08/10/2025 ıslah tarihinden itibaren; davalıya yapılan fazla ödeme tutarı olan 205.776,40 TL’nin dava tarihinden itibaren, 120.932 TL cezai şartın 30.000 TL’sinin dava, 90.932 TL’sinin 08/10/2025 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.Alınması gereken 55.360,91 TL harçtan peşin alınan harcın ve ıslah harcının mahsubu ile bakiye 38.257,71 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 8.538,75 TL peşin harç ve 8.564,45 TL ıslah harcının toplamı olan 17.162,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 127.565,46 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan 13.110,35 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 12.147,69 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalı tarafından yapılan 262,50 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 19,27 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 1.223,07 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, geriye kalan 96,93 TL.nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9.Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 31/12/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.