8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/4109 E. , 2025/6498 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355/(1)-2. cümlesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların tapuda malik olduğu dava konusu 8 08... nolu taşınmazın 1 84... parselin ifrazı ile oluştuğunu, 1 84... parsel sayılı taşınmazın Beykoz Merkez ... Mahallesi ... mevkiinde bulunduğunu, bu yerle ilgili ilk orman tahdidinin 1940 yılında yapıldığını, kesinleşen tahdit çalışmalarına göre 1 84... nolu parselin ... ve ... ormanları arasında kalan ve ... adı verilen ... nolu orman tahdit noktaları ile çevrili haritada 3 numara ile gösterilen orman içinde kaldığını, 1 84... nolu parselin 1958 yılında yapılan tapulama çalışmalarında 887,491 m² olarak Hazine adına orman vsafıyla tapuya tescil edildiğini, söz konusu taşınmazın ... Devlet Ormanının 3116 sayılı tahdidinin aplikasyon sınırları içinde kalan kısmının tamamının 1744, 28 96... sayılı Kanunlar kapsamında orman sınırları dışına çıkarıldığını, Beykoz ... Mahallesi kavacık-rüzgarlıbahçe mevkiinde 59 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılan ve 07.03.1988 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik (2/B) madde uygulaması sırasında hatalı çalışmalar yapılarak halen orman niteliği taşıyan yerlerin orman dışına çıkarıldığının tespit edildiğini, Beykoz Kadastro Mahkemesinde devam eden idarelerinin de taraf olduğu 1988/ 34... /11 Esas sayılı dosyalar nedeniyle 1 84... nolu parseldeki 1744, 28 96... sayılı Kanun'a göre yapılan 2/B madde uygulamalarının kesinleşmemiş olduğunu, hukuki statüsünün orman ya da 2/B alanı olduğu hususunun yargılama sonucunda belirleneceğinin tespit edildiğini, 1 84... nolu parselin de içinde bulunduğu ... numaralı 2/B parselinin 1982 yılında çekilen hava fotoğrafında parselin tamamına yakınının orman vasfını koruduğunun tespit edildiğini, belediyece 1 84... nolu parselin yer aldığı ... Devlet Ormanında yapılan 17 44... sayılı Kanun uygulamaları çalışmalarına müteakip imar ve ıslah planları yapımına başlanıldığını ve Belediye meclisinin 23.03.1987 tarihli ve 16 sayılı kararı ile 1 84... nolu parselin içinde bulunduğu alanı kapsayan imar ıslah planının onandığını, bu plan doğrultusunda Belediye Başkanlığı tarafından 1 84... nolu parselde imar ve ifraz işlemlerinin yapıldığını ve 2981 sayılı Kanun kapsamında tapu tahsis belgelerinin düzenlendiğini, belediye tarafından yapılan parselasyon, ifraz, tescil ve diğer işlemlerinin tümünün yolsuz işlem niteliğinde olduğunu, 8 08... parselin tapu kaydının yolsuz tescil olduğu için iptalinin gerektiğini ileri sürerek, orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dava konusu 8 08... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline ve orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hükmün davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "dava konusu ... Mahallesi 8 08... parselin 1 84... parselin ifrazı ile oluştuğu, 1 84... parselin, 3116 sayılı Orman Kanununa göre orman tahdit uygulaması ile 1940 yılında 3 nolu tahdit komisyonu tarafından tamamının orman sınırları içinde bırakıldığı tahdit uygulamasının bu şekilde kesinleştiği daha sonra 26.09.1958 tarihinde yapılan kadastro çalışması sonucu orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına 887.491 m² olarak tescil edildiği, 1976 yılında 1744 sayılı Kanun değişik 2.maddesine göre yapılan çalışmalarda ve 1984 yılında 2986/3302 sayılı kanun uyarınca yapılan (2/B) madde çalışmalarında 1 84... parselin bir kısmının Hazine adına 2. Madde ve (2/B) vasfı ile çıkartıldığı, dava konusu 8 08... parselin sarı alanda kaldığından bahisle, (2/B) uygulamasına tabi tutulmadığı, sonraki (2/B) uygulamalarına da tabi tutulmadığı, ancak bu alanın kesinleşen orman tahdidine göre daha önce tescil edilen 1 84... parsel içinde bulunduğu, daha sonra ... Belediye Meclisinin 23.03.19 87... sayılı kararı ile 2981/32 90... sayılı kanunlar uyarınca yapılan ıslah imar planı olarak yeni oluşan parsellerin hak sahiplerine satıldığı, fen bilirkişisi raporuna göre, dava konusu 8 08... parselin tamamının, 1 84... parselin ifrazından oluştuğu ve orman tahdit sınırları dışında sarı alanda kaldığı, ancak 1 84... parselin orman olarak tapuda tescilli olduğu, ... Belediye Başkanlığı tarafından 15.10.1987 tarihinde 2981/3290 sayılı Kanuna göre yapılan imar uygulaması, daha sonra 26.06.1990 tarihinde yapılan ifraz uygulaması ile bunun sonrasında da dava konusu parselin de içinde kaldığı 184 ada, 14, 15... parsellere ilişkin olarak yapılan imar uygulaması ve ifraz işleminin hukuki dayanaktan yoksun ve yoklukla malûl olduğu, dosyadaki krokilere göre 1 84... parselin orman vasfı ile Hazine adına olan tespit ve tescilinin 10.09.1940 tarihinde kesinleşmesi, buna dair kadastro tespitinin iptali için 03.05.1947 tarihli ve 3 nolu tapu kaydına (Arabacı Bostanı) dayalı olarak açılan davanın da Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1961/10 57... /48 Karar sayılı ilamı ile reddedilmiş ve kesinleşmiş olması, parsel sınırlarının 1958 yılında yapılan arazi kadastrosu ile belirlenerek kesinleşmiş olması karşısında, aksine bir mahkeme kararı ile iptal olmadığı sürece 1 84... parselin tamamının Maliye Hazinesi adına orman vasfı ile kayıtlı bir taşınmaz olarak kabul edilmesi gerektiği, bu durum iptal edilmeden dava dışı ... Belediyesince bu parselin ... poligon alanlarının kenarında kalan Orman olarak tescilli bulunan alanla birlikte bir imar uygulaması ve ifraz yapmak suretiyle davaya konu parsele ilişkin tapu kaydının oluşturulmasının mümkün bulunmadığı, söz konusu imar ve ifraz işlemleri ile sadece sarıya boyalı alanla yetinilmediği, 2/B alanlarını ve orman alanlarını da kapsayacak şekilde uygulama yapıldığı , tüm bu gerekçeler doğrultusunda, davalı ... Belediye Başkanlığınca yapılan imar ve ifraz işlemleri neticesinde oluşturulan davaya konu 8 08... parsel sayılı tapu kaydının yolsuz tescil mahiyetinde bulunması nedeniyle, sonrasında yapılan devirlerin de geçersiz olduğu, öncesi orman olarak çapa bağlanmış bir yerle ilgili olarak tapuya güven ilkesinden faydalanılarak hak sahibi olunamayacağı, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerektiği, ancak 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince tüm yargılama giderleri ve harçların davacı üzerinde bırakılması ve aleyhe vekalet ücreti taktir edilmemesi gerekirken mahkemece davalı tarafa yüklenmesi hatalı olduğundan Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/145 Esas ve 2019/478 Karar sayılı kararının kaldırılmasına,yeniden hüküm kurulmak suretiyle; "davanın kabulüne, ... Mahallesi 8 08... parsel sayılı taşınmazın davalılar adına kayıtlı tapu kaydının İptaline ve parselin tamamının orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 3.402 sayılı kanunun 36/A maddesi gereğince tüm yargılama giderleri ve harçların davacı üzerinde bırakılması ve aleyhe vekalet ücreti taktir edilmesine yer olmadığına" karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.