Esas No
E. 2024/6148
Karar No
K. 2025/6514
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2024/6148 E.  ,  2025/6514 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2013/20 E., 2024/13 K.

KARAR :Davacılar ve asli müdahillerin davaların kısmen kabulüne ve kısmen reddine, görevsizlik ve karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davacıların ve asli müdahillerin davalarının kısmen kabulüne kısmen reddine dair karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davacıların ve asli müdahillerin davaların kısmen kabulüne ve kısmen reddine, görevsizlik ve karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ...'ın bir kısım mirasçıları vekili, davacı-davalılar ...'ün, ...'ın ve ...'ün bir kısım mirasçıları vekili, davacı-davalı ... mirasçısı ... vekili, davalılar ...'ın ve ...'ın mirasçıları vekilleri, asli müdahil Hazine vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Ankara ili Polatlı ilçesi ... köyü çalışma alanında 1954 yılında yapılan kadastro sırasında, 553 parsel sayılı 56.500 m² yüzölçümlü, 554 parsel sayılı 690.250 m² yüzölçümlü, 555 parsel sayılı 1.274.250 m² yüzölçümlü, 556 parsel sayılı 371.250 m² yüzölçümlü, 557 parsel sayılı 695.500 m² yüzölçümlü ve 568 parsel sayılı 3.677.250 m² yüzölçümlü taşınmazlar tapu kaydı, hisse devri, mirasen intikal ve vergi kaydı sebeplerine dayalı olarak ... ve müşterekleri adına paylı olarak; 560 parsel sayılı 37.250 m² yüzölçümlü taşınmaz tapu kaydı ve vergi kayıtlarına dayalı olarak ... ve mirasçıları adına; 563 parsel sayılı 12.100 m² yüzölçümlü ve 564 parsel sayılı 105.750 m² yüzölçümlü taşınmazlar zilyetlikle iktisap süresi dolmadığından tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, 561 parsel sayılı 216.500 m² yüzölçümlü, 562 parsel sayılı 320.750 m² yüzölçümlü ve 567 parsel sayılı 51.750 m² yüzölçümlü taşınmazlar ise kadim mera vasfıyla sınırlandırılmıştır.

Davacılar, 5602 sayılı Kanun hükümlerine göre tespite itirazen tapu ve vergi kayıtlarına, harici satın almaya dayanarak dava açmışlardır. Ayrıca Asliye Hukuk Mahkemesine tespitten evvel ... ve arkadaşlarının ... ve arkadaşlarına karşı açtıkları elatmanın önlenmesi davası da Kadastro Mahkemesine devredilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; 553, 554, 555, 556, 5 57... parsel sayılı taşınmazların revizyonları olan tapulama tutanaklarının üzerinde yazılı bulunan tapu ve vergi kayıtları kapsamında kaldıkları, tespit malikleri ve mirasçıları tarafından tespit tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla zamandır nizasız fasılasız malik sıfatıyla tarla olarak kullanıldıkları, tarım arazisi oldukları, taksim edilmedikleri kanaatine varıldığından tespit tutanaklarında belirtilen kişilere hisse ve oranda tapuya kayıt ve tesciline, 5 63... parsel sayılı taşınmazlar için süre yönünden kazandırıcı zamanaşımı koşulu sağlanmadığından tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 5 61... parsellerin tamamının kadim mera oldukları anlaşılmakla mera olarak sınırlandırılmalarına, 562 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının davacıların sundukları Mart 1946 tarihli ve 42 numaralı tapu kapsamında kaldığı geri kalan kısmının ise mera olduğu anlaşılmakla, tapu kaydı kapsamında kalan kısmın kayıt malikleri adına tapuya kayıt ve tesciline, geri kalan kısmın ise mera olarak sınırlandırılmasına, 560 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağında yazılı tapu kaydı kapsamında kaldığı anlaşılmakla kayıtta yazılı kişiler adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, süresi içerisinde davacı ... Köy Tüzel Kişiliği, asli müdahil-davalı Hazine, davacı ... ve müşterekleri vekili, davacı ... mirasçısı ... ile davacı ... mirasçısı ..., davacı ... mirasçısı ..., asli müdahil ... ... ... mirasçıları ... ve müştereklerince temyiz edilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 1998/4699 Esas ve 1998/5511 Karar sayılı ilamıyla; "...553, 554, 555, 556, 5 57... parsel sayılı taşınmazlar yönünden; İlk Derece Mahkemesince çekişmeli taşınmazların davalıların dayandığı tapu kaydı, vergi kayıtları kapsamında kaldığı ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının davalılar yararına oluştuğu gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli bulunmamaktadır. ... köyünden ... ve arkadaşları Mart 19 46... , 43... numaralı tapu kayıtlarına dayanarak, ... köyü mera olduğunu ileri sürerek ... köyünden ... ve arkadaşları aleyhine 13.06.1952 tarihinde dava açmışlardır. Davalılar ise Mayıs 13 13... numaralı sicilden gelen Nisan 19 30... , 40, Mayıs 19 30... , Nisan 19 42... ve Ağustos 1946 tarihli ve 1 numaralı tapu kayıtları ile vergi kayıtlarına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmışlardır. Müdahil davacı Hazine iktisap şartlarının oluşmadığını ileri sürerek taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasını istemiştir. Davacıların dayandıkları tapu kayıtları ile davalıların dayandıkları tapu ve vergi kayıtlarının kadastro sırasında revizyon görüp görmedikleri Tapu Sicil Müdürlüğü ile Kadastro Müdürlüğünden sorulmamış, revizyon görmüş ise ilgili parsellere ait tutanak örnekleri getirtilmemiştir. Ayrıca dosyaya celp edilen vergi kayıtlarından hangisinin çekişmeli parsellere ait olduğu davalı taraf açıklattırılmamış, vergi kayıtlarının kadastro sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği Özel İdare ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulmamış, revizyon görmüş ise ilgili parsellere ait tutanak örnekleri getirtilmemiştir. Tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının mevki ve sınırları ayrı ayrı okunmak suretiyle mahalline uygulanmamış, yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınırlar konusunda taraflara tanıkla kanıtlama olanağı sağlanmamıştır. Değişik zamanlarda yapılan keşiflerde gerek yer gerekse nokta sınırları konusundaki bilirkişi beyanlarını farklı olduğu dikkate alınmamış, nokta sınırlarının doğru olarak tespitine çalışılmamış, daha önceki keşiflerde dinlenen bilirkişiler hayatta ise yüzleştirme yapılarak hayatta değillerse o keşiflerdeki beyanları okunmak suretiyle çelişkilerin giderilmesine çalışılmamıştır. Kayıt kapsamlarının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesine uygun olarak belirlenmesi gerekir. Tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının sınırlarının nokta şeklinde olduğu görülmektedir. Bu tür kayıtların değişebilir sınırlı olduğunun kabulü zorunludur. Taşınmazları bir bütün olarak çepeçevre çevrelemeyen kayıtların sabit sınırlı olduğunun kabulü olanaksızdır. Değişebilir sınırlı kayıtların kapsamının ise miktarına değer verilerek saptanması gerekir. Tarafların dayandıkları tapu kayıtlarını çakışıp çakışmadığı üzerinde durulmamış kayıtların çakışması halinde doğru temele dayanan ve eski tarihli tapu kaydına değer verilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği düşünülmemiştir. Davalılar vergi kayıtlarına da dayandıklarına göre hangi numaralı vergi kaydının hangi parseli kapsadığını açıklamak ve bildirmek zorundadırlar. Davalıların vergi kayıtları konusunda bilgi alınmalı, ilgili vergi kayıtları usulen yerle bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla mahalline uygulanmalı ve vergi kayıtlarını kapsamları doğru olarak belirlenmelidir. Zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına değer verilemez. Değişebilir sınırlı vergi kayıtlarının ihdas tarihinden dava ve tespit tarihine kadar 20 yıllık süre geçmediğinden kayıt miktar fazlası olan bölümler yönünden zilyetlikle iktisap şartlarının oluşması da mümkün bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesince zilyetlik konusunda yapılan araştırma, inceleme ve uygulamada hükme yeterli değildir. Taşınmazların öncesinin ne olduğu, kime ait bulunduğu, kimden kime kaldığı, taşınmazla üzerindeki zilyetliğin başlangıç tarihi ve sürdürülüş biçimi konusunda yerel bilirkişiler ile taraflarca bildirilecek tanıklarda ayrıntılı ve gerekçeli bilgi alınmamıştır. Zilyetlik konusunda önceki keşiflerde dinlenen kişilerin beyanları ile sonraki keşiflerdeki farklılık üzerinde durulmamış, zilyetliğin dava tarihinde kadar hesaplanması gerektiği dikkate alınmamıştır. Bu kadar büyük miktardaki arazinin be şekilde ve nasıl kullanıldığı konusunda olaylara dayalı açık ve kesin bilgi alınmaksızın zilyetliğin gerçekleştiğini kabul de doğru değildir. Yargılama sırasında bazı kişiler kadastrodan önceki tarihlerdeki temliklere dayanarak paylarının arttırılmasını talep ettikleri halde İlk Derece Mahkemesince bu yön üzerinde durulmamış, ilgili taraf ait deliller toplanmak suretiyle değerlendirilmemiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir..." gerekçesiyle 553, 554, 555, 556, 5 57... parsel sayılı taşınmazlar yönünden taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına, 560, 561, 562, 563, 5 64... parsel sayılı taşınmazlar yönünden temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu taşınmazlar yönünden onanmasına karar verilmiştir. ... Köyü Tüzel Kişiliği, davacı ... mirasçısı ... ile davacı ... mirasçısı ... tarafından yapılan karar düzeltme istemlerinin ise yerinde görülmeyerek reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "...Dava konusu Polatlı ilçesi ... köyü 553, 554, 555, 556, 5 57... parsel sayılı taşınmazlar tapulama tespitlerinde 13 13... nolu tapu kaydına (Nisan 19 30... nolu, Mayıs 19 30... nolu, Nisan 19 42... nolu, Ağustos 19 45... nolu) istinaden ... ve arkadaşları adına hisseli olarak tespit edilmiştir. Davacılardan ... ve arkadaşları Şubat 13 15... nolu tapuya (T.Evvel 19 26... nolu, T.Sani 19 26... nolu, Temmuz 19 42... nolu, Mart 19 46... nolu) dayanak itiraz etmişler, ayrıca tespitten önce Asliye Hukuk Mahkemesinde ... ve arkadaşlarına karşı men-i müdahale davası açmış oldukları ve bu davanında Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. Davacılardan bir kısmı harici satın almaya dayanarak, bir kısmı vergi kayıtlarına ve zilyetliğe dayanarak tespite itiraz etmişlerdir. ... Tüzel Kişiliği ise mera iddiası ile davaya katılmıştır. Tapu kayıtları yönünden değerlendirme; tespit maliklerinin dayandığı 13 13... nolu tapu kaydının (Nisan 19 30... nolu, Mayıs 19 30... nolu, Nisan 19 42... nolu, Ağustos 19 45... nolu) doğusunda ..., batısında ..., ..., ... , kuzeyinde ..., ... yolu, güneyde ..., ... yolu, ..., ... ve ... hudutlarının okuduğu, tapu kayıt sınırlarının nokta şeklinde olduğu ve taşınmazı çepeçevre çevrelemediği doğusundaki ... ve kuzeyindeki ... dışında sınırların sabit olmadığı kanaatine varıldığından tapu kayıt miktarının sabit hudut olan ... ve ... yolunun zeminde mevcut olduğu ve taşınmazın doğu hududunu kapsadığı tespit edilmiş olup bu hudut sabit sınırlı olarak değerlendirilmiş ve tapu kaydının kapsamı bu sınırların bulunduğu yere göre tapu miktarınca yer verilmiştir. (555 parsel sayılı taşınmaz içerisinde (A) harfi ile gösterilen alan) Hazine'nin 568 parsel nolu taşınmazda dayandığı kasım 1951 tarihli ve 98 nolu tapu kaydının doğusundaki meranın 568 parselin içerisinde hali arazi olarak gösterilen yer olduğu ve ... yolunun ... ... yolu olduğu, doğu ve kuzey sınırından geçen yol olduğu, batısındaki ... patika yol olduğu yine kuzeyde ... yolunun zeminde mevcut olduğu, güneydeki meranın ise 568 nolu taşınmazın içerisinde kalan hali yer olduğu anlaşıldığından bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 568 parsel nolu taşınmazın kuzey batısında bulunan yerin tapu kaydının sınırları içerisinde kaldığı anlaşıldığından adanın son parsel numarası verilerek Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiştir. Davacı ... ve arkadaşlarının dayandığı, Şubat 13 15... nolu (T.Sani 19 26... nolu, T.Evvel 19 26... nolu, Temmuz 1942 tarihli ve 11 nolu, Mart 19 46... nolu) ve ( Polatlı Asliye Hukuk Mahkemesin 1952/257 Esas sayılı dosyasında ... ve arkadaşları tarafından davalılara karşı açılan men-i müdahale davasından dava dilekçesinin (A) bendinde okunan yer ile aynı hudutlar) tapu kaydının hudutlarının doğusunda ... 5 53... parsel sayılı taşınmazlar ve dava dışı 890 parsel sayılı taşınmazın doğusunda kaldığı, 554 parsel sayılı taşınmaz ile ... arasında yaklaşık 950 metre mesafe olduğu, batısında köy olarak okunan yerin ... köyü olduğu, kuzeyde okunan ...'ın 554 nolu taşınmazda ... denilen yerin bulunmadığı burada ... diye bir yerin olduğu ancak kesinlikle ... denilen yere hiç kimse tarafından ... denilmediği ve önceki yıllarda yapılan mahalli bilirkişilerin beyanlarını tastik ettikleri, toprak kaya diye bir yeri bildiklerini onunda ... köyünün sınırlarında kaldığını soyisimli kişilerin bu davalı taşınmazlarda hiç bir zaman zilyetliklerinin olmadığını beyan ettiklerinden tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uymadığı kanaatine varılmıştır. Davacı ... ve arkadaşlarının dayandığı, Temmuz 1942 tarihli ve 12 nolu tapu kaydının gittisi olan 1946 tarihli ve 45 nolu (Polatlı Asliye Hukuk Mahkemesin 1952/257 Esas sayılı dosyasında ... ve arkadaşları tarafından davalılara karşı açılan men-i müdahale davasından dava dilekçesinin (C) bendinde okunan yer ile aynı hudutlar) tapu kaydının hudutlarında doğusunda ..., batısında ... çevrimli yeri, kuzeyde ... yada ..., güneydeki ... köyü içerisinde olduğu dava konusu taşınmazlara uymadığı kanaatine varılmıştır. Davacı ... ve arkadaşlarının dayandığı, Şubat 1315 tarihli ve 95 nolu tapu (T.Evvel 19 26... nolu, T.Sani 19 26... nolu, Temmuz 19 42... nolu, Mart 19 46... nolu) ve (Polatlı Asliye Hukuk Mahkemesin 1952/257 Esas sayılı dosyasında ... ve arkadaşları tarafından davalılara karşı açılan men-i müdahale davasından dava dilekçesinin (B) bendinde okunan yer ile aynı hudutlar) dayanılan tapu kaydının Polatlı Kadastro Mahkemesi'nin 1955/15 39... /4 Karar sayılı ilamı ile; 562 nolu parsele uygulandığı (A) harfi ile gösterilen bölümün tespit malikleri adına tescil edildiği ve bu kararın Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 1998/4699 Esas, 5511 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşıldığından bu tapu kaydı da uygulanmamıştır. Vergi kayıtları yönünden değerlendirme;Polatlı Kadastro Mahkemesinin 1968/110 Esas sayılı dosyada 14.06.1972 tarihinde yapılan keşifte ve mahkememizce 20.10.2021 tarihinde yapılan keşifte tespit maliklerinin sunmuş olduğu tüm vergi kayıtları zeminde mahalli bilirkişilere sorulmuş, mahalli bilirkişilerin beyanları, 28.07.1971 tarihli bilirkişi ... tarafından sunulan dava konusu taşınmazların paydaşları olan kişilerin tek tek kullandıkları alanların belirlendiği parselasyon çalışması yine 25.08.2011 tarihinde ..., ... ve ... tarafından sunulan haritada gösterilen parselasyon numaraları ile yapılan değerlendirmede her iki parselasyon çalışmasının da birbirine benzer olduğunun anlaşıldığı, tespit maliklerinin sunmuş olduğu 1937 tarihli vergi kayıtlarının değerlendirilmesinde; dava konusu 553 nolu taşınmaz için sunulan 547 nolu vergi kaydının sınırlarının sabit olduğu ve taşınmaza uyduğu anlaşıldığından ayrıca zilyetlik süresinin başlangıcının da 1928-1930'lu yıllar olduğundan vergi kaydına itibar edilmiştir. Dava konusu 554 nolu taşınmaz için sunulan 552, 573, 575, 5 74... nolu vergi kaydının sınırlarının sabit olduğu ve taşınmazın tüm hudutlarının uyduğu, 565 nolu vergi kaydının üç hududunun uyduğu anlaşıldığından ayrıca zilyetlik süresinin başlangıcınında 1928-1930'lı yıllar olduğundan vergi kaydına itibar edilmiştir. Dava konusu 555 nolu taşınmaz için sunulan 569, 570, 579, 578, 551, 553, 556 557, 566, 567, 580, 572, 568, 521, 541, 550, 539, 540 nolu vergi kaydının sınırlarının sabit olduğu ve taşınmaza uyduğu anlaşıldığından ayrıca zilyetlik süresinin başlangıcınında 1928-1930'lu yıllar olduğundan vergi kaydına itibar edilmiştir. 581 numaralı vergi kaydının ise 1313 tarihli ve 8 nolu tapu kaydı kapsamında kaldığından vergi kaydı uygulanmamıştır. Dava konusu 556 nolu taşınmaz için sunulan 532, 535, 536, 530, 519, 533, 543, 546, 534, 544, 537, 545 nolu vergi kaydının sınırlarının sabit olduğu ve taşınmaza uyduğu anlaşıldığından ayrıca zilyetlik süresinin başlangıcınında 1928-1930'lu yıllar olduğundan vergi kaydına itibar edilmiştir. Dava konusu 557 nolu taşınmaz için sunulan 529, 531, 520, 522, 559, 558, 560, 510, 514, 564 nolu vergi kayıtları her ne kadar hudutları itibarıyla taşınmaza uyduğu anlaşılmış ise de dava konusu 557 parsel sayılı taşınmazın söz konusu taşınmazların batısında kaldığı, tanık beyanlarından bir kısmına göre taşınmazın hali vaziyette olduğu yine 1926 doğumlu ...'in beyanına göre 1951 yılında traktörü ile 557 parsel sayılı taşınmazı sürmesini istediklerini, 1951 yılında taşınmazın büyük bir bölümünün hali olduğunu sadece kenarlarında bulanan küçük küçük kullanılan tarlalar olduğunu, 1951 öncesini hatırlamadığını beyan etmiştir. Yine 1972 yılında bilgisine başvurulan ... 557 parsel sayılı taşınmazın içinde ağıl ve etrafındaki hali arazinin çok eskiden de hali olduğunu beyan etmiştir. 2021 yılında yapılan keşifte bilgisine başvurulan mahalli bilirkişiler yaşları itibarıyla 1930'lu yılları hatırlamadıkları o tarihe ait hava fotoğraflarının da bulunmadığı, ... köyünde traktörün 1930'lu yıllarda bulunmadığı gibi ilk traktörün 1950'li yıllarda ... köyünde olduğu, taşınmazın büyüklüğü, 19 30... 'lı yıllarda traktörün olmayışı, tanıkların çelişkili beyanları birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar 557 parsel sayılı taşınmazda dayanılan vergi kayıtlarının hudutları itibarıyla zemine uyduğu anlaşılsa da zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına itibar edilmeyeceğinden ve tapulama tespit tarihi olan 1952 yılından geriye doğru 557 nolu taşınmazda zilyetliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından 557 nolu parsel sayılı taşınmazın hali vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiştir. Satışlar yönünden değerlendirme; tapulama tespitlerine uygulanan Nisan 1930 tarihli ve 38 sıra tapu kaydıyla, ...oğlu ... mirasçılarından ... oğlu ...’in oğlu ...’nın kızları ..., ..., ... ile karısı ... kızı ...’nın, paylarına isabet eden haklarını ...’e sattıkları (108/1440 pay), bu kaydın gittisinin bulunmadığı; 06.08.1973 tarihli kayıt örneğinde, ...’nın bu senetle edindiği payını, 19.04.1938 tarihinde ... oğulları ..., ... ve ... (...) ...’lara sattığına ilişkin meşruhatın bulunduğu, ... 'in payının tamamını satmış olduğu anlaşıldığından tespitte görünen ... ve ...'a verilen payların yapılan satışın geçerli olduğu kanaatine varıldığından bu hisseler alıcısı olan ..., ... (...) ... adına tespit ve tesciline karar verilmiştir. ... noterliğince düzenlenen 21.09.1931 tarihli ve ....6 yevmiye nolu pay satışına ilişkin Ferağı Havi Vekaletname başlıklı vekaletname ile ... ve ... kızı ...’nın (nüfus kayıt bilgilerine göre 1...4 T.C.’li ... ve .../... kızı ...), ... köyü ... ve ... mevkilerinde kain taşınmazlardan, mirasbırakanı ...’den intikal edecek tüm haklarını ... karısı ...’ye (nüfus bilgilerinden hareketle bu kişinin 1...6 T.C. kimlik nolu ... ve ... kızı ... ve kocası ... ’in 1...8 T.C. kimlik nolu ... ve ...oğlu ... olduğu) sattığı ve parasını aldığı bilgilerine yer verildiği; bu senede düşülen notla, 19... tarihinde ...’ın bu sözleşme kapsamındaki taşınmazları ... oğulları ..., ... ve ... (...) ...’a parasını alarak sattığı bilgisinin bulunduğu mahkememizce yapılan satışın geçerli olduğu kanaatine varıldığından tespitte ... oğlu ... , ... oğlu ... ve ... kızı ... adlarına verilen payların hisselerin alıcısı olan ..., ... (...) ... adına tespiti ile tesciline karar verilmiştir. ... noterliğince düzenlenen 02.06.1936 tarihli ve .... yevmiye nolu belge ile, ... ve ... kızı ...’nin (nüfus kayıt hareketlerine göre 1...4 T.C. li ... ve ... kızı 1912 doğumlu ... olduğu) ... Köyü ... ve ... mevkilerinde kain taşınmazlardan, mirasbırakanı dedesi ... ve babası ...’dan irsen gelen tüm haklarını ... karısı ...’ye satmaya ...’ya yetki içerir vekaletname verildiği; 19.04.1938 tarihinde ...’ın bu senet kapsamındaki paylarını ... oğulları ..., ... ve ...’a satarak parasını aldığı bilgilerinin bulunduğu Mahkememizce yapılan satışın geçerli olduğu kanaatine varıldığından tespitte ... kızı ... adına verilen payın hisselerin alıcısı olan ..., ... (...) ... adına tespit ve tesciline karar verilmiştir. Tapulama sonrası, tapu dışı harici satışlar; .... Noterliği'nden düzenlenme 16.09.1985 tarih ve ... yevmiye nolu taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile ... ve ... vekili tarafından, dava konusu taşınmazlarda, mirasbırakanlarından kendilerine intikal edecek payların, Polatlı/.../39/29/66 hanede kayıtlı 1960 doğumlu ... ve ... oğlu ...’ya satışının vaat edildiği, ... ve ... oğlu 1924 doğumlu 1...6 T.C. kimlik nolu ...’nın; .... Noterliği'nden düzenlenme 14.12.2010 tarih ve ... yevmiye nolu sözleşme ile, 553 parselde doğacak haklarını ... ve ... oğlu 1951 doğumlu 1...8 T.C.'li ...’a satışını vaat ettiği, .... Noterliği'nden düzenlenme 07.03.2013 tarihli ve .... 84 yevmiye nolu sözleşme ile, 555 parselde doğacak haklarını, ... ve ... oğlu 1977 doğumlu 1...0 T.C.’li ...’a satışını vaat ettiği, .... Noterliği'nden düzenlenme 15.03.2011 tarihli ve ... yevmiye nolu sözleşme ile, 554 parselde doğacak haklarını, ... ve ... oğlu 1977 doğumlu 1...0 T.C.’li ...’a satışını vaat ettiği, .... Noterliği'nden düzenlenme 15.03.2011 tarihli ve .... yevmiye ile 17.02.2012 tarihli ve 1882 yevmiye nolu sözleşmeler tapulama tespitinden sonra gerçekleştiğinden Mahkememizin görevi bulunmadığından bu talepler yönünden görevsizlik kararı verilmiştir. Polatlı Kadastro Mahkemesi'nin 1968/110 Esas sayılı dosyasında 14.06.1972 tarihli keşif tutanağının 13. sayfasında ..., ... ve ...'ın beyanlarını kabul ettiği ve kendi hissesini ... ve ...'a sattığını imzalı beyanı ile tastik ettiği anlaşıldığından bilirkişi ...'nın raporunda ...'a verilen hisseleri ... ve ... mirasçılarına dağıtılarak yeniden hisselendirilmiştir. Her ne kadar ... ve ... ... da hissesini satın aldıklarını beyan etmiş iseler de buna ilişkin bir belge sunmadıkları gibi başka türlü bir delille de ispat edemedikleri herhangi bir kabul beyanında dosya kapsamında mevcut olmadığı anlaşıldığından ... hissesine yönelik talebi yönünden karar verilmemiştir. Zilyetlik yönünden değerlendirme; davaya konusu 553, 554, 555, 556, parsel sayılı taşınmazlarda vergi kaydı ve tapu kaydı uygulanamayan ve bilirkişi raporuna ekli krokide (S1+ S2+ S3+ S4+ S5+ S6+ S7+ S8+ S9) ile gösterilen alanların kaldığı anlaşılmıştır. 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 33. maddesine göre Tapuda kayıtlı olmayan ve beher parçasının yüzölçümü yüz dönüme kadar olan (yüz dönümü dâhil) gayrimenkul, nizasız ve fasılasız en az yirmi seneden beri malik sıfatıyla zil belgelerle veya bilirkişi veyahut şahit beyanları ile tevsik olunan zilyeti adına tespit olunur. Aynı şahsın, yekdiğerine bitişik olup da yüzölçümü toplamı yüz dönümden fazla bulunan müstakil parçaları ayrı sebeplere istinat ettiği takdirde beher parçanın yüzölçümü yüz dönümü geçmemek ve zilyetliğe ait diğer unsurlar mevcut olmak şartıyla, zilyeti namına tespit olunur. Yüzölçümü yüz dönümü geçen müstakil parçaların veya aynı şahsın aynı sebebe dayanarak zilyet bulunduğu yekdiğerine bitişik ve yüz ölçümleri toplamı yüz dönümü aşan birden fazla parçalarının herbirinin yüz dönümlük kısmı, zilyetliğe ait birinci fıkradaki unsurların mevcudiyeti halinde, zilyeti adına tespit olunur. Dava konusu taşınmazların hangi tarihten itibaren zilyet edinildiği hususu İlk Derece Mahkemesince 2021 yılında yapılan keşifte bilgisine başvurulan bilirkişilerin yaşları itibarıyla tespit tarihi olan 1952 yılında geriye doğru 20 yıllık süreyi hatırlamadığından İlk Derece Mahkemesince iş bu dava dosyası (1955/1539 Esas sayılı dosyası) ile birleşen 1968/110 Esas sayılı dosyada 14.06.1972 tarihli keşifte dinlenilen (keşif zaptı 9. sayfa) tanıklardan ... oğlu 1303 doğumlu ... köyünden olan ...'in beyanına göre 1928 senesini hatırladığını bu tarihten beri paydaşlar tarafından ayrı ayrı kullandıklarını birbirlerinin yerlerine tecavüz etmediklerini sadece 5 57... parsel sayılı taşınmazların batısından geçen yolun batı kısmında ... Köy Tüzel Kişiliği ile ihtilaf yaşadıklarını beyan etmiştir. Yine bilgisine başvurulan ... oğlu 1334 doğumlu ... köyünden olan ...'in beyanına göre taraflar arasında taksim yapılıp yapılmadığını bilmediğini, kendisini bildi bileli 553, 554, 5 55... nolu parsel sayılı taşınmazların tarla olarak kullanıldığını bildiğini, kendisini bildi bileli taşınmazların büyük kısmının tarım arazisi olarak kullanıldığını bildiğini 557 parsel sayılı taşınmazın içinde bulunan ağıl ve etrafındaki ağıl arazinin eskiden beri hali olduğunu, kesinleşen taşınmazlardan olan 567 parsel sayılı taşınmazında halen hali bulunduğunu, 556 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan (E) parseli halinde gösterilen yerin dahi tarla olarak bildiğini, ... çiftlik sahiplerinin buralara ayrı ayrı sahip olduklarını beyan etmiştir. ... oğlu 1332 doğumlu ... 'ın beyanına göre; dava konusu taşınmazların ayrı ayrı numaralandırılan parçaların zilyetleri tarafından ihya edildiğini ancak bu yerleri tek tek bilemeyeceğini beyan etmiştir. ... oğlu 1331 doğumlu ... köyünden olan ... 'ün beyanına göre; 1933 senesinde dava konusu taşınmazlar üzerinde ziraat ettiğini, taşınmazın bazı yerlerinin 1933 senesinden sonra tamamının tarla haline getirildiğini tek tek kimin kullandığını bilmediğini, 5 68... parsel sayılı taşınmazların halen hali olduğunu beyan etmiştir. ... oğlu 1320 doğumlu ... köyünden olan ...'nun beyanına göre; dava konusu taşınmazların ...'nın oğlu ... tarafından imar ettiğini bildiğini, taşınmazların ayrı ayrı kimin tarafından kullanıldığını bilmediğini, bu yerlerde ekilmeyen boş yerler olduğunu bildiğini, 5 57... parsel sayılı taşınmazların batısından geçen yolun batı kısmında hayvan yayma bakımından niza bulunduğunu beyan etmiştir. 29.09.1997 tarihli keşifte (Polatlı Kadastro Mahkemesi 1955/539 Esas sayılı dosya) bilgisine başvurulan 1926 doğumlu ...'in beyanına göre; 1951 yılında traktörü olması sebebiyle 557 parsel sayılı taşınmaz olarak gösterilen taşınmazı sürmesi için getirdiklerini taşınmazın çok büyük bir bölümünün taşlık ve tepe olduğunu ancak yolların kenarlarında bulanan küçük küçük parçaların sürülmüş olan yerleri olduğunu bunların 100-150 dönüm kadar olabileceğini geriye kalan kısmın ise taşlık olduğundan traktörle sürmem mümkün olmadığından sürmediğini, 1951 yılı öncesini bilemediğini beyan etmiştir. Tüm tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu 553, 554, 5 55... parsel sayılı taşınmazların 1928 -1930 yıllarından itibaren tarla vasfıyla ... mirasçıları tarafından ayrı ayrı kullandıkları ayrıca 1937 tarihli vergi kayıtlarında mevcut olduğu anlaşılmıştır. Ancak dava konusu 557 parsel sayılı taşınmazın söz konusu taşınmazların batısında kaldığı, tanık beyanlarından bir kısmına göre taşınmazın hali vaziyette olduğu yine 1926 doğumlu ...'in beyanına göre 1951 yılında traktörü ile 557 parsel sayılı taşınmazı sürmesini istediklerini, 1951 yılında taşınmazın büyük bir bölümünün hali olduğunu sadece kenarlarında bulanan küçük küçük kullanılan tarlalar olduğunu, 1951 öncesini hatırlamadığını beyan etmiştir. Yine 1972 yılında bilgisine başvurulan ... 557 parsel sayılı taşınmazın içinde ağıl ve etrafındaki hali arazinin çok eskiden de hali olduğunu beyan etmiştir. 2021 yılında yapılan keşifte bilgisine başvurulan mahalli bilirkişiler yaşları itibarıyla 1930'lu yılları hatırlamadıkları o tarihe ait hava fotoğraflarının da bulunmadığı, ... köyünde traktörün 1930'lu yıllarda bulunmadığı gibi ilk traktörün 1950'li yıllarda ... köyünde olduğu, taşınmazın büyüklüğü 19 30... 'lı yıllarda traktörün olmayışı her ne kadar paydaşlar çok ise de bu kadar büyük bir alanın traktör olmadan sürülmesinin zor olduğu, 1951 yılında taşınmazın traktörle sürülmesinin istenildiği, tanıkların çelişkili beyanları birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar 557 parsel sayılı taşınmazda dayanılan vergi kayıtlarının hudutları itibarıyla zemine uyduğu anlaşılsa da zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına itibar edilmeyeceğinden ve tapulama tespit tarihi olan 1952 yılından geriye doğru 557 nolu taşınmazda zilyetliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından 557 parsel sayılı taşınmazın hali vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiştir. Asli müdahiller dava konusu taşınmazlarda zilyetliklerinin, vergi kayıtlarının ve tapu kayıtlarına olduğuna ilişkin delil sunamadıkları bu haliyle davalarını ispatlayamadıkları ayrıca tespit malikleri ve diğer tespite itiraz edenlerden bir kısım kişilerin davalarını ispat ederek dava konusu taşınmazlarda malik sıfatlarının bulunduğu Mahkememizce tam bir vicdani kanaatte eriştiğinden asli müdahillerin ve diğer davacıların taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Tüm dosya kapsamı, İlk Derece Mahkemesince yapılan 20.10.2021 tarihli keşif, 1968/110 Esas sayılı dosyada icra edilen 14.06.1972 tarihli keşif, keşiflerde bilgisine başvurulan mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, bilirkişilerin 15.08.2022 tarihli raporları, 09.02.2023 tarihli ek rapor, bilirkişinin sunmuş olduğu 07.11.2023 tarihli rapor birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu 553, 554, 5 55... parsel sayılı taşınmazlar yönünden uygulanan vergi kayıtları ve dinlenilen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre zilyetliğin başlangıç tarihinin 19 28... 'lu yıllar olduğu böylece tespit tarihine kadar nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla 20 yıllık zilyetliğin oluştuğu ve yukarıda tapu kaydı ve vergi kaydı açıklamaları göz önüne alınarak 553, 554, 555, 556 parsel sayılı taşınmazlar yönünden hüküm kısmında adı geçen kişiler adına tespit ve tescil kararı verilmiş, 557 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı dışında kaldığı ve zilyetlik şartlarının oluşmadığından hali arazi vasfıyla Hazine adına, 568 parsel sayılı taşınmazın ise Hazine'ye ait tapu kaydı dışında kalan kısmın mera vasfında olduğu anlaşıldığından mera vasfıyla özel siciline tesciline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle dava konusu 553, 554, 555, 556, 5 57... parsel nolu taşınmazlara 1952 yılında yapılan tapulama çalışmalarında tespite itiraz eden ... oğlu ... ve daha sonra davaya müdahil olan ... (...) ve ..., ... (...)'ın hissesini, ... kızı ...'nın hissesini satın almış olduğundan itiraz ettikleri ve yapılan satışların geçerli olduğu kanaatine varıldığından 553, 554, 5 55... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, dava konusu 554, 555, 556, 557, 568 parsel sayılı taşınmazlara 1952 yılında yapılan tapulama çalışmalarında tespite itiraz eden ... oğlu ... ayrıca Polatlı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1952/257 Esas sayılı dosyasında ... ve arkadaşları tarafından tespit maliklerine karşı açılan men-i müdahale davasında dava dilekçesinin (A), (B) ve (C) harfli bentlerinde okunan yerlerin Mart 1946 tarihli, 42, 43... nolu tapulara dayandıkları yapılan keşifte Mart 1946 tarihli ve 42 nolu tapunun 562 parsel sayılı taşınmaza uygulandığı ve bu taşınmaza ilişkin verilen kararın onandığından diğer dayanılan tapuların ise önceki keşiflerde ve son yapılan keşifte dava konusu yere uymadığı, ... köyü sınırları içerisinde kaldığı anlaşıldığından bu kişilerin talepleri yönünden davanın reddine, dava konusu 554, 555, 556, 5 57... parsel sayılı taşınmazlara 1952 yılında yapılan tapulama çalışmalarında tespite itiraz eden ... oğlu ..., kök muris ... oğlu ...'nın mirasçılarından olduğunu beyan etmiş ise de kendisi ...'nın çocuklarından ...'ın eşi ... 'ın ikinci eşi ...'den olan oğlu olduğu tapu kayıt gittilerin de ...ın hissesinin ... ve ...'ye kaldığı, ancak ...'nin Nisan 1930 tarihli ve 38 sıra nolu tapu kaydı ile hissesini ...'e sattığı anlaşıldığından bu kişinin talebi yönünden davanın reddine, dava konusu 553, 554, 555, 556, 5 57... parsel sayılı taşınmazlara 1952 yılında yapılan tapulama çalışmalarında tespite itiraz eden ... her ne kadar ... karısı ... kızı ...'nin hissesinin satın aldığından bahisle itiraz etmiş ise de bu iddiasını ispatlayamadığından bu talebi yönünden davanın reddine, diğer talepleri yönünden davanın kabulüne, dava konusu 554, 555, 556, 5 57... parsel sayılı taşınmazlara 1952 yılında yapılan tapulama çalışmalarında tespite itiraz eden İbrahim oğlu ... iddiasını ispatlayamadığından davanın reddine, asli müdahil ve diğer davacıların talepleri yönünden davalarının reddine, Ankara ili Polatlı ilçesi ... Mahallesi 553 (632/1), 554 (638/1), 555 (639/15), 556 (640/1), 557 (641/17) ve 568 (642/1) sayılı taşınmazların tespitlerinin iptali ile; 553 (632/1) parsel sayılı taşınmaz 62.697,81 m² yüzölçümlü, 554 (638/1) parsel sayılı taşınmaz 710.659,90 m² yüzölçümlü, 555 (639/15) parsel sayılı taşınmaz 1.301.962,95 m² yüzölçümlü, 556 (640/1) parsel sayılı taşınmaz 378.905,82 m² yüzölçümlü taşınmazların karar yerinde T.C. numaraları ve isimleri yazan kişiler adına toplam hisse 17.418.240.000 kabul edilerek miras hisseleri ve yapılan satışlar değerlendirilerek payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, 568 (642/1) parsel sayılı taşınmazın sınırları içerisinde kalan ve ek rapora ekli Ek-3 krokisinde (B) harfi ile gösterilen Hazine'ye ait Kasım 1951 tarihli ve 98 numaralı tapu kaydı içerisinde 120.000 m²lik alanın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan 3600.790,94 m²lik alanın ise mera vasfında olduğu kanaatine varıldığından 4342 sayılı Mera Kanunu ve 3402 sayılı Kanun'un 16/B maddesi uyarınca mera vasfıyla özel siciline tesciline, 557 (641/17) parsel sayılı 692.333,55 m² yüzölçümlü taşınmazın hali arazi vasfıyla Hazine adına tesciline; dava konusu 553, 554, 555, 556, 5 57... parsel sayılı taşınmazlara 1952 yılında yapılan tapulama çalışmalarında tespite itiraz eden ... oğlu ... kendi hissesini satmış olduğunu ancak annesinden gelen hissesi olduğundan bahisle tespite itiraz etmiş ise de annesi ...'nin bekar ölen kardeşi ...'den gelen hissesinin mevcut olduğu ve sonuç itibarıyla payı oranında adına tespit kararı verildiğinden talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu 553 parsel sayılı taşınmaza 1952 yılında yapılan tapulama çalışmalarında itiraz eden ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğlu ... ve ... oğlu ... tespite itiraz ettikten sonra duruşmaya katılıp veya dilekçe ile delil ve itirazlarını bildirmediklerinden bu kişilerin talepleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu 554, 555, 556, 5 57... parsel sayılı taşınmazlara 1952 yılında yapılan tapulama çalışmalarında tespite itiraz eden ... oğlu ..., ... oğlu ... ve daha sonra davaya katılan ... 'in taleplerinin 560 parsel sayılı taşınmaza yönelik olduğu ve 560 parsel sayılı taşınmazın da Yargıtay onaması ile kesinleştiği anlaşıldığından bu kişilerin talepleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu 553, 554, 555, 556, 5 57... parsel sayılı taşınmazlara 1952 yılında yapılan tapulama çalışmalarında tespite itiraz eden ... kızı ... karısı ...'nin tapu kaydına istinaden hissesi mevcut olduğundan talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu Ankara ili Polatlı ilçesi ... Mahallesi 553 (632/1), 554 (638/1), 555 (639/15), 556 (640/1), 557 (641/17), 568 (642/1) sayılı taşınmazlara ait uygulama tutanak asılları davalı olmaları sebebiyle Mahkememize gönderilerek Mahkememizin 2015/20 Esas numarasına kaydedildiği ve 01.06.2015 tarihinde 2015/ 20... /48 Karar sayılı ilamı ile iş bu dosya ile birleştirildiği ancak mülkiyete ilişkin bulunan davalar nedeniyle yenileme tutanağının 3402 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca davalı olarak düzenlenmesi mümkün olmadığından tutanakların asıllarının olağan usüllere göre kesinleştirilmesi için ilgili ...'ne gönderilmesine, tespit tarihinden sonra satış vaadi sözleşmeleri talebi yönünden ... ve ...'un 1985 tarihli ...'ya olan satış vaadi, ...'nın 2010 tarihli ...'a ve 2013 tarihli ...'a olan satış vaadi yönünden davalarının görevsizlik nedeniyle reddine, talep halinde bu talepler yönünden dosyanın görevli Polatlı Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, tespit tarihinden sonra satış vaadi sözleşmeleri talebi yönünden S.S.... Konut Yapı Kooperatif 27.02.2024 tarihli dilekçesinde, dava konusunu oluşturan 553, 554, 555, 556, 557, 568 parsel sayılı taşınmazları satış vaadi yönünden davalarının görevsizlik nedeniyle reddine, talep halinde bu talepler yönünden dosyanın görevli Polatlı Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm; davacı ...'ın bir kısım mirasçıları vekili, davacı-davalılar ...'ün, ...'ın ve ...'ün bir kısım mirasçıları vekili, davacı-davalı ... mirasçısı ... vekili, davalılar ... ve ... mirasçıları vekilleri, asli müdahil Hazine vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Davacı ...'ın bir kısım mirasçıları vekilinin temyiz itirazları incelendiğinde; temyize konu taşınmazlar yönünden dosya kapsamındaki bilgi, belge, bozma öncesi davacıların davasının reddine dair ilk karar, bu kararın temyizi üzerine Yargıtay ilgili Dairesince (davacı ...'ın da içinde olduğu bir kısım taraflara) tebligatlar yönünden yapılan geri çevirme ve devamında verilen bozma, karar düzeltme ret ilamları incelendiğinde, davanın reddine dair ilk kararın davacı ... tarafından temyiz edilmemiş olduğu ve davacı yönünden ret kararının kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır. Kesinleşen hususun yeniden temyizen incelenmesi mümkün olmadığı gibi son hükümle de aleyhe yeni bir husus yaratılmamış olması nedeniyle davacı ...'ın bir kısım mirasçıları vekili tarafından yapılan temyiz dilekçesinin açıklanan nedenlerle reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Diğer taraf vekillerinin temyiz itirazları incelendiğinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, tapu ve vergi kayıtlarının uygulamasının bozmaya uygun yapıldığına, kadastro öncesi tapudaki bir kısım hisselerin haricen satışı yönünden satışın yapılıp temlikin gerçekleştiğinin, satış yapanların taşınmazlarda hak ve alakalarının kalmadığının ve zilyetliklerinin kanıtlanamadığının anlaşılmasına, kazandırıcı zamanaşımıyla iktisap koşulları yönünden olumlu ve olumsuz yapılan değerlendirmelerin yerinde olduğuna, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)

Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı-davalılar ...'ün, ...'ın ve ...'ün bir kısım mirasçıları vekilinin, davacı-davalı ... mirasçısı ... vekilinin, davalılar ... ve ... mirasçıları vekillerinin, asli müdahil Hazine vekilinin, asli müdahil ... vekilinin, asli müdahil ... ve müşterekleri vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı ...'ın bir kısım mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacı ...'ın bir kısım mirasçılarına iadesine, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog