Esas No
E. 2025/8468
Karar No
K. 2025/9780
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2025/8468 E.  ,  2025/9780 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/929 E., 2025/2005 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavşanlı İş Mahkemesi

SAYISI: 2023/556 E., 2024/150 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... İşletmeleri Genel Müdürlüğünden ihale alan firmalar işçisi gösterilerek davalı Kurumun işlerinde ve işyerlerinde çalıştığını, bazı ihale bitimlerinde istifa kodu ile çıkış bildirildiğini ancak davacının çalışmasına devam ettiğini, bu bildirimlere itibar edilmemesi gerektiğini, davacıya kıdem tazminatına istinaden kısmi ödeme yapıldığını, davacının yemek ve servis yardımından yararlandığını, sendika üyesi olduğunu, bu nedenle alacaklarının toplu iş sözleşmesine göre belirlenmesi gerektiğini iddia ederek kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunduklarını, müvekkilinin işi anahtar teslim iş olarak verdiğini, ihale makamı olan Kurumun herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının emeklilik nedeniyle işen ayrıldığını ve ihbar tazminatı hakkı olmadığını, 2012 yılında istifa çıkış kodu nedeniyle bu dönem ve öncesi kıdem tazminatı hakkının bulunmadığını, davacıya kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, davacının Kurumdan herhangi bir alacağı olmadığına dair ibraname imzaladığını, ayrıca yıllık ücretli izinlerini de kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına göre değişen alt işverenler sigortalısı olarak davalı Kurum bünyesinde çalıştığı, sendika üyesi olduğu, toplu iş sözleşmesi hükümleri gereğince ücretinin ve alacaklarının belirlendiği, davacının iş sözleşmesini emeklilik nedeniyle feshettiği, kıdem tazminatının hüküm altına alınarak yapılan ödemenin mahsup edildiği, yıllık ücretli izin belgeleri, davacının beyanı ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak resen yapılan hesaplama doğrultusunda bakiye yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alındığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirlenen kararı ile; davalı Kurum ile alt işverenler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu, davacının iş sözleşmesini emeklilik nedeniyle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1.Husumet itirazında bulunduklarını,

2.Zamanaşımı def'inde bulunduklarını,

3.Toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapılmasını kabul etmediklerini,

4.SGK kayıtlarına göre davacının 21.12.2012 tarihinde istifa nedeniyle işten ayrıldığını, tüm çalışma dönemi üzerinden hesaplama yapılamayacağını,

5.Yıllık ücretli izin alacağının fazla belirlendiğini, davacı asılın bu konuda beyanının alınması gerektiğini,

6.Faiz başlangıç tarihleri ile işletilen faiz türlerinin hukuka aykırı olduğunu,

7.Yargılama gideri, harç, arabuluculuk ücreti ve vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık;

husumet, kıdem tazminatına esas alınan ücret ile hesaplama yöntemi, yıllık ücretli izin alacağı, zamanaşımı, faiz, yargılama gideri ve vekâlet ücreti noktalarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog