8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2024/1637 E. , 2025/6540 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ... İdaresi vekili tarafından açılan davaların kabulüne, davacı ...'un davasının reddine karar verilmiştir. Kararın birleşen dosya davacısı, asıl dosya davalısı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen dosya davacısı, asıl dosya davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 13 94... (eski 220) parsel sayılı 3.206,20 m² yüzölçümündeki taşınmaz ve 13 94... (eski 172 parselden ifrazen 326) parsel sayılı 6.040,81 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 13 94... (eski 171) parsel sayılı 4.770,02 m² yüzölçümündeki taşınmaz ev ve tarla vasfıyla, davalılar ..., ..., ... ve ... adlarına elbirliği mülkiyeti olarak; 13 94... (eski 172 parselden ifrazen 325) parsel sayılı 2.820,82 m² yüzölçümündeki ve 13 94... (eski 172 parselden ifrazen 327) parsel sayılı 2.452,41 m² yüzölçümündeki taşınmazlar ise tarla vasfıyla 1/2 hisse oranında davalılar ... ve ... adlarına kayıtlıdır.
Asıl dosyada davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesinde 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) gereği orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışması yapıldığını ve çalışmanın 04.10.2012 tarihinde kesinleştiğini, Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 13 94... parselin 6831 sayılı Kanun gereği orman tahdit hattı içinde kalan yani orman olarak sınırlandırılan tapulu tapusuz tüm bölümlerinin Devletin mülkü olduğunu ve orman kadastrosundan önce alınan tapuların hukuki geçerliliği olmadığını, orman niteliğini kaybetse bile orman sınırları dışına çıkarılmadığı sürece bu yerlerin orman sayılacağını ve zilyetlikle zamanaşımıyla kazanılamayacağını, özel mülkiyete konu olamayacağını, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu beyan ederek, dilekçe ekindeki koordinatlı kadastro krokisinde belirtilen kısmı dikkate alınarak taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kalan kısmının tespiti ile tapusunun iptaline ve orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2019/262 Esas sayılı dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman ile ilgisinin bulunmadığını, yapılacak olan keşif ve bilirkişi incelemesiyle de bu durumun sabit olduğunu, davaya konu taşınmazların davacıya atalarından miras yoluyla intikal eden taşınmazlar olup halen davacı tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığını, taşınmazlar içinde bulunan ağaçların bizzat davacı tarafından dikildiğini, bakım yapılarak büyütülmüş ağaçlar olduğunu, dava konusu taşınmazların orman vasfında olmadığını beyan ederek, dava konusu Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi 13 94... , 51, 55, 58... parsel sayılı taşınmazların orman vasfında olmadığının tespitine, taşınmazların orman vasfında olduğuna ilişkin orman kadastro tespit tutanaklarının iptali ile taşınmazların orman tahdit sınırı dışına çıkarılmasına, taşınmazların tapu kayıtları üzerindeki orman şerhlerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2019/95 Esas sayılı dosyada davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesinde 6831 sayılı Kanun gereği orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışması yapıldığını ve çalışmanın kesinleştiğini, orman tahdit hattı içinde kalan yani orman olarak sınırlandırılan tapulu tapusuz tüm bölümlerinin Devletin mülkü olduğunu ve orman kadastrosundan önce alınan tapuların hukuki geçerliliği olmadığını, dava konusu 13 94... parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu beyan ederek, dilekçe ekindeki koordinatlı kadastro krokisinde belirtilen kısmı dikkate alınarak taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kalan kısmının tespiti ile tapusunun iptaline ve orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2019/76 Esas sayılı dosyada davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesinde 6831 sayılı Kanun gereği orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışması yapıldığını ve çalışmanın 04.10.2012 tarihinde kesinleştiğini, Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi 13 94... parselin 6831 sayılı Kanun gereği orman tahdit hattı içinde kalan yani orman olarak sınırlandırılan tapulu tapusuz tüm bölümlerinin Devletin mülkü olduğunu ve orman kadastrosundan önce alınan tapuların hukuki geçerliliği olmadığını, orman niteliğini kaybetse bile orman sınırları dışına çıkarılmadığı sürece bu yerlerin orman sayılacağını ve zilyetlikle zamanaşımıyla kazanılamayacağını, özel mülkiyete konu olamayacağını, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu beyan ederek, dilekçe ekindeki koordinatlı kadastro krokisinde belirtilen kısmı dikkate alınarak taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kalan kısmının tespiti ile tapusunun iptaline ve orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2018/558 Esas sayılı dosyada davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesinde 6831 sayılı Kanun gereği orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışması yapıldığını ve çalışmanın 04.10.2012 tarihinde kesinleştiğini, Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi 13 94... ve 59 parsellerin 6831 sayılı Kanun gereği orman tahdit hattı içinde kalan yani orman olarak sınırlandırılan tapulu tapusuz tüm bölümlerinin Devletin mülkü ve orman kadastrosunda önce alınan tapuların hukuki geçerliliği olmadığını, orman niteliğini kaybetse bile orman sınırları dışına çıkarılmadığı sürece bu yerlerin orman sayılacağını ve zilyetlikle zamanaşımıyla kazanılamayacağını, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu beyan ederek, dilekçe ekindeki koordinatlı kadastro krokisinde belirtilen kısmı dikkate alınarak taşınmazların orman tahdit sınırları içinde kalan kısmının tespiti ile tapusunun iptaline ve orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; dava konusu taşınmazların dedelerinden kaldığını, taşınmaz üzerinde 1962 yılında yaptığı evinin bulunduğunu, öncesinde ise dedelerinden kalma başka bir ev olduğunu, 1970 yılında yapılan ölçümlere ilişkin olarak kendilerine bir bildirim yapılmadığını, 2011 yılında yapılan ölçümlere itiraz ettiğini, taşınmazın üzerinde çalılıklar ve ağaçlar olduğunu, orman vasfında olmadığını, uzun yıllardır kullanımlarında olduğunu açıklayarak, davaların reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtikten sonra açıldığını, taşınmazların davalılar tarafından tarım arazisi olarak kullandığını, tüm ağaçların davalılar tarafından yetiştirildiğini, tapulama yapılırken tapu kaydına taşınmazların orman olduğuna dair herhangi bir şerh konulmadığını açıklayarak, davaların reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... vekili; davanın kanuni süre içerisinde açılmadığını, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ...; taşınmazların tapulu mülkleri olduğunu, orman ile ilgisinin bulunmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuş; yargılama aşamasında dava konusu 51 parsel sayılı taşınmazdaki payını davalı ...'a satış suretiyle temlik etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; halen davalılar adına kayıtlı olan dava konusu taşınmazlar 1970 yılında tapulama çalışmalarında tarla/ev vasfı ile tespit ve tescil edilmiş ise de keşif neticesi temin edilen bilirkişi heyet raporuna göre; taşınmazların asıl ve birleşen davalara konu olan bölümleri en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasına göre öncesi orman olduğu gibi yörede yapılan orman kadastrosu sırasında orman sınırları içine alındığı, ormanların özel mülkiyete konu olamayacağı; birleşen dosya davacısı ... tarafından eski tapu kaydı ibraz edilerek taşınmazlara uygulanması talep edilmiş ise de söz konusu tapu kaydının tercümesi yaptırılarak uygulanmasının neticeye bir etkisi bulunmadığı, birleşen 2019/95 Esas sayılı davaya konu taşınmazdaki hissesini davalı ...'a temlik eden davalı ...'ün söz konusu dava yönünden taraf sıfatının kalmadığı, birleşen davacı ... tarafından açılan davada husumet yöneltilen ...'nın pasif husumetinin (taraf sıfatı) bulunmadığı gerekçesiyle, asıl dava yönünden; davanın kabulüne, dava konusu 13 94... parsel sayılı taşınmazın 14.02.2022 havale tarihli rapor ekindeki krokide (55/A) ile işaretli olarak gösterilen 455,66 m² yüzölçümlü bölümünün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile takyidatlarından arındırılarak orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline; birleşen 2018/558 Esas sayılı dava yönünden; davanın kabulüne, dava konusu 13 94... parsel sayılı taşınmazın 14.02.2022 havale tarihli rapor ekindeki krokide (58/A1) ile işaretli olarak gösterilen 2.006,76 m² yüzölçümlü bölümünün; 13 94... parsel sayılı taşınmazın aynı rapor ekindeki krokide (59/A1) ile işaretli olarak gösterilen 1.818,51 m² yüzölçümlü bölümünün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile takyidatlarından arındırılarak orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline; birleşen 2019/76 Esas sayılı dava yönünden; davanın kabulüne, dava konusu 13 94... parsel sayılı taşınmazın 14.02.2022 havale tarihli rapor ekindeki krokide (19/A) ile işaretli olarak gösterilen 255,52 m² yüzölçümlü bölümünün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile takyidatlarından arındırılarak orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline; birleşen 2019/95 Esas sayılı dava yönünden; davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın davalının taraf sıfatı kalmadığından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı tarafından davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulüne, dava konusu 13 94... parsel sayılı taşınmazın 14.02.2022 havale tarihli rapor ekindeki krokide (51/A1) ile işaretli olarak gösterilen 4.912,17 m² yüzölçümlü bölümünün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile takyidatlarından arındırılarak orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline; birleşen 2019/262 Esas sayılı dava yönünden; davacı tarafından davalı Bakanlık aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı tarafından Orman İdaresi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, birleşen dosya davacısı-asıl dosya davalısı ... vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişisi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları, memleket haritası ve kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, dava konusu 13 94... parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (55/a), 13 94... parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (58/a1), 13 94... parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (19/a), 13 94... parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (51/a1) harfi ile gösterilen bölümlerinin kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu gibi, anılan dava konusu taşınmaz bölümlerinin aynı zamanda eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada da orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesine, davalı ...'nın açılan davada pasif husumetinin bulunmamasına göre İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, birleşen dosya davacısı, asıl dosya davalısı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, birleşen dosya davacısı, asıl dosya davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup birleşen dosya davacısı, asıl dosya davalısı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.