8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/3556 E. , 2025/6549 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen kadastro tespitine itiraz istemli davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, asli müdahil ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro çalışmaları sırasında, Adana ili Feke ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 76... parsel sayılı ve 14.030,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... tarafından, davalılar Hazine ve ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve ...'ın tapu kaydına dayanarak müdahil olduğu tescil davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve yargılama sırasında müdahil ..., tapu kaydına dayanarak davaya katılmıştır.
İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince, davaya konu taşınmaza ilişkin kadastro tutanağı ile aktarılan dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda verilen, müdahil davacı ...'in dava konusu 1 76... sayılı parsele yönelik davasının reddine, davacı ...'ın tescile yönelik davasının reddine, müdahil davacı ...'ın davasının kabulüne, dava konusu 1 76... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile ... adına tapuya tesciline dair önceki karar, davacı ...' ın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.05.2019 tarihli ve 2018/378 Esas, 2019/3591 Karar sayılı ilamı ile "taşınmazlar başında yeniden keşif yapılması ve bu keşifte 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 20. maddesi hükmü uyarınca, dayanılan tapu kayıtları uygulanarak; ayrıca dava konusu taşınmaz bölümünün öncesi, niteliği, zilyetliğin öncesinde kimde olduğu, başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi araştırılarak 3402 sayılı Kanun’un 13/B-b veya 14... . maddelerinde düzenlenen kazanım şartlarına ilişkin tüm unsurların gerçekleşip gerçekleşmediği irdelenip tereddütsüz belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; tapu kaydının hudutları itibariyle dava dışı 1 76... parseli kapsadığı, müdahil davacı ...'ın 17.09.1969 tarihli ve 3 sıra numaralı ve 17.06.1983 tarihli ve 5 sıra numaralı tapudaki payını müdahil davacı ...'e sattığı, tapuya dayalı bir hakkının kalmadığı, tapu kaydındaki tüm hissenin son kayıt olan 02.04.1991 tarihli ve 1 sıra numaralı kayıtta ...'e geçtiği, Kozan Kadastro Mahkemesinin 06.01.2015 tarihli ve 2013/41 Esas, 2015/2 Karar sayılı ilamında 1 76... parselin 02.04.1991 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak miktarından fazla şekilde ... adına tespit ve tescil edilerek 31.03.2015 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla kaydın müdahil davacılar yönünden hukuki kıymetini yitirdiği gerekçesiyle, müdahil davacı ...'in davası ve dayandığı tapu kaydında hissesi ve hakkı bulunmayan müdahil davacı ...'ın davasının reddine; davacı ...'ın davası yönünden; 1951 tarihli senetle taşınmazı satın alan ... 'ın oğlu olup ... tarafından taşınmazın 20.11.1971 tarihli satış senedi ile ...'a sattığı, senedin hudut ve miktarı itibariyle dava konusu 1 76... parseli kapsadığı, ...'ın 1971 yılından 1995 yılında yapılan kadastro tespitine kadar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanma koşullarını sağladığı dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, asli müdahil ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanun'a uygun olup asli müdahil ... vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde karar verildi.