8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/4385 E. , 2025/6782 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silifke Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın, asıl dosyada davacılar ... ve arkadaşları vekili, birleşen dosyada davacı ..., müdahil davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dosyada davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından duruşma istemli, müdahil davacı Hazine vekili tarafından ise duruşmasız olarak temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin değerden reddine, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 2 07... parsel sayılı ve 18.979,31 m² yüzölçümündeki taşınmaz, zilyetliğe dayalı ... ve müşterekleri adına tespit edilmiş, üzerindeki yapılar için muhdesat şerhi verilmiştir. ..., ... ve ...'ün komisyona itirazı; tespit maliklerinde ve hisselerde hata yapıldığı gerekçesiyle kabul edilerek, tespitin iptaline ve kadastro kontrol mühendisi tarafından düzenlenen krokide (A) harfi ile gösterilen 9.982,23 m²lik alanın 2 07... parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile aynı adanın son parsel numarası olan 2 07... parsel numarası altında tarla vasfı ile 2 07... parsel taşınmaz ile birlikte ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.
Asıl dosyada davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; tapu kaydı ve miras hakkına dayanarak dava konusu 2 07... ve 51 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali, muhdesat şerhlerinin terkini ve müvekkilleri adına tescilini talep etmiştir.
Birleşen 2011/23 Esas sayılı dosyada davacı ... dava dilekçesinde; tapu kaydı ve miras hakkına dayanarak 2 07... parsel sayılı taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.
Birleşen 2011/24 Esas sayılı dosyada davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; tapu kaydı ve miras hakkına dayanarak 2 07... ve 51 parsel sayılı taşınmazların müvekkilleri adına tescilini talep etmiştir.
Müdahil davacı Hazine vekili; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altına olan ve üzerinde zilyetlik bulunmayan taşınmazlar olması nedeniyle öncelikle Hazine adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde tescil harici bırakılmasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacıların dayandığı tapu ve vergi kayıtlarının uygulanma kabiliyetlerinin bulunmadığı, dava konusu taşınmazın yüzde doksanının taşlık ve kayalık olarak Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarının reddine, müdahil davacı Hazinenin talebinin kabulü ile dava konusu 2 07... ve 51 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların tescil dışı bırakılmasına karar verilmiş; hükmün, asıl dosyada davacılar vekili, birleşen dosyada davacı ..., müdahil davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuruları esastan reddedilmiş ve işbu karar, asıl dosyada davacılar vekili ve müdahil davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince az yukarıda izah edilen gerekçe ile hüküm kurulmuş ve bu hükme yönelik istinaf başvuruları esastan reddedilmiş ise de İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm dosya kapsamına uymamaktadır. Şöyle ki; eldeki dava 2011 yılında açılmış ve dava konusu 2 07... ve 51 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda 2010 yılında kadastro çalışması yapılmıştır. ... ve ..., komisyona ibraz ettikleri itiraz dilekçelerinde açıkça, taşınmazların Silifke Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/419 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu belirtmiş, dosyaya kazandırılan ilgili dava dosyası suretinden; 02.07.2004 tarihli dilekçe ile dava konusu taşınmazların komisyon kararıyla tespit malikleri olan ... ve ... tarafından, komisyona itiraz eden ... ve ... aleyhine ... ilçesi ... köyü ... mevki, doğusu ve kuzeyi; yol, batısı; dere, güneyi; yol ve ... tarlası ile ... ile çevrili tahminen 50 dönüm arazinin yola cepheli olan ve iş yeri olarak kullanıma müsait alanlarının bina yapılmak suretiyle işgal edildiği iddiasına dayanılarak hisseye vaki elatmanın önlenmesi ile kal talep edildiği ve İlk Derece Mahkemesince eldeki kadastro tespitine itiraz dava dosyasının bekletici mesele yapıldığı anlaşılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 27. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca; mahalli Hukuk Mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu Mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar Mahkemesine re'sen devrolunur. Kadastro Hakimi, devredilen bu dava dosyaları ile beşinci madde gereğince müdür tarafından gönderilen kadastro tutanaklarını birleştirerek 11. maddede yazılı şekle uygun olarak askı ilanını yaptırır. İlan süresi bitmeden duruşmaya başlanamaz. Henüz kesinleşmemiş olan davalara, kaldıkları noktadan bu Kanun'da öngörülen esas ve usul dairesinde devam olunur. Aynı Kanun'un 30/2. maddesi uyarınca, genel mahkemeden aktarılan davalarda kadastro hakimi, re'sen araştırma yapmak suretiyle ve gerçek hukuki durumu tespit ederek infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle, Asliye Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılmak suretiyle ilgili dosyada kal talebinin elde tutulup elatmanın önlenmesi talebi yönünden görevsizlik kararı verilerek,
Kadastro Mahkemesine gönderilmesinin sağlanması ve elatmanın önlenmesi davasının kapsamının belirlenerek eldeki davaya konu 2 07... ve 51 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olduğunun anlaşılması halinde dosyaların birleştirilmesi, başka taşınmaz ya da taşınmazları kapsadığının anlaşılması durumunda, o taşınmaz ya da taşınmazların da davalı hale getirilmesi ve 3402 sayılı Kanun'un 27/3. maddesi uyarınca askı ilanlarının yapılması ve ilan süresi bittikten sonra 30/2. maddesi uyarınca araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan; müdahil davacı Hazinenin talebi terditli olup öncelikli tescil talebinin asli, tespit harici bırakma talebinin fer'i olarak nitelendirilmesi de doğru değildir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden asıl dosya davacıları ... ve arkadaşlarına iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.