1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2025/4766 E. , 2025/7207 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
29.05.2002 tarihinde icra edilen eylemin suç tarihi itibariyle yürürlükteki 24 yıldan 30 yıla kadar hapis cezasını gerektiren 765 sayılı Kanun'un 448. maddesi ve karar tarihi itibariyle yürürlükteki müebbet hapis cezasını gerektiren 5237 sayılı Kanun'un 81. maddesi hükmünü ihlal ettiği, zamanaşımı tarihinin hesaplanması açısından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi kapsamında lehe-aleyhe kanun değerlendirilmesi yapıldığında 15 yıl zamanaşımı öngören 765 sayılı Kanun'un 102. maddesi hükmünün, 25 yıl zamanaşımı öngören 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesi hükmüne göre lehe olduğu, sanığın yargılama konusu eylemi için 765 sayılı Kanun'un 448. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle 102/2. maddesi uyarınca kasten öldürmeye teşebbüs suçuna ilişkin olağan zamanaşımı süresinin 15 yıl, 104/2.maddesi uyarunca olağanüstü zamanaşımı süresi 22... ay olduğu, bu sürenin suç tarihi olan 29.05.2002 tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olması nedeniyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenle Şanlıurfa 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2024 tarihli ve 2023/37 Esas, 2024/367 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz isteği zamanaşımı yönünden yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.