Esas No
E. 2022/24
Karar No
K. 2025/922
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/24 Esas
KARAR NO: 2025/922
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 29/09/2021
KARAR TARİHİ: 26/12/2025

Mahkememizden verilen 01/10/2021 tarih ve 2021/... Esas 2021/... sayılı kararı Bölge Adliye Mahkemesi , 13. Hukuk Dairesi'nin 22/12/2021 tarih ve 2021/2239 Esas 2021/1851 karar sayılı Sayılı ilamı ile kaldırılmış olup, mahkememizce bozma sonrası 2022/24 sayılı esasına kaydedilen dava dosyasına yapılan yargılama sonunda ;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacı müvekkilin Danimarka menşeili olduğunu, dünyanın önde gelen lojistik firmalarından olduğunu, uzun yıllardır yurt içi ve yurt dışı hava, deniz ve kara taşıma organizasyonları yürütmekte olduğunu, ilgili firma taşımalarında ise ihtiyacına binaen alt taşıyıcı firma ve armatörler aracılığıyla taşımalarını gerçekleştirebilmekte olduğunu, davacı müvekkil ile davalı arasında gerçekleştirilen taşıma işlerine istinaden davacı müvekkil şirketin hakettiği navlun ücretinin davalı tarafça hiçbir koşul ve itirazı kayıt konulmadan kabul edildiğini ve davalı tarafından kısmi ödeme yapıldıktan sonra da, kalan navlun ücretinin tahsili amacıyla başlatılan .... İcra Müdürlüğü 2020/...

E. Sayılı dosyasında borca itiraz eden davalının haksız itirazının iptalini ve takibin devamını, ticari faize karar verilerek davalıya %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri, vekalet ücretinin davalıya bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLER

.... İcra Müdürlüğünün 2020/...

E. Sayılı takip dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.

Gebze ...Ticaret Mahkemesi 2020/... Esas sayılı dosyasının Uyap sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişiler Mali Müşavir... ve Taşıma Uzmanı ... ... tarafından hazırlanan 18/02/2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememiz dosyası alınmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava; taşıma hizmet ilişkinden kaynaklı ücret alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine davalı yanın itirazının haklı olup olmadığı, itirazın iptali yasal koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir.

Mahkememizden verilen 01/10/2021 tarih ve 2021/644 Esas 2021/641 sayılı kararı ile ; " Huzurdaki davada; deniz yolu ile taşıma ilişkinden kaynaklı TTK'nın 1228 vd maddelerine dayalı navlun ücretinin tahsili istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali isteminin ileri sürüldüğü, bu kapsamda TTK’nın 5. kitabında yer alan 931 ile 1400. maddeleri arasında düzenlenen uyuşmazlıkların deniz hukukuna ilişkin olmakla Denizcilik İhtisas Mahkemesinde görülmesinin gerektiği, bu nedenlerle mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla;

HMK'nın 114/1-c ve HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, kararın kesinlemesine müteakip iki haftalık süre içinde talep halinde dosyanın TTK 5. kitapta düzenlemesini bulan Deniz Ticaretine ilişkin davalara bakmakla görevli İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahekemesi'ne (Denizcilik İhtisas Mahkemesi) gönderilmesine...," şeklinde karar verilmiştir. Mahkememizden verilen 01/10/2021 tarih ve 2021/644 Esas 2021/641 sayılı karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 22/12/2021 tarih ve 2021/2239 Esas 2021/1851 karar sayılı Sayılı ilamı ile; "....Mahkemece, davanın mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, dosyanın görevli Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilip ve taraf delilleri toplanarak davaya konu taşımanın kara yolu ile mi yoksa deniz yolu ile mi yapıldığı tesbit edilmeden dosya üzerinden karar verildiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, taşıma işinin deniz yolu ile değil, kara yolu ile yapıldığını ileri sürmüş ise de somut olayda, taşıma işinin deniz yolu veya kara yolu ile yapıldığına dair dosya kapsamı itibariyle delil olmayıp taşımanın ne şekilde yapıldığı anlaşılamadığından, mahkemece bu yönde araştırma yapılarak mahkemenin görevi hususunun kesin olarak tespit edilmesi gerekirken, bu yöndeki deliller toplanılmaksızın yukarıda yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a6- maddesi gereğince kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi tarafından davanın yeniden görülerek davaya konu faturaların deniz taşıması için mi yoksa kara taşıması için mi düzenlendiğinin taraf delillerinin toplanmak suretiyle tesbit edilerek, sonucuna göre davaya bakmakla hangi mahkemenin görevli olduğunun değerlendirilip, hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir...." şeklinde kaldırılmakla dava mahkememizin 2022/24 Esasına kaydı yapılmıştır.

Mahkememizce dava konusu .... İcra Müdürlüğünün 2020/... E. sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı... Anonim Şirketi davalı ... Ve Organizasyon aleyhine 24/07/2020 tarihinde toplam 207.668,64 TL alacağına ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Bilirkişiler Mali Müşavir... ve Taşıma Uzmanı ... ... tarafından hazırlanan 18/02/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "....Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile taraflara ait ticari defterler üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, 1. Davacının ibraz olunan ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış noter tasdiklerinin zamanında ve eksiksiz yaptırıldığı görülmekle sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, 2. Davalının belirlenen inceleme gün ve saatinde ticari defter ibrazında bulunmadığı, 3. Davacının ticari defterlerine göre 24.07.2020 takip tarihi itibariyle kaydi olarak 200.566,40TL Takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan alacaklı göründüğü, 4. Davacının alacağının faturaya dayandığı, davacı faturalarının davalı aleyhine borç doğurduğu, 5. Davacının ticari defter kayıtlarına ve davacının takibe konu alacağına dayanak faturaların davalı aleyhine borç doğuruyor olması sonucuna göre 24.07.2020 takip tarihi itibariyle davacının 200.566,40TL Takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan alacaklı olduğu, 6. Takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu, 7. Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 24.07.2020 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının 10 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına 24.07.2020 takip tarihinden itibaren %10 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği,8. Taşıma işi ve görülmesi bakımından davacının davalıdan taşıma işi aldığının sabit olmadığı, dava dışı ... Lojistik firmasının davalı için taşıma yaptığı ve taşıma bedelinin davacı yanca ödendiğinin sabit olmadığı; taşıma aracı, çıkış ve varış yeri ile yük bilgileri içermeyen faturaların taşıma senedi gibi muteber delil kabul edilemeyeceği, bu nedenle dosya kapsamı delillerle davacının alacaklılığının sabit olmadığının değerlendirildiği, 9. Davacını akdi taşıyıcı, dava dışı ... Lojistik firmasının fiili taşıyıcı ve davalının göndereni taşıtan sıfatı ile akdi ilişki içinde olduğunun davacı yanca ortaya konulması gerektiği hususlarında nihai takdir değerlendirme ve kanaatin sayın mahkemenin takdiri olacağı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır..." şeklinde görüş bildirmişlerdir.

Huzurdaki davada; davacı tarafça .... İcra Dairesinin 2020/... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 75.132,40-TL,52.864,00-TL,72.570,00-TL fatura asıl alacağı ve 2.660,51-TL, 2.569,77-TL, 1.871,64-TL işlemiş faiz alacağından kaynaklı ilamsız takip başlatıldığı takibe itiraz edilmesi nedeniyle eldeki davanın açıldığı, taraflar arasında taşıma hizmetinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğu anlaşılmıştır.

Davalı tarafça icra takibine yapılan itiraz nedeniyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizce taraf ticari defter ve belgeleri, ilgili vergi dairelerinden tarafların celbedilen BA/BS formları, taraf delilleri üzerinde mali müşavir ve taşımacılık sektörü alanında uzman bilirkişice inceleme yaptırılarak rapor tanzim edilmesi istenilmiş, tanzim edilen raporun yeterli incelemeyi ihtiva eder nitelikte ve yargı denetimine açık olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmıştır. İncelenen kayıt ve belgelerden davacı yan tarafından icra takibine konu edilen faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ancak davalı tarafça iade amaçlı kayden davacı aleyhine fatura tanzim edildiği anlaşılmıştır. Kural olarak fatura, yalnız başına ticari davalarda da delil olarak kullanılamaz. Ancak faturaların sözleşmenin ifa aşamasına ilişkin olması nedeniyle bu özelliği gereğince TTK 21/2. Maddesi gereği ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'' bu düzenlemeye göre bir sözleşmenin ifası sırasında sözleşmeden sonra düzenlenen faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kabul edilmiş sayılır.

Davalı tarafça 8 gün içerisinde faturalara itiraz edilmeksizin davalı yanca kayden fatura tanzim edilmesi iade olarak nitelendirilemeyecektir. TTK m.21/2'e göre fatura içeriğinin kabul edilmesine ilişkin karinenin gönderen lehine gerçekleşebilmesi için öncelikle faturanın düzenleyen tarafından karşı tarafa gönderilmesi gerekir. TTK m.21/2'e göre faturanın ne şekilde gönderileceğine dair bir düzenleme yer almamaktadır.

TTK 18. Maddesinde de buna ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu sebeple faturanın herhangi bir şekilde karşı tarafa ulaştırılması yeterlidir. Faturanın karşı tarafa gönderilip gönderilmediği hususunda uyuşmazlık çıkması halinde faturayı gönderdiğini ispat yükü HMK'nın 190. Maddesi gereğince faturayı düzenleyen tarafa aittir. (Doç. Dr. Levent Börü, ... Bam 3. HD Başkanı İlker Koçyiğit, Ticari Dava, Adalet Yayınevi, 2. Bası, ...-2021 sf. 1022-1040) Davacı tarafça tanzim edilen faturaların dava kayıtlarında yer aldığı görülmekle faturaların davalı yana ulaştığı anlaşılmıştır.

Davalı tarafın defter ve kayıtlarının incelenmesi için verilen kesin süreye rağmen kayıt ve belgelerin bilirkişi incelemesi için temin edilmediği, bilirkişi marifetiyle incelenen defter ve kayıtlar, faturaların tetkikine göre, davacının icra takibine konu ettiği alacağının bulunduğunun ispat olunduğu, davalı tarafça rapora itiraz edilmediği, davalı tarafın fatura nedeniyle olan borcunu ödediğini ileri sürmediği ve ispat olunmadığı, dosya içerisinde mübrez tüm deliller, sözleşme, taraf ticari defter ve belgeleri ve yeterli incelemeyi ihtiva eden hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülen bilirkişi raporlarıyla da tespit olunduğu üzere icra takibine konu fatura alacağına dayalı alacak bakımından davalının davacıya borçlu olduğu, işlemiş faiz talebi bakımından ise davalı tarafın icra takibinden önce temerrüde düştüğüne dair dosyada delil bulunmadığından işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı davacının tanzim ettiği faturalara itiraz bulunmadığı, tanzim edilen rapora da süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığından hizmetin verilmediği iddiası bulunması halinde ispat yükünün davalı tarafa ait olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı talebi bakımından ise alacağın fatura alacağına dayalı olması nedeniyle likid olduğu, haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;

1.Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının .... İcra Dairesinin 2020/... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazların kısmen iptali ile;takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 200.566,40-TL asıl alacak tutarında alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek %10 oranında ve TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

2.Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK. 67/2. Maddesi uyarınca asıl alacağın takdiren %20’si oranında hesaplanan 40.113,28-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 13.700,69 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 2.508,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.192,56 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

4.Davacı tarafça yapılan 8.182,6 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 96,58) hesaplanan 7.902,76 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,

6.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,

7.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 7.102,24 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

8.Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,

9.Davacı tarafça peşin yatırılan 2.508,13 TL ve başvurma harcı olan 59,30 TL toplam 2.567,43 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

10.Devletçe karşılanan 1320 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre (% 96,58) hesaplanan 1.274,86 TL 'sinin davalı taraftan, bakiye 45,14 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda,

HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/12/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog