Aramaya Dön

11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/453
Karar No
K. 2026/73
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/453 Esas
KARAR NO: 2026/73
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 02/07/2024
KARAR TARİHİ: 22/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Davacı ve davalı şirket arasında arasınd------ Ayında başlayan ve ---yılı sonuna kadar devam eden ticari bir ilişki bulunmaktadır. Davalı ile yapılan ticari alışveriş sonrasında müvekkil kalan ---alacağını davalı taraftan talep etmiş olmasına rağmen söz konusu alacak ödenmemesi üzerine davalı hakkında -----Sayılı dosya ile icra takibinde bulunulmuştur.

Davalı taraf icra dosyasına vekili aracılığıyla ilgili borcun hukuka aykırı olduğunu ,borçlarının bulunmadığını bildirerek itiraz etmiş ve takip durmuştur. Tarafımızdan dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk müracaatında bulunulmuş ancak zorunlu arabuluculuk görüşmeleri sırasında anlaşma sağlanamamış olması sebebiyle sayın Hakimliğinize müracaat ile davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamını talep etmek gerekmiştir. Davacının alacağı likit olmasına rağmen davalı taraf kötü niyetle takibe itiraz ederek takibi durdurmuş olması sebebiyle alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep etmekteyiz. Yukarıda açıklamış olduğumuz nedenler ile inceleme sonucu ortaya çıkacak durumlara göre davalının ---- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu kötü niyetli itirazının iptali ile alacağın ticari faiziyle birlikte tahsili ile takibin devamına, alacak likit olması sebebiyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.Davalı ortak vekili cevap dilekçesinde özetle;

İcra takibi ve dava konusu alacak ile ilgili müvekkilimizin herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Alacaklı olduğunu iddia eden davacının bunu ispatlaması gerekmektedir. Davacı ticari defterlerini delil olarak sunmuş olsa da müvekkilimizin ticari defterleri ile davacının ticari defterleri birbirini doğrulamadığından davacı ticari defterlerini lehine delil olarak kullanamaz. Davacı, alacak iddiasını kesin deliller ile ispat külfeti altındadır. Yukarıda yazılı nedenlerle müvekkilimiz aleyhine açılmış davanın reddine, müvekkilimiz aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Dosya taraflarına tarafların ticari defter kayıtlarının incelenmesi için gün verildiği,

Bilirkişi raporu sonuç kısmında; " 5) SONUÇ;Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı yanın incelenen ticari defterleri ve dosya üzerinde yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;

5.1 Davacı tarafından incelemeye sunulan ----- yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,

5.2 Davalı tarafından incelemeye sunulan ----yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, (2023 yılı envanter defterinin vergi incelemesinde olduğundan bahisle tarafımıza ibraz edilmediği,)

5.3 Huzurdaki davaya konu takibin dayanağının--- tutarlı cari hesap bakiye alacak olduğu, bu alacağın davacı yan tarafından davalı yana Ekim-2023 tarihinde sonra düzenlenen faturalardan kaynaklandığı, davalı yanın ticari defterlerinde gözüken son davacı faturasının 30.09.2023 tarihli olduğu, takibe konu bakiyeyi oluşturan faturaların ve muhteviyatındaki ürünlerin davacı yan tarafından davalı yana teslim edildiğinin İSPATA MUHTAÇ olduğu, dosyada ispata yeterli ve elverişli somut belge bilgi bulunmadığı,

5.4 Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin muhterem Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı," hususlarını bildirir rapor tanzim edilmiştir.Bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görüldü.Tarafları itirazları doğrultusunda bilirkişiye ek rapor düzenletildiği görüldü.Bilirkişi ek raporu sonuç kısmında; " 3) SONUÇ;Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalarmuvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı yanın incelenen ticari defterleri ve dosya üzerinde yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Tarafımızdan tanzim edilen kök raporda değiştirilecek bir husus bulunmamaktadır. Kök raporda da belirtildiği gibi aynen;

3.1 Davacı tarafından incelemeye sunulan ---- yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,

3.2 Davalı tarafından incelemeye sunulan ------ yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, (2023 yılı envanter defterinin vergi incelemesinde olduğundan bahisle tarafımıza ibraz edilmediği,)

3.3 Huzurdaki davaya konu takibin dayanağının -----tutarlı cari hesap bakiye alacak olduğu, bu alacağın davacı yan tarafından davalı yana Ekim-2023 tarihinde sonra düzenlenen faturalardan kaynaklandığı, davalı yanın ticari defterlerinde gözüken son davacı faturasının ------- tarihli olduğu, takibe konu bakiyeyi oluşturan faturaların ve muhteviyatındaki ürünlerin davacı yan tarafından davalı yana teslim edildiğinin İSPATA MUHTAÇ olduğu, dosyada ispata yeterli ve elverişli somut belge bilgi bulunmadığı,

3.4 Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin muhterem Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı, " görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir.

DELİLLER

*Bilirkişi Raporu, bilirkişi ek raporu, *Tarafların ticari defter kayıtları, *Tarafların ------- formları, *Tüm dosya kapsamı,

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) istemine ilişkindir.Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; Taraflar arasında mevcut olduğu ileri sürülen ticari ilişki sebebiyle davacı tarafça davalı ile yapılan alım satım işlemi karşılığı alacaklarının tahsili yönünde yapılan takipte davacının davalıdan takibe konu fatura alacaklarının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Davacı, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında düzenlenen faturalar nedeniyle davalının 25.117,38 TL bakiye borcu bulunduğunu ileri sürerek başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.

Davalı ise davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Alınan bilirkişi raporunda özetle;Tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehlerine delil niteliği taşıdığı, ------ formlarının incelenmesinde davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından alış olarak bildirilmediği, takibe dayanak cari hesap dökümü ile ticari defter kayıtlarının birbiriyle örtüşmediği, takip konusu bakiyenin dayanağı olan bazı satışlara ilişkin faturaların dosyada bulunmadığı, fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğini gösterir irsaliye ya da teslim belgelerinin ibraz edilmediği, faturalar üzerinde teslim alan imzasının da bulunmadığı, davacı ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalının ----- alacaklı göründüğü, davalı defterlerinde ise davacıya borç kaydının bulunmadığı ve hesabın kapalı olduğu tespit edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun 222. Maddesi uyarınca ticari defterlerin sahibi lehine delil teşkil edebilmesi, karşı tarafın defterleriyle doğrulanmasına bağlıdır. Somut olayda taraf defterleri birlikte değerlendirildiğinde davacının iddia ettiği alacağın varlığı teyit edilememiştir. Öte yandan fatura tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli olmayıp, teslimin irsaliye veya benzeri yazılı delillerle ortaya konulması gerekir.

Davacı tarafından bu hususu ispata elverişli somut bir delil sunulamadığı anlaşılmıştır.Cari hesap dökümü ile ticari defter kayıtları arasındaki uyumsuzluk, bazı satışların faturalandırılmamış olması ve ---kayıtlarının davacı iddiasını desteklenmemesi birlikte değerlendirildiğinde, davacının takip konusu alacağın varlığını ispat yükünü yerine getiremediği sonucuna varılmıştır.İtirazın iptali davalarında alacağın likit ve belirlenebilir olması da gerekir. Mevcut durumda alacağın varlığı dahi kanıtlanamadığından icra inkar tazminatı koşulları da oluşmamıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığına dair kanaat oluşturacak bilgi ve belge bulunmadığından, davalıların şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Ayrıntıları gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Şartlar oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,

3.Karar ve ilâm harcı olan 732,00- TL harcın peşin alınan 427,60-TL 'den mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye fazla kalan kısmın eksik kalan 304,40-TL kısmın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı kendisini vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.117,38-TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,

6.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca---- bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,

7.Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzene karşı miktar itibariyle kesin olarak karar verildi. 22/01/2026

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog