5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2025/3579 E. , 2025/13119 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;
Trabzon ili, Ortahisar ilçesi, ... Mahallesi 2 .... parsel sayılı taşınmazın 23,27 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin ivedilikle keşif kararı verilmesine, yapılacak keşifte itirazlarının ve sunulan emsallerin ve güçlü delillerin değerlendirilmesini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi ile dava yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı kurumdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mezkur davanın açılış tarihi 01.08.2023 tarihinden önce olduğundan, tespit edilen bedele dava tarihinden itibaren kamu alacakları için uygulanan en yüksek oranda faiz uygulanmasının hatalı olduğunu, dava konusu ve emsal taşınmazın tüm olumlu ve olumsuz özellikleri tek tek incelenerek üstün ve eksik yanlarının açıklanması gerekirken soyut değerlendirmeye gidildiğini, özelliklerine göre karşılaştırmalı bir puan cetveli çıkartılmadığını, raporun denetime elverişli olmadığını, taşınmaza yüksek bedel verildiğini, kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edilmediğini, taraf teşkilinin sağlanmadan karar verildiğini, davadan tesadüfen bilgi sahibi olduklarını, müvekkilin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, emsal olarak alınan taşınmazın eski tarihli olup dava konusu taşınmaz ile benzer nitelikte ve muhitte olmadığını, taşınmaz üzerinde bulunan yapıların sınıfı, metrekare maliyet bedelleri ve yıpranma paylarının hatalı tespit edildiğini, Yapı Yaklaşık Birim Maliyet Cetveli'nin güncellenerek bedel tespitinin gerektiğini ileri sürerek eksik ve hatalı hesaplama ürünü olan bilirkişi raporuna dayanılarak verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
3.Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda takdir edilen bedelin taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, taşınmazın son derece değerli bir taşınmaz olduğunu, şehrin ticari, ekonomik ve kültürel bakımdan üstün merkezlerine çok yakın bir konumda olduğunu, metrekare birim bedelinin düşük takdir edildiğini, emsal değerlendirilmesinin hatalı yapıldığını, dava konusu taşınmaz ile aynı mahallede yer alan diğer kamulaştırılan dosyalardaki bedellerin yeknesaklığı sağlamadığını, Yapı Yaklaşık Birim Maliyet Cetveli'nin güncellenerek dava tarihine endekslenmiş hali ile bedel takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak metrekare değerinin belirlenmesinde dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının sınıfı belirlenerek resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı da düşülerek değer biçilmesinde, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin bu yönlere değinen istinaf itirazlarının yerinde olmadığı belirtilerek ayrıca hükümde toplam kamulaştırma bedeli belirtilerek dava konusu taşınmazın Trabzon 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/244 Esas, 2022/507 Karar sayılı acele kamulaştırma dosyasında ödenen acele kamulaştırma bedelinin mahsubu ile fark bedelin ödenmesine karar verilmesi gerekirken fark bedel tespiti ile yetinilerek fark bedelin ödenmesine karar verilmesi yerinde değilse de belirtilen yanılgı esasa etkili olmadığından kaldırma konusu yapılmayarak yalnız eleştirilmekle yetinilmiş olup, faize ilişkin Anayasa Mahkemesinin iptal kararları kesinleşmeyen işlemlerde derhal uygulanacağından, kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz uygulaması yerinde görüldüğünden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
3.Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer tespit edilmesinde ve kamulaştırmadan arta kalan kısmın tamamının bedeline hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4.Tespit edilen kamulaştırma bedeli 14.381.980,43 TL olduğu hâlde, infazda tereddüt yaratacak şekilde acele el koyma bedelinin mahsubuyla bakiye bedelin hükümde gösterilmesi doğru görülmemiştir.
5.01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde faize hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı idare ve davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı idare ve davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının;
a)(3) numaralı bendinde bulunan " 9.053.236,09" sayısının çıkartılması, yerine "14.381.980,43" sayısının yazılması,
b)(4) numaralı bendinin hükümden çıkartılması, yerine " Tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele el koyma bedelinin mahsubuyla bakiye 9.053.236,09 TL'ye dava tarihinden 4 ay sonrası olan 24.07.2023 tarihinden karar tarihi 14.03.2024 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılar ... vd. ile davalı ...'ten peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.