DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2372 E. , 2024/2637 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
2....
3....
4....
5....
2.... İdaresi Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Daireleri Müşterek Kurulunca verilen 21/05/2024 tarih ve E:2020/2976, K:2024/2321 sayılı kararın aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 1) Mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınarak 31/12/2021 tarihine kadar satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin 13/12/2017 tarih ve 30269 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ...tarih ve...sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının,
2.17/04/2019 tarih ve 30748 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümlerinin,
3.31/08/2019 tarih ve 30874 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümlerinin,
4.24/07/2020 tarih ve 31195 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Daireleri Müşterek Kurulunun 21/05/2024 tarih ve E:2020/2976, K:2024/2321 sayılı kararıyla; ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, mülkiyetleri Maliye Hazinesine ait ekli listede yer alan diğer taşınmazlarla birlikte, Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış suretiyle özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2021 tarihine kadar tamamlanmasına karar verildiği; ... tarih ve ...sayılı Kurul kararıyla, mülkiyetleri Maliye Hazinesine ait ekli listede yer alan diğer taşınmazlarla birlikte, Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış suretiyle özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2021 tarihine kadar tamamlanmasına ikinci kez karar verildiği; 17/04/2019 tarih ve 30748 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada,...parsele "Ticaret-Konut Alanı (E:0.20, Yençok:2 kat)", "Park", "Yol" ve "Genel Otopark Alanı" kullanım kararları getirilmesine yönelik olarak Özelleştirme İdaresi Bakanlığınca hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının onaylanmasına karar verildiği; 31/08/2019 tarih ve 30874 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan planlara askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda, plan niteliği, çizim tekniği ve plan hükümlerinin düzenlenmesine ilişkin itirazların kabul edilerek diğer itirazların reddedilmesine, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının onaylanmasına karar verildiği; 24/07/2020 tarih ve 31195 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan planlara askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda, plan hükümlerinin düzenlenmesine ilişkin itirazın kabul edilerek diğer itirazların reddedilmesine, imar planının sit alanı içinde kalan kısmının iptaline, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin onaylanmasına karar verildiği; 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan plan değişikliklerine askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda, plan kararları ve plan hükümlerinin değiştirilmesine ve sit alanının ve çizim tekniğinin düzenlenmesine ilişkin itirazların kabul edilerek diğer itirazların reddedilmesine, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin onaylanmasına karar verildiği;
Son olarak 22/06/2021 tarih ve 31519 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan imar planı değişikliklerine askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi neticesinde, yapılan itirazların reddedilmesine ve alana ilişkin mevcut imar planlarının mahkeme kararı ile iptal edildiği, altlık imar paftaları yerine hâlihazır haritalar kullanılması gerektiğinden, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılmadan hâlihazır harita üzerine hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planının onaylanmasına karar verildiiği belirtilmiş,
Bunun üzerine, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının, 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümlerinin, 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümlerinin ve 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı;
Öte yandan, ...tarih ve ... sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla, kısmen... tarih ve ... sayılı kararla tescilli I. Derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde kalan ve özelleştirme kapsam ve programına alınan söz konusu ... ada, ... parsele yönelik hazırlanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım Planının ve 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca uygun bulunduğuna karar verildiği; ... tarih ve ... sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla ise, söz konusu taşınmaza ilişkin hazırlanan imar planlarının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 04/10/2017 tarih ve E:2017/732 sayılı yürütmenin durdurulmasına yönelik kararı doğrultusunda I. Derece Arkeolojik Sit alanının tamamını kapsayacak şekilde bütüncül olarak hazırlanması gerektiği anlaşıldığından, ...tarih ve ... sayılı Bölge Kurulu kararının iptal edilmesine, imar planlarının bütüncül olarak hazırlanarak Bölge Kuruluna iletilmesine karar verildiği belirtilmiş; Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları geçerli görülmemiş; Mülkiyeti Maliye Hazinesine kayıtlı Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınarak 31/12/2021 tarihine kadar satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı yönünden; 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi, "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, anılan Kanun'un genel gerekçesi ve 1. maddesine ait gerekçeye yer verilerek; 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine göre, Hazineye ait taşınmazların kamuya gelir elde etmek amacıyla özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmelerinin mümkün olduğu;
Bu itibarla, dava konusu kararın 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesine, Kanun'da belirtilen ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama şeklindeki genel amaç ile Hazineye ait taşınmazların özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmesinde geçerli olan kamuya gelir elde etme şeklindeki özel amaca ve özelleştirme ilkelerine uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu Özelleştirme Yüksek Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı; 24/07/2020 tarih ve 31195 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, 31/08/2019 tarih ve 30874 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümleri ve 17/04/2019 tarih ve 30748 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümleri yönünden; 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 07/12/2022 tarih ve E:2021/2096, K:2022/10704 sayılı kararıyla, “(…) Yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgeler, davalı idarenin bilirkişi raporuna itirazı, Danıştay Altıncı Dairesi'nin 04/03/2021 tarihli, E: 2021/2096 sayılı ara kararı cevabı birlikte değerlendirildiğinde;
Her ne kadar dava konusu taşınmazın 8.559,25 m2’lik kısmının, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile tescil edilen 'I. Derece Arkeolojik Sit Alanı' içerisinde kaldığı, dava konusu imar planı değişikliği ile taşınmazın I. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırı dışında kalan 16.306,58 m2’lik alanın planlandığı görülmüş ise de,
Danıştay Altıncı Dairesi'nin 04/03/2021 tarihli, E: 2021/2096 sayılı ara kararı ile dava dışı Kültür ve Turizm Bakanlığı Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'ndan uyuşmazlığa konu taşınmazın arkeolojik sit alanında kalıp kalmadığı, taşınmaz üzerinde tescilli yapı ve/veya tescilli eser bulunup bulunmadığı, taşınmaz koruma alanında kalıyorsa dava konusu plan değişiklikleri yapılırken koruma kurulu kararı alınıp alınmadığının sorulması, buna ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesi üzerine, ara kararına verilen cevapta, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ...sayılı kararıyla ... ada ... parsel sayılı taşınmaza yönelik hazırlanan 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının düzeltildiği şekliyle uygun bulunduğu, ancak Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile taşınmaza yönelik hazırlanan 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının, I. derece arkeolojik sit alanının tamamını kapsayacak şekilde bütüncül olarak hazırlanması gerektiğinden, Kurul'un ...tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verildiği ifade edilerek ilgili kurul kararları dosyaya sunulmuştur. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 57. maddesinde, 'korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile ilgili uygulamaya yönelik kararlar almak' koruma bölge kurulları, koruma yüksek kurulunun ilke kararları çerçevesinde olmak kaydıyla koruma kurullarının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun, doğal (tabi) sitler ve arkeolojik sit alanlarına yönelik koruma ve kullanma koşullarını belirleyen ilke kararları bulunmaktadır.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun 'Arkeolojik Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları' başlıklı 05/11/1999 tarih ve 658 sayılı İlke Kararında, I. derece arkeolojik sitlerin, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanları olduğu, ayrıca bu alanlarda, kesinlikle hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesine, imar planlarında aynen korunacak sit alanı olarak belirlenmesine, bilimsel amaçlı kazıların dışında hiçbir kazı yapılamayacağı belirtilmiştir.
Uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ...tarih ve ... sayılı kararı ile tescil edilen I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalmakta olup anılan kararda bu alanda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun 05/11/1999 tarih ve 658 sayılı ilke kararındaki koruma kullanma koşulunun geçerli olduğu koruma alanı içerisinde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'ndan izin alınmadan herhangi bir uygulama yapılmamasına karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, planlama sürecinde Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile dava konusu imar planları için verilmiş olan uygun görüşün yine Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile alanın I. derece arkeolojik sit alanını da kapsayacak biçimde bütüncül olarak planlanması gerektiğinden bahisle iptal edilmiş olduğu anlaşıldığından, imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararları ve yapılaşma koşullarından taşınmazın I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan kısmının da etkileneceği göz önünde bulundurulduğunda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun uygun görüşü alınmaksızın alanda planlama yapılamayacağından, dava konusu imar planı değişikliklerinin kültür ve tabiat varlıklarını koruma mevzuatına, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.” gerekçesiyle söz konusu işlemin iptaline karar verildiği, karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/05/2023 tarih ve E:2023/908, K:2023/938 sayılı kararıyla anılan kararın onandığı;
Bu itibarla,... tarih ve ... sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla, söz konusu taşınmaza ilişkin hazırlanan imar planlarının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 04/10/2017 tarih ve E:2017/732 sayılı yürütmenin durdurulmasına yönelik kararı doğrultusunda I. Derece arkeolojik sit alanının tamamını kapsayacak şekilde bütüncül olarak hazırlanması gerektiği gerekçesiyle imar planlarının uygun bulunmasına ilişkin ...tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptal edilmesine, imar planlarının bütüncül olarak hazırlanarak Kurula iletilmesine karar verildiği ve aktarılan 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 07/12/2022 tarih ve E:2021/2096, K:2022/10704 sayılı kararında da belirtildiği üzere imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararları ve yapılaşma koşullarından taşınmazın I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan kısmının da etkileneceği dikkate alındığında, dava konusu 24/07/2020 tarih ve 31195 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararı, 31/08/2019 tarih ve 30874 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümleri ve 17/04/2019 tarih ve 30748 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle; 24/07/2020 tarih ve 31195 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, 31/08/2019 tarih ve 30874 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümlerinin, 17/04/2019 tarih ve 30748 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümlerinin iptaline, 13/12/2017 tarih ve 30269 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özelleştirme Yüksek Kurulunun ... tarih ve ...sayılı kararı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacılar tarafından, Dairenin iptaline karar verdiği işlemlerle ilgili değerlendirmelerinin davanın reddedilen kısmını da ilgilendirdiği, kısmen I. derece arkeolojik sit alanında kalan ve devir yasağı kapsamında korunması gereken taşınmazın satış yöntemiyle özelleştirilmek üzere kapsam ve programa alınmasının özelleştirmeden beklenen yasal amacı gerçekleştirecek mahiyette bulunmadığı ve kamu yararı taşımadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idareler tarafından, 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı ve 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararları ile onaylanan imar planı değişikliklerinde yalnızca yetki alanları içerisinde kalan 1. derece arkeolojik sit sınırı gösterilerek bu sınır içerisinde herhangi bir yapılaşma kararı getirilmediği, ancak bu hususa ilişkin askı sürecinde sürekli itiraz gelmesi sonucunda 20/08/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan imar planı değişikliklerinde 1. derece arkeolojik sit alanının tamamının planlama alanı sınırı dışında bırakıldığı, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Ek-3. maddesi kapsamındaki Cumhurbaşkanına ait onay yetkisinin, özelleştirme kapsam ve programındaki parsel sınırları ile kısıtlı olduğu, bu nedenle idarelerince sit alanının tamamına imar planı yapılamadığı, kentsel bir kullanımı olmayan kentin içinde boş ve atıl durumda bulunan çeşitli şahıslarca işgalli, işlevsiz durumdaki söz konusu taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınarak, ilgili mevzuata, çevre ve imar bütünlüğüne, arkeolojik ve doğal sit alanı ile korunması gerekli kültür varlıklarını koruma kurulu/komisyonu kararları ve ilke kararları ile yapılaşma kısıtlamalarına uyularak değerlendirilmesinin amaçlandığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı idareler tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Davacıların temyiz istemlerinin reddi ile Müşterek Kurul kararının davanın reddine ilişkin kısmının onanması, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi dava konusu 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı, 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı ve 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararlarında yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığından temyize konu kararın bu kısmının belirtilen gerekçeyle onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 24/07/2020 tarih ve 31195 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, 31/08/2019 tarih ve 30874 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümleri, 17/04/2019 tarih ve 30748 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümleri yönünden;
Dava konusu 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı'na askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda, plan niteliği, çizim tekniği ve plan hükümlerinin düzenlenmesine ilişkin itirazlar kabul edilerek dava konusu 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı hazırlanmıştır. Ardından, söz konusu Plan'a, parsel ölçeğinde koruma amaçlı imar planı yapılamayacağına yönelik itiraz üzerine dava konusu 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile bu Plan'da da değişikliğe gidilerek 1. derece arkeolojik sit alanının tamamı planlama alanı sınırları dışında bırakılmış ve İmar Planı'nın sit alanı içinde kalan kısmı iptal edilmiştir. Ardından, anılan Plan Değişikliğine, sit alanı sınırının yanlış işaretlendiği iddiasıyla ve sınırın düzeltilmesi istemiyle yapılan itiraz sonucu 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği yapılmıştır.
Bu bağlamda, itirazlar sonucu yapılan değişikliklerle şekillenen ve birbirini takip eden dava konusu imar planlarının sonrasında dava konusu parsele ilişkin en son ve geçerli imar planının 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği olduğu ve anılan plan değişikliklerinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 07/12/2022 tarih ve E:2021/2096, K:2022/10704 sayılı kararı ile söz konusu planların iptaline karar verildiği ve anılan Daire kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/05/2023 tarih ve E:2023/908, K:2023/938 sayılı kararıyla onandığı görülmektedir.
Dolayısıyla, gerek 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin dava konusu imar planlarında yapılan değişikliklerle şekillenen imar planı niteliği taşıması, gerekse söz konusu imar planı değişikliğinin yargı kararı ile iptal edilmesi neticesinde ve anılan yargı kararındaki hukuka aykırılık tespitleri ve iptal gerekçeleri doğrultusunda dava konusu imar planı değişikliklerinin de hukuka aykırı hale geldiği anlaşılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle, 13/12/2017 tarih ve 30269 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ... tarih ve...sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı yönünden davanın reddi, 17/04/2019 tarih ve 30748 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümleri, 31/08/2019 tarih ve 30874 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı, 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan hükümleri ve 24/07/2020 tarih ve 31195 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali yolundaki Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Daireleri Müşterek Kurulunun temyize konu 21/05/2024 tarih ve E:2020/2976, K:2024/2321 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 05/11/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. GEREKÇEDE KARŞI OY
X- Anayasa'nın "Devletleştirme ve Özelleştirme" başlıklı 47. maddesinin ikinci fıkrasında, "Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir." düzenlemesine yer verilmiştir. 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nın 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür." düzenlemesi yürürlükten kaldırılmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un, Özelleştirme Yüksek Kurulunun görevlerinin sayıldığı 3. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme yürürlükte bulunmaktadır.
Her ne kadar, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kurulların Görevleri" başlıklı geçici 8. maddesinde; bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan Kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilmiş ise de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin bizzat kimin tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmemiştir.
Nitekim, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 8. maddesine dayanılarak hazırlanan 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkileri kullanacak makamın bizzat "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilmiştir.
Görüleceği üzere, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname veya yasal bir düzenleme ile yetkili makam tespit edilmediğinden, Genelge'ye ekli 1 sayılı Cetvelin üçüncü sırasında Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkileri kullanacak Makamı gösteren ayrık bir düzenlemeye daha gerek duyulmuştur.
Öte yandan, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkisinin tevdi edildiği makamın Cumhurbaşkanı olduğu ... tarih ve ... sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'ne ekli 1 sayılı Listenin üçüncü sırasında tespit edilmiş ise de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler arasındaki özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazlara ilişkin her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonlarının onaylanması hususunda karar verecek makamın, Genelge hükümleri ile tespit edilmesi, normlar hiyerarşisine açıkca aykırıdır. Yetki kuralları, idari kararların, Anayasa ve kanunların yetkili kıldığı organ, makam ve kamu görevlileri tarafından alınmasını ifade etmektedir. "Görev ve yetki" kamu düzeninden olup, varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınması hususunda karar verecek makamın da alt düzenleyici işlem niteliğindeki Genelge ile değil, ancak üst hukuk normu niteliğindeki ve Anayasa'nın 47. maddesinin ikinci fıkrasının açık hükmü gereğince, kanun ile düzenlenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler konusunda bizzat karar alacak makamın, üst hukuk normlarında belirlenmediği, 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelge'ye ekli 1 sayılı Listenin üçüncü numarasında Genelge ile tespit edilmiş yetkiye dayalı şekilde işlem tesis edildiği dikkate alınarak dava konusu işlemlerin, yetki kuralları yönüyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen geçici 29. madde, 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla 703 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde "görülmekte olan işler"in, bu tarih itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin de "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 703 sayılı KHK yürürlüğe girdikten sonra tesis edilen 16/04/2019, 30/08/2019 ve 23/07/2020 tarihli işlemlerin, 09/07/2018 tarihi itibarıyla devam eden işler kapsamında olduğundan söz edilemez. Nitekim, değinilen Geçici 29. maddedeki ".... veya yetkilendireceği makam..." ibaresinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesinde açılan davada verilen 07/12/2023 tarih ve E:2018/117, K:2023/212 sayılı kararda Anayasa Mahkemesi de Geçici 29. maddeyi incelerken aynı yönde değerlendirme yapmıştır.
Bu itibarla, 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı, 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı ve 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararları 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un geçici 29. maddesi kapsamındaki görülmekte olan işler niteliğinde bulunmadığından, bu maddeye dayanılarak işlem tesis edilmesi hukuken mümkün değildir.
Kaldı ki, geçici 29. maddeyle, sadece bu Kanun hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca "görümekte olan işlerin" Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağına ilişkin düzenlemeye gerek duyulmuş olması da, Özelleştirme Yüksek Kurulunun geçici 8. madde kapsamında olmadığını göstermektedir.
Açıklanan nedenlerle, yetki yönünden hukuka aykırı olan dava konusu 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı, 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı ve 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararlarında hukuka uyarlık bulunmadığından, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu kararın bu kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına gerekçesi yönünden katılmıyorum. GEREKÇEDE KARŞI OY
XX- Dosyanın incelenmesinden; taşınmazın, Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında "Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi/Turizm Merkezi ve Doğal Karakteri Korunacak Alanlar" başlığı altında yer alan "Önemli Doğal Alan" içerisinde "kentsel yerleşik alan", Muğla-Bodrum-Yalıkavak Beldesi 1/25.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında "yüksek ve düşük yoğunlukta kentsel yerleşme alanı" kullanımlarında kaldığı, 2014 yılında onaylanan 1/5000 ölçekli Yalıkavak Revizyon ve İlave Nazım İmar Planında "konut alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, park ve yol alanı", 1/1000 ölçekli Yalıkavak Revizyon ve İlave Uygulama İmar Planında da "konut alanı, park ve yol alanı" olarak belirlendiği, dava konusu edilen değişiklikler ile "ticaret+konut alanı, park, yol ve genel otopark" kullanımlarına ayrıldığı anlaşılmıştır. ... tarih ve ... sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile, dava konu taşınmazın bir kısmını kapsayan alanın 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edildiği ve bu alanda 05/11/1999 tarih ve 658 sayılı İlke Kararındaki koruma kullanma koşullarının geçerli olduğuna, aynı Kurul kararı kapsamında, taşınmazın güneyinde kalan ve mülkiyeti Hazineye ait olan ... sayılı parselde tespit edilen kaya mezarı ve sunu alanının, 2863 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında anıtsal yapı olarak tescil edilmesine, yapı grubu 1. Grup olarak belirlenen anıtsal yapı açısından ekli haritada işaretlendiği şekliyle korunma alanı belirlenmesine ve korunma alanı içerisinde Kurullarından izin alınmadan herhangi bir uygulama yapılmamasına karar verildiği görülmektedir.
Bahse konu Kurul kararı incelendiğinde, taşınmazı da kısmen kapsayan 1. derece arkeolojik sit alanı sınırı açısından herhangi bir korunma alanı veya etkileşim-geçiş sahası belirlenmesine yönelik karar alınmadığı, bir diğer deyişle, uyuşmazlık konusu taşınmazın planlamaya konu olan kısmının, herhangi bir alanın/yapının korunma alanında kalmadığı görüldüğünden, sit alanına bitişik vaziyette olsa da, koruma kurulundan uygun görüş alma zorunluluğunun bulunmadığı ve bu alanda bütüncül planlama yapılması gerekliliği açısından, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının plan yapma yetkisinin, özelleştirme kapsam ve programında bulunan taşınmazın sit alanı dışında kalan kısmı ile sınırlı olduğu sonucuna varıldığından, temyize konu Daire kararının gerekçesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan; 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğine ilişkin olarak Daire tarafından yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen rapor ve dosyanın birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu plan değişiklikleri ile getirilen kullanım kararlarının, üst ölçekli planlarda bu bölge için önerilen kentsel yerleşme kararı ile çelişmediği, ancak, üst ölçekli planlarda net biçimde ortaya konmuş olan nüfus stratejilerine ilişkin belirsizlik yaratıldığı, zira plan açıklama raporunda yalnızca kullanımlara ilişkin dağılım tablosuna yer verildiği, bunun yanı sıra planlama alanı için bir nüfus öngörüsünde bulunulmadığı, dolayısıyla bölgeye gelecek ek kalıcı nüfus için önerilen kentsel donatıların yeterli olup olmayacağı konusunda da belirsizlik yaratıldığı, dava konusu planlarda önerilen ticaret + konut karma kullanımının niteliği, ticaret ve konut alanı olarak geliştirilmesi durumunda, oluşacak donatı gereksinimi ve özellikle teknik altyapıya getireceği yük vb. konularda eksiklikler ve yetersizlikler bulunduğu ve bu durumun yarattığı belirsizliklerin şehircilik ilkeleri ve planlama esasları açısından sakıncalı olduğu, davaya konu parsellerde öngörülen fonksiyonların yer seçimi, erişilebilirlik nedeniyle doğru olmadığı, taşınmaza erişimin zorlukları nedeniyle dava konusu plan değişiklikleri ile getirilen çeşitli kullanımların burada gerçekleşmesi sonucunda ciddi bir erişim sorunu, trafik yoğunluğu, buna bağlı olarak yaşam ve mekan kalitesi sorunları yaşanacağı, bu nedenlerle 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği ve dolayısıyla dava konusu imar planı değişikliklerinde imar mevzuatına, şehircilik ilkeleri ve planlama esasları ile kamu yararına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum. GEREKÇEDE KARŞI OY
XXX- Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın, Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında "Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi/Turizm Merkezi ve Doğal Karakteri Korunacak Alanlar" başlığı altında yer alan "Önemli Doğal Alan" içerisinde "kentsel yerleşik alan", Muğla-Bodrum-Yalıkavak Beldesi 1/25.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında "yüksek ve düşük yoğunlukta kentsel yerleşme alanı" kullanımlarında kaldığı, 2013 yılında onaylanan 1/5000 ölçekli Yalıkavak Revizyon ve İlave Nazım İmar Planında "konut alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, park ve yol alanı", 1/1000 ölçekli Yalıkavak Revizyon ve İlave Uygulama İmar Planında da "konut alanı, park ve yol alanı" olarak belirlendiği, dava konusu edilen değişiklikler ile "ticaret+konut alanı, park, yol ve genel otopark" kullanımlarına ayrıldığı anlaşılmıştır. 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliklerine ait plan notlarında, "Bu plan ve plan hükümlerinde yer almayan konularda mevcut 1/100.000, 1/25.000, 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli planların plan hükümleri, 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmelikler geçerlidir." hükmüne yer verilerek alandaki meri planlara atıfta bulunulduğu, ancak imar planı notlarında atıfta bulunulan ve dava konusu işlem ile üzerinde değişiklik yapılan Muğla-Bodrum-Yalıkavak Beldesine ait revizyon+ ilave 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının (Çevre ve Şehircilik Bakanlığının... tarih ve ...sayılı işlemi ile onaylanmış) tamamının, ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptaline karar verildiği görülmektedir.
Öte yandan, dava konusu edilen parsele ilişkin olarak, "...
2.alana ilişkin mevcut imar planları mahkeme kararı ile iptal edildiğinden, altlık imar planı paftaları yerine halihazır haritalar kullanılması gerektiğinden, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılmadan halihazır haritalar üzerine ekli 1/5.000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına..." gerekçesi ile, 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla, yeni imar planlarının onaylandığı anlaşılmıştır.
Gelinen aşamada; uyuşmazlık konusu taşınmazın, 2017 yılında özelleştirme kapsam ve programına alınmasıyla, planlama yetkisinin artık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Cumhurbaşkanına ait olduğu ve davalı idareler tarafından bu doğrultuda, imar planlarında değişiklik yapıldığı görülmekle birlikte, özelleştirme kapsamındaki taşınmazı kapsayan alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca daha önce onaylanan imar planlarının hukuka aykırı bulunarak, yargı kararıyla iptaline karar verildiğinden, 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin ve dolayısıyla dava konusu değişikliklerin dayanaksız hale gelmesi nedeniyle, dava konusu plan değişkliklerinde, bu yönden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum. KARŞI OY
XXXX- 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede belirtilen ve Kanun'un uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan maddede sayılanların ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş ve maddede, genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanun'un 35. maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi hakları da "kuruluş" tanımı içerisinde yer almış; Kanun'un 2. maddesinde ise, özelleştirme uygulamalarındaki ilkeler sayıldıktan sonra son fıkrasında, Kanun'da belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tâbi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin, kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca (Kurul) belirleneceği kurala bağlanmıştır.
Kanun'un genel gerekçesinde, özelleştirmenin, geniş anlamda Devletin iktisadî faaliyetlerinin en aza indirilmesi veya tamamen ortadan kaldırılması, kamu iktisadî teşebbüslerinin Devlet bütçesi üzerindeki finansman yükünün hafifletilmesi, rekabete dayalı piyasa ekonomisinin gerçekleştirilmesi, atıl tasarrufların ekonomiye kazandırılarak sermaye piyasalarının geliştirilmesi ve bu şekilde elde edilecek kaynakların, altyapı yatırımları, savunma, eğitim ve sağlık hizmetlerinde kullanılması suretiyle ekonomide verimliliğin arttırılmasını sağlayan önemli araçlardan biri olduğu vurgulanmıştır. 4046 sayılı Kanun'un yukarıda anılan genel gerekçesinde belirtilen amacın gerçekleştirilmesine yönelik olarak Kanun'un 1. maddesinde yer alan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınması konusunda Özelleştirme Yüksek Kuruluna birtakım görev ve yetkiler tanınmış olmakla birlikte, verilen bu görev ve yetkinin, mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile özelleştirmeye konu varlığın niteliği, fiili ve hukukî durumu gözetilerek ve hukuka uygun bir şekilde kullanılması gerektiği kuşkusuzdur.
Bu nedenle, dava konusu Kurul kararının hukuka uygunluğunun, özelleştirme kapsam ve programına alınan alanın bulunduğu yer, nitelikleri, fiili ve hukukî durumları incelenerek, dava konusu alanın mevcut durumda özelleştirme kapsam ve programına alınarak özelleştirilip özelleştirilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava konusu ...tarih ve... sayılı Kurul kararıyla, "1) Mülkiyetleri Maliye Hazinesine ait ekli listede yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına,
2.Söz konusu taşınmazların satış suretiyle özelleştirilmesine,
3.Özelleştirme işlemlerinin 31/12/2021 tarihine kadar tamamlanmasına" karar verilmiş; ekli listenin 6. satırında ise Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı ve 24.865,83 metrekare yüzölçümlü taşınmaza yer verilmiştir. Kurul kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazın bir kısmının, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün ...tarih ve ... sayılı kararı ile tescil edilen “I. Derece Arkeolojik Sit Alanı” içerisinde bulunduğu anlaşılmaktadır. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanunu'nun 3. maddesinde, "Sit"in tanımı, "tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır." şeklinde yapılmış; "Devir Yasağı" başlıklı 13. maddesinde ise, Hazine'ye ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait olup, usulüne göre tescil ve ilan olunan, her çeşit korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ile bunlara ait korunma sınırları dâhilindeki taşınmazların, Kültür ve Turizm Bakanlığının izni olmadan gerçek ve tüzel kişilere satılamayacağı, hibe edilemeyeceği kurala bağlanmıştır.
Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'da varlıkların özelleştirilebileceği belirtilirken parantez içinde örnekleme yapıldığı ve benzerleri denildiği dikkate alındığında, arkeolojik sit alanlarının örnekleme yapılan varlıklara benzemediği ve kanun koyucunun hangi tür varlıkların özelleştirilebileceğine ilişkin belirlediği çerçeveye uymadığı; ayrıca 4046 sayılı Kanun ile idareye, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak amacını gerçekleştirebilecek varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına yönelik olarak yetki ve görev verildiği göz önüne alındığında; kısmen I. Derece Arkeolojik Sit Alanında kalan ve devir yasağı kapsamında korunması gereken taşınmazın satış yöntemiyle özelleştirilmek üzere kapsam ve programa alınmasının özelleştirmeden beklenen yasal amacı gerçekleştirecek mahiyette bulunmadığı ve kamu yararı amacı taşımadığı, dolayısıyla ...tarih ve... sayılı Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığından Daire kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozularak anılan Kurul kararının iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile kararın bu kısmına katılmıyorum.