Esas No
E. 2025/5454
Karar No
K. 2025/8857
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

9. Hukuk Dairesi         2025/5454 E.  ,  2025/8857 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/4029 E., 2025/264 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 70. İş Mahkemesi

SAYISI: 2024/288 E., 2024/13 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkete ait Gürcistan ülkesinde bulunan projede çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız ve kötüniyetli olarak feshedildiğini, haftanın 7 günü 07.30-19.30 saatleri arasında çalıştığını, bunun dışında haftanın 4 günü çalışmanın 21.00-22.00’ye kadar uzadığını, resmî ve dinî bayramlarda çalıştığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette çalışmasının bulunmadığını, dava dışı ... isimli Şirketin Gürcistan kanunlarına göre kurulmuş ayrı bir bağımsız Şirket olduğunu ve işbu davada Gürcistan hukukunun uygulanması gerektiğini, kabul manasına gelmemekle birlikte zamanaşımı def'inde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında davaya konu olan işlerin Gürcistan'da yapılması nedeniyle eldeki uyuşmazlığa yabancı hukuk uygulanmasına karar verildiği, Gürcistan İş Mevzuatında kıdem tazminatı düzenlemesi bulunmadığından talebin reddine karar verilmesi gerektiği, ilgili mevzuata göre davacının iş sözleşmesinin ihbar tazminatını hak edecek şekilde sona erdiği anlaşıldığından ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verildiği, davacıya ait yıllık izin belgelerinin incelenmesinde davacının hak ettiği yıllık izinleri kullandığının anlaşıldığı, buna göre yıllık ücretli izin alacağı talebinin reddi gerektiği, beyanlarına başvurulan tanık anlatımları uyarınca davacının hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığına ilişkin iddiasının ispatlandığı, karşılığı ücretin ödendiğinin ise davalı işveren tarafından ispatlanmadığı, buna göre söz konusu alacakların hüküm altına alınması gerektiği, davacının yapmış olduğu fazla çalışma karşılığı ücretin davalı işveren tarafından ödendiğinin anlaşılmasına göre talebin reddi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Gürcistan İş Kanunu çerçevesinde davanın süresinde açıldığı,Gürcistan iş hukukunda kıdem tazminatı adı altında bir alacağın bulunmadığı gerekçesiyle, kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamından, davacının hak kazandığı tüm yıllık izinleri kullandığı, dolayısıyla izin ücretine hak kazanmasının mümkün olmadığı, istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri gözetilerek yapılan incelemede, davacının ihbar tazminatına hak kazandığına yönelik mahkeme kabulünde bir hukuka aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde haftalık çalışma süresi 40 saat olarak kararlaştırıldığı, aylık 80 saat, haftalık 20 saat fazla çalışma ücretinin ücrete dâhil olduğunun belirtildiği, buna göre davacının ara dinlenmeleri hariç haftada 63 saat çalıştığı ve haftada 23 saat fazla çalışma yaptığı, haftalık 20 saat fazla çalışma ücreti aylık ücrete dâhil olduğundan, 23 saat fazla çalışmanın 20 saatlik kısmının davacının ücreti içinde ödendiğinin kabulü gerektiği, geriye kalan 3 saatlik fazla çalışma ücretinin ödendiğinin işveren tarafından yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiği, ücret bordrolarının ve ödeme belgelerinin incelenmesinde, söz konusu 3 saatlik fazla çalışma ücretinin de ödendiğinin tespit edildiği, buna göre davacının fazla çalışma ücreti alacağının reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu, hafta tatili ücreti bakımından ise davacının günlük ara dinlenme süresinin düşümü ile 10,5 saat çalışma yaptığı anlaşıldığı, iş sözleşmesine göre 10 saatlik hafta tatili çalışması ödendiğinden, davacının 0,5 saatlik ödenmeyen hafta tatili çalışma ücreti bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bu esaslar dahilinde hafta tatili ücretinin isabetli bir şekilde hesaplandığının görüldüğü, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, isabetli bir şekilde tespit edilip hesaplandığı üzere, davacının söz konusu raporda saptanan genel tatil günlerinde çalıştığı ve genel tatil ücretine hak kazandığının anlaşıldığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

1.Anayasa Mahkemesinin 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27 /1 hükmünü iptal ettiğini, bu iptal kararına göre mutad işyeri hukuku ile sıkı ilişkili hukuk arasında işçi lehine olan hukukun belirlenmesi gerektiğini, dava konusu uyuşmazlıkta sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğunu,

2.Davacının alacaklarının Gürcistan hukukuna göre de zamanaşımına uğramadığını, yabancı hukuk uygulansa bile zamanaşımı bakımından Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,

3.Bilirkişi raporunda yapılan değerlendirme ve hesaplamaların hatalı olduğunu,

4.Reddedilen tutarlar yönünden davalı taraf lehine yargılama giderine hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu uyuşmazlığa uygulanacak hukuk, davacının talep ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, alacakların hesaplanması ile vekâlet ücretine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.