9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2025/2289 E. , 2025/9096 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 7. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının yurt dışı şantiyelerinde 2003-2016 tarihleri arasında demir işleri formeni olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini, davacının çalışma süresince fazla çalışma yaptığını, hafta sonu tatili olan pazar günlerinde bir pazar istirahat edip bir pazar çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, son aylık ücretinin net 2.200,00 USD olduğunu, bankaya yatırıldığını, barınma, ısınma, temizlik ve 3 öğün yemeğin işverence sağlandığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazlarının bulunduğunu, davacının dava konusu ettiği alacak kalemlerinin çalıştığı ülke mevzuatına göre değerlendirilmesi gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2023 tarihli kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin 18.04.2015 tarihinde sona erdiği, dava tarihinin 21.02.2019 olduğu, ... ve Türkmenistan İş Kanunları uyarınca davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığı, davacının dava açma süresini geçerli bir sebeple kaçırdığına ilişkin dava dilekçesinde herhangi bir iddia ve delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; cevap dilekçesi ile somut olayda Türk hukukunun uygulanamayacağının ve alacakların zamanaşımına uğradığının davalı tarafça savunulduğu, İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde yabancı hukukun uygulandığı ve yabancı hukukta yer alan sürelere göre davanın açıldığı 21.02.2019 tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolduğu, Yargıtay 22. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin önceki görüşüne güvenerek dava açanlar yönünden, benimsenen yeni görüş nedeniyle oluşan durumun davalı lehine vekâlet ücretine ve yargılama giderine yansıtılmaması gerektiği sonucuna varılmış ise de Mahkemece arabuluculuk giderinin davalı üzerinde bırakılmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Davalının cevap ve ıslaha itiraz dilekçesinde işçilik alacaklarına 5-10 yıllık zamanaşımı uygulanması gerektiğini öne sürerek itirazda bulunduğunu, bu kapsamda davacı lehine usuli kazanılmış hak doğduğunu, usuli kazanılmış hakkın korunması gerektiğini,
2.Davalının istinaf dilekçesinde uygulanan hukuka itiraz etmediğini, bu uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanacağının kesinleştiğini, davalının uyuşmazlığın Türk hukuku uygulanarak çözüme kavuşturulmasında seçimlik hakkını kullandığını,
3.Yabancı hukuktaki zamanaşımı sürelerinin uygulanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, 4. ... iş hukukunda zamanaşımı sürelerinin yeniden başlatılmasına ilişkin hâkime takdir yetkisi verildiğini, sürelerin yeniden başlatılması gerektiğini,
5.Davacı davalı nezdinde fasılalı çalışmış olup sadece bir çalışma dönemine ilişkin iş sözleşmesi bulunduğunu, tüm uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanması gerektiğini, aksi takdirde dahi sözleşme bulunmayan diğer çalışma dönemleri açısından daha sıkı ilişkili hukuk olan Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
6.Arabuluculuk giderinin ve davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı Şirkete yükletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i, davanın süresinde açılıp açılmadığı ile yargılama gideri hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.