Esas No
E. 2024/692
Karar No
K. 2024/375
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI: ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVA: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARAR YAZIM TARİHİ:

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkili kooperatifin ... ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu, bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yapıldığını, davalı ise müvekkili kooperatif üyesi olup müvekkili kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, müvekkili kooperatifin halen tasfiye sürecine girememiş olduğunu 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerden kesin maliyet bedeli alınmadığının anlaşıldığı ve üyelerden ödenmeyen kesin maliyet bedelleri talep ve dava edildiğini, ... Asliye Ticaret Mahkemelerinde 160'dan fazla dava açıldığını ve bu davaların konusu, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerin kesin maliyet borcuna ilişkin olduğunu, Zorunlu arabulucuk hususunda;

Kooperatifler kanunu md 99 kapsamında işbu davanın ticari dava sayıldığını,

TTK 5/A maddesinde ise ticari davaların, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulacağı hükme bağlandığını, 12.04.2023 tarihinde yapılan 2023/42967 arabuluculuk dosya numarası kapsamında davalı ile görüşüldüğü ve anlaşmaya varılamadığını, taraflarınca açılan dava her ne kadar taşınmazın aynına ilişkin olmasa da nihayetinde davacı müvekkili konut yapı kooperatifi olduğundan, davalının kooperatiften ferdileşme yoluyla konut edindiğinden ve işbu dava konusunu davalı üyenin aidat borcu teşkil ettiğinden davalının kooperatiften temin ettiği taşınmazın tapu kaydına "davalıdır." şeklinde şerh düşülmesini talep ettiklerini bununla birlikte davalı ile aynı nitelikteki bir çok kooperatif borçlusu, taşınmazları başkaca kişilere satıp devretme yoluna gittiğini, bu şekilde davalının da mal kaçırma ihtimalinin bulunduğunu, davalıların böyle bir tavır sergilemesi halinde taraflarınca açılacak tasarrufun iptali davalarında tapuları devralan üçüncü kişilerin mağduriyetinin oluşmaması açısından davalının kooperatiften temin ettiği taşınmaz olan ... ili ... ilçesi Yıldırım Beyazıt mahallesi 6940 Ada 1 Parsel B Blok Bağımsız Bölüm No:16'da kayıtlı bulunan mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine "davalıdır şerhi" konulmasını talep ettiklerini, bu sayede müvekkili kooperatif, üzerine tedbir konulamayan dava konusu taşınmazın devredilmesi ve davalının mal kaçırması ihtimalinde hak kayıpları yaşamayacağını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL aidat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili kooperatife ödenmesini, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL ara ödeme (ek ödeme) alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili kooperatife ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; müvekkili 2012 yılında kooperatiften teslim aldığı taşınmazını 2017 yılında satarak devrettiğini, bağımsız bölüm tapusunun devri üzerine müvekkili de bu devirden sonra tapuyu devrederek davacı kooperatife de hem üyelikten çıkartılmasını ve hem de devir hususunu ihtar ettiğini, dosya kapsamında müvekkilinin ...

5.Noterliği’nin 15/11/2017 tarihli ve 28658 yevmiye nolu ihtarı ile kooperatif üyeliğinin sonlandırılması talep ettiğini, kararda yer verilen Kooperatiften taşınmazını edinen ortağın, üyelikten istifa etse bile edindiği taşınmazı kooperatife iade etmediği sürece istifası hüküm ve sonuç doğurmayacağına ilişkin değerlendirmenin kabulünün mümkün olmadığını, zira müvekkili istifa suretiyle kooperatif ortaklığından çıktığını ve durumu ihtaren kooperatife bildirdiğini, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 10. maddesi uyarınca her ortağın kooperatiften çıkma hakkı olduğunu, aidat ve ara ödeme alacağının zaman aşımına uğradığını, davacının talep ettiği alacak kalemleri 10 yıllık genel zamanaşımı süresini geçirdiğini, bu nedenle mahkemece zamanaşımı definin incelenerek davanın usulden reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, kooperatif aidat borcunun ve ara ödeme (ek ödeme) borcunun tahsili istemi ile davacı kooperatifin davalı kooperatif üyesi aleyhine açmış olduğu alacak davası olduğunun tespitine ilişkindir.

Mahkememizin 08/02/2024 tarihli duruşmasının 9 nolu ara kararı gereği hazırlanan Bilirkişi raporda özetle; Davalı ... hakkında herhangi bir ihraç kararına bulunmadığını, davacı ... tarafından peşin bedelli üye alınacağına ilişkin bir genel kurul yahut yönetim kurulu kararı alınmadığını, davalının normal statülü kooperatif üyesi olduğunu, davacı ...'nin 2011, 2012, 2013,2014, 2015, 216, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, ve 2022 yılları Ticari defterlerinin Noter tasdiklerinin zamanında yapıldığını, e-defter beratlarının zamanında alındığını, tutulması zorunlu Ticari defterlerin 6102 sayılı T.T.K. ve V.U.K. açısından usulüne uygun tutulmuş olduğunu, kayıtları birbirini doğruladığı tespit edildiğini, davacı ...nin Kesin maliyetinin Kooperatif bitmediği için çıkarılmadığını, ara ödemeyle alakalı herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığını, davalı ...'ın 23.12.2011 tarihli maliyet raporunda belirtilen tutardan ödemesi gereken 137.226,58 TL.. toplam maliyetten eskalasyon farkı 7.384,30TL mahsup edildiğinde ödenmesi gereken tutar 129,842,28-TL olduğunu, davalının yaptığı ödemeler toplamının 81,250,00-TL olduğunu, aradaki farkın 48.592,28-TL kesin maliyet hedelinden eksik ödeme yaptığını, bu tarihten sonraki tutarları davalının ödemesi gerektiği yönünde mahkemede kanaat oluşması durumunda bahse konu 23.12,2011- 30.06.2023 dönemi aidatlar toplamı 201.300,00-TL olarak hesaplandığını, davalının bu aidatlara yönelik 2021 Yılında Muavin defter kaydında herhangi bir ödeme yapmadığını, Davalı ...'ın maliyet raporunun hazırlandığını 23.12.2011 tarihinden önceki ve sonraki tüm aidatların hesaplamaya dahil edilmesi durumunda ödenmesi gereken tutardan 91,528,00-TL eksik ödeme yaptığını, Genel Kurul Kararı gereği ödenmesi gereken 121,000,00 TL ödemenin Davalı ... tarafından ödenmediğini, toplam aidat borcu, ara ödeme borcu ve toplam ödemelerin mahsup edilmesi sonucu; Davalı ...'ın 212.528.00-TL davacı Kooperatife borçlu olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.

Davacı vekili tarafından 12/06/2024 tarihli ıslah dilekçesi sunulmuş, ıslah edilen miktar üzerinden harç tamamlanmış, ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir. Akabinde davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkememizin 04/07/2024 tarih 2023/625 Esas 2024/692 sayılı gerekçeli kararı ... BAM.

6.H.D.'nin 16/01/2025 tarih 2024/2626 esas 2025/129 karar sayılı ilamı ile "...davacının dilekçesinde aidattan başka bir de ara ödeme talebinde de bulunduğu anlaşıldığından , mahkemece öncelikle davacı vekilinden dava dilekçesinde talep ettiği ara ödemenin tam olarak neye ilişkin olduğu sorulup açıklattırılarak, davacı Kooperatifin somut olarak hangi genel kurul ya da kurullarında alınan hangi ara ödeme kararlarına dair olduğu ve içeriğinin de neye ilişkin olduğu (Kesin maliyet, ek maliyet,ek ödeme inşaat ve finansman gideri vs) tam olarak belirlenerek kararın, ortakların mali sorumluluğunu arttırıcı ek ödeme/ek maliyet niteliğinde olup olmadığı,ilgili genel kurul kararlarına karşı açılan iptal davası olup olmadığı,varsa sonucunun ne olduğu, eşitlik ilkesine göre tüm üyelerden talep edilen bir alacak/ara ödeme olup olmadığı hususlarında ilgili tüm kooperatif kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle aynı bilirkişi kurulundan ek rapor da alınıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. (Yargıtay 6.HD 2023/361 Esas 2024/612 Karar; 2023/3162 Esas 2024/2432 Karar, 23. H.D 2021/271 Esas 2012/2407 Karar)..." gerekçesi ile kaldırılarak mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Dava, davacının davalı kooperatif üyesine yönelik aidat ve ara ödeme alacağı talebine ilişkindir.

Mahkememiz'in 18/09/2025 tarihli duruşmasında davacı vekiline BAM kararı doğrultusunda beyanda bulunmak üzere süre verilmiş akabinde 2 nolu ara kararında; Genel Kurul kararının, ortakların mali sorumluluğunu arttırıcı ek ödeme/ek maliyet niteliğinde olup olmadığı,ilgili genel kurul kararlarına karşı açılan iptal davası olup olmadığı,varsa sonucunun ne olduğu, eşitlik ilkesine göre tüm üyelerden talep edilen bir alacak/ara ödeme olup olmadığı hususlarında ilgili tüm kooperatif kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle aynı bilirkişi kurulundan ek rapor alınmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili BAM kararı doğrultusunda beyan dilekçesi ibraz etmiştir.

Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; Davacı kooperatifin ara ödemeye yönelik kararları incelendiğinde 08.04.2012 ve 01.06.2014 tarihli genel kurul kararlarında imalatın devamına ilişkin açıklama bulunduğunu, diğer ara ödeme kararlarında herhangi bir içerik belirlenmediğinin tespit edildiğini, davacı kooperatif genel kurullarında alınan ara ödeme kararlarının -takdiri mahkemeye ait olmak üzere- bilanço açığını kapatmaya yönelik bir ek yükümlülük olmadığı değerlendirildiğini, Kooperatif genel kurul kararlarının iptali veya yoklukla malul olduğuna yönelik açılan davalar incelendiğinde raporda belirtilen ara ödeme kararlarını kapsamadığını BAM kararında davacının eşitlik ilkesi doğrultusunda tüm üyelerden ara ödeme talep edip etmediğinin tespitinin talep edildiğini, Davacı kooperatifin üyelerden aidat ve ara ödeme talebine yönelik ...

1.ATM’de ve 2. ATM’de devam eden dosyaları bulunduğunu, Ancak kooperatifçe üyelerin akçalı edimlerini yerine getirmemesi üzerine kanunen gerekli işlemlerin yapılmamasının eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmeyeceğini Yargıtay 6. H.D’nin 2021/3950 E; 2022/4040 K sayılı kararında ifade edildiğini, Dosyadaki hesaplamaların incelendiğini ve ara ödeme olarak talep edilen tutarın 121.000 TL olduğunu, yapılan hesaplamada herhangi bir hatanın olmadığı bildirilmiştir.

Bilindiği üzere kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar) Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir. Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar) Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği sabittir.

Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/871 Esas 2021/1256 Karar)Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar) Kooperatif genel kurul kararları bütün üyeler için bağlayıcı niteliktedir. Kooperatif genel kurulu tarafından usulüne uygun şekilde alınan kararlar neticesi üyeler ara ödeme taleplerinden sorumlu olacaklardır. ( Yargıtay 6. H.D Esas No : 2023/4418 Karar No : 2024/375)

Davaya konu edilen aidat alacağı davacı kooperatifin 2003 ila 2022 hesap yıllarına ait olağan genel kurul toplantılarında alınan aidat istemlerine ilişkin genel kurul kararlarına dayalı olup, esasen alınan kararlar ve kararların geçerliliği tartışma konusu olmayıp bahse konu aidat alacağının belirlendiği, genel kurul toplantılarında alınan kararların geçersizliği yahut iptali yönünde açılmış bir dava da bulunmadığı anlaşılmıştır.

Davalı taraf her ne kadar zamanaşımı def'i ileri sürmüş ise de, kooperatif ile üye arasındaki üyelik ilişkisi devam ettiği sürece üyelik aidat alacağına ilişkin taleplerde zamanaşımı işlemeyeceği, ancak genel gider alacağının TBK m.147/4 hükmü uyarınca beş yıllık zamanaşımı süresine tâbi olduğu (Benzer Yargıtay (Kapatılan) 23. HD'nin 11.11.2019 tarih, 2016/5683 Esas, 2019/4634 Karar; aynı dairenin 21.12.2020 tarih, 2018/1339 Esas, 2020/4423 Karar sayılı kararları); dosyada mevcut genel kurul kararlarında genel giderler için ayrı, inşaat finansmanı için ayrı kararlar alınmadığı, tüm giderleri kapsayacak şekilde aidat kararı alındığı ve zamanaşımının söz konusu olmadığı anlaşılmakla davalının ileri sürdüğü zamanaşımı def'i yerinde görülmemiştir.

Taraflarının benzer hukukî statüde olduğu bir davada Yargıtay, önüne gelen dosyada yapmış olduğu temyiz incelemesi sonucu; "Dava kooperatif genel kurulu kararı uyarınca oluşturulan komisyon tarafından yapılan kesin maliyet hesabı doğrultusunda davalıdan talep edilen alacağa ilişkindir. Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler. Kooperatifler Kanunu 23. maddesine göre “kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler. Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir. Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu’na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir. Somut olayda; Kooperatif Ana Sözleşmesinin kesin maliyete ilişkin 61. maddesi ve kur’a çekimine ilişkin 62. maddesinde değişiklik yapılarak kooperatifin etap etap yapılacağı, inşaat bittikçe biten binalar için kur’a çekileceği ve çıkarılan kesin maliyet hesabına göre % 10 fazla ödeyenlerin bağımsız bölümlerinin teslim edilerek kooperatiften istifa edebilecekleri ana sözleşme hükmü olarak belirlenmiştir. Bu ana sözleşme hükmü; gerek kanunla belirlenen kooperatiflerin ana ilkesine, gerekse eşitlik ilkesine aykırıdır. Her ne kadar ana sözleşme değişikliği ile ilgili iptal davası açılmamış ise de kanuna aykırı kararlar yok hükmünde olacağından her zaman göz önünde bulundurulur. Ana sözleşmenin 61 ve 62. maddelerindeki değişiklikler Kooperatifler Kanununda çerçevesi çizilen ana ilkelere ve eşitlik ilkesine aykırı olduğundan yok hükmünde oldukları eldeki davada da gözetilmelidir. Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir. Yine somut olaya gelindiğinde kooperatif yukarıda belirlenen gerekçeyle geçersiz olan ana sözleşmenin 61 ve 62. maddesi uyarınca kesin maliyet hesabı çıkartıp bu bedeli davalıdan talep etmiş ise de henüz tüm inşaatlar bitmeden yapılacak kesin maliyet hesabı hiçbir zaman kesin maliyet sonucunu vermeyecek, her genel kurul sonrasında yapılacak hesaplamaya göre ortaklardan yeniden talepte bulunma zorunluluğu doğacaktır. Bu gerekçeler doğrultusunda kanuna aykırı olarak düzenlenen ana sözleşme uyarınca belirlenen bedelin davalıdan talep edilebilmesini kabul etmek mümkün değildir. Ancak kooperatif, inşaatlarının bitmesini müteakip yapılacak kesin hesap sonucunda belirlenen bedeli bağımsız bölüm teslim alan ortaktan kooperatiften istifa edip etmediğine bakılmaksızın talepte bulunulabilecektir. Bu durumda mahkemece eldeki davanın erken dava olduğu gerekçesiyle reddi ile masraf ve vekalet ücretinin bu doğrultuda sonuçlandırılması gerekirken yazılı gerekçelerle kabulü doğru görülmemiştir." şeklinde karar vermiştir (Yargıtay 6. HD'nin 20.01.2022 tarih, 2021/6310 Esas, 2022/185 Karar sayılı kararı). Esasen davacı da bu kararı emsal göstererek davalı kooperatif üyesine karşı eldeki davayı açmıştır. 1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlen ve anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmüne yer verilmiştir.

Dolayısıyla yapımı devam eden inşaatların finansmanı için gerekli bulunan kesin maliyet bedelinin hesaplanarak, taşınmazını devralan yahut henüz devralmayı bekleyen kooperatif üyelerinden tahsili istemi yerinde olduğu gibi, kesin maliyetin veya buna benzer inşaat finansmanı için zorunlu giderlerin aidat alacaklarına eşitlik ilkesi de gözetilerek yansıtılmasında bir sakınca bulunmamaktadır. Yukarıda alıntılanan emsal Yargıtay kararında da belirtildiği gibi; taşınmazın, davalı kooperatif üyesine devredilmesi, genel giderlere ve inşaat finansmanı için zorunlu bulunan giderlere katılım borcunu ortadan kaldırmamaktadır.

Genel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidat bedelinin süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Dolayısıyla dosyadaki mevcut genel kurul kararları çerçevesinde davacının dava tarihinden (ıslah edilen tutar yönünden ıslah tarihinden) itibaren asıl alacağa faiz işletilmesi istemi yerinde görülmüştür.

Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının üyesi olan davalıdan kooperatif üyeliğinden kaynaklı kesin maliyet bedelinin de içerisinde yer aldığı kooperatif aidat ve ara ödeme alacağını talep edebileceği, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının talep edebileceği aidat alacağının 91.528,00-TL olduğu, ara ödeme alacağının 121.000-TL olduğu, kooperatif aidat alacağı ve ara ödeme alacağının en geç dava tarihinde (ıslah ile artırılan tutar yönünden ıslah tarihinde) muaccel olacağı gözönüne alındığında, davalının bu borcuna genel kurulda kararlaştırılan yıllık %18 (aylık %1,5) oranı üzerinden gecikme faizi uygulanacağı sonuç ve kanaatine varılmış ve davanın kabulü ile 212.528,00-TL'nin davanın ıslah tarihi olan 12/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;

1.Davanın KABULÜ ile 212.528,00-TL'nin (91.528,00-TL'sinin aidat borcu, 121.000,00-TL'sinin ara ödeme olmak üzere) ıslah tarihi olan 12/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.Alınması gereken 14.517,78-TL karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 179,90-TL harcın ve 3.627,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 10.710,89‬-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,

3.Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 385,4‬0-TL, ıslah harcı 3.627,00-TL, posta ve tebligat masrafı 450,00-TL, bilirkişi ücreti 5.500,00-TL olmak üzere toplam 9.962,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

7.Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ve davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/01/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.