Aramaya Dön

11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/789
Karar No
K. 2026/16
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/789 Esas
KARAR NO: 2026/16
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/12/2024
KARAR TARİHİ: 13/01/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, mutfağında kullanmak üzere,17.07.2019 tarihinde, ... ... isimli satıcıdan, ... numaralı fatura ile ... marka 4 kapılı siyah buzdolabı satın alındığını, buzdolabı, soğutma yapmayarak arızalanması nedeniyle 27.06.2024 Tarihinde Yetkili servis tarafından tamir edilmek üzere alındığını, Servis tarafından yapılan incelemeler sonucunda gövdede gaz kaçağı olduğu, gövdenin yedek parça olarak geçmemesi nedeniyle ürünün değişiminin uygun olduğu tespit edilerek, tarafına servise düzenlenen hatalı ürün iade değişim talep formu verildiğini, bu formun üzerine de ücret iadesi kaşesi vurulduğunu, bu formla davalıya başvurulduğunu, buzdolabının aynısı ve veya aynı özelliklerdeki başka bir buzdolabı ile değiştirilmesi istendığını ancak davalının taleplerini ne kabul etiğini ne de zararını giderdiğini, buzdolabının, gizli ayıbı nedeniyle arızalanması ve tamir edilememesi nedeniyle mağdur olduklarını ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; ayıplı buzdolabının ayıpsızıyla değişimini, mümkün olmazsa aynı özellikteki buzdolabının güncel ücretinin tarafımıza iadesini , o da mümkün olmazsa, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve artırılmak üzere, 16.500,00-TL ( on altı bin beş yüz TL ) tazminatın fatura tarihinden itibaren, eğer kabul edilmezse zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ithalatçı sıfatını haiz olması ve satış sözleşmesinin tarafı olmaması nedeniyle işbu davanın husumet yokluğu yönünden reddi gerektiğini, "6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun satım sözleşmesinde ayıp halinde alıcının seçimlik haklarını düzenleyen 227’inci maddesinde, satıcı haricinde kalan kişilere ayıptan doğan haklar bakımından herhangi bir sorumluluk yüklenmemiştir." şeklinde düzenlendiğini, satım sözleşmesinde ayıptan doğan seçimlik hakların doğrudan yöneltilebileceği tek kişi satıcı olduğunu, satış işlemi, Davacı ... Ve Tic. A.Ş. İle dava dışı ... Tic. Ltd. ŞTİ.'ne (... ...) aralarında gerçekleştirilen bir işlem olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir satış sözleşmesi bulunmadığından TBK m. 231 uyarınca ayıptan sorumluluk satıcıya ait olup, ithalatçı sıfatını haiz müvekkili şirketin herhangi bir doğrudan sorumluluğu bulunmadığını, davacı taleplerini satış sözleşmesinin tarafı konumunda bulunan ... Tic. Ltd. Şti.'ne (... ...) yöneltmesi gerektiğini, ihtiyari garanti olarak nitelendirilebilecek bu durum bakımından ise fatura tarihinden itibaren 3 yıl söz konusu olan garanti süresinin 17/07/2020 tarihinde sona erdiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki olmaması nedeniyle müvekkili şirkete yöneltilen talepler hukuka aykırı olduğunu, işbu davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, zamanaşımı sebebiyle garanti kapsamı dışında kalan dava konusu cihaza ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, dava konusu cihazın satın alma tarihi 17/07/2019 tarihi olup müvekkili şirket tarafından öngörülen 3 yıllık (garanti) zamanaşımı süresi 17/07/2020 tarihi itibari ile sona ermiş olduğunu, bu kapsamda 6098 sayılı Kanun’un zamanaşımı başlıklı 231. Maddesi uyarınca kanun koyucu tarafından 2 yıl öngörülen zamanaşımı ve ayıplı maldan sorumluluk süresi sone erdiğinden işbu davanın sayın mahkemenizce reddi gerektiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; husumet ve zamanaşımı itirazları dikkate alınarak usul ve yasaya aykırı davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.

DELİLLER

Davacı yan delil olarak; Satış faturası, Servis kayıtları ve iade değişim formu, Ticari defterlerimiz ve şirket kayıtlarımız, Bilirkişi incelemesi, Tanık anlatımları, Keşif ve sair yasal delillere dayanmıştır. Davalı yan delil olarak; Bilirkişi İncelemesi, servis formları, fatura, emsal kararlar ve davacı tarafın sunacağı delilere karşı ve ilgili her türlü yasal delillere dayanmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Dava; davacı tarafın ... marka buzdolabının ayıplı olduğu iddiası ile buzdolabının ayıpsız misli ile değiştirilmesi mümkün olmaz ise güncel bedelin iadesi, bu da kabul edilmez ise zararın genel hükümlere göre tazmini talebine ilişkindir.

TTK.'nın 23. Maddesinde, bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı, maddenin c fıkrasında, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı,

TBK'nın 223. maddesinin ikinci fıkrasında ise alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğunun sonradan anlaşılması halinde, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği, bildirilmezse satılanın bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı,

TBK'nın 225. maddesinde, ağır kusurlu olan satıcının, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacağı,

TBK'nın 231. maddesinde, satıcının daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, ayıptan kaynaklı sorumluluğa ilişkin her türlü davanın, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, son fıkrasında ise satıcının, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu olmasında iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamayacağının düzenlendiği anlaşılmıştır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu, fatura ve servis formu sureti ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu ... marka dört kapılı buzdolabının davacı tarafından 17/07/2019 tarihli ... nolu fatura ile 16.500,00 TL bedelle dava dışı ... Tic.Ltd.Şti.'den satın alındığı, buzdolabının arızalanması üzerine davacı tarafça, yetkili servise 27/06/2024 tarihinde cihazın soğutmadığı şikayeti ile başvuru yapıldığı, arızanın dava konusu buzdolabının gövdesinde meydana gelen gaz kaçağından kaynaklandığı, yetkili servis tarafından düzenlenen 27/06/2024 tarihli yetkili servis formunda da bu durumun açıkça belirtildiği bu durumun davacının kullanımından kaynaklı olduğu yönünden herhangi bir delil sunulmadığı, gövdenin yedek parça olmadığı, dava konusu buzdolabının arızasının, değişimi mümkün olmayan ana gövdesinde meydana geldiği, arızanın üretimden kaynaklandığı ve onarımı mümkün olmadığı gibi parça değişimi ile de arızanın giderilemeyeceği, şu halde buzdolabının kullanımla ortaya çıkabilecek nitelikte gizli ayıplı olduğu bu nedenle davacının gözden geçirme yükümlülüğünden de bahsedilemeyeceği, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre yetkili servise yapılan başvurunun ayıp ihbarı olarak kabul edilmesi gerektiği, bu durumda davacının süresinde ayıp ihbarında da bulunduğu anlaşılmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ithalatçı olduğunu satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bahisle müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını ileri sürmüştür.

Davalı tarafın kabulünde olduğu üzere davalının ithalatçı olduğu ve dava konusu ürüne garanti verildiği dolayısıyla davalının ayıptan sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürmüştür. Ancak yukarıda açıklandığı üzere ayıbın üretimden kaynaklı ve kullanılmakla ortaya çıkacak gizli ayıp niteliğinde olduğu ve ağır kusurla davacıdan gizlendiği, bu nedenle iki yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının mümkün olmadığı gibi garanti süresinin dolmasının da sonuca etkili olmadığı, her ne kadar söz konusu buzdolabı 5 yıl sorunsuz kullanılmış ise de, işlevi gereği çok daha uzun yılları hizmet görmesi gerektiği, davacının ayıplı buzdolabının ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin hakkaniyete ve somut olayın özelliğine uygun olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜ İLE;

1.Davacı tarafından 17/07/2019 tarihli ... nolu fatura ile satın alınan ... nolu, ... model ... marka 4 kapılı siyah ayıplı buzdolabının davalı tarafından aynı özelliklere sahip ayıpsız misli ile değiştirilerek davacıya verilmesine,

2.Dava konusu buzdolabının misli ile değiştirilmesinin mümkün bulunmaması halinde 2004 sayılı İİK'nin 24.maddesi gereğince işlem yapılmasına,

3.Dava konusu buzdolabının davacı tarafından davalıya iadesine,

4.Alınması gerekli 1.127,11-TL ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile 699,51-TL eksik ilam harcının davalıdan alınarak hazine gelir kaydına,

5.Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 148,30-TL vekalet harcı, 15.255,00-TL Bilirkişi ücreti/posta/reddiyat gideri olmak üzere toplam ‬‬‬16.258,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

6.Davacı taraf vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 16.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

7.Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

8.Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

9.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Dair, miktarı itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı.13/01/2026 Katip ... E-İMZA Hakim ... E-İMZA

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog