Esas No
E. 2025/1453
Karar No
K. 2025/5069
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2025/1453 E.  ,  2025/5069 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/2188 E., 2024/2522 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/1025 E., 2024/503 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 1 58... parsel sayılı taşınmazın mülkiyeti Hazineye ait iken ekte sunulan krokide işaretli 300,00 m²'lik alanı müvekkillerinin kök murisi ...'nin, ölümünden sonra ise ölen eşi ... ve davacı çocukları ..., ... ve ...'in kullandığını ve halihazırda taşınmazın kullanılmaya devam edildiğini, Hazine arazilerinin zilyetlere satışı için Avrupa Yakası Milli Emlak Daire Başkanlığının uzun yıllardır yapmış olduğu çalışmalarda dava konusu taşınmaza ... ve ölümü ile eşi ...'nin zilyet olduğunun tespit edildiğini, ancak dava konusu alanın hiçbir şekilde zilyetliği söz konusu olmayan davalı ... adına tapuya tescil edildiğini ileri sürerek, 1 58... parsel sayılı taşınmazda davalının ekteki krokide işaretli 300,00 m²'lik payının iptali ile müvekkillerinin miras payları oranında adlarına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Milli Emlak tarafından müvekkiline satışı yapılan taşınmaz için müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, bu taşınmazın kullanıcılarının ve zilyedin tespiti için davacıların da başvuruda bulunduğunu; ancak Milli Emlak Müdürlüğü tarafından son karar ile müvekkili adına kaydı yapıldığını ve Kurum tespitinden sonra müvekkili tarafından belirlenen bedelin ödenerek taşınmazın satın alındığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Hazine tarafından mülkiyetinde bulunan taşınmazın satışına karar verildikten ve tapuya tescil edildikten sonra zilyetlik iddiasının dinlenmesine olanak bulunmadığı ve Hazine tarafından idari işlemin iptaline karar verilmediği gerekçesiyle, davanın esastan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın uyuşmazlık konusu bir kısım hissesinin davalıya satışının 4706 sayılı Kanun'un geçici 22. maddesi uyarınca idare tarafından yapıldığı, idari işlemin iptal edilmeden adli yargı yerinde açılan bu davanın görülmesinin mümkün olmadığı, davanın ön şart yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, yanılgı ile davanın esastan reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu; ancak ret kararının sonuç itibarıyla doğru olduğu gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;

1.İstinaf kararının hatalı olduğunu, ön şart yokluğundan davanın reddi durumunda davanın esasına girilmemiş olunacağını, müvekkillerinin harç ve vekalet ücretinden daha az sorumlu olacaklarını, istinafın yeniden hüküm tesis etmesi gerektiğini,

2.İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin de hatalı olduğunu, zira dava konusu taşınmazın davacı müvekkillerin zilyetliğinde olduğunun davalılarca da ikrar edildiğini beyan etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2. maddesi; istinaf kanun yolu bölümü içerisindeki, duruşma yapılmadan verilecek kararlar başlığı altında; ''HMK madde 353 (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; ...

b)Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak;

2.Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, ... duruşma yapılmadan karar verilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.

Somut olaya gelince, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde, İlk Derece Mahkemesince davanın ön şart yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken hatalı şekilde davanın esastan reddine karar verildiğinin belirtilmesine rağmen, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ret kararının sonuç itibarıyla doğru olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog