Esas No
E. 2025/2072
Karar No
K. 2025/6748
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

8. Hukuk Dairesi

E. 2025/2072 K. 2025/6748 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2072, K. 2025/6748, T. 17.11.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2072
Karar No
2025/6748
Karar Tarihi
17.11.2025
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

8. Hukuk Dairesi         2025/2072 E.  ,  2025/6748 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/115 E., 2024/3015 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/171 E., 2022/353 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.Kullanım kadastrosu sonucunda, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 98... parsel sayılı 367,33 metrekare yüzölçümlü taşınmaz; kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "3303 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağı, kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı şirketlerince iktisap ve sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği" şerhi verilerek, çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.

2.Davacı ... vekili dava dilekçesinde; taşınmazın müvekkilinin fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine müvekkili adına şerh verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "dava konusu taşınmazdaki kullanıcının tespiti için 3303 sayılı Taş Kömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'a 2015 yılında eklenen ek-1 maddesine göre taşınmazın 14.11.1999 tarihindeki zilyedi veya fiili kullanıcısı olması gerektiği, dinlenen taraf tanıklarının ve mahalli bilirkişilerin beyanları dikkate alındığında davacının dava konusu taşınmazı 1999 yılından önce kullanmaya başladığı ve hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca taşınmazın çalılık vasfında olmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "mahkemece usulünce yapılan keşif, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile özellikle keşfe katılan ziraat bilirkişi raporunda sabit olduğu üzere dava konusu taşınmazın tamamının tarımsal amaçla kullanıldığı göz önüne alındığında, taşınmazın 14.11.1999 tarihi ve öncesinde davacı tarafından kullanılan yerlerden olduğu, taşınmazla ilgili 14.11.1999 tarihi ve öncesine ait herhangi bir kamuya tahsis işlemi de bulunmadığı, 3303 sayılı Kanun'un ek 1.maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında 20 yıllık zilyetlikle kazanma koşulları aranmayıp, taşınmaz üzerinde fiili hâkimiyet sağlamaya yetecek fiili bir kullanımın yeterli olduğu " belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davacının dayandığı belgelerin dava konusu taşınmaza ilişkin olmadığını ve zilyetliğini ispatlayamadığını, dava konusu taşınmazın çalılık vasfında olduğunu ve zilyetliğe konu olamayacağını, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog