8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2024/65 E. , 2025/6496 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil Orman İdaresi vekili, davalı aslı müdahil ile ... ve arkadaşları ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, ... ve arkadaşlarının duruşmalı temyiz inceleme isteklerinin gider yokluğundan reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Bartın ili Ulus ilçesi ... köyünde bulunan 1 28... parsel sayılı taşınmaz, 2009 yılında yapılan kadastro sırasında, ahşap ev ve kargir 3 katlı ev ve ahşap samanlık ve bahçesi vasfıyla bir kısım ... mirasçıları adına tespit edilmiş ise de dava konusu taşınmazın Ulus Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/135 Esas ve Ulus Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/150 Esas sayılı dosyalarında davalı olması nedeni ile tutanağın yüzölçüm hanesi boş bırakılarak kadastro tutanağı kadastro mahkemesine devredilmiş, Ulus Kadastro Mahkemesinin 2009/59 Esas sayılı dosyasına davalı olarak kaydedilmiştir.
Birleştirilen Ulus Kadastro Mahkemesinin 2009/117 Esas ve 2009/19 Karar sayılı dosyasında; davacılar ... ve ... vekilinin Ulus Sulh Hukuk Mahkemesine sunduğu 10.07.2008 tarihli dava dilekçesiyle; ... ve ...'e karşı, sınırlarını bildirdiği 9.540 m² yüzölçümlü taşınmazın davacıların mülkiyetinde olduğu, bu taşınmazın doğusunda bulunan yol ile bu yolun bir kısmını oluşturan dere yatağının diğer sınırında davalıların kullanımında olan taşınmazın bulunduğu, davalıların dere yatağını doldurmak ve yol olarak kullanılan kısmı da kendi yerlerine dahil etmek sureti ile müdahalede bulundukları iddiası ile davalıların yol ve dere yatağına yaptıkları müdahalenin men'ini talep etmişler; Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/150 Esas ve 2009/218 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaz hakkında 1 28... parsel sayısı ile kadastro tutanağının tutulduğu, görevli Mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş; Kadastro Mahkemesince, dava konusu taşınmazın Kadastro Mahkemesinin 2009/59 Esas sayılı dosyasında davalı olması nedeni ile dosyaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
Birleştirilen Ulus Kadastro Mahkemesinin 2010/50 Esas ve 2010/23 Karar sayılı dosyasında; davacı ... vekili; Ulus Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 26.02.2003 tarihli dava dilekçesi ile ...'e karşı, sınırlarını bildirdiği, muris ...'den kalan eski ev bahçesine davacının 1984 yılında yeni bir evin inşaasına başladığı ve bu evi tamamladığı, bu evde kardeşi ...'in eşi davalının oturmaya başladığı, davalının eşi ve davacının da kardeşi ...'in 1983 yılında bir trafik kazasında yaralandığı sonra da böbrek hastası olduğu ve ölene kadar çalışabilme erkinden yoksun kaldığı, bu durum karşısında davacının hem bu evin yapımını hem de davalı ile çocuklarının geçimini üstlendiğini, buna rağmen davalının bu evi kendisinin yaptırdığını ileri sürdüğünü belirterek, dava konusu taşınmazda bulunan evin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiş, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/135 Esas ve 2009/112 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaz hakkında 1 28... parsel sayısı ile kadastro tutanağının tutulduğu, görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş; Kadastro Mahkemesince, dava konusu taşınmazın Kadastro Mahkemesinin 2009/59 Esas sayılı dosyasında davalı olması nedeni ile dosyaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
Birleştirilen dosyalar üzerinden yapılan yargılama sırasında; Ulus Adliyesinin kapanması sonucu dava; Bartın Kadastro Mahkemesine devredilmiş, 2013/52 Esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda; birleştirilen 2010/59 Esas sayılı dosyadaki davacı ...'in davasının kabulüne, birleştirilen 2009/117 Esas sayılı dosyadaki davacılar ... ve ...'ün davalarının ayrı ayrı reddi ile; asıl (davalı olarak gönderilen 1 28... parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanağının kaydedildiği dosya) ve birleşen dosyalarda davalı olan ölü ... mirasçıları adına miras payları oranında tesciline, 28.11.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (D) harfi ile gösterilen 3 katlı kargir evin ...'e ait olduğunun beyanlar hanesine şerhine, dava konusu 1 28... sayılı parsel ile dava dışı 2 03... ve 17 parsel numaralı taşınmazlar arasında kalan aynı tarihli fen bilirkişi raporunda koordinat noktaları belirlenen kısmın aktif dere yatağı ve derenin etkisi altında kalan alanda yer aldığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirlenmekle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 16/C maddesi gereğince tespit dışı bırakılmasına karar verilmiş; hükmün, birleştirilen dosya davacısı ... ve ... ile bir kısım davalılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.10.2016 tarihli ve 2016/1802 Esas, 2016/8355 Karar sayılı ilamıyla; hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamında özetle; "...3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5, 26, 27... /2. maddelerinde kadastro tespit tarihinden önce dava konusu olan taşınmazlar hakkında ne gibi işlem yapılacağı gösterildiği, davacının davalılar aleyhine açtığı dava nedeniyle dava konusu taşınmaz hakkında malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit tutanağı düzenlendiği, bu tür davalarda Hazine ve çekişmeli taşınmazın sınırında orman parseli bulunduğuna göre, Orman Yönetimi davaya dahil edilerek husumetin yaygınlaştırılması, usulünce orman araştırması yapılması, 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile İlk Derece Mahkemesince re'sen lüzum görülen diğer deliller toplandıktan sonra dava konusu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile edinilebilecek taşınmazlardan olup olmadığının belirlenmesi, taşınmazın orman sayılmayan ve özel mülke konu olabilecek taşınmazlardan olduğunun tespiti halinde taraflar lehinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının bilirkişi raporları ile denetlenerek oluşacak sonuca göre hüküm kurulması" gereğine değinilerek, sair hususlar incelenmeksizin hüküm bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında Orman İdaresi, davaya müdahil olmuş ve taşınmazın tamamının orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Davalı sıfatı ile davanın tarafı olan ... ve arkadaşları vekili sundukları asli müdahale dilekçesi ile; dava konusu taşınmazın kök muris ...'den geldiğini, kök murisin 1976 yılında öldüğünü, 1984 yılında davaya konu evin yapılmasına karar verildiğini, evin 1994 yılında tamamlandığını, kök muris ... mirasçısı ve davalı ...'nin eşi olan ... ile davacı ...'nın bu evi birlikte inşaa ettiklerini, orta katta kendilerinin üst katta davacı ...'nın 2003 yılına kadar oturduklarını sonra eldeki davanın açıldığını, 1 28... parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin kök muris mirasçıları arasında yapılan taksimle 1/3 eşit hisselerle davacı ..., ... eşi ... ve ...'e kaldığını, evin ise ... ve ... eşi ... ait olduğunu ileri sürerek, 1 28... parselin 1/3 payının müvekkillerine ve dava konusu olan 3 katlı evin ise 1/2 sinin müvekkilleri adına tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "denetime elverişli bilirkişi raporlarına göre taşınmazın kısmen orman sayılan yerlerden, kısmen dere yatağı vasfında olduğu, bunlar dışında kalan kısmın ise kök muris ...'den kaldığı, mirasçılar arasında usulünce miras taksimi yapıldığının kanıtlamadığı, kök murisin mirasçılarından ..., ..., ... ile ...'ın paylarını ivazsız olarak birleşen dosya davacısı ...'e devrettiklerine dair köy senetlerini imzaları ile tasdik ettikleri, kök murisin mirasçılarından ...'in sonradan (01.05.2023 tarihinde) bilavelet vefat etmesi nedeniyle miras payının kardeşlerine geçtiği, köy senetleri ile yaptıkları devrin kendi miras payı olup kardeşleri ...'den intikal eden payı içermediği, bu miras payının, yeni bir miras ortaklığından doğan pay olduğu için önceki miras payını devralana yani ...'e geçmeyeceği, üç katlı kargir evin, birbirini doğrulayan tutarlı oluşa uygun davacı tanıklarının beyanlarıyla da desteklendiği üzere ... tarafından yaptırıldığı gerekçeleri ile; ... tarafından açılan birleşen 2010/59 Esas sayılı dava dosyasının toplanan delillerle ispatlandığı vicdani sonuç ve kanaatine varıldığından kabulüne; ... ile ... tarafından açılan birleşen 2009/117 Esas sayılı dava dosyasının ve ..., ..., ..., ... ve ... vekili taraflarından açılan asli müdahale davasının toplanan delillere göre yerinde görülmediğinden ayrı ayrı reddine; Orman İdaresi tarafından açılan asli müdahale davasının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine; Bartın ili Ulus ilçesi ... köyünde kain 1 28... parsel numaralı taşınmazın, 24.05.2023 tarihli rapor ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 6226,06 m² kısmının kök muris ...'den kaldığı ve taksim edilmediği anlaşılan dosya arasındaki Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/790 Esas sayılı veraset ilamına göre toplam 1728 hisse itibar olunarak; payları oranında ... ve diğerleri adına, pay miktarı yazılı tüm hak sahipleri arasında verasete iştirakli olarak, tapuya kayıt ve tesciline, 24.05.2023 tarihli rapor ekindeki krokide "KA 3" belirtmesi ile gösterilen üç katlı kargir evin 67...38 TC Kimlik Numaralı ...'e ait olduğunun beyanlar hanesine şerhine,
Bartın ili Ulus ilçesi ... köyünde kain 1 28... ve 2 03... parsel numaralı taşınmazların arasında bulunan, fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24.05.2023 tarihli rapor ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen, 33,17 m² yüzölçümlü kısmın; toplanan delillere göre, aktif dere yatağı ve derenin etkisi altında kalan alan kapsamında yer aldığı, bu suretle Devletin hüküm ve tasarrufu altında yer alan taşınmazlardan olduğu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı gibi sınırlandırmaya da tabi olmadığı hususları gözönüne alınarak 3402 sayılı Kanun'un 16/C maddesi gereğince tespit dışı bırakılmasına,
Bartın ili Ulus ilçesi ... köyünde kain fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24.05.2023 tarihli rapor ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen, 275,89 m² yüzölçümlü kısmın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline" karar verilmiş; hüküm asli müdahil Orman İdaresi, davalı asli müdahil ... ve arkadaşları ile Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1.Asli müdahil Orman İdaresi ve Hazine vekillerin tüm, asli müdahil ... ve arkadaşlarının ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları bakımdan;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil Orman İdaresi ve Hazine vekillerinin tüm, asli müdahil ... ve arkadaşlarının aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Asli müdahil ... ve arkadaşlarının dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesata ilişkin temyiz itirazları bakımından;
İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmaz üzerinde olan evin davacı ... tarafından yapıldığı, davalı asli müdahil ...'in beyanlarının aksine yapının inşa edildiği zaman aralığında birleşen dosya davacısı ...'nın ekonomik durumu, davalının eşi müteveffa ...'in ekonomik-sosyal durumu ile mevcut rahatsızlığı, katkının miktarıyla alınan davalı beyanlarından ve hatta tanıklarının sair duyuma dayalı ifadelerinden yardım maksatlı eylemler dışında evin mülkiyetinin edinilmesine yeter delilin ibraz edilemediği gerekçesiyle asli müdahillerin taleplerinin reddine karar verilmişse de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif ve duruşma sırasında dinlenen ve söz konusu muhdesatın inşaatı sırasında bizzat çalışan tanık ve tarafsız mahalli bilirkişi beyanlarında; "dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan üç katlı evin davalı ... asli müdahil ...'in eşi ... ile kardeşi ... tarafından birlikte yapıldığı, malzemelerin ortak getirildiğini, davalı ...'nin hayvancılık ile uğraştığını, inşaat sırasında hayvanların bir kısmını satarak elde ettiği geliri de ev inşaatı için kullandığını,evin 1983-984 yıllarında yapılmaya başlandığını, inşaat sırasında davalının köyde yaşıyor olması nedeni ile bizzat işçilerin ihtiyaçları ile ilgilendiğini, evin tamamlanmasının 10-12 yıl kadar sürdüğü, inşaat yapımından sonra üst katta davacının, orta katta davalı ... ve ailesinin dava açılana kadar oturduğunu" şeklindeki beyanlara, davalı ...'nin inşaatın bitiminden davanın açıldığı tarihe kadar yaklaşık on yıl süre ile bu evde oturduğuna, davacı ...'nın daha fazla emek ve katkısının olmasının, davalı asli müdahil ... lehine şerh verilmesine engel olmayacağına ve davaya konusu muhtesatın davacı tarafından kendi adına ve hesabına meydana getirildiğinin duraksamasız şekilde belirlenemediğine göre, davalı asli müdahil ... ve arkadaşlarının muhdesata ilişkin taleplerinin "oturmakta oldukları muhdesatın ikinci katı" bakımından kabul edilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle; asli müdahil Orman İdaresi ve Hazine vekillerin tüm, davalı asli müdahil ... ve arkadaşlarının ise (2) no.lu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle; davalı asli müdahil ... ve arkadaşlarının dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesata ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile muhdesata ilişkin kurulan hükmün BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.