6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2025/3163 E. , 2025/3836 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
ASIL VE BİRLEŞEN 2010/198 E., 2014/492 E. ve 2020/550 E.
ASIL VE BİRLEŞEN 2010/198 E., 2014/492 E. ve 2020/550 E
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin üyesi olduğu davalı kooperatifin teslim etmesi gereken daireyi teslim etmediğini, bu daire yerine dükkan tahsisine yönelik talebinin de kabul edilmediğini ileri sürerek, davalı kooperatifin elinde bulunan daire ya da dükkanlardan birinin davacıya tahsis edilmesini, bu mümkün olmadığı takdirde davacının şimdiye kadar ödemiş olduğu 61.328,00 TL aidatın davacıya iadesi ile davacıya teslim edilmesi gereken daire veya dükkanın rayiç değeri ile maliyeti arasındaki fark olarak 10.000,00 TL tazminatın, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 30.10.2009 havale tarihli dilekçesiyle, dava dilekçesinin 3.bendindeki taleplerini, davacıya daire veya dükkan verilemediği takdirde 71.328,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini istedikleri şeklinde ıslah ettiklerini açıklamıştır.
2.Birleşen 2010/198 E. sayılı davada davacı vekili; müvekkilinin davalı kooperatiften 61.328,00 TL aidat alacağı ve 27.335,85 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğunun saptandığını, davada talep edilmeyen işlemiş faiz alacağına ilişkin olarak icra takibine girişildiğini, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
3.Birleşen 2014/492 E. sayılı davada davacı vekili; müvekkili tarafından Karşıyaka 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/101 E. sayılı dosyası ile ... Konut Yapı Kooperatifi aleyhine açılan davanın yargılaması sonunda, "davalı kooperatif tarafından davacı ortağa konut-dükkan üretip teslim etmesinin mümkün olmaması nedeni ile davacının hakettiği tazminat tutarının 98.516,71 TL olduğu, taleple bağlı kalınarak 71.328,00 TL tazminata hükmedilmesi gerektiği" gerekçesiyle 71.328,00 TL tazminatın davalı kooperatiften alınarak müvekkiline ödenmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verildiğini bildirerek sözü edilen dosyada hüküm altına alınmayan 27.188,71 TL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
4.Birleşen 2020/550 E. sayılı davada davacı vekili; Karşıyaka 3. ... Müdürlüğü'nün 2019/1 ... sayılı dosyasında ... idaresi üyeleri tarafından müvekkili ...'in kesinleşen ilamlı takip sonucunda 250.000,00 TL alacaklı olduğunun ... dosyası ile sabit olduğu halde kesinleşen alacaktan sadece 139.626,43 TL sinin kabul edildiğinin bildirildiğini, fazla kısmın reddedildiğini ileri sürerek aradaki farkın 110.373,57 TL'nin kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl ve birleşen 2010/198 E., 2014/492 E. davalarda davalı vekili; davacının kooperatife 85 m²'lik konut tahsisi için üye olduğunu ve aidat ödemelerini buna göre yaptığını, davacıya tahsis edilen 85 m²'lik konutların inşaa edilemediğini, davacının talep ettiği 165 m²'lik konutlar yönünden ise şimdiye kadar ödediği aidat miktarı yetersiz kaldığından, bu konutlardan verilemeyeceğini, davacının aidat iadesinin ise ancak üyelikten istifa halinde bilanço tasdikinden bir ay sonra yapılabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen 2020/550 E. sayılı davada davalı vekili; davanın süresinde açılmadığını, davacının dava dilekçesinde sıra cetvelindeki sırasına itiraz ettiğine dair cümlesi bulunmadığını, davacının dilekçesinde 250.000,00 TL alacaklı olduğunu ancak ... idaresince 139.626,43 TL alacağın kabul edildiğini, sıra cetvelinin yasaya uygun olarak hazırlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.04.2010 tarihli kararıyla; davacıya tahsis edilen 85 m² dairenin, kooperatifin arsa sahipleri ile uyuşmazlığı dolayısıyla inşaa edilemediği, davacıya dairesinin teslim edilmemesinin davalı kooperatifin kusurundan kaynaklandığı, davacının B.K.'nun 1 06... . maddelerince ortaklık sözleşmesinden dönme ve menfi zararlarını isteme hakkının doğduğu gerekçesiyle alacak davasının kısmen kabulu ile 61.328.00 TL ödenen aidat bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının daire verilmemesi nedeniyle rayiç değer ve inşaat maliyeti arasındaki farktan oluşan yoksun kalınan kar talebinin ve tapu iptali ve tescil isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2010 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay Kapatılan 23. Hukuk Dairesinin 19.12.2011 tarihli ilâmıyla, davacının kooperatif üyeliğinden çıkarıldığı yönündeki beyanına göre talebin çıkma payı alacağının tahsili istemine yönelik olup olmadığı hususları üzerinde durulup uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. 2. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 18.01.2013 tarihli kararıyla; bozmaya uyularak, dava tarihi 02.12.2008 tarihi itibariyle davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu, dava dilekçesi içeriğinden davacının kooperatif ortaklığından istifa iradesinin bulunduğu sonucuna ulaşılamayacağı, davalı kooperatifçe herhangi bir ortağa 82,5 metrekare daire teslimi yapılmadığı, dolayısıyla davacıya 82,5 metrekarelik aynı nitelikte bir konut tesliminin mümkün olmadığı, davalı kooperatif tarafından davacı ortağa konut-dükkan teslim etmesinin mümkün olmaması nedeniyle davacının bilirkişi raporu ile belirlenen hakettiği tazminat tutarının 98.516,71 TL olduğu, taleple bağlı kalınarak 71.328,00 TL tazminata hükmetmek gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 71.328,00 TL’nin tahsiline, birleşen 2010/198 E. sayılı davanın reddine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin 18.01.2013 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı kooperatif vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
3.Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 19.11.2014 tarihli ilamıyla, mahkemece, verilen ilk kararın davacı yanca temyiz edilmemesi ve davalı yararına bozulması hususu nazara alınarak, davalı yararına oluşan usuli müktesep hak nazara alınmak suretiyle, asıl davada 61.328,00 TL’den fazlasına hükmedilmemesi gerektiği gerekçesiyle kararının bozulmasına karar verilmiştir.
C. 3. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 05.02.2015 tarihli kararıyla; bozmaya uyularak, dava tarihi 02.12.2008 tarihi itibariyle davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu, dava dilekçesi içeriğinden davacının kooperatif ortaklığından istifa iradesinin bulunduğu sonucuna ulaşılamayacağı, davalı kooperatifçe herhangi bir ortağa 82,5 metrekare daire teslimi yapılmadığı, dolayısıyla davacıya 82,5 metrekarelik aynı nitelikte bir konut tesliminin mümkün olmadığı, davalı kooperatif tarafından davacı ortağa konut-dükkan teslim etmesinin mümkün olmaması nedeniyle davacının bilirkişi raporu ile belirlenen hak ettiği tazminat tutarının 98.516,71 TL olduğu, davalı yararına usuli müktesep hak oluştuğu için önceki kararda hüküm altına alınan 61.328,00 TL'den fazlasına hükmedilmemesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 61.328,00 TL’nin tahsiline, birleşen 2010/198 E. ve 2014/492 E. sayılı davaların reddine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin 05.02.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı kooperatif vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
3.Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 25.04.2016 tarihli ilâmıyla, davacının, asıl davada saklı tuttuğu kısmı ek davayla talep edebileceği, ek davanın uzun süre geçtikten sonra açılmış olmasının talep hakkını etkilemeyeceği, zamanaşımı def'i bulunmadığı gibi davacının kooperatif üyeliğine bağlı konut karşılığı tazminat istemiyle ilgili zamanaşımının da işlemeyeceği gözetilerek, birleşen 2014/492 E. sayılı ek davada talep konusu edilen miktarla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl ve birleşen 2010/198 E. sayılı davanın bozma kararları sonrasında kesinleştiği gerekçesiyle asıl ve birleşen 2010/198 E. sayılı davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2014/492 E. sayılı davanın kabulü ile 27.188,71 TL alacağın davalı ...Konut Yapı Kooperatifi ... Masasına kayıt kabulüne, birleşen 2020/550 E. sayılı davanın ise 61.328,00 TL yönünden yapılan takip ve borcun ödenmemesi üzerine açılan ... davasında, icra takip giderleri de dahil olmak üzere davacının alacağının hesaplandığı, hesaplanan güncel tutarının olan 139.626,43 TL olduğu aşan miktarı yönünden davacının taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
E. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İlk Derece Mahkemesi Kararı birleşen 2020/550 E.
sayılı dava yönünden istinaf kanun yoluna tabi olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesinin 12.09.2025 tarihli kararıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin konut bedelini peşin olarak ödediği tarihten bu yana 18 yıl geçtiğini, 2006 yılında 82,5 m² dairenin maliyetini peşin olarak ödeyen davacı davalı kooperatiften 82,5 m²'lik daireyi almaya hak kazandığını, bu nedenle öncelikle davalı kooperatifçe davacıya verilebilecek konut ya da dükkan bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre asıl dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptal tescil ve tazminat istemine, birleşen davalar ise kayıt kabul istemine ilişkindir.
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
12.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.