T.C.
İSTANBUL
3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK - Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin 1988 yılında ...’nın portresini resmettiğini, tablonun orijinalinin ...’nın ...'taki evinde bulunduğunu, bu portrenin ... 16/01/2023 tarihinde yayımlanan haberde izinsiz olarak kullanıldığını, FSEK m. 68/1 uyarınca sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin 3 katının tahsili ile manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının ...'nın yağlı boya portresinin eser sahibi olduğuna dair bir karine mevcut ise de bu durumun mahkemece re'sen araştırılması gerektiğini, editörün tamamen iyiniyetle ve bir ... taraftarı olarak ...'ya duyduğu derin saygıdan ötürü ... ile ilgili haberde onu çok iyi temsil eden bir resim kullanmak istediği ve davacı tarafından resmedildiğini bilmediği yağlı boya portreye ait bir fotoğrafı kullandığını, ...'yla ilgili haberde, onunla adeta özdeşleşen yağlı boya portresine ait fotoğrafın iyiniyetle kullanımının, eser sahibinin meşru menfaatlerine makul bir sebep olmaksızın zarar vermediği gibi eserden normal yararlanmaya aykırı da olmadığını, müteveffa ...'ya hediye edilen portrenin aslının şimdi ...'nın mirasçılarında olması gerektiğini, davacının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eden eserin mülkiyetini devretmesine/bağışlamasına rağmen yazılı sözleşme yapılmadığı gerekçesiyle mali haklarının devam ettiği iddiasının araştırılması gerektiğini, eserin mülkiyetini başkasına devreden davacının mali hakların sahibi olmadığını, memleketin siyasi ve içtimai hayatından rol oynayan kimselerin portrelerinin haberde kullanımı için hak sahiplerinin muvafakati şart olmadığını, davaya konu haberin görüntülenme sayısının 100 bile olmadığını, ticari bir menfaat sağlanmadığını, arabuluculuk başvurusunda bulunduğunun öğrenilmesi üzerine, muhtemel ihtilafları sona erdirmek için ...'ya ait yağlı boya portrenin görseli haberden derhal çıkartıldığını, FSEK m. 37 ve FSEK m. 86 hükümlerine göre kullanım sağlandığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
02/09/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle davalının sunduğu delillerle görüldüğü üzere davaya konu görselin ... adresinde yayınlanmış olduğu, aynı link şu anda görüntülendiğinde farklı görsel ile yayınlanmakta olduğu; davacının hak sahibi olduğu görselin bilirkişi raporu hazırlandığı süreçte davaya konu görselin yayında olmadığı; görselin internet sitesinden kaldırılmış olduğu, davalı tarafın internet sitesindeki kullanımlarının, hak ihlali olduğuna karar verilmesi halinde, davacı tarafından dava dosyasına sunulan, ...tarafından yazılan yazıda belirlenen bedelin, piyasa rayiçlerine göre uygun kabul edilebileceği, davalı tarafın, internet sitesinde ki kullanımları nedeni ile davacı tarafa ödemesi gereken bedelin 50.000,00 TL'sı olacağı, davacı tarafın FSEK m.68/1 uyarınca belirlenen bedelin 3 katı tutarındaki tazminat talebinin mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davacının FSEK kapsamında koruma altına alınmış haklarının ihlal edildiği iddiasına dayalı, belirsiz alacak davası hükümlerine göre FSEK 68.maddesi kapsamında maddi tazminat ve manevi tazminata ilişkindir.
Davacı vekili 02/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile 65.000,00 TL talep etmiş, gerekli harcı yatırmıştır.
FSEK hükümleri, mevzuat, bilirkişi raporları ve bütün dosya kapsamı dikkate alınarak esasa ilişkin yapılan değerlendirmede: Dava konusu “...” tablosunun FSEK mad.4/1 bağlamında güzel sanat eseri kategorisine girdiği ve davacı yanın hak sahibi olduğu, davacı yanın fiziki olarak hediye vermesinin eser üzerindeki mali ve manevi hakların devredildiği anlamına da gelmeyeceği bu hususta niza bulunmadığı, resmin izin alınmadan kullanılmasını haklı gösterecek bir durumun tespit edilmediği, alınan tüm bilirkişi raporlarında da bu hususların isabetle tespit edildiği anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, bir eserin hak sahibinin izni olmaksızın kullanılabilmesi ve bu bağlamda paylaşılabilmesi için izin dışında kalan hukuka uygunluk sebeplerinin varlığı gerekir. Bu bağlamda, örnek kabilinden hüküm ve açıklamalara yer vermek gerekirse; FSEK’in İktibas Serbestisi kenar başlıklı 35. Maddesine göre, “Bir eserden aşağıdaki hallerde iktibas yapılması caizdir:
1.Alenileşmiş bir eserin bazı cümle ve fıkralarının müstakil bir ilim ve edebiyat eserine alınması
2.Yayımlanmış bir bestenin en çok tema, motif, pasaj ve fikir nevinden parçalarının müstakil bir musikî eserine alınması;
3.Alenileşmiş güzel sanat eserlerinin ve yayımlanmış diğer eserlerin, maksadın haklı göstereceği bir nispet dahilinde ve münderecatını aydınlatmak maksadiyle bir ilim eserine konulması;
4.Alenileşmiş güzel sanat eserlerinin ilmi konferans veya derslerde, konuyu aydınlatmak için projeksiyon ve buna benzer vasıtalarla gösterilmesi. İktibasın belli olacak şekilde yapılması lazımdır. İlim eserlerinde, iktibas hususunda kullanılan eserin ve eser sahibinin adından başka bu kısmın alındığı yer belirtilir.” FSEK’in haber kenar başlıklı 37. maddesine göre, “Haber mahiyetinde olmak ve bilgilendirme kapsamını aşmamak kaydıyla, günlük hadiselere bağlı olarak fikir ve sanat eserlerinden bazı parçaların işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan vasıtalara alınması mümkündür. Bu şekilde alınmış parçaların çoğaltılması, yayılması, temsil edilmesi veya radyo ve televizyon gibi araçlarla yayınlanması serbesttir. Bu serbestlik, hak sahibinin hukuki menfaatlerine zarar verecek şekilde veya eserden normal yararlanmaya aykırı biçimde kullanılamaz.”
FSEK’in Şahsen Kullanma kenar başlıklı 38. maddesine göre, “Bütün fikir ve sanat eserlerinin, (...) kar amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus çoğaltılması mümkündür. Ancak, bu çoğaltma hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmadan zarar veremez ya da eserden normal yararlanmaya aykırı olamaz." Öğretide ifade edildiği üzere, FSEK md. 36 yayınlanmış bir haberin kendisinden haber yapılmasını düzenler. FSEK 37. madde ise haberin hazırlanışı veya yapılması sırasında bir eserden hangi koşullarda iktibas suretiyle yararlanılabileceğini belirler. Haber istisnasının uygulanabilmesi için Kanun’un aradığı koşullar şu başlıklar altında incelenebilir.
Günlük Olaylara Bağlı Olarak Yapılan Bir Haber Olması. Bilgilendirme Kapsamını Aşmayan Bazı Parçaların Alınması. Vasıtalara Alınmak Suretiyle Çoğaltma, Yayma, Temsil ve Yayınlanma Haberin konusu bir şiirin ithaf olunduğu kişinin, adının akrostiş yöntemiyle şiire yerleştirilmesi ise eserin tümünün, dizelerin baş harfleri koyulaştırılarak haberde verilmesi gerekebilir. Bu gibi hallerde haberin kapsamı ve bilgilendirme amacının gerçekleşmesi için gerekliyse şiir veya bestenin tamamı da iktibas edilebilir. Bir sergi açılışını konu alan haberde resimlerden en az birinin kullanılması çoğu zaman kaçınılmazdır. Aksine resmin bir parçasının gösterilmesi bilgilendirmeye yeterli olmayacağı gibi ressamın da tercih etmeyeceği bir kullanım oluşturabilir. Ancak kullanım sırasında imkan bulunduğu, hal ve koşullar uygun bulunduğu halde, mutat uygulamanın gerektirdiği şekilde atıf yapılmaması ve eser sahibinin adının zikredilmemesi, eser sahibinin manevi haklarına katlanılabilir sınırların üzerinde bir müdahale olarak değerlendirilebilir. Dolayısıyla madde metninde açıkça belirtilmemesine rağmen anılan koşullarda eser sahibinin adının belirtilmesi gerekir. Yine öğretide FSEK md. 38 kapsamındaki kişisel kullanma noktasında şu değerlendirmelere yer verilmektedir. Çoğaltmanın kullanılması özgülenen kişisel çevre, eserden yararlanacak olanın kendisi, aile, akraba ve dostlarından oluşan dar bir çevreyi ifade eder. Bu grubu karakterize eden en önemli nitelik, kullanımı gerçekleştirilen ile kişisel yakınlığı ya da bağı bulunanların bir araya gelmesinden oluşmasıdır. Somut olayda, gerek dosya kapsamında yapılan incelemeler gerek bilirkişiler tarafından yapılan incelemelerde davalı yanın kullanımının hukuka uygunluk sebebi taşımadığı usul ve yasaya uygun olarak belirlenmiştir. Eser sahipliğine ilişkin karinelere ilişkin mad. 11 Yayımlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır, demektedir. Davaya konu eser üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu, davacının davaya ilişkin eser sahibi olduğu FSEK mad.11 karinesi kapsamında anlaşılmaktadır. Davalı, davacının bahse konu portreyi hediye etmekle, üstündeki maddi ve manevi haklarını ...'ya devrettiği iddiasındadır. Eserler yönünden mülkiyet kavramı fiziki ve fikri olarak ayrılmaktadır.
Davacı tarafından eserin ...’ya teslimi yalnızca fiziki mülkiyetin geçmesine neden olmakta, mali haklar ise eser sahibi olan davacıda kalmaktadır. Mali hakların devredilişi FSEK mad.52 hükmündeki şekil şartına uygun olmalıdır.
Somut olayda ayrıca mali hakların devredildiğine yönelik bir delil bulunmamaktadır. Umuma arz, eserin ilk defa umuma tanıtılması, alenileşmesi ile ilgilidir. Diğer bir deyişle eser sahibinin kişisel çevresinin dışına çıkarak ilk sunumudur. Davacının eserinin kitap ve röportajlarda alenileştiği görülmektedir.
Bu kapsamda artık tekrar umuma arz ile davacının FSEK mad.14 umuma arz hakkının ihlali söz konusu olmayacaktır.
Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında davalı yanın kullanımının hukuka uygun olmadığı, izin dahilinde bir kullanım olmadığı, kullanımların FSEK 14 ve 21. Madde kapsamında ihlal kapsamında olmasa da izinsiz bir kullanım olması ve davacı yanın adının belirtilmeden izinsiz olarak umuma iletilmesinin FSEK 22, 25 ve 15. Madde kapsamında mali ve manevi haklara tecavüz teşkil ettiği mahkememizce değerlendirilmiştir.
Davacı FSEK mad.68 kapsamında tazminat ve FSEK mad.70 kapsamında manevi tazminat talep etmektedir. FSEK mad68 eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir, demektedir. FSEK m.68 , FSEK mad.70’teki mali hakların ihlali halinde aranan kusur şartından farklı olarak, mütecavizin kusurunun olması ya da zararın gerçekleşmiş bulunmasını aramamaktadır.
FSEK mad. 68 kapsamında eserin beğeni ölçüsü, estetik görünümü, nitelik ve niceliği, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta ve bunun geniş halk kitlesine ulaşımı çalışmanın sanatsal değeri, hitap ettiği kitle, bulunduğu mahal, diğer çalışmalar ile kıyaslanması, davacının sanatçı kişiliği ve tanınmışlığı gibi unsurlar göz önüne alınarak bir bedel belirlenmesi mümkündür. Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında eserin davacının adı belirtilmeden dijital olarak umuma iletilmesi hali söz konusu olduğundan, bahsi geçen tecavüz eylemlerinin FSEK 15, 22 ve 25. Madde kapsamında davacının mali ve manevi haklarına tecavüz teşkil ettiği sabittir.
Davacı yanın, yukarıda tespiti yapılan mali ve manevi hak ihlallerine bağlı olarak maddi ve manevi tazminata hak kazanmış olup, talep edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın ihlalin meydana geldiği tarih, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, olayın mahiyeti ve niteliği nazara alındığında makul olup, anılı sebeplerle FSEK 70 maddesi uyarınca 10.000,00 TL manevi tazminatın 16.01.2023(dava konusu portrenin davalıya ait web sitesinde yayınlandığı tarih) tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile birlikte davacıya ödenmesine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Davacı vekilinin FSEK 68. Madde kapsamında talebi olup mahkememizce bu yönde inceleme yapıldığında; FSEK Madde 68 (Değişik: 23/1/2008-5728/137 md.) “Eseri, icrayı, fonogramı ve yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz… FSEK 68. Madde kapsamında üç katı tazminat uygulamasında; üç kata kadar tazminatın belirlenmesinde bir, iki yahut üç kat olacak şekilde hakimin takdir yetkisi kapsamında olup olmadığı, yahut direkt üç katın mı uygulanması gerektiği konusu tartışmalı olmak ile birlikte;
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, tecavüzün ref’i kapsamında FSEK 68. uyarınca arada sanki bir sözleşme varmış gibi rayiç bedelin 3 katı kadar bedel talep edildiği durumda mahkeme eğer şartları da varsa 3 kat bedele hükmetmelidir. Söz konusu düzenleme esasında bir çesit medeni ceza niteliğinde olup, bu yönde bir talep olması halinde daha azına hükmedilmeyeceği, Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik uygulamasında da kabul gördüğü üzere: İzinsiz olarak kullanılan eserin, FSEK'nın 68. maddesi uyarınca belirlenecek rayiç değerinin üç katına hükmedilmesi gerekmektedir.
Mahkememizce FSEK 68. Madde kapsamında hesaplama yapılması amacı ile alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın internet sitesindeki kullanımları nedeni ile davacı tarafa ödenmesi gereken bedelin 50.000,00 TL olduğunun bildirildiği, davacının FSEK 68. Madde kapsamında 3 kat tazminat isteme hakkının bulunduğu ancak davacı tarafın 02/10/2025 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesinde dava değerini 65.000,00 TL olarak arttırdığını bildirdiği anlaşılmakla FSEK 68/1 maddesi ve taleple bağlılık ilkesi uyarınca 65.000,00 TL maddi tazminatın16.01.2023(dava konusu portrenin davalıya ait web sitesinde yayınlandığı tarih) tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile birlikte davacıya ödenmesine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
DAVANIN KABULÜNE;
1.Toplam 65.000,00 TL maddi tazminatın 16.01.2023 tarihinden itibaren işyelecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2.Toplam 10.000,00 manevi tazminatın 16.01.2023 tarihinden itibaren işyelecek olan kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3.Alınması gereken 5.123,25 TL ilam harcından, dava açılışında peşin olarak yatırılan 427,60 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.092,96 TL'nin mahsubu ile eksik 3.602,69 TL harcın davalıdan tahsiliyle hazine irad kaydına,
4.Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca maddi tazminat miktarı yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca manevi tazminat miktarı yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafça yapılan; 427,60 TL peşin harç 427,60 TL başvuru harcı, 1.092,96 TL ıslah harcı, 2.425,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 20.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 24.373,16 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalı tarafından yapılan yargılama masrafının kendi üzerinde bırakılmasına,
8.Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/01/2026
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)