5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2025/4171 E. , 2025/14879 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen kararın yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı bir kısım davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4 89... (eski 398) parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı hâlde, fiilen yol yapılmak suretiyle el atıldığından taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.
Davacılar vekili birleştirilen dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4 89... (eski 398) parsel sayılı taşınmazın kök kadastral parselinin yüzölçümü 60.906 m² olduğunu, yapılan imar uygulaması sonrası yüzölçümünün 46.041,64 m² olarak tapuya tescil edildiğini, uygulamada kesilen düzenleme ortaklık payı karşılığı ile birlikte toplamı 56.423,14 m²nin kök parsel yüzölçümünden çıkarılması ile hesaplanan 4.482,86 m²lik kesimine usulüne uygun kamulaştırılmadan yol yapılmak suretiyle el atıldığından bahisle taşınmazın bu kısmının bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili asıl ve birleştirilen davaların cevap dilekçelerinde özetle; davayı esas ve husumetten kabul etmedikleri gibi kamulaştırma mevzuatı aykırı olduğundan davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 05.05.2016 tarihli ve 2015/112Esas, 2016/265 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin 05.05.2016 tarihli ve 2015/112 Esas, 2016/265 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 18.04.2018 tarihli ve 2016/18125 Esas, 2018/7696 Karar sayılı kararı ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
3.Dairemizin onama kararına karşı süresi içinde davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
4.Dairemizin 05.03.2019 tarihli ve 2018/7604 Esas, 2019/3708 Karar sayılı kararı ile Dairemizin onama kararı kaldırılarak dosya içindeki bilgi ve belgelere göre; dava konusu kadastral 398 parsel sayılı taşınmazın tapulama komisyonu kararının iptali öncesi yüzölçümünün 60.906 m² olduğu, dosya içindeki 02.06.1998 tarihli kadastro komisyonu kararı ile yüzölçümünü 56.423 m² olarak düzeltildiği, bu yüzölçümü ile imar uygulamasına girdiği ve komisyon kararının ekli krokisinde bir kısım alanların istimlak alanında kaldığından yola terk edildiğinin yazılı olduğu ve davacılarca da davalı idarenin kamulaştırma evraklarının tebliğinin geçersiz olduğu iddia edildiğinden dosya içerisindeki kamulaştırma krokileri ile 02.09.1998 tarihli komisyon kararının eki olan kroki fen bilirkişisi marifetiyle zemine uygulanıp yüzölçümü belirtilen istimlak alanlarının 398 parsel içinde kalıp kalmadığı, bu parselde yola terk edilen kısmın olup olmadığı kesin olarak tespit edilip istimlak edilip de yola terk edilen alan var ise davacılara yapılan kamulaştırma tebligatlarının geçerisizliği iddia edildiğinden taraflardan tüm deliller istenerek, vakıa olarak yapılan tebligatların geçerli olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle Dairemiz onama ilâmı kaldırılarak Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Birinci Karar
Mahkemenin 16.12.2021 tarihli ve 2019/136 Esas, 2021/348 Karar sayılı kararı ile bozma ilâmı gereğince inceleme ve işlem yapılarak asıl ve birleştirilen davaların davacıları ..., tapu kayıt maliki muris ... mirasçısı ile tapu kayıt maliki muris ... ...'in mirasçıları olan ..., ... ve ...'in davalı idare aleyhine açtığı davanın hak düşürücü süre yönünden reddi ile tapu kayıt maliki ... 'in mirasçıları olan ... ve ...'in davalı idare aleyhine açtıkları davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin 16.12.2021 tarihli ve 2019/136 Esas, 2021/348 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan incelemede; davalı idarenin 03.10.1983 tarihli ve 3592 m²nin kamulaştırılmasına ilişkin olarak kamulaştırma evrakları davalılara usulüne uygun tebliğ edildiği gibi dava konusu taşınmazın kadastral geldisi olan 398 parselde davalı idarenin fiilen el atması sonucu yol olarak terk edilen bir kısmın olmadığı, 3592 m²lik kısmında 2012 yılında yapılan imar uygulamasına giren 56.423 m² içinde düzenlemeye alındığı ve imar uygulaması sırasında düzenleme ortaklık payı olarak kesilen kısımda kaldığından davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığından bahsedilemeyeceğinden Mahkemece davacılardan ..., tapu kayıt maliki muris ... mirascısı ile tapu kayıt maliki ... 'in mirascıları olan ..., ... ve ...'in davalı idare aleyhine açtığı davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesinde sonucu itibari bir isabetsizlik görülmediği, asıl ve birleştirilen davanın davacıları ... ve ... yönünden de aynı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin bu davada (davalarının reddine karara verdiği) kişilerin mezkur tebligatların yapıldığı tarihlerde, kök kadastral parsel bakımından o tarihte devam eden tapulama (kadastro) çalışmaları sonuçlandırılıp, kesinleştirilmemiş olduğu için, hem bu kamulaştırma işlemlerine hem de davalı ... Müdürlüğünce belirlenmiş cüz'i bedellere karşı dava açabilme hakları hiç doğmamış, bir başka anlatımla yerel Mahkemenin "hak düşürücü süre bakımından" dayanak gerekçe tebliğe nazaran 30 günlük süreler, hiçbir biçimde işlemeye başlamadığını, kamulaştırma bedellerinin davacılara ödenmediğini, eldeki dava içinde, alınan bilirkişi ve özellikle fen raporlarıyla da ispatlandığı üzere, dava konusu (iki ayrı - kısmi) kamulaştırmaya konu taşınmazın, davacı müvekkillerinin maliki olduğu kök 398 sayılı kadastral parselden ayrılarak daha o tarihlerde yol haline getirildiği hususunda herhangi bir tereddüt bulunmadığı, kısmi kamulaştırmalar ile yol haline getirilen kısımların mülkiyetinin davacı müvekkilerine ait olduğu hususunun eldeki davada ispatlandığı da gözetilerek bu davanın tüm davacılar bakımından kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Bir kısım davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalılar ... vd. den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.