6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2024/3506 E. , 2025/3862 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü : I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında Avrupa Birliği Kalkınma Ajansı Destekleme Projesi kapsamında Samsun ve ilçelerinde birlikte proje kapsamında modern tavuk çiftlikleri kurma konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin bu anlaşma doğrultusunda projelere finansal destek sağlayacağını ve modern kümeslerin kuruluş ve inşasında yer alacağını, davalı şirketin de aynı şekilde projelere finansal destek sağlayacağını, proje ve mühendislik desteği vereceğini, projeler tamamlanıp teslim edildiğinde de öncelikle her iki tarafın finansal desteğini yani harcadığı paraları geri alacağını, ortaya çıkan karın ise yarı yarıya paylaşılacağını, tarafların 2013-2014-2015 yıllarında birlikte 2 ayrı proje inşa ettiğini, bu projelere ilişkin, davalı şirketin cevabi ihtarmamesinde kabul ettiği üzere, hesaplaşma yapmadığını, daha sonra davalı şirketin bu kapsamda, müvekkilinin finansını da kullanarak 2 ayrı proje daha inşa etmişse de; müvekkilinin projeler için ortaya koyduğu finansal desteği davacıya iade etmediğini, ayrıca yarı yarıya paylaşılması gereken elde edilen karı paylaşmadığını,.... Noterliği'nin 21.02.2017 tarihli ihtarnamesinin davalı şirkete gönderildiğini, davalı şirketin de ... 03.03.2017 tarihli cevabi ihtarnamesini gönderdiğini, davalı şirketin cevabi ihtarnamesindeki bu beyanları ile taraflar arasındaki ilişkiyi, hesap ilişkisini, hesap ilişkisinin ticari defterler, muhasebe kayıtları ve banka kayıtları ile sabit olduğunu kabul ettiğini, tarafların ticari defterleri, muhasebe kayıtları, banka kayıt ve vergi dairesi kayıtları incelendiğinde davalı şirketin davacıya olan borç kayıtlarının ortaya çıkacağını belirterek, davacının, davalı şirketten alacaklarının tahsili amacıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin muacceliyet tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafın iddia ettiği alacakların toplamının 3.489.186,00 TL olduğu halde 50.000,00 TL için dava açıldığını, alacak miktarının açıkça belirli olduğu hallerde belirsiz alacak veya kısmi dava açılmasında alacaklının hukuki yararı bulunmadığını, davalı müvekkili şirketin, davacı ile hiçbir şekilde modern tavuk çiftlikleri kurma konusunda sözleşme imzalamadığını, haricen bu yönde bir taahhüt veya edim üstlenmediğini, davacı tarafın sadece davalı şirkete borcu bulunan sıradan müşterilerinden biri olduğunu, davacının, davalı şirkete yapmış olduğu ödemeleri bir alacak gibi göstermek suretiyle açmış olduğu iş bu davadaki taleplerinin haksız zenginleşmeye sebep olacağını, taleplerinin iyiniyet kurallarına uymadığını, açılan davanın ve taleplerin haksız ve hukuksal dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın reddine, dava değeri üzerinden davacı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından mahkemeye alacağın varlığını ispat eden sözleşmenin sunulmadığı, ayrıca davacı tarafından ispat yükü kendisinde olması nedeniyle alacağını kesin ve kati olarak ispat eden bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmadığı, davacının yemin deliline dayanması nedeniyle davacıya yemin deliline dayanıp dayanmayacağı, dayanacaksa da yemin metnini sunması için süre verildiği, davacı tarafından sunulan 16.05.2023 tarihli beyan dilekçesinde yemin teklifinde bulunmayacaklarına ilişkin beyanda bulunulduğu, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı değerlendirilerek tartışıldığı, hükme esas alınan 29.06.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ortaklık ilişkisini ispat edemediği, tarafların ticari defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olmaması nedeni ile delil olarak değerlendirilemeyeceği, davacının aralarındaki ticari ilişkiyi belgeleyen yazılı delil sunamadığı, bu hali ile verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, gerekçede hata edilmediği, davacının talebinin alacak istemine ilişkin olması sebebi ile vekalet ücretine ilişkin değerlendirmede de isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a)Ticari sözleşmelerin yazılı yapılmasının zorunlu olmadığını, yazılılık hususunun sadece ispat hukuku ile ilgili olduğunu, dosyada mevcut delillerin ticari ilişkiyi ispatladığını, davalı tarafın davacıya gönderdiği 03.03.2017 tarihli ihtarname ile ticari ilişkiyi kabul ettiğini,
b)Bilirkişi rapor içeriklerinin de ticari ilişkiyi doğruladığını, davacının banka kayıtlarındaki çek görüntülerinde davalı tarafın cirolarının açıkça görüldüğünü,
c)Her ne kadar davalı taraf dosya içerisinde bulunan ve üzerinde ciroları bulunan çekleri borç ödemesi olarak nitelendirse de ticari defterler incelendiğinde davacıya borç vermediğinin ve borç ödemesine ilişkin beyanlarının havada kaldığının görüleceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.11.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.