Esas No
E. 2025/1236
Karar No
K. 2026/301
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2025/1236
KARAR NO: 2026/301

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/11/2024

NUMARASI: 2023/230 E - 2024/1158 K

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 05/02/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçluya ait mahalde müvekkili kurum kaçak ekipleri tarafından yapılan kontrolde sözleşmesiz sayacı devre dışı bırakarak direk bağlantı elektrik enerjisi kullanmak suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edilen borçlu aleyhine ... seri nolu kaçak zabtı tanzim edildiğini, kaçak elektrik kullanımını kanıtlar nitelikte evrakların dosyaya sunulduğunu, kaçak zapt tutanağına istinaden borçluya kaçak elektrik faturası düzenlendiğini, ancak borçlu tarafından vadesi gelmiş olan borcun ödenmediğini, borçlunun vadesi gelen borcu ödememesi üzerine Bakırköy 13. İcra Dairesi ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tebliğ edilen ödeme emirlerine karşı itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, borçlunun borca itirazlarında, takip ve dayanak işlemlere yönelik esaslı bir itiraz nedeni bildirmediğini, bu yönüyle itirazların haksız olduğu gibi, borç likit olduğundan icra inkar tazminatı ödenmesine, itirazın iptaline, takibin devamına davalının icra tazminatı ve masraf ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar cevap vermeme suretiyle davayı inkar etmişlerdir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;" İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; davacı tarafça davalının kaçak elektrik kullanımın tespit edilmesi sonucu Bakırköy 13. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası ile gönderilen ödeme emrine davalılar tarafından yapılan itiraz sonucu durdurulan takibin devamına, davalılar aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini talep ettiği görülmekle, teknik incelemeye haiz bilirkişi raporu ile davacı kurumun aboneliğinin bulunmadığı dönem için sözleşmesi bulunmayan bir tesisattan tüketim yapılarak dava konusu faturanın düzenlendiği, 25.08.2020-10.03.2021 tarihleri arasında, herhangi bir elektrik Perakende Satış Sözleşmesi olmadan enerji tüketilmesinin, (EPTHY) 42-1-a maddesi kapsamında kaçak elektrik tüketimi olduğu, davaya konu kaçak tüketim nedeniyle; kaçak kullananın, icra takip tarihi itibariyle toplam ödeme yükümlülüğünün; En.bed./ asıl alac.-taleple bağlı 56.951,26-TL, Gecikme faizi 1.563,39-TL, Gecikme faiz KDV (1.563,39 18%) 281,41-TL olmak üzere toplam 58.796,06-TL kaçak elektrik enerjisi kullanım bedeli alacağı olduğu tespit edilmiş ve bu bedel yönüyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davalı şirketin tüzel kişiliğinin bulunması ve faturanın şirket adına olması dikkate alınarak davanın davalılar ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ve alacak miktarı yargılama ile belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçeleriyle;

1.Davanın ... Şirketi yönünden kısmen kabulü ile; 56.951,26-TL asıl alacak, 1.563,39-TL gecikmiş gün faizi, 281,41-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 58.796,06-TL miktar üzerinden davalının Bakırköy 13.İcra Dairesi ... sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin kabul edilen miktar yönünden aynı koşullarda devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2.Davanın, davalılar ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,

3.Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,Karara karşı, davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davalılar ... ve ...'ın borçlu şirketin yönetici ortakları olduklarını ve davalı şirketin haksız fiil niteliğindeki kaçak elektrik kullanımı nedeniyle şirketin yöneticisi/temsilcisi durumundaki davalılarında şirketle birlikte ve şirket gibi müteselsilen ve müştereken sorumlu olduklarını, bu davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle red karar verilmesi hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava kaçak tahakkukuna dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinafa gelen uyuşmazlık ise, davalı/borçlu şirket ortak ve yetkilisi olan davalıların kaçak kullanımdan sorumlu olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır.Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2013/5476 Esas- 2013/8924 Karar nolu ilamında belirtildiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanunu'nda düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.Mahkemesince yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunda "Dava konusu tesisatta; 25.08.2020-10.03.2021 tarihleri arasında, herhangi bir elektrik Perakende Satış Sözleşmesi olmadan enerji tüketilmesinin, (EPTHY) 42-1-a maddesi kapsamında kaçak elektrik tüketimi olduğu, Davaya konu kaçak tüketim nedeniyle; kaçak kullananın, icra takip tarihi itibariyle toplam ödeme yükümlülüğünün; En.bed./ asıl alac.-taleple bağlı 56.951,26-TL, Gecikme faizi 1.563,39-TL, Gecikme faiz KDV (1.563,39 18%) 281,41-TL olmak üzere Toplam 58.796,06-TL olduğu" yönünde görüş bildirmiştir.Buna göre, alacağın haksız fiilden kaynaklanıp likit olmadığı, icra inkar tazminatına hükmedilmemesi yönünden kararın isabeti olduğu, ancak davalıların şirket ortağı ve yöneticisi olduğu, haksız fiilden şirket ile beraber müteselsilen sorumlu oldukları gözetilerek davanın tüm davalılar yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.Açıklanan nedenlerle, davacı ...'ın istinaf başvurusunun kabulüne,

HMK 353/1-b-2 md gereğince ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. K A R A R :Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın kısmen kabulü ile; 56.951,26-TL asıl alacak, 1.563,39-TL gecikmiş gün faizi, 281,41-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 58.796,06-TL miktar üzerinden davalıların Bakırköy 13.İcra Dairesi ... sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin kabul edilen miktar yönünden aynı koşullarda devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2.Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,

3.Alınması gerekli 4.016,36 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 712,08 TL harcın mahsubuyla bakiye 3.304,28 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 712,08 TL peşin harç olmak üzere toplam 891,98 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 5.871,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 5.855,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6.AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

7.Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,

8.Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

İstinaf İncelemesi İle İlgili Olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davacıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,Davacının istinaf aşamasında yapmış olduğu 1.510,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/02/2026

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.