Esas No
E. 2024/1798
Karar No
K. 2025/4407
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

1. Hukuk Dairesi         2024/1798 E.  ,  2025/4407 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/115 E., 2023/254 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar dava dilekçesinde; ...köyünde bulunan 1 28... parsel sayılı taşınmazın mera olarak tapuya tescil ediliğini, ancak bu taşınmazın babaları............ ...’a ait olduğunu, satın alma yolu ile mülkiyetinin babalarına geçtiğini, murisleri vefat edince miras yolu ile kendilerine kaldığını, zilyet olduklarını, taşınmazın tarla vasfında olduğunu ileri sürerek tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın mera sınırlandırılmasının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir. Yargılama sırasında müdahil ...; çekişmeli taşınmazın ortak kök muristen geldiği, yarı hissesinin kendisine ait olduğu iddiasına dayanarak davaya katılmıştır.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşınmazın 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Akkuş Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.07.2016 tarihli 2016/66 Esas ve 2016/145 Karar sayılı kararıyla; mera tahsis kararlarına karşı Kanun'da öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Kararın, davacı .......... ... ve asli müdahil ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.01.2021 tarihli 2018/3734 Esas ve 2021/243 Karar sayılı kararı ile; "Mahkemece yapılan araştırma ve inceleminin yetersiz olduğu, taşınmazın mera tahsis kaydının bulunup bulunmadığı ya da kadim mera olup olmadığı hususlarının belirlenmesi, davacı tarafın dayanak tapu kaydının tüm tedavülleri ile birlikte getirtilip yöntemince zemine uygulanması gerektiği" belirtilerek karar bozulmuştur.

Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; çekişmeli 1 28... parsel sayılı taşınmazın mera vasfında olmadığı, üzerinde tarımsal faaliyet yapıldığı, davacı tarafın dayanak tapu kadındaki taşınmaz bilgileri ve sınırların dava konusu taşınmaz ile örtüştüğü, hatalı olarak mera vasfıyla tapuya kayıt ve tescil edildiği gerekçesiyle asli müdahilin davasının reddine, davacıların davasının kabulüne, taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek Ordu İl Mera Komisyonunun 29.09.2020 tarihli ve 15 karar sayılı kararının idari bir işlem olduğunu bu sebeple davanın idari yargıda açılması gerektiğini, Yargıtay bozma ilamı gereklerinin yerine getirilmediğini, Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığını belirterek ve re'sen tespit edilecek nedenlerle kabul kararının bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro sonucu, ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 28... parsel sayılı 8.650, 40... yüz ölçümündeki taşınmaz mera vasfı ile sınırlandırılıp Kamu Orta malı olarak özel siciline kaydedilmiştir. Daha sonra yargılama sırasında İl Mera Komisyonunun 29.09.2020 tarihli 15 sayılı kararı ile Akkuş Belediye Tüzel Kişiliğine tahsis edilmiştir.

Mahkemece, davacı tarafın dayanak tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığı, davacının zilyet olduğu ve taşınmazın mera vasfın da olmadığı gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli olmadığı gibi bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri de yerine getirilmemiştir. Bozma kararına uyulmakla, taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir.

Davacı tarafın dayandığı T.evvel 13 15... nolu tapu kaydı, miktarı itibarı ile çekişmeli taşınmaza uymadığı gibi tapu kaydının 4 hududu da .............. okuduğundan, bu hudutlar itibariyle her yere uyabilecek nitelikte olduğuna göre dava konusu taşınmaza ait olduğunun kabulü mümkün bulunmamaktadır. Yine nizalı taşınmazın 3 tarafı orman ile çevrili olmasına, uzman ziraat bilirkişi raporunda taşınmaz eğiminin 20-25 olmasına ve mahallinde yapılan keşifte dinlenilen mahalli bilirkişilerin yörede ”cebel” diye ormanı kast ettiklerini belirtmiş olmalarına rağmen Mahkemece yöntemince orman araştırması yapılmamıştır. Ayrıca komşu taşınmazların kadastro tutanakları ile dayanak bilgi ve belgelerin getirtilip dava konusu taşınmazı ne olarak okuduğu belirlenmediği gibi yerel bilirkişi beyanları denetlenmemiştir.

Davacı taraf yönünden belgesiz zilyetlik yolu ile edinilebilecek miktar üzerinde durulmamıştır. Tüm bu hususlar tespit edildikten sonra taşınmazın zilyetlikle kazanmaya elverişli bir yer olduğunun anlaşılması halinde ise davacı taraf yararına zilyetlikle kazanım şartlarının oluşup oluşmadığının tespit edilmesi gerekir.

Bu kapsamda öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ilgili yerlerden getirtilmeli, çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazlar, özellikle 1 28... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespit tutanak ve dayanakları getirtilerek dosyasına konulmalı, davacıların murisi ............... adına aynı çalışma alanında belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tespit ve tescil edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak varsa bu şekilde tespit edilen taşınmazların kesinleşme durumlarını da gösterir biçimde tespit tutanaklarının onaylı örnekleri, kesinleşmiş olanların kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları, hükmen kesinleşenler bulunmakta ise tescil ilamları getirtilerek dosya içine konulmalı, bu şekilde dosyanın ikmal edilmesinden sonra mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik mahalli bilirkişi ile üç kişilik komşu köy mahalli bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, orman mühendisi bilirkişisi, fen bilirkişisi ve ziraat mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında, dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, ilk olarak kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından hangi tarihten beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildiği hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, taşınmazın tasarrufu hususundaki beyanları komşu parsel tutanakları ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli; beyanlar arasında oluşabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle yöntemince giderilmeye çalışılmalı çelişkinin giderilememesi halinde hangi beyana ne sebeple üstünlük tanındığı gerekçeli kararda tartışılıp açıklanmalıdır.

Orman bilirkişisinden orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu, genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilmeli, keşifte getirtilen diğer belgeler de çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili, bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme ile hüküm verilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasa'nın geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Belediyeye iadesine, Dosyanın Akkuş Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

09.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog