Esas No
E. 2025/4169
Karar No
K. 2025/4395
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

1. Hukuk Dairesi         2025/4169 E.  ,  2025/4395 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2024/226 E., 2025/338 K.

Mahkeme kararı dahili davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ile; maliki olduğu 1 07... parsel sayılı taşınmazını kendisine ölünceye kadar bakacağını söylemesi üzerine davalı gelinine satış suretiyle temlik ettiğini, ancak davalının kendisine bakmadığı gibi oğlundan da boşanarak evi terk ettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, aşamada ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil olmuşlardır.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesi ile; iddianın doğru olmadığını, dava konusu taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece, ölünceye kadar bakım akdinin resmi şekilde yapıldığı taktirde geçerli olduğu, davacı ile davalı arasında taşınmazın satış suretiyle devredildiği, davacının bu hususta tanık dinletemeyeceği ve iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

Dairece; "İddianın ileri sürülüş biçimi ve tüm dosya içeriğine göre; davanın aldatma (hile) hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu açıktır. ...Somut olayda, tarafların tanık isimlerini bildirdikleri halde gerek davacı tanıklarının gerekse davalı tanıklarının dinlenilmediği, mahallinde keşif yapılarak taşınmazın devir tarihindeki gerçek değeri saptanmadan noksan soruşturma ile sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilke ve olguları kapsar biçimde araştırma ve inceleme yapılması, iddia ve savunma doğrultusunda tarafların dayandıkları tüm delillerin eksiksiz bir şekilde toplanması, mahallinde keşif yapılarak taraf tanıkları da dinlendikten sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir." gerekçesi ile karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar

Mahkemece; davalının, davacıyı kendisine ölünceye kadar bakacağı yönünde ikna ettiği, davacının da kendisine ölünceye kadar bakılacağı kanaatiyle ve oğlu ...ile davalının evliliğinin devamı amacıyla dava konusu taşınmazı davalıya devrettiği, davalı ve davacının oğlu arasındaki evliliğin daha sonra sona erdiği ve tarafların ayrıldıkları, tanık beyanlarından davacının yanıltıldığının anlaşıldığı, davalının ödeme savunmasını yazılı delil ile kanıtlayamadığı, davalının yakın akrabası olan ve çelişkili beyanlarda bulunan davalı tanıklarının beyanlarına itibar edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairece; “..Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının tarihinde maliki olduğu “kerpiç ev ve arsası” vasıflı 1 07... parsel sayılı taşınmazını 03.09.2007 o dönem gelini olan davalıya satış suretiyle temlik ettiği, davalı ile davacının oğlunun 29.11.1991 tarihinde evlendikleri, davalının 25.06.2012 tarihinde boşanma davası açtığı ve davalı ile davacının oğlunun 26.03.2013 tarihinde boşandıkları; davacının, dava konusu taşınmazı kendisine davalı tarafından ölünceye kadar bakılacağı inancı ile temlik ettiğini, ancak davalının evini terk ederek gittiğini ve kendisine de bakmadığını ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere hile olgusundan söz edebilmek için öncelikle hileli davranışın en geç sözleşmenin kurulması anında gerçeklemiş olması gerekmektedir. Somut olayda ise; davacının, satış suretiyle yapılan temlikin başka bir saikle yapıldığı yönündeki iddiasının hile olgusunu oluşturduğu açık olup dosyadaki belgelerden ve duyuma dayalı tanık beyanlarından davacının dava konusu taşınmazı davalının hileli davranışları sonucunda temlik ettiği hususunun kanıtlanamadığı sonucuna varılmaktadır. Öte yandan, dava konusu taşınmazın ölünceye kadar bakma akdi ile değil satış suretiyle temlik edildiği dikkate alındığında,

HMK'nın 190/1. maddesi uyarınca ispat yükü davacıda olmasına rağmen davalıya yükletilerek sonuca gidilmesi de hatalıdır. Hal böyle olunca, iddianın kanıtlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.” gerekçesi ile karar bozulmuş, dahili davacılar vekili tarafından yapılan karar düzeltme talebi Dairenin 28.03.2024 tarihli 2024/1124 Esas, 2024/2596 Karar sayılı kararıyla reddedilmiştir.

D. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Temyize Konu Karar

Mahkemenin 29.05.2025 tarihli 2024/2 26... /338 Karar sayılı kararında; davacının 03.09.2007 tarihinde, malik olduğu 1 07... parsel sayılı taşınmazı o dönem gelini olan davalıya satış suretiyle devrettiği, davalının davacının oğlundan boşandığı ve taşınmazın mülkiyetinin devri sırasında taraflar arasında ölünceye kadar bakma akdine dayalı bir ilişkinin bulunmadığı, devir işleminin tapuda satış olarak gerçekleştirildiği, hile olgusunun varlığından söz edilebilmesi için hileli davranışın en geç sözleşmenin kurulması anında gerçekleşmiş olması gerektiği, ispat yükü kendisinde olan davacının iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı mirasçıları vekili Avukat ... temyiz dilekçesi ile; Mahkeme, hile olgusunun sözleşmenin kurulması anında gerçekleşmesi gerektiğini belirterek davacının hile iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş ise de dava dosyasındaki tanık beyanları, muris ile davalı arasında gerçekte bir satış değil ölünceye kadar bakma vaadiyle yapılan ivazsız bir temlik bulunduğunu, Yargıtay içtihatları ve Medeni Kanun’un emredici hükümleri uyarınca ölünceye kadar bakma sözleşmesinin geçerli olabilmesi için resmi şekilde yapılmasının gerektiğini, taraflar arasında böyle bir resmi sözleşme bulunmadığını ayrıca muris ile davalının eş olmaları nedeniyle bakım yükümlülüğü zaten kanundan doğmakta olup bu ilişkinin ayrıca bir sözleşmeye konu edilmesinin hukuken geçersiz olduğunu, gerçek satış bulunmadığından bağışlama niteliğindeki devir işleminin hile unsuru kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini, Mahkemenin “hile olgusunun ispat edilemediği” gerekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davacı mirasçıları vekili Av. ... temyiz dilekçesi ile; Yerel Mahkemenin Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyarak verdiği kararda, davacı tanık beyanlarını “duyuma dayalı” kabul edip hile olgusunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmişse de, dosya kapsamı ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde muris ...’un taşınmazı gerçek bir satışla değil, ölünceye kadar bakma vaadiyle davalıya ivazsız olarak devrettiğini, işlemin görünürde satış olsa da iradenin bakım temliki yönünde olduğunu, davalının ekonomik gücünün satış bedelini karşılamaya elverişli olmadığını ve tanık beyanlarının doğrudan bilgiye dayalı, tutarlı ve hayatın olağan akışına uygun bulunduğunu ayrıca muris ile davalının akrabalık ve bakım ilişkisi dikkate alındığında, satışın gerçek bir ivazlı işlem olmadığını, davalının savunmasının çelişkili olduğunu ve ispat yükünün gereği gibi yerine getirilmediğini, bu nedenlerle, Mahkemenin hile olgusunu yok sayarak davayı reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosyanın incelenmesinden dava konusu 1 07... parsel sayılı taşınmazın 695, 66... , kerpiç ev ve arsası niteliği ile 03.09.2007 tarihinde davacı tarafından davalıya kayden satıldığı ve taşınmazın davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde dahili davacılar tarafından ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Dahili davacılar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Çal Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.