Esas No
E. 2023/13
Karar No
K. 2026/20
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YEREL HUKUK MAHKEMESI

Yerel Hukuk Mahkemesi

E. 2023/13 K. 2026/20 T.
Karar Sonucu KABULÜNE
Resmî Atıf Yerel Hukuk Mahkemesi, E. 2023/13, K. 2026/20, T. 21.01.2026
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yerel Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/13
Karar No
2026/20
Karar Tarihi
21.01.2026
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
KABULÜNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

İSTANBUL

3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/13
KARAR NO: 2026/20
DAVA: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli)
DAVA TARİHİ: 14/01/2023
KARAR TARİHİ: 21/01/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

I. DAVA DİLEKÇESİ CEVAP DİLEKÇESİ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ve ... (...) üyesi önde gelen fonogram yapımcısı olan şirketlerden birisi olduğunu, Davacı fonogram yapımcısı şirket, FSEK md.80/B kapsamında dava konusu müzik albümlerinin fonogram yapımcısı haklarına sahip olan bağlantılı hak sahibi olduğunu, davalı ... ise Türkiye'de adresi bulunan ve Türk vatandaşları olan ...,... ve ...'in sahibi olduğu bir paravan şirket olduğunu, Davalı şirket ...'nin ... eyaletinde merkezi bulunduğunu, Davalı ..., ...'de Türk sanatçı ve yapımcılar tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nde yapımı gerçekleşmiş müzik albümleri üzerinde hak iddia eden, taciz amacıyla ... gibi dijital müzik platformları üzerindeki uyar- kaldır mekanizmalarından yararlanarak onlara zarar verme amacı güden bir şirket olduğunu, Davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda zorunlu olan "Yapımcı Belgesi" ve "Eser İşletme Belgesi'ne de sahip olmadığını, Davalı ... 'un Türkiye'de herhangi bir meslek birliğinde kaydı olmadığını, Davalı şirket ... Mahkemelerinde açtığı davalarda Davalınında içinde bulunduğu Türkçe fonogramlar üzerinde hak iddia ederek, ihtiyati tedbir ve tecavüzün durdurulması talepleri ile davalar açtığını, ... mahkemesinde Müzik eserlerini icracı sanatçılardan dijital iletim haklarını satın aldığını iddia ederek dava açtığını, zira dava konusu albümler içerisinde yer alan tüm ses tespitleri/ses kayıtları (fonogramların) mülkiyeti müvekkil fonogram yapımcısı şirkete ait olduğunu, dolayısıyla davacı fonogram yapımcısı şirketin yazılı izni olmaksızın dava konusu ses tespitleri/ses kayıtları/fonogramlar, müzik eseri sahipleri ya da icarcı sanatçılar tarafından veya bunların sözleşme imzaladıkları 3. kişiler tarafından kullanılamadığını, bir ses kaydı (fonogram) söz konusu olduğundan ses kaydı üzerinde fonogram yapımcısı hak sahibi iken, bu ses kaydı içinde yer alan müzik eseri ile eserin icrası üzerinde ise müzik eseri sahipleri ile icracı sanatçıların hak sahipliği mevcut olduğunu, Bu haklar birarada ama herbiri biribirinden bağımsız olarak mevcut olduğunu, dava konusu müzik eserlerini icra eden sanatçı, üye olduğu müyorbir adlı icracı sanatçılar meslek birliğine dijital umuma iletim haklarına ilişkin münhasıran yetki verdiğini, dolayısıyla ... gibi mecralardaki iletimlere ilişkin izinler,

Müyorbir adlı meslek birliği tarafından verilmekte ve gelirleri de müyorbir adlı icracı sanatçı birliği tarafından tahsil edildiğini, bu nedenle Listesi verilen dava konusu müzik eserlerine ilişkin fseek md. 80/b kapsamında fonogram yapımcısı haklarına müvekkil şirketin sahip olduğunun tespitini, Davalıların açık beyan, yazılı işlemleri ve eylemleri neticesinde müvekkilden izin almaksızın dijital ve dijital olmayan tüm mecralarda yapılacak olası yayınlarının engellenmesi suretiyle FSEK md. 69 kapsamında olası tecavüzün önlenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.

CEVAP

Davalı vekilli cevap dilekçesinde özetle; Davacı, dava dilekçesinde yer alan eserlerin FSEK 80/b maddesi uyarınca "ilk defa tespitini yapan fonogram yapımcısı" olmadığından ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisi almadığından eserler üzerlerinde bağlantılı hak sahibi olmadığını, davacıların sunmuş oldukları eser işletme belgeleri, sadece plak, kaset ve kompakt disk gibi fiziki ses taşıyıcılar ile sınırlı olarak düzenlendiğini, davacı, dava konusu eser işletme belgelerini .... A.ş.'ye devretmiş, sonrasında ise yine devir yapıldığını, eser işletme belgelerinin davacıya çoğaltma ve yayma mali haklarını kullanım yetkisi verdiği düşünülecek olsa dahi (FSEK 80/b fonogram yapımcısına hak doğrudan mali hak tesis etmez, hakları kullanma yetkisi verdiğini, davacının tespit talebinin ve/veya tecavüzün önlenmesi talebinin dinlenebilmesi için, dava konusu eserler üzerinde FSEK 80/b veya 52. Maddelerinde belirlenmiş şekil şartlarına uygun bir sözleşme ile hak sahipliğini kanıtlaması gerektiğini, davalı şirketin dava konusu eserlerin eser sahipleriyle FSEK 52. Madde kapsamında yazılı olarak tesis etmiş olduğu kanuna uygun dijital hak devir sözleşmeleri mevcut olduğunu, davacının hukuken geçerliliği olmayan belge ve işlemlerle, ilgili eserler üzerinde hak sahibi olduğunu belirlemek, eser sahiplerinin haklarını zedeleyecek ve "eser sahibi lehine yorum ilkesi"ni ortadan kaldıracağını, eser sahibinden dijital hakları FSEK 52.'de düzenlenen sözleşme ile devralmayan veya kullanım yetkisi almayan yapımcının, bu hakları eser sahibinin arkasından dolaşarak meslek birliğinden alması ve yasal şekilde kullanması mümkün olmayacağını, davalıya ait dijital haklara tecavüz nedeniyle, müvekkil .... Tarafından ... eyaletinde...ŞİRKETİ,İ ... ve davacı aleyhine dava açıldığını, bu nedenle haksız ve dayanaksız olarak açılan davanın esastan reddini, bu talebin reddedilmesi halinde, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıya ait hakların sadece kaset ve cd gibi fiziki taşıyıcıları kapsadığını, dijital hakları kapsamadığının tespitini, talep etmiştir.

CEVABA CEVAP:

Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesini tekrar ederek; açıklanan nedenler ve Sayın Hâkimliğinizce re'sen nazar-ı dikkate alınacak hususlara binâen; mevzuata göre haksız ve hukuka aykırı biçimde,...'da ikame edilen dava üzerinden, ... Piyasasından usulsüz kazanç temin etmeye yönelik olduğu, cevap dilekçeleri ile beyan ve ikrar edilmiş bulunduğu dikkate alınarak, talebin kabulüne karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

İKİNCİ CEVAP: Davalı vekili 2. Cevap dilekçesinde özetle;Belirtilen tüm olgular ışığında, sayın mahkemeden Haksız ve dayanaksız olarak açılan davanın esastan reddini, bu talebin reddedilmesi halinde, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıya ait hakların sadece kaset ve CD gibi fiziki taşıyıcıları kapsadığını, dijital hakları kapsamadığının tespitini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.

II. DELİLLER

Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan icracı sanatçının ... olduğu "..." ve "..." adlı müzik eserlerine ilişkin eser işletme belgeleri ve eklerinin celp edildiği anlaşılmıştır.

HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen telif haklarında uzman bilirkişiler ..., ... ve ...tarafından düzenlenen 24/03/2024 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; yapımcılar sadece mali haklara sahip olabileceğini, davacı yapımcıdan devir aldığı üç albümün çoğaltma, yayma ve işleme haklarına sahip olduğunu, ancak, Fonogramların yapıldığı tarihte yürürlükte olmayan hakkın devri mümkün olmayacağından FSEK m. 25'te düzenlenen umuma iletim ve eseri erişime hazır bulundurma hakkı eser sahiplerine ait olduğu düşüncesinde oldukları sonuç ve kanaatine varılmıştır.

HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen telif haklarında uzman bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 02/02/2025 tarihli ek raporun sonuç kısmında özetle; Dosya kapsamında yer alan her türlü belge ve bilginin incelemeler ve değerlendirmeler kısmında detaylı olarak ele alınıp değerlendirilmesi sonucunda, her türlü hukuki tavsif ve nihai takdir tamamıyla sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Fonogramlara tespit edilmiş icraların ve filmlerin, her ne suretle olursa olsun umuma iletilmesi halinde, bunları kullananlar, eser sahiplerinin yanısıra, icracı sanatçılara ve yapımcılara veya ilgili alan meslek birliklerine de bu kullanımlara ilişkin uygun bir bedeli ödemekle yükümlüdürler (FSEK m. 80/1/2/3-2) ... Anonim Şirketi tarafından ilk tespiti yapılan ve icracı sanatçısı ... olan ve çeşitli sanatçıların eserlerinin okunduğu üç fonogram için ... ilk tespit ile aslen mali haklara sahip olduğunu, İşletme belgesi alınırken, güfte ve bestelerin sahiplerinde izin alındığı ve Bunun Kültür bakanlığı tarafından denetlendikten sonra işletme belgesinin ... adına düzenlendiği tespit edildiği, bu işletme belgesi ... A.Ş'ye devir edilmişse de tekrar ... Anonim Şirketine devir edildiğini, sonuç itibariyle, bu devirler geçerli olsa da olmasada son fonogram mali hakları ... Anonim Şirketi göründüğünü, Fonogramların mali hak sahibi aksi kanıtlanmadıkça ilk tespiti gerçekleştirerek aslen mali haklara sahip ... Anonim Şirketi olduğu İcracı sanatçı plakları okumadan önce yaptığı sözleşmede FSEK m. 52 anlamında mali hakları tek tek yazarak devretmediğinden bu sözleşme icranın tespiti için rıza olarak kabul edilebilir olduğu, ayrıca, alacaklara dair ikinci sözleşme ile bir ibra yapmış olduğu ancak, ibra ileriye yürümeyeceğinden ve hala üç fonogramda icracı sanatçı mali haklara ve manevi haklara sahipliği devam ettiğini, davalı ... ise üç fonogram üzerinde mali hak sahibi olduğunu ispat eden bir delil sunamadığını, işletme belgeleri ... A.Ş üzerine düzenlenmiş, ancak davacı ... Şti olarak göründüğünü, aynı şirket olup olmadığının, denetlenmesi yapılamadığı sonuç ve görüşlerine ulaşılmıştır.

III. DAVA VE UYUŞMAZLIK

Dava; İcracı sanatçısının ... olduğu “...”, "...", "..." adlı üç adet müzik albümünün; FSEK md.80/b kapsamında fonogram yapımcısı haklarına fonogram yapımcısı olarak davacı şirketin sahip olup olmadığı, davacı şirketin yazılı izni olmaksızın dava konusu müzik albümünün ve bu albümdeki ses tespitlerinin/ses kayıtlarının ve fonogramların davalı tarafça dijital platformlarda yayınlanması suretiyle vuku bulması muhtemel tecavüzün FSEK 69. maddesi kapsamında önlenmesine yönelik istem yönünden yasal koşulların oluşup oluşmadığına ilişkindir.

IV. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Somut olayda talep sonucunun değerlendirilmesi için ilk önce dava konusu eserlerin kime ait olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda icracı sanatçısı ... olan “...”, “...” ve “...” adlı üç adet müzik albümüne ilişkin değerlendirmeler sağlanacaktır.

12.06.1995 tarihine kadar Fonogram yapımcılarına FSEK m. 80 anlamında düzenlenen bir bağlantılı hak sahipliği hakkı tanınmamıştı. Ancak, bu tarihten öncede olsa yapılan ilk tespitlerin girişimcine iş görme ile birlikte hakkın mali haklarının kullanılması durumunda açık yetki vermesi gerekmektedir. İşte bu hal bir durumda karşılıklı hizmet ve ücret hakkı doğuran sözleşmede fonogramın çoğaltılması, yayılması ve iletimi hakkında devir veya izin olması durumunda fonogramcının haklarına denk bir devir işleminin yapıldığı kabul edilmelidir.

Hukuki değerlendirmeleri konu normatif kaynaklar ise aşağıdaki şekilde sıralanabilir; FSEK 80/B maddesi uyarınca; Bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra aşağıda belirtilen haklara sahiptir. (1) Eser sahibinin ve icracı sanatçının izni ile yapılan tespitin, doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi hususlarında izin verme veya yasaklama hakları münhasıran fonogram yapımcısına aittir. Yapımcılar tespitlerinin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine izin verme hususunda münhasıran hak sahibidir. (2) Fonogram yapımcısı, yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespitlerinin aslının veya çoğaltılmış nüshalarının satış yoluyla veya diğer yollarla dağıtılması hususunda izin verme ve yasaklama hakkına sahiptir. (3) Fonogram yapımcısı, icraların tespitlerinin telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda tespitlerine ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir. Umuma iletim yoluyla tespitlerin dağıtım ve sunulması yapımcının yayma hakkını ihlal etmez. Fonogram yapımcıları eser niteliğinde olsun olmasın, bir ses icrasını veya diğer sesleri ilk olarak ses taşıyıcısına kayıt eden yapımcılardır. Eğer kayıt edilen ses, eser niteliğinde ise eser sahibi veya icracı sanatçıdan izin alınması gerekir.

Dolayısıyla fotogram yapımcısının bağlantılı hak sahibi olarak korunabilmesinin ön şartı eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralmış olmasıdır. Yargıtay kararları da bu yöndedir (Y.

11.HD T: 20.4.2006, E: ..., K: ...). Ancak belirtmek gerekir ki fonogram yapımcısının devraldığı, mali hakların kendisi değildir. Bunları kullanma yetkisidir. Burada bir hakkın değil, kullanım hakkının devrine (ruhsata) ilişkin bir durum vardır. Fonogram yapımcısının bağlantılı hak sahibi olabilmesi için “icra ürünü ve sair sesleri ilk defa tespit eden” olması gereklidir. İkinci defa tespiti yapanlar bu kapsamda değerlendirilmezler (Kılıçoğlu, s. 242-243). 5846 sayılı yasanın 25. maddesi 2001 yılında 4630 Sayılı Kanunla değiştirilmiştir, madde başlığı; "İşaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı" şeklinde, içeriği ise; "Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, radyo-televizyon, uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanması ve yayınlanan eserlerin bu kuruluşların yayınlarından alınarak başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi hakkı munhasıran eser sahibine aittir" şeklinde değiştirilmiştir. Böylece görüntü nakline yarayan araçlarla ve yine bu kapsamda dijital platformlar yoluyla umuma iletim hakkı eser sahibine tanınmış bir hak olarak düzenlenmiştir. 5846 sayılı yasanın 51. maddesi ile mali hakların devrine ve kullanımının devrine ilişkin sözleşmelere bir kısıtlama getirmiştir. Buna göre ilerde çıkarılacak kanun ile tanınacak mali hakların peşinen devrine ya da başkaları tarafından kullanılmasına ilişkin sözleşmeler batıldır. FSEK 51.maddesinde; "İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına mütaallik sözleşmeler batıldır. İleride çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün genişletilmesi veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak salahiyetlerden vazgeçmeyi yahut bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı hüküm caridir." hükmü düzenlenmiştir. Kanun koyucu FSEK 51. madde ile eser ve bağlantılı hak sahiplerini korumak istemiştir. Böylece ilerde çıkarılacak kanun ile kendilerine tanınacak hakları peşinen devretmeleri hukuka aykırı sayılmış ve butlan yaptırımına tabi tutulmuştur (Kılıçoğlu, s. 320). FSEK 52.maddede: "Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi" şart koşulmuştur. Dolayısıyla dijital iletimi içine alan umuma iletim hakkını da içerecek şekilde mali hakların devrine ilişkin sözleşme de hüküm bulunması gerekmektedir.

FSEK 25. madde işaret, ses ve/ veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı başlığını taşımaktadır. 4630 sayılı kanunla 21/02/2001 tarihinde kabul edilmiştir. Bu hükme göre, telli-telsiz uydu kablolu araçlarla veya radyo televizyonla yayınlar, dijital iletim ve sair ses, görüntü nakli yapan araçlarla yayın konusunda münhasır hak eser sahibinindir. Bilindiği üzere çağın ve toplumsal alışkanlıkların değişmesi ile 2001 yılında hükmün kapsamı genişletilmiş ve düzenlenmiştir. Buna göre, internet ortamında ve dijital gereçlerle dağıtım kendine özgü yeni bir hak tasarruf alanıdır. Müzik eserlerinin internet üzerinden umuma iletimine ilişkin mali hakkın 5846 sayılı FSEK’in 25. maddesinde 2001 yılında yapılan değişiklikle ihdas edilmiş olması, mali hakların devrine ilişkin sözleşmenin ve davacı yanca verilen muvafakatin değişiklikten önceki tarihlerde gerçekleşmesi ve FSEK’in 51. maddesinin, ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin hükmü bir arada gözetilmesi gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... E., ...K.)

Değerlendirmelerde eser işletme belgesine, yeni adı ile kayıt tescil belgesine de kısaca değinmek gerekirse; eser işletme belgesinin beyan ile oluşturulduğu, hak ihdas etmediği, ispat kolaylığı amacı taşıdığı, aksinin ispat edilebileceği, bir karineden ibaret olduğu Fikir ve Sanat Eserlerinin Kayıt ve Tescil Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik madde 1, Mülga 3257 sayılı Sinema, Video ve Müzik Eserleri Kanunu madde 5 ve ilgili diğer normlar ile sabittir.

Yukarıdaki izah kapsamında; ... ve Davacı ... aralarında 9.10.1987 tarihinde bir fonogram yapım sözleşmesi imzalanmıştır. İcracı Sanatçı iki plağa yeterli sayıda müzik eserini okumayı kabul ettiğini, yapımcının eser işletme belgesini alacağını ve bundan 90 gün sonra bir miktar ödeme yapacağı kararlaştırmışlardır. Yapımcının iki adet plak veya kaset şeklinde çıkaracağını, tanıtımları kendisinin yapacağı konusunda anlaştıkları görülmüştür. Ayrıca, beste telif ücretlerinde yapımcının davacı ... nun sorumlu olduğu konusunda da anlaştıkları görülmüştür. Taraflar 10 Şubat 1993 tarihinde yaptıkları ibra sözleşmesinde "..." Albümünün her türlü taşıyıcıya kayıt edilerek, yurt içinde çoğaltılması, dağıtılması pazarlanması ve tüm Mali haklar yapımcıya ait olacağı düzenlenmiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan gelen kayıtlara göre davacı adına 1992 tarihi itibari ile yapımcı belgesi düzenlemiş olduğu görülmüştür. Kültür Bakanlığı 14.5.1990 tarihinde “...” albümünün işletme belgesi ... Şirketi adına düzenmiş ve 8.6.2001 tarihinde Davacı ... Ltd Şti'ye devredilmiştir. Kültür Bakanlığı 19.12.1986 tarihinde “...” albümünün işletme belgesi ... Şirketi adına düzenmiş ve 8.6.2001 tarihinde Davacı ... Ltd Şti'ye devredilmiştir. Kültür Bakanlığı 23.10.1987 tarihinde “...” albümünün işletme belgesi ... Şirketi adına düzenmiş ve 8.6.2001 tarihinde Davacı ... Ltd Şti'ye devredilmiştir. İşletme belgesi verilirken, okunan eser sahiplerinin onay veya hak devri ile icracı sanatçıların hak devri veya rızasına bakılarak bu belge düzenlenir. Eser sahibi ile icracı sanatçının haklarının devri yerine rıza ile tespit yapılmışsa, fonogram üzerinde her birinin bağımsız hakkı olacaktır. 5846 sayılı yasanın Ek Madde 2 – (Ek: 7/6/1995 - 4110/29 md.; Değişik: 21/2/2001 -4630/35 md.) Bu Kanunla sağlanan koruma, bu madde ile getirilen değişikliğin yürürlüğe girdiği sırada; Koruma kapsamına alınan eserlerin, tespit edilmiş icraların ve fonogramların yasal kopyalarının mülkiyetini elinde bulunduran kişiler... bununla birlikte, eserler, tespit edilmiş icralar ve fonogramlara ilişkin olmak üzere bu Kanun çerçevesinde eser sahipleri ve diğer hak sahiplerine sağlanan hakların kullanılması eser veya bağlantılı hak sahiplerinin iznine tabidir. Davacı ... FSEK madde 80/I-1-B kapsamında bağlantılı hak sahibidir. FSEK Ek Madde 2'de bu durumda geçmiş hak sahiplerinin yeni mevzuata göre de hak sahibi oldukları düzenlenmiştir.

Bu kapsamda, davacı fonogram yapımcısı 12.06.1995 öncesi vücuda getirilen eserdeki icralar için FSEK'in 80/I-1-B maddesi ile fonogram yapımcısına tanınan bağlantılı hakların tamamından yararlanacağı kanaatindeyiz. Görüşümüzün kaynağını ise bağlantılı hak sahiplerine ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bağlantılı hak sahibi olan icracı sanatçı yönünden verdiği...E., ...K. 01.12.2022T. Kararı -...-'na dayandırmaktayız.

Kararda "...Görüldüğü üzere icracı sanatçıların icraları üzerinde sahip oldukları komşu haklar, FSEK’in ek madde 2 hükmü gereğince 4630 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihte ülkemizde mevcut bulunan bütün eserler üzerindeki icralara uygulanacaktır. Bu anlamda bağlantılı hak sahipliğinin kazanımında herhangi bir zaman sınırlaması bulunmadığından icranın tespit tarihinin komşu haklardan yararlanma bağlamında herhangi bir önemi kalmamıştır. Başka bir ifadeyle 4110 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 12.06.1995 tarihinden önce yahut sonra gerçekleştirilmesinden bağımsız olarak icracı sanatçı, icrası üzerinde FSEK’in 80. maddesinde düzenlenen komşu haklara sahip olacak ve bu haklara FSEK kapsamında tanınan korumalardan istifade imkânına sahip olacaktır..." şeklindeki karar kapsamında bağlantılı hak sahiplerinin FSEK’in 80. maddesinde düzenlenen komşu haklara sahip olacak ve bu haklara FSEK kapsamında tanınan korumalardan istifade imkânına sahip olacağı açıktır.

Görüldüğü üzere bağlantılı hak sahiplerinin eser üzerinde sahip oldukları komşu haklar, FSEK’in ek madde 2 hükmü gereğince 4630 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihte ülkemizde mevcut bulunan bütün eserler üzerindeki icralara uygulanacaktır. Bu anlamda bağlantılı hak sahipliğinin kazanımında herhangi bir zaman sınırlaması bulunmadığından icranın tespit tarihinin komşu haklardan yararlanma bağlamında herhangi bir önemi kalmamıştır. Başka bir ifadeyle 4110 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 12.06.1995 tarihinden önce yahut sonra gerçekleştirilmesinden bağımsız olarak fonogram yapımcısı, eser üzerinde FSEK’in 80. maddesinde düzenlenen komşu haklara sahip olacak ve bu haklara FSEK kapsamında tanınan korumalardan istifade imkânına sahip olacaktır.

Davacı taraf adına düzenlenmiş olan işletme belgesi hak sahipliği konusunda bir karine yaratır. Bu karinenin aksinin ispatı elbette mümkündür. İspat yükü davalıya aittir. İncelenen dosya kapsamında davalının, davacı ... tarafından ilk tespiti yapılan icracı sanatçısı ... olan tespitlerde, hakkını ispat edecek bir delil sunamadığı, davacı ...'nun hak sahibi olduğu yönündeki karinenin aksini ispat edemediği, hak sahipliği savunmasını dosya kapsamındaki kayıtlarla doğrulayamadığı görülerek davalının hak sahibi olduğu yönündeki savunması ancak bir iddiadan ibaret kaldığı değerlendirilmiştir.

Her ne kadar taraf vekillerinin dilekçelerinde belirttikleri üzere fonogramdaki mali hakların devri FSEK Madde 52 kapsamında geçersiz ise de, bu devir silsilesindeki aksaklık ilk tespit yapan davacı ... nezdinde bir hak kaybına sebep olmamaktadır. İlk ses tespiti gerçekleştiren fonogram yapımcısının sıfatı ile sonradan gerçekleştirilen ve geçersizliği yönünde iddia bulunan devirler birbirinden ayrı ve bağımsız değerlendirilmelidir. FSEK madde 52 kapsamında geçerli olmadığı tespit edilen devirlerin fonogram yapımcısı sıfatına halel getirmesi beklenemez.

İlk tespiti yapan davacı ... üç fonogram üzerinde ek madde 2 hükmü ile mali haklara aslen hak sahibidir. Ancak, eser sahibi ile icracı sanatçıdan mali hak devirlerini usulünde uygun almadıklarından aynı mali haklar birbirinden bağımsız olarak onlara da aittir. Yani fonogram üzerinde mali haklar devir edilmemişse, ki somut olayda kanuna uygun bir devir olmadığı incelenen kayıtlarla sabittir, eser sahibi, icracı sanatçı ve Fonogram yapımcısı ayrı ayrı bağımsız mali haklara sahiptir, bu haklar aslen iktisap ile elde edilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ... Karar sayılı kararında " FSEK'in 80/I, 1, B maddesi hükmünde fonogram yapımcısının "eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralması" gerektiği ifade olunmaktadır. Fakat, fonogram yapımcısının ilk defa gerçekleştirdiği tespit üzerinde yasada yazılı haklara (FSEK m.80/I, 1, B) sahip olabilmesi için, eser sahibi veya icracı sanatçıdan sahip oldukları tüm mali hakların (FSEK m.22-25, 80/I, 1, A) kullanma yetkisini devir almasına gerek bulunmamaktadır. Fonogram yapımcısının icrası gerçekleştirilen eserin sahibi ile esere ilişkin icranın sahibi olan icracı sanatçıdan, "sadece icrayı içeren seslerin tespiti için izin alması", FSEK'in 80/I, 1, B maddesi ile tanınan mutlak nitelikteki bağlantılı haklara sahip olabilmesi için yeterlidir. Fonogram yapımcısı, eser sahibi ve icracı sanatçıdan eserin icrasına ilişkin seslerin tespit iznini almakla, gerçekleştirdiği tespit üzerinde FSEK'in 80/I, 1, B maddesinde yazılı mutlak nitelikteki bağlantılı hakları aslen iktisap eder. Fonogram yapımcısı, eser sahibi ve icracı sanatçının izni ile gerçekleşen icranın tespiti ile birlikte doğan mutlak hakları, eser sahibi ve icracı sanatçıdan devir alınmamakta, aksine kendiliğinden ve aslen kazanılmaktadır. Bu konuda devir alınmamakta, aksine kendiliğinden ve aslen kazanılmaktadır. Bu konuda fonogram yapımcısı ile eser sahibi ve icracı sanatçı arasında halef selef ilişkisi yahut bir ortaklık bulunmamaktadır." belirtilmiştir.

Bu kapsamda davacı ... Anonim Şirketi tarafından ilk tespiti yapılan ve icracı sanatçısı ... olan ve çeşitli sanatçıların eserlerinin okunduğu üç fonogram için ... ilk tespit ile aslen mali haklara sahiptir.

İşletme belgesi alınırken, güfte ve bestelerin sahiplerinde izin alındığı ve kayıtların Kültür Bakanlığı tarafından denetlendikten sonra işletme belgesinin davacı ... adına düzenlendiği tespit edilmiştir.

Bu işletme belgesi ... A.Ş'ye devir edilmişse de tekrar davacı ... Anonim Şirketine devir edilmiştir. Sonuç itibariyle, davalı tarafın dilekçesine konu devirlerin geçerli olup olmamasından bağımsız, fonogram yapımcısı olarak davacı ... bulunduğu, fonogram yapımcısının yalnızca bir tane olacağı, ne kanunda ne de uygulamada ikinci fonogram yapımcısı, devreden fonogram yapımcısı, devrolunan fonogram yapımcısı, üçüncü fonogram yapımcısı, son fonogram yapımcısı... gibi bir tabirin bulunmadığı, bu yönde bir sıralamanın kanunen mümkün olmadığı, davacının fonogram yapımcısı sıfatıyla hak sahip olduğu yönündeki karinenin aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı, davalı nezdinde davalı lehine FSEK madde 52'ye uygun bir devir gerçekleşmediği, davacı ...'nun hak sahipliğinin bağlantılı hak sahiplerinin eser üzerinde sahip oldukları komşu haklar, FSEK’in ek madde 2 hükmü gereğince 4630 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihte ülkemizde mevcut bulunan bütün eserler üzerindeki icralara uygulanacağı, bu anlamda bağlantılı hak sahipliğinin kazanımında herhangi bir zaman sınırlaması bulunmadığından icranın tespit tarihinin komşu haklardan yararlanma bağlamında herhangi bir önemi kalmadığı, başka bir ifadeyle 4110 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 12.06.1995 tarihinden önce yahut sonra gerçekleştirilmesinden bağımsız olarak fonogram yapımcısı, eser üzerinde FSEK’in 80. maddesinde düzenlenen komşu haklara sahip olacağı ve bu haklara FSEK kapsamında tanınan korumalardan istifade imkânına sahip olduğu yönünde oluşan kanaatimiz akabinde davanın kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.

Davacı tarafından sunulan resim kayıtlar incelendiğinde; ... A.Ş ve ... Şti'nin aynı şirket olduğu görülmüştür. İlgili kayıtlara konu değerlendirmelerde karışıklığa yol açmaması gayesi ile tercihen davacı ... şeklinde taraf sıfatı kullanılmıştır.

HÜKÜM

1.Davanın KABULÜNE,

2....'in icracı sanatçı olduğu; "..." ve "..." albümlerinde yer alan eserler üzerinde davacının fonogram yapımcısı olarak hak sahibi olduğunun tespitine, bu albüm ve eserlerin davalı taraflarca dijital müzik platformları dahil olmak üzere kullanılmasının davacının FSEK'den doğan haklarına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, ref'ine ;bu kapsamda adı geçen albümler ve albümlerde yer alan eserlerin davalı tarafından dijital platformlarda kullanılmasının yasaklanmasına, durdurulmasına, önlenmesine,

3.Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 732,00.-TL harçtan peşin alınan 179,90.-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 552.10.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 .TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince 55.000,00 vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan 387,00.-TL posta masraf gideri, bilirkişi ücreti 27.000,00.-TL, başvuru harcı 179,90.-TL , vekalet harcı 25,60 TL olmak üzere toplam 28.592,50.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.21/01/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog