Esas No
E. 2024/4504
Karar No
K. 2025/4435
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

1. Hukuk Dairesi

E. 2024/4504 K. 2025/4435 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/4504, K. 2025/4435, T. 13.10.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4504
Karar No
2025/4435
Karar Tarihi
13.10.2025
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

1. Hukuk Dairesi         2024/4504 E.  ,  2025/4435 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/449 E., 2024/965 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Pınarbaşı(Kayseri) Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/54 E., 2023/110 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı ... asıl davada; ...köyünde bulunan 1 14... parsel sayılı taşınmazın, birleştirilen davada ise aynı yerde bulunan 1 02... parsel sayılı taşınmazın mirasbırakanları ...’ten kaldığını, taşınmazlara tüm mirasçıların iştirak halinde malik olduklarını, ancak mirasçılardan davalı ...’nın diğer mirasçıların izni ve muvafakati olmadan taşınmazı diğer davalı ...’a sattığını, taşınmazın da kadastro çalışmalarında hatalı olarak ... adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile tüm mirasçılar adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın rayiç bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.200,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında ölümü ile mirasçıları davaya devam etmişlerdir.

Yargılama sırasında Pınarbaşı (Kayseri) Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/60 Esas, 2014/230 Karar sayılı kararı ile ... terekesine temsilci olarak ... atanmış, taşınmazın dava dışı 3. kişiye devredilmesi nedeniyle de 6100 sayılı Kanun’un 125. maddesi gereğince davaya yeni malik ...’a karşı tapu iptali ve tescil olarak devam edilmiştir. II. CEVAP

1.Asıl ve birleştirilen davada davalı ...; davaya konu taşınmazları ...’dan 29.03.2005 tarihinde satın aldığını, dava konusu taşınmazların ...’e miras yolu ile geçmediğini, davanın haksız ve yersiz olduğunu belirterek reddini savunmuştur.

2.Asıl ve birleştirilen davada Davalı ... ve dahili davalı ... davaya cevap vermemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Pınarbaşı ( Kayseri ) Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.12.2015 tarihli 2009/103 Esas, 2015/244 Karar sayılı kararı ile; dava değerinin 18.086,82 TL olduğu, dava tarihi itibari ile Mahkemenin görev sınırı olan 7.080,00 TL'nin üzerinde bulunduğu, dava değerinin dava tarihi itibari ile Mahkemenin görevi dışında kaldığı, 1086 sayılı HUMK’un 2 ve 8/1.maddeleri gereğince Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliği ile dosyanın görevli Pınarbaşı Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Pınarbaşı (Kayseri) Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli 2016/110 Esas, 2019/70 Karar sayılı kararı ile; davacı tarafça iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, kararın, asıl ve birleştirilen davada davacı mirasçıları tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince, yapılan inceleme ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli ve elverişli bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, çekişmeli taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, mirasçı ...’ya ne şekilde intikal ettiği ve ... tarafından davalı tarafa yapılan satışın geçerli olup olmadığı noktasında toplandığı, bu nedenlerle sağlıklı sonuca varılabilmesi için Mahkemece, taşınmaz başında tarafsız, yöreyi iyi bilen, olabildiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ile taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve fen bilirkişisi katılımıyla yeniden keşif yapılması, yapılacak keşifte dinlenecek yerel bilirkişi, tanıklar ve tespit bilirkişilerinden çekişmeli taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, davacı tarafın kök murisi ...’e mi ait olduğu yoksa ...’nın 3.kişiden mi satın aldığı, çekişmeli taşınmazların ne zamandan beri kim tarafından ne şekilde zilyet edildiği hususları maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde veya alınan beyanlar ile önceki keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve taraf tanıklarının beyanları arasında çelişki ortaya çıktığı takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılması, taşınmazların kime ait olduğunun kesin olarak belirlenmesi, çelişkinin giderilememesi halinde hangi beyana üstünlük tanındığının gerekçesinin karar yerinde açıklanması, çekişmeli taşınmazların öncesinin kök muris ...ye ait olduğunun anlaşılması halinde, kök murisin ölümünden sonra mirasçıları arasında yöntemince yapılmış bir taksimin olup olmadığı, taksim yapılmışsa dava konusu taşınmazların mirasçı ...’ya isabet edip etmediğinin araştırılması, çekişmeli taşınmazların davacı tarafın kök murisine ait olduğunun ve mirasçılar arasında taksim edilmediğinin belirlenmesi halinde mirasçı sıfatıyla zilyet olan ...’nın tek başına tereke karşında 3. kişi olan davalı ...’a yaptığı satışın geçersiz olduğu, davalı taraf yararına da tespit tarihi itibari ile malik sıfatıyla 20 yıla ulaşan zilyetliğin de bulunmadığının düşünülmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahalli bilirkişi ve tanıkların, dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın kök muris ...’e ait olduğunu, 20-25 sene önce ... mirasçıları tarafından kullanıldığını, kök murisin ölümünden sonra mirasçıları arasında yöntemince yapılmış bir taksimin de olmadığını beyan ettikleri, bu şekilde mirasçı sıfatıyla zilyet olan ...’nın tek başına tereke karşısında 3. kişi olan davalı ...’a yaptığı satışın geçersiz olduğu, davalı taraf yararına da tespit tarihi itibari ile malik sıfatıyla 20 yıla ulaşan zilyetliği bulunmadığı ve ayrıca davalı ...'ın bu taşınmazın ...'e ait olduğunu bilebilecek konumda olduğu, tek başına ...'nın bu taşınmazın kendi hissesine düşen taşınmaz olduğu yönündeki beyanının yeterli olmadığı; dava konusu 1 44... parsel sayılı taşınmazın ise evveliyetında ilk olarak ...a ait olduğu, ...tarafından taşınmazın ...'e satıldığı, ...'ten ise dava konusu taşınmazı ...'nın satın aldığı, 1 14... parsel sayılı taşınmazın öncesinin kök muris ...ye ait olmadığı gerekçesiyle dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne, 1 14... parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada tereke temsilcisi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahallinde yapılan keşif, uygulama, beyanlar, teknik bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava ve istinafa konu 1 14... parsel sayılı taşınmazın öncesinde dava dışı ...a ait olduğu, ................. tarafından taşınmazın ...'e satıldığı, ...'ten ise dava konusu taşınmazı ...'nın satın aldığı, onun da tespit maliki ...'a sattığı, davacı tarafın dava konusu taşınmazın öncesinin kök muris ...ye ait olduğunu ispatlayamadığı, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle tereke temsilcisi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleştirilen davada tereke temsilcisi vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 1 14... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece üç kez keşif yapıldığını, keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişkiler bulunduğunu, bu çelişkiler giderilmeden son keşifteki beyanların hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, dava konusu 1 14... parsel sayılı taşınmazın da muris ...’e ait olduğunu, terekeye ait bir malın mirasçı ... tarafından tek başına satılamayacağını, bu nedenle davalı ...’a yapılan satışın geçerli olmadığını, dava konusu 1 14... parsel sayılı taşınmaz yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2007 yılında yapılan kadastro sırasında, dava konusu ...köyü çalışma alanında bulunan 1 02... parsel sayılı 7.810, 15... yüz ölçümünde ve 1 14... parsel sayılı 30.144,71 m² yüz ölçümündeki taşınmazlar, satın alma ve trampa nedeniyle Tapulama Komisyon kararı ile davalı ... adına tespit edilmiş, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 11. maddesi gereğince kadastro tutanakları 30.12.2007-02.01.2008 tarihleri arasında askı ilanına alınarak askı ilan süresi içerisinde dava açılmadığından kesinleştirilerek tespit maliki adına tapuya tescil edilmiş, ... tarafından ...’ya, onun tarafından da davalı ...’a satış suretiyle devredilmiştir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı tereke temsilcisi vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı fazla alınan 239,80 TL onama harcı ile birleştirilen dava için alınan 2.107,80 TL temyiz başvuru harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog