Esas No
E. 2023/11
Karar No
K. 2026/19
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/11
KARAR NO: 2026/19
DAVA: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
DAVA TARİHİ: 13/01/2023
KARAR TARİHİ: 21/01/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

I. DAVA DİLEKÇESİ CEVAP DİLEKÇESİ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; fonogram yapımcısı şirket, Türkiye'nin müzik sektöründe müzik yapımı, dağıtımı ve organizasyonu ile uzun süredir iştigal eden sektörün önde gelen ve itibarlı fonogram yapımcısı firmalarındandır. Müvekkil şirket, Türkiye'deki müzik yapımcılarının meslek birliği ...'ın ve merkezi ...'da bulunan dünya genelinde faaliyet gösteren ...'nin (...) üyesi olduğunu, davacı fonogram yapımcısı şirket, Türkiye'de tanınan, göz önünde olan, resmi kayıtları bulunan, hukuki yapısı belirli ve şeffaf olan itibarlı bir müzik yapımcısı olduğunu, onlarca sanatçı, yüzlerce müzik eseri ve video klibinin bulunduğu bir portföye sahip olan müvekkil fonogram yapımcısı aynı zamanda köklü bir geçmişe sahip olduğunu, davacı fonogram yapımcısı şirket, FSEK md.80/B kapsamında dava konusu müzik albümlerinin fonogram yapımcısı haklarına sahip olan bağlantılı hak sahibi olduğunu, Davalı ... ise Türkiye'de adresi bulunan ve Türk vatandaşları olan ..., ... ve ...'in sahibi olduğu bir paravan şirkettir. Bu nedenle ...'nde vergi cenneti olarak anılan ve paravan şirketlerin kolaylıkla kurulması ile ünlü, sağlam dayanak, kayıt ve belgeler olmadan internet üzerinden şirket kurmanın mümkün olduğu ... menşeili olduğunu, Davalı ..., ...'de herhangi bir müzik faaliyetine sahip olmayıp tamamen Türk sanatçı ve yapımcılar tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nde yapımı gerçekleşmiş müzik albümleri üzerinde hak iddia eden, taciz amacıyla ... gibi dijital müzik platformları üzerindeki uyar-kaldır mekanizmalarından yararlanarak Türk müzik yapımcılarının müzik yayınlarını durdurarak onlara zarar verme amacı güden bir şirket olduğunu, Davalı ...’un Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda kaydı bulunmadığını, ayrıca davalı ... kanuni olarak zorunlu olan "Yapımcı Belgesi" ve "Eser İşletme Belgesi" ne de sahip olmadığını, Davalı ... ’un Türkiye'de herhangi bir meslek birliğinde kaydı bulunmamakta ve tamamen Türk müzik sektörüne zarar verme amacıyla hareket ettiğini, Davalı ...'nin dava konusu müzik eserleri ve ayrıca birçok Türkçe albümün dijital yayınları üzerinde hak sahibi olduğunu iddia etmesi karşılığında müvekkil fonogram yapımcısı şirket ve başkaca birçok Türk yapım şirketi, davalı şirket aleyhine ihtiyati tedbir ve tecavüzün durdurulması talepleri ile talep ve dava ikame ettiğini, Dava konusu müzik eserlerinin dijital veya dijital olmayan yollarla yayını, müvekkil şirketin izin ve onayı olmaksızın yapılamayacağını, Davalı ... veya yetki verecekleri üçüncü kişiler tarafından yapılacak her türlü yayın, müvekkil fonogram yapımcısı şirketin sahip olduğu fonogram yapımcılığı haklarına tecavüz teşkil edecektir. Zira dava konusu albümler içerisinde yer alan tüm ses tespitleri/ses kayıtları (fonogramların) mülkiyeti müvekkil fonogram yapımcısı şirkete ait olduğunu, Dolayısıyla müvekkil fonogram yapımcısı şirketin yazılı izni olmaksızın dava konusu ses tespitleri/ses kayıtları/fonogramlar, müzik eseri sahipleri ya da icarcı sanatçılar tarafından veya bunların sözleşme imzaladıkları 3. kişiler tarafından kullanılamayacağını, bu nedenle listesi verilen dava konusu müzik eserlerine ilişkin Fsek Md. 80/b Kapsamında Fonogram Yapımcısı Haklarına Müvekkil Şirketin Sahip Olduğunun Tespitini, Davalıların açık beyan, yazılı işlemleri ve eylemleri neticesinde müvekkilden izin almaksızın dijital ve dijital olmayan tüm mecralarda yapılacak olası yayınlarının engellenmesi suretiyle Fsek Md. 69 Kapsamında Olası Tecavüzün Önlenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

CEVAP

Davalı vekilli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ..., tamamen Türk sermayesi ile ...’nde kurulmuş bir müzik yapım ve dağıtım şirketi olduğunu, şirketin Ortakları %50 hisseyle ..., %25 hisseyle İbrahim ...ve %25 hisseyle ... olduğunu, Davacı, yalan beyan ve aşağılamalarla müvekkil şirketi mahkeme gözünde düşürerek, kafa karıştırmak, müvekkilin kanun önünde edindiği meşru haklarını, bu yolla gayrimeşru kılmak gayretinde olduğunu, davacı, dava dilekçesinde yer alan eserlerin fsek 80/b maddesi uyarınca "ilk defa tespitini yapan fonogram yapımcısı" olmadığından ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisi almadığından eserler üzerlerinde bağlantılı hak sahibi olmadığını, bir kişinin FSEK kapsamında fonogram yapımcısı olarak anılabilmesi için; o müzik eserine para ve emek harcayarak “ilk defa tespit etmesi” ve bunu FSEK md. 52 doğrultusunda mali hakların tek tek belirtildiği, iki tarafın da imzalarının olduğu yazılı bir izin alarak gerçekleştirmesi gerektiğini, oysa ki davalının öyle bir eylemi olmadığını, davacı, icracı sanatçıdan böyle bir yetki devralmadığını, ve dosya içeriğine bu niteliği taşıyan bir belge sunamadığını, dava dilekçesi ekinde yer alan muvafakatlerdeki imzalar icracı sanatçı ahmet ...'na ait olmadığını, bu imzalar sahteolduğunu,müvekkile ait dijital haklara tecavüz nedeniyle, müvekkil .... tarafından a.b.d. kaliforniya eyaletinde ... şirketi,i ... ve davacı aleyhine dava açıldığını, Davacının, dava konusu eserler üzerinde, uluslararası sözleşme ve kanunda fonogram yapımcısı olarak kabul edilmesi için belirlenen FSEK 52 kapsamında yazılı izin şartını sağlamadığından, herhangi bir bağlantılı hakka da sahip olamayacağını,Davacının sahip olduğu eser işletme belgelerinin, hak ihdas niteliği taşımadığı ve kanun önünde hiç bir hükmü olmadığı, Dava dilekçesi ekinde yer alan muvafakatlerin, icraların sahibi ... tarafından verilen muvafakatler olmadığı, bunların sonradan düzenlenerek sahte imza tatbik edildiği, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için muvafakatlerin geçerli olduğu düşünülecek olsa, içeriğinin basit ruhsat ile sınırlı olduğu, basit ruhsat sahibinin men yetkisi bulunmadığından, davacının bu davayı açma yetkisi bulunmadığı, eserler üzerindeki mali hakları devralan müvekkil şirket, davacıya ihtarname göndererek muvafakatleri iptal ettiğini, Davacının, ister FSEK 49, ister FSEK 80/B kapsamında hak sahibi olduğunu ancak FSEK md 52'de belirlenen şekil şartlarına uygun, iki tarafın imzalarını taşıyan sözleşmeler ile ispat edebileceği, ancak dosya kapsamına böyle bir belge sunamadığı, Dava konusu eserleri vücuda getiren sanatçının FSEK Md. 52 kapsamında, şekil şartlarına uygun bir devir sözleşmesi ile benliğinde doğmuş dijital iletim haklarını müvekkil ...'ye devrettiği ve müvekkilin dava konusu eserler üzerindeki tek dijital hak sahibi olduğu, davacının, kanunun öngördüğü şekil şartlarına uymadan yaptığı birden çok kazandırıcı işlemin ve baştan sona kanuna aykırı şekilde kendine hak doğurma çabasının yorum yoluyla meşru kılınmasının, FSEK'in doğuşundaki ana ilke olan "Eser Sahibi Lehine Yorum İlkesi"ni yerle bir edeceği, Davacının sunduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararının mevcut dosyayla hiç bir ilgisi bulunmadığı,

Meslek Birliklerinin, ancak kendisine devredilen hakları yönetebileceği, dava konusu eserler yönünden ise dijital mecrada pazarlama hak ve yetkisinin bulunmadığı; kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için meslek birliğinin dijital mecralardan telif toplama hak ve yetkisi olduğu düşünülecek olsa dahi, kanunen bunun Türkiye ile sınırlı tutulduğu, bir yabancı şirket olan müvekkilin, yabancı ülkelerde doğan mali hak gelirlerini tahsil etmesine kanunen bir engel olmadığı, eser sahibinden FSEK 52'ye uygun sözleşmelerle dijital hakları devir veya kullanma yetkisi almayan fonogram yapımcısının, sanatçının arkasından dolanarak meslek birlikleri vasıtasıyla kullanamayacağı, davalı şirket tarafından ...eyaletinde, ... ve aralarında davacının da bulunduğu bir çok müzik yapım şirketine dava açılarak, sahip olduğu dijital hakların izinsiz kullanılması nedeniyle uğradığı zararların tazminini talep edildiği, bu nedenle davacının... kanalının kapanmakla karşı karşıya kaldığı, davacının kaybettiği tüm davalara karşın son bir umutla bu davaları açtığı, bu sebeple haksız ve dayanaksız olarak açılan davanın esastan reddini, bu talebin reddedilmesi halinde, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıya ait hakların sadece kaset ve CD gibi fiziki taşıyıcıları kapsadığını, dijital hakları kapsamadığının tespitini yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını saygıyla talep etmiştir.

CEVABA CEVAP:

Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalının hukuki temellendirmeden uzak ve mesnetsiz beyanlarına itibar edilemeyeceği ortada olduğundan, dava konusu müzik eserlerine ilişkin olarak FSEK madde 80/1-B kapsamında fonogram yapımcısı haklarına müvekkil şirketin sahip olduğunun tespitini, davalının müvekkilden izin almaksızın dijital ve dijital olmayan tüm mecralarda yapılacak olası yayınlarının engellenmesi suretiyle FSEK madde 69 kapsamında olası tecavüzün önlenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İKİNCİ CEVAP: Davalı vekili 2. Cevap dilekçesinde Haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. II.DELİLLER Kültür ve Turizm Bakanlığı'na müzekkere yazılarak İcracı sanatçının ... olduğu "..." adlı müzik eserine ilişkin eser işletme belgeleri ve eklerinin celp edildiği anlaşılmıştır. ... 2. Fshhm'nin ... esas dosyasının Uyap üzerinden celp edildiği görülmüştür

HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen telif haklarında uzman ..., Fsek uzmanı ...ve ... tarafından düzenlenen 06/05/2024 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; Davaya konu uyuşmazlıkta dosyada mübrez 21.12.2011 tarihli Fonogramlara İlişkin Kayıt tescil Belgesinde fonogram yapımcısı olarak davacı yer alamadığını, bu karinenin aksinin davalı tarafça ispatının gerektiği, dosyada bu hususta bir delile rastlanmadığı, davaya konu uyuşmazlık açısından albümün yapıldığı zamanda icracı sanatçının sahip olmadığı ve sonradan yasa değişikliği ile verilmiş bir hak bulunmadığından davaya konu olayda FSEK 51 çerçevesinde değerlendirilecek bir husus bulunmadığını, 26.11.2011 tarihi muvafakatnamede yer alan şeklindeki dijital iletim hakkın kullanım yetkisi davacı fonogram yapımcısına basit ruhsat şeklinde verilmiş olması nedeniyle davacının söz konusu albüme tespit edilen ... tarafından icra edilen müzik eserlerinin albüme tespit edildiği halini süresiz olarak dijital iletim platformlarında da kullanma yetkisini haiz olduğu, davaya konu uyuşmazlıkta muvafakatname ile dijital iletim hakkının kullanım yetkisinin basit ruhsat şeklinde yani başkalarına da devir ve lisans yetkisi verilebilecek şekilde süresiz olarak fonogram yapımcısına verilmekle ve davacı fonogram yapımcısı da tespiti gerçekleştirmekle tespit edilen hali ile sınırlı olarak tespit edilen bu icralar üzerinde dijital iletim yetkisini haiz olduğu, icracı sanatçının davalıya tüm icraları üzerinde icracı sanatçılıktan kaynaklanan dijital iletim hakkı da dahil tüm yetkileri devretmesinin davacıya verilen basit lisansa bir etkisinin bulunmadığı, davalının devraldığı mali hakkın kapsamına davacının tespit ettiği yani fonogramlara okunmuş hallerinin girmediği, fonograma okunmuş ve davacı tarafça fonogram tespiti yapılmış olmakla icraların fonograma okunan hali üzerinde dijital iletim yetkisinin davacıya ait olacağı, sonuç ve kanaatine varılmıştır.

HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen Akademisyen ..., Teli Hakları konusunda uzman... ve sektör bilirkişi ... tarafından düzenlenen 14/11/2024 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; “..”, “....”, “...”, “...”, “...”, “...” ve “...” isimli eserlere ilişkin düzenlenen muvafakatnamede eserlerin FSEK m. 25 kapsamındaki kullanımına ilişkin bir muvafakat yer almadığından davacının bu eserlerin bu maddede yer alan mecralarda kullanma hakkına sahip olamayacağı, Basit ruhsat sahipliği FSEK m. 69 kapsamında dava açma imkanı tanımasa da FSEK m. 80/1-1, (B) hükmünde düzenlenen iznin tam ruhsat şeklinde olacağına yönelik bir hüküm yer almadığından ve bazı muvafakatnameler ve eser işletme belgesinde davacının yapımcı olarak belirtilmiş olması nedeniyle davacının karineden faydalandığı dolayısıyla icraların ilk tespitini gerçekleştirdiğinin kabulü halinde yukarıda belirtilen icralar dışındaki “...”, “...”, “...”, “...”, “...” ve “...” isimli icraların tespit edildiği haliyle kullanılmasının men'ini talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

III. DAVA VE UYUŞMAZLIK

Dava; İcracı sanatçısının ...(... olduğu, ‘...’ adlı 1 adet müzik albümünün; FSEK md.80/b kapsamında fonogram yapımcısı haklarına fonogram yapımcısı olarak davacı şirketin sahip olup olmadığı, davacı şirketin yazılı izni olmaksızın dava konusu müzik albümünün ve bu albümdeki ses tespitlerinin/ses kayıtlarının ve fonogramların davalı tarafça dijital platformlarda yayınlanması suretiyle vuku bulması muhtemel tecavüzün FSEK 69. maddesi kapsamında önlenmesine yönelik istem yönünden yasal koşulların oluşup oluşmadığına ilişkindir.

IV. GEREKÇE

Somut olayda 26.11.2011 tarihi muvafakatnamede yer alan dijital iletim hakkın kullanım yetkisi davacı fonogram yapımcısına basit ruhsat şeklinde verilmiş olması ile basit ruhsat şeklinde hak devri olduğu tespiti ile basit ruhsata ilişkin yüksek yargı kararları kapsamında değerlendirmede bulunulması halinde;

Yargıtay 11. H.D. 'nin...E., ...K. Ve 20/11/2007 tarihli "...Davacı, FSEK'in 68. maddesine dayalı olarak tecavüzün ref'i ve tazminata karar verilmesini istemiştir. Bu madde uyarınca talep hakkı eser sahibine veya eser sahibinden mali hakları devralan kişiye aittir. Ruhsat verilmesi yoluyla mali hakları kullanma yetkisine sahip olan kişi ise zararının karşılanmasını sadece FSEK'nun 70/2. maddesi uyarınca açacağı maddi tazminat davasında isteyebilir. Bu durumda, davacının kanundan kaynaklanan ruhsat sahibi sıfatıyla FSEK'nun 68. maddesine dayalı tecavüzün ref'i ve tazminat davası açamayacağından dolayı davanın husumet yönünden reddi gerekirken, davanın kısmen kabulü doğru görülmemiştir..." şeklindeki kararı ile de anlaşıldığı üzere basit ruhsat sahibi kimse tecavüzün ref'i davası açamamaktadır.

Ancak FSEK ruhsat sahibinin tecavüzün ref'ini talep edip edemeyeceği hususunda bir hüküm getirmemiştir. Yüksek yargı kararları ve doktrinde ruhsat, tasarruf işlemi olarak kabul edildiğine ve tüm ruhsat sahibinin eser sahibi ve komşu hak sahibinin eser sahibi olduğu mali hakları kullanma veya yararlanma sahipleri gibi tecavüzün önlenmesi ve tazminat davası açabilmeleri ile dava açılmaması halinde ruhsat sahibinin doğacak zarardan mali hak sahibine veya eser sahibine karşı sorumlu olacakları düzenlenmiştir.

Dava dilekçesinde davacının taleplerinin FSEK m. 69 hükmüne dayandırdığı belirtilmiştir.

FSEK m 69/2 düzenlemesi FSEK m. 66/2,3. ve 4. fıkralarına atıfta bulunduğu, bu haliyle davacının tecavüzün meni davasını da açıp açamayacağının tespiti aşamasında ise FSEK madde 80 hükmü incelenmelidir. Davacının müberz kayıtlarda yer alan fonogram yapımcısı sıfatıyla işbu davayı açmaya hakkı olduğu sonucuna aşağıda yer verilen açıklamalar kapsamında ulaşılmaktadır. Şöyle ki; FSEK m. 80 hükmü eser sahibinin hakları ile bağlantılı hakları düzenlemektedir. İcracı sanatçılar, fonogram yapımcıları ve radyo televizyon yayıncıları eser sahibinin haklarına komşu haklara sahiptirler.

Kanun metninde açık bir şekilde ifade edildiği üzere icracı sanatçıların bu maddede tanımlanan haklara sahip olmasının bir takım şartları bulunmaktadır. Buna göre; bir eseri, sahibinin izniyle özgün bir şekilde yorumlamış olması icracı sanatçıyı, hak sahibi kılar. Böylelikle icra sanatçı, bu icranın tespit edilmesine, bu tespitin çoğaltılmasına, satılmasına, dağıtılmasına, kiralanmasına ve ödünç verilmesine, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine ve temsiline izin verme veya yasaklama hususunda münhasıran sahip olur.

Fonogram yapımcısının komşu hak sahibi olabilmesi ise; bir icra ürününü, ilk defa tespit etmesini takiben eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralması gerekmektedir. Fonogram yapımcısının hak sahibi olabilmesi için ilk tespit yanında "eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra" şeklindeki açık hüküm doğrultusunda mali hakların kullanma yetkisini eser sahibi ve icracı sanatçıdan alması gerektiği yönünde şart koymuştur.

Bu kapsamda ilk tespit yanında izin alan fonogram yapımcısı ancak bu haliyle FSEK madde 80/B kapsamında bağlantılı haklar kapsamında korumadan yararlanabilecektir. İcracı sanatçı veya eser sahibinden alınacak izin korumanın yapısında mutlak şarttır, aksi halde eser sahibi veya icracı sanatçının bihaber olduğu ilk ses tespitine konu kayıt ile fonogram yapımcısının hak sahibi olması ihtimali doğacaktır, ki bu ihtimal hukuken korunması mümkün olmayan sonuçlar ortaya çıkaracaktır.

Değerlendirmelerde eser işletme belgesine de kısaca değinmek gerekirse; eser işletme belgesinin beyan ile oluşturulduğu, hak ihdas etmediği, ispat kolaylığı amacı taşıdığı, aksinin ispat edilebileceği, bir karineden ibaret olduğu Fikir ve Sanat Eserlerinin Kayıt ve Tescil Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik madde 1, Mülga 3257 sayılı Sinema, Video ve Müzik Eserleri Kanunu madde 5 ve ilgili diğer normlar ile sabittir. Yargılama konusu olayda; davacının iddiası davaya konu ... isimli fonogram üzerinde dijital iletim hakkının bulunduğu yönündedir.

FSEK.m.80/B'ye göre, bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini alması ve bu yetki içerisinde dijital iletim hakkının da bulunması gerekir. İcracı sanatçının fonogram yapımcısına devredeceği veya lisans vereceği mali haklar arasında dijital iletim hakkının öngörülmesi 2001 tarihli 4630 sayılı Kanun değişikliği ile olmuştur.

Bu bilgiler çerçevesinde dosyadaki deliller incelendiğinde davaya konu ...isimli albümün yapım yılının 2011 tarihi olduğu, albümün icracı sanatçısı olan ...'ın davacıya verdiği 26.10.2011 tarihli muvafakatname incelendiğinde; muvafakatnamenin FSEK 52. Ve 48. Maddelerdeki şartları taşıdığı değerlendirilmiştir.

Davaya konu uyuşmazlık açısından albümün yapıldığı 2011 tarihinde icracı sanatçının sahip olmadığı ve sonradan yasa değişikliği ile verilmiş bir hak bulunmadığından davaya konu olayda FSEK 51 çerçevesinde değerlendirilecek bir hususunda bulunmadığı ayrıca tespit edilmiştir.

Hak sahipliği iddiası yönünden yer verilen hukuki değerlendirmeler akabinde davacı tarafından sunulan ve delil vasfına haiz olan muvafakatnamelerin incelenmesinde ise;

Dosyada mübrez 28/02/2011 tarihli muvafakatnamelerin her iki metnin özdeş olup her ikisinde de ... isminin altında imza ve bir muvafakatnamede adres yer aldığı, her ne kadar TBK madde 14 amir hükmü gereğince geçerliliği yazılılık şartına bağlı sözleşmelerde her iki tarafın da imzasının bulunması gerektiği sabit olsa da; somut olayda davacının imzasının muvafakatnamelerde yer almamasının muvafakatnamalerin sonradan geçersiz olduğu iddiasının ileri sürülmesine sebep olamayacağı YİBBGK'nun ...E., ...K. Ve 30.9.1988 tarihli kararı ile sabit olduğu mahkememizin kabulüdür.

Muvafakatnamelerde yer alan imzanın ...'na ait olmadığı yönündeki davalı vekilinin itirazının, kabulü mümkün değildir. Anılan albümlere ilişkin tasarruflar kronolojik sırayla incelendiğinde muvakatnamedeki ifaların karşılıklı olarak yerine getirildiği tespit edilmiştir.

Bu kapsamda davalının karşılıklı olarak yerine getirilen ifalara konu muvafakatnamelerdeki imzanın aidiyetine konu itirazının hakkın kötüye kullanılması kapsamında değerlendirilmesi ile kabulü mümkün değildir. Hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığı her somut olayda ve yargılamanın her aşamasında hakim tarafından -karşı tarafça ileri sürülmemiş dahi olsa- MK.2/I gibi kendiliğinden (re’sen) araştırılır.

26.11.2011 tarihi muvafakatnamede yer alan dijital iletim hakkın kullanım yetkisi davacı fonogram yapımcısına basit ruhsat şeklinde verilmiş olması nedeniyle davacının söz konusu albüme tespit edilen ... tarafından icra edilen müzik eserlerinin albüme tespit edildiği halini süresiz olarak dijital iletim platformlarında da kullanma yetkisini haiz olduğu, davaya konu uyuşmazlıkta muvafakatname ile dijital iletim hakkının kullanım yetkisinin basit ruhsat şeklinde yani başkalarına da devir ve lisans yetkisi verilebilecek şekilde süresiz olarak fonogram yapımcısına verilmekle ve davacı fonogram yapımcısı da tespiti gerçekleştirmekle tespit edilen hali ile sınırlı olarak tespit edilen bu icralar üzerinde dijital iletim yetkisini haiz olduğu, icracı sanatçının davalıya tüm icraları üzerinde icracı sanatçılıktan kaynaklanan dijital iletim hakkı da dahil tüm yetkileri devretmesinin davacıya verilen basit lisansa bir etkisinin bulunmadığı, davalının devraldığı mali hakkın kapsamına davacının tespit ettiği yani fonogramlara okunmuş hallerinin girmediği, fonograma okunmuş ve davacı tarafça fonogram tespiti yapılmış olmakla icraların fonograma okunan hali üzerinde dijital iletim yetkisinin davacıya ait olacağı kanaati ile birlikte;

Yukarıda yer verilen izah akabinde geçerli olduğuna kanaat getirilen muvafakatnameler, davacının eser işletme belgesinde yapımcı sıfatına sahip olması ile davacının ilk tespit gerçekleştirdiği kabulü ile devam edildiğinde, davacının FSEK m. 80 hükmünde düzenlenen mali haklara sahip olduğu söylenebilecektir. Şöyle ki; davacı vekili tarafından sunulan söz ve/veya besteye ilişkin muvafakatnameler incelendiğinde bu eserlerin davacı tarafından vücuda getirilecek albümde kullanılmasına muvafakat edildiği görülmüştür. Ancak, dosyada bulunan belgelerden bir kısım eserlerin kim tarafından ilk kez tespit ettiği anlaşılamamaktadır. İncelenen kayıtlarda davacının “...”, “...”, “...”, “...” ve “... ” isimli eserler yönünden ilk tespit gerçekleştiren vasfı ilgili deliller kapsamında doğrulanmamıştır.

Söz konusu eserlere ilişkin ...ve ... tarafından düzenlenen 10.12.2010 tarihli muvafakatname incelendiğinde FSEK m. 25 hükmünde düzenlenen haklara ilişkin FSEK m. 52'ye uygun bir izin yer almadığı görülmektedir. Bu nedenle “...”, “ ...”, “...”, “...” ve “..." isimli eserler yönünden davacının icraları ilk tespit eden olduğunun kabulü halinde dahi FSEK m. 25 hükmünde düzenlenen haklara sahip olmadığı değerlendirilmektedir. “...”, “...” isimli müzik eserleri yönünden de eserlerin sözlerinin dava dışı ...'a ait olduğu, temsilcisi ...A.Ş. olan bu eserlerin de; sadece CD ve Plak'a kaydedilmesine muvafakat verildiği görüldüğünden bu eserler için de davacının FSEK m. 25 hükmünde düzenlenen haklara ilişkin FSEK m. 52'ye uygun bir izin yer almadığı görülmekle davacının bu eserler yönünden hak sahibi olamayacağı değerlendirilmiştir.

Gerekçeli karar, ilgili bölümde basit ruhsat hak sahipliğine ilişkin gerek yüksek yargı kararları gerekse de kanun metni değerlendirmelerine yer verildiği, bu aşamada tekrara düşmemek amacıyla hareket edilerek davacının basit ruhsat ile hak sahibi olduğunun kabulü ile devam edildiğinde; basit ruhsat sahipliği FSEK m. 69 kapsamında dava açma imkanı tanımasa da FSEK m. 80/1-1, (B) hükmünde düzenlenen iznin tam ruhsat şeklinde olacağına yönelik bir hüküm yer almadığından ve bir takım muvafakatnameler ve eser işletme belgelerinde davacının yapımcı olarak belirtilmiş olması nedeniyle davacının karineden faydalandığı dolayısıyla; davacının söz konusu albümde yukarıda yer verilen eserler dışında kalan -Bununla birlikte ilgili muvafakatnameler kapsamında yer alan- “...”, “...”, “...”, “...”, “...” ve “...” isimli icraların albüme tespit edildiği halini süresiz olarak dijital iletim platformlarında da kullanma yetkisini haiz olduğu, davacının yer verilen icraların ilk tespitini gerçekleştirdiğinin kabulü ile “...”, “...”, “...”, “...”, “...” ve “...” isimli icraların tespit edildiği haliyle kullanılması eylemine, yer verilen eserler yönünden fonogram yapımcısı sıfatına haiz davacının, eserlerin davalı taraflarca dijital müzik platformları dahil olmak üzere kullanılmasının davacının FSEK'den doğan haklarına tecavüz niteliğinde olduğu, bu kapsamda davalının tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, ref'ine dair kısmen kabul yönünde hüküm tahsis edilmiştir.

HÜKÜM

1.Davanın KISMEN KABULÜNE,

2....'nun icracı sanatçı olduğu; "...", "...", "...", "...", "..." ve "..." isimli icralarda davacının fonogram yapımcısı olarak hak sahibi olduğunun tespitine, bu albüm ve eserlerin davalı taraflarca dijital müzik platformları dahil olmak üzere kullanılmasının davacının FSEK'den doğan haklarına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, ref'ine ;bu kapsamda adı geçen albümler ve albümlerde yer alan eserlerin davalı tarafından dijital platformlarda kullanılmasının yasaklanmasına, durdurulmasına, önlenmesine,

3.Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 732,00.-TL harçtan peşin alınan 179,90.-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 552.10.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 .TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince 55.000,00 vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan 747,00.-TL posta masraf gideri, bilirkişi ücreti 18.000,00.-TL, başvuru harcı 179,90.-TL , vekalet harcı 25,60 TL olmak üzere toplam 18.952,50.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog