Esas No
E. 2024/3411
Karar No
K. 2025/3967
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

6. Hukuk Dairesi         2024/3411 E.  ,  2025/3967 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/825 E., 2024/867 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2015/289 E., 2024/130 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 01.02.2014 tarihli “...ve İnşaat İşleri Sözleşmesi” imzalandığını, 1. hakediş için yapılan kısmi ve geç ödeme hariç hakedişlerinin davalı iş sahibince ödenmediğini, işe ait projelerin geç teslim edilerek iş programının aksamasına sebebiyet verildiğini, buna rağmen işin çok büyük kısmının tamamlandığını, ancak sözleşmenin haksız olarak davalı iş sahibi tarafından feshedildiğini ileri sürerek sözleşme kapsamında müvekkili tarafından tamamlanan işlerin mahkemece yaptırdığı tespit de göz önünde bulundurularak ödenmesi gereken 866.850,00 TL’nin ihtarname tarihinden başlayacak faizi ile davalıdan tahsiline ve davalının fiili engellemeleri neticesinde inşaat sahasında kalan ve mülkiyeti müvekkile ait olan malzemelerin değeri 45.345,00 TL’nin sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; işin sözleşme ve onaylanan iş programı gereği 22.06.2014 tarihinde bitirilmesi gerekirken davacı tarafından işin bu tarihte teslim edilemediğini, davacı yüklenici tarafından süre uzatım talebinde bulunulmadığını, davacıya gönderilen ihtarnamede verilen süre içerisinde de iş tamamlanmadığından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, projelerin zamanında, işi aksatmayacak şekilde davacıya talebi üzerine teslim edildiğini, müvekkili tarafından davacıya ödenen toplam tutarın 2.041.867,00 TL olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yüklenici sıfatıyla sözleşme kapsamında fesih tarihi itibariyle yapmış olduğu toplam imalât bedeli tutarı 2.320.215,16 TL 'den, davalı iş sahibi tarafından doğrudan ve nama ifa şeklinde yapılan toplam 1.953.378,75 TL'nin mahsubu sonrasında, ek rapordaki kesin tasfiye hesabında belirlendiği üzere davacının temerrüt tarihi itibariyle 466.834,61 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde:

İstinaf kararının gerekçe içermediğini, dosya kapsamında bulunan tüm raporların yapılan hesaplamalarda çelişkili olduğunu, bilirkişi raporlarında işin ne kadarının tamamlandığının ve fazladan yapılan işlerin yapılıp yapılmadığının tespit edilmediğini, müvekkiline ödenmesi gereken bedelin eksik tespit edildiğini, sundukları belgelerin bilirkişilerce incelenmediğini, hükmedilen bedele uygulanan faiz oranının da ticari faiz olması gerektiğini beyan etmektedir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde:

İstinaf kararının gerekçe içermediğini, yer tesliminin 18.02.2014 tarihinde yapıldığını, geç teslim edildiği iddia edilen projelerin davacıdan kaynaklanan sebeplerle işin revizesine ilişkin projeler olduğunu, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, KDV hususuna ilişkin itirazlarının bilirkişiler ve mahkemece değerlendirilmediğini, tespit raporlarının hatalı değerlendirildiğini, iki tespit raporu arasında geçen 21 günlük süre içerisinde bütün işlerin davalı tarafından yaptırıldığını, davacı nam ve hesabına yapılan bir kısım ödemelerin hesaplamada dikkate alınmadığını, davacının eksik veya hatalı yaptığı işlerin tekrar yapılması için yapılan masraflardan da davacının sorumlu olduğunu, ayrıca davacı tarafın 08.10.2018 tarihli rapora itiraz dilekçesinde sigorta primi yönünden itirazda bulunmadığını bu hususun davalı açısından usuli kazanılmış hak oluşturduğunu, bu nedenle bu bedelin hesaplamadan çıkartılmasının yerinde olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı olarak imalât bedelinin ve şantiye sahasında davalı uhdesinde kalan malzemelerin bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Taraflar arasındaki 01.02.2014 tarihli “...ve İnşaat İşleri” konulu sözleşmenin incelenmesinde bölüm I olarak belirtilen "Yollar (üstyapısı hariç)" konulu işin anahtar teslim - götürü bedelli, bölüm II olarak belirtilen işlerin bir kısmının anahtar teslim, anahtar teslim olduğu belirtilmeyen kalemler için sözleşme ekinde yer alan birim - fiyat cetvelinde yer alan miktarlarla çarpılarak anahtar teslim olarak belirleneceği, sözleşmenin 7. maddesinde ise "sözleşmenin birim - fiyatlı olmadığı anahtar teslim sözleşme niteliğinde olduğunun belirtildiği görülmektedir.

Dosya kapsamında alınan 13.03.2023 tarihli rapor ve 30.11.2023 tarihli ek raporda; dava dosyası kapsamında davacının ve davalının yaptırmış olduğu iki adet tespit dosyasının bulunduğu, davacı tarafından yaptırılan keşfin 25.09.2014 tarihinde gerçekleştirildiği, davalı iş sahibinin yaptırdığı keşfin ise 04.09.2014 tarihinde yapıldığı, fesih tarihinin 10.09.2014 olduğu ve dava dilekçesinde davacının Ağustos ayında sahaya alınmadığı beyanı da dikkate alınarak davalının yaptırdığı tespitin davaya konu olayı daha iyi aydınlatabileceği beyan edilerek davalının yaptırdığı tespit dikkate alınarak imalât bedeli hesaplandığı, yine davacının fazla yaptığı iş bedeli değerlendirilmesinde; davacının tek taraflı hazırlamış olduğu kesin hakedişin "Opsiyonel" kısmında, köy yolu ek kazı ve dolgu yapılması, sürme esaslı yalıtım yapılması, yol için fundalık kesimi ve temizlik yapılması (dağ yolu), yol için fundalık kesimi ve temizlik yapılması (orman yolu) imalâtları için davalı işveren tarafından talimat verildiğine dair bir evrak dava dosyası kapsamında bulunmadığı, dava dosyasında imalâtların nerelerde yapıldığı ve miktarının hesabına yönelik yeterli done bulunmadığı, birim fiyatlı imalâtlar olan bu opsiyonel bölümü için davacının tek taraflı hazırlamış olduğu hakediş metrajlarının topografik alımlara ve ataşmanlara dayandırılmış olması bu alım ve ataşmanların ise hakedişe eklenmemiş olması nedenleri ile yapılmış olduğu iddia edilen ne kadar fazla imalât olduğu hesaplanamadığı değerlendirmesinde bulunmuş ve mahkemecede bu raporlar hükme esas alınarak karar verilmiş ise de; imalât bedeli hesaplanırken davadan önce her iki tarafın yaptırdığı tespit dosyalarındaki imalât kalemleri ile karşılaştırılmamıştır. Diğer yönden, davacının fazla iş talebi yönünden ise; davacının bu alacağını tespit dosyasıyla ispatlayıp ispatlamadığı ve fazla işlerin sözleşme konusu işle ilgili olup olmadığı belirlenmeden karar verildiği anlaşılmıştır. Bu haliyle hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli ve denetime elverişli değildir.

3.Yine, davacı, şantiye sahasında davalı uhdesinde kalan malzemelerin bedelinin tahsilini talep etmektedir. Davacının bu talebi ile ilgili olarak da, bilirkişilerce, davacının keşif anında şantiye alanında bahsi geçen bu malzemelerin tespit edildiğini ancak, davalının konu ile ilgili itirazlarında şantiye sahasında birden fazla taşeron çalıştığının beyan edildiği, tespit edilen bu malzemelerin davacıya ait olduğuna dair dava dosyasında somut bir delil olmadığı, bu nedenle bu malzemelerinin bedellerinin davacı alacağı olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir.

Davalının söz konusu malzemelerin işin yapıldığı yerde çalışan dava dışı diğer yüklenicilere ait olduğuna yönelik soyut iddiasına dayalı olarak bu talebin reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır.

Mahkemece yapılacak iş; 13.03.2023 tarihli rapor ve 30.11.2023 tarihli ek raporu düzenleyen bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak, dosya içinde bulunan tespit raporlarındaki imalât kalemlerinin karşılaştırılması yapılarak ve davacının şantiye sahasında davalı uhdesinde kalan malzemelerin bedeline ilişkin talebinin de değerlendirilerek, davacının yaptığı imalâtın ve fazla yapılan işlerin belirlenmesi ve bulunacak toplam miktardan davacıya ve davacı nam ve hesabına yapılan ödemelerin düşülmesi suretiyle sonucuna göre karar vermekten ibaret olup, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile mevcut şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.(2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog