T.C.
İSTANBUL
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; her türlü hukuki ve cezai dava ve başvuru hakları ve fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, işbu dosyanın, ...
4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ...E sayılı dosya ile birleştirilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalalet ücretlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın gerek, davalı lehine “kesin hüküm bulunması”, gerek “hukuka uygunluk sebebinin bulunması”, gerek “hukuka aykırılığı kaldıran hal varlığı” gibi nedenlerle gerekse “dürüstlük ilkelesine aykırılık” ve “hakkın kötüye kullanılması” yönünden yerinde olmadığı gözetilerek reddine karar verilmesini ; Davacının şayet yeniden bir “oyunculuk ücreti”alacağı yahut “komşu hak devir bedeli” tazminat hakkı doğduğu düşünülür ise bunun ancak sembolik bir tutar olabileceğinin değerlendirilmesini, seçilecek meslek / sektör bilirkişisinin mutlaka 1995 öncesi sinema eseri üretimi konusunda uzman olmasının gözetilmesini .. talep ve arz ederiz. Davacının verdiği ve vereceği zararların tazminini talep etmiştir.
Mahkememizin 2025/19 esas sayılı dosyasının 11/02/2026 tarihli duruşma ara kararı ile "Mahkememizin 2025/19 esas sayılı dosyası ile birleşen ...
1.FSHHM nin ... esas sayılı dosyası yönünden arabuluculuk hususunun incelenmesi için ...
1.FSHHM nin...esas sayılı dava dosyasının mahkememiz dosyasından tefrik edilmesine, mahkememizin son esasından sonra gelmek üzere yeni esas kaydı yapılmasına, tefrik edilen dosya hakkında gerekirse HMK m.138 gereğince incelemenin dosya üzerinden yapılmasına," karar verildiği anlaşılmış olmakla dosya tefrik edilerek mahkememizin 2026/23 esas sayılı numarasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili 03/02/2026 tarihli dilekçesi ile dava şartı arabuluculuğa başvurulduğu, 13/05/2025 tarihinde arabuluculuk sürecinin başlatıldığını bildirdiği, daha önce 11/08/2025 tarihli dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağını sunduğu ancak başvuru tarihinin 13/05/2025 olduğu anlaşılmakla, dosya incelendiğinde başvurunun ilgili dava açıldıktan sonra yapıldığı anlaşılmıştır. KANAAT VE GEREKÇE: Dava, Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) talepli olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK m.4 uyarınca; "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a)Bu Kanunda,
b)Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c)11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e)Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f)Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. Davalının tüzel kişi tacir niteliği ticari işletmesini ilgilendirdiğinden, somut davanın ticari dava niteliğinde olduğu ve istisna kapsamına girmediği anlaşılmıştır.
TTK'nın 5/A maddesindeki düzenlemeye göre, "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2. maddesinde "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü düzenlenmiştir.
Açıklanan hüküm karşısında davacının, arabuluculuğa tabi olan bu davayı açtığı tarih itibariyle arabuluculuğa başvurmadığı ve nitekim arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmasını dava tarihi itibariyle imkansız hale getirdiği ortaya çıkmıştır. Davacı, zorunlu arabulucuya tâbi dava dosyasının Mahkememize gönderilmesi sonrası 13/05/2025 tarihinde arabuluculuk sürecenin başlatılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizde görülen dava öncesi bu tutanak mevcut olmadığından dava şartı eksikliğinin bu aşamada giderimi mümkün değildir. Yukarıda açıklanan kanun hükümlerinde de belirtilmiş olduğu üzere belirtilen eksiklik, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın herhangi bir işlem yapılmaksızın usulden reddini gerektirmektedir. 6100 sayılı HMK m.114/f.2 hükmü ve 6325 sayılı HUAK m.18/A.2 hükmü dikkate alındığında HMK m.115/f.1 hükmü gereği ise bu eksikliğin "her aşamada" ele alınması yasal olarak gerekli ve mümkündür.
Dava dilekçesi incelenmesi neticesinde; davanın 7155 Sayılı Kanun ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesi hükümlerine göre, dava öncesi dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğu tespit edilmiş olup; davacı vekilinin 03/02/2026 tarihli dilekçesi ile dava şartı arabuluculuğa başvurulduğu, 13/05/2025 tarihinde arabuluculuk sürecinin başlatıldığını bildirdiği, “arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın bir örneğini” UYAP sistemi üzerinden 11/08/2025 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu ve başvuru tarihinin 13/05/2025 olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre; 6325 sayılı Kanunun m.18/A.2 maddesindeki açık hükmü karşısında zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olduğuna yönelik Yargıtay 6.HD ...E., ... K.; Yargıtay 6.HD ...E., ...K.; Yargıtay 9.HD ... E., ...K.; Yargıtay 22.HD ... E., ... K.; Ankara BAM 6.HD ... E.,... K.; İstanbul BAM 44.HD... E., ....K.; Samsun BAM 3.HD ... E., ... K.; Antalya BAM 3.HD ... E., ...K. Sayılı ilamları uyarınca zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olup; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda düzenlenen ticari nitelikteki davalar için zorunlu arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olmadığından yasal düzenleme çerçevesinde davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, yukarıdaki kanuni düzenlemeler doğrultusunda davacı tarafından dava tarihinden sonra arabulucuya başvurulduğu dava dilekçesi ile davalı yönünden 7155 sayılı Kanuna eklenen 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi hükmü uyarınca eldeki davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında olması ve 6325 sayılı HUAK 18/A maddesi hükmü gereğince “arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini” dava dilekçesinin ekinde sunulmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
1.6102 sayılı TTK m.5/A, 6325 sayılı HUAK m.18/A-f.2, HMK m.114/f.2, HMK m.115/f.2 hükümleri karşısında davanın dava şartı yokluğundan ve usulden reddine,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 732,00 TL karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL'nin mahsubu ile kalan 116,60 TL bakiye karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi davalı vekili yararına hesap olunan 10.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
4.Manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi davalı vekili yararına hesap olunan 10.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
5.Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6.Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/02/2026 Katip ... ¸ Hakim ... ¸