Esas No
E. 2023/6488
Karar No
K. 2025/4467
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

1. Hukuk Dairesi

E. 2023/6488 K. 2025/4467 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/6488, K. 2025/4467, T. 14.10.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6488
Karar No
2025/4467
Karar Tarihi
14.10.2025
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

1. Hukuk Dairesi         2023/6488 E.  ,  2025/4467 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/2007 E., 2023/1713 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 14. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/80 E., 2021/232 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz edilen davalı vekili Avukat ... geldi. Davetiye tebliğine rağmen temyiz eden davacı vekili gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı; muris babası ...'nun 54 parsel sayılı taşınmazdaki 14 numaralı bağımsız bölümünü 20.09.1996 tarihinde muvazaalı olarak dava dışı ...'e sattığını, mirasbırakanın oğlu olan davalının ise anılan taşınmazı 13.12.1996 tarihinde yine muvazaalı olarak ............den satın aldığını, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı olduğunu, mirasbırakanın taşınmazını satma ihtiyacı bulunmadığını, başka taşınmazları da olduğunu, davalının annesi olan eşine de taşınmaz satın aldığını ileri sürerek tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adına tesciline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 30.01.2018 tarihli dilekçe ile ecrimisil isteğini atiye terk ettiğini bildirmiştir.

II. CEVAP

Davalı; muris babasının çapkın, aşırı eğlenceye düşkün birisi olduğunu, bu nedenle borçlandığını, dönem dönem kumar borçları olduğunu, davacının annesi ile ayrı bir evde yaşaması nedeniyle paraya ihtiyacının arttığını, eşi ile yaşanan tartışmalar neticesinde dava konusu taşınmazını sattığını, muris ile kavgalı olmasının, murisin eşine ve kendisine kızgınlığının etkisiyle taşınmazını satışa çıkardığını, o dönem babası ile aralarının iyi olmadığını, görüşmediklerini, satışı öğrenir öğrenmez tanışık olduğu ..............'e giderek ve araya hatırı sayılır insanları koyarak bedeli karşılığında taşınmazı tekrar satın aldığını belirtip davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince; davacının muvazaa olgusunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen ilk kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk kararda; dava konusu taşınmazın temlik tarihlerindeki rayiç değerinin tespit ettirilmesi, murise ait mirasçılık belgesinin iptali davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu karar üzerine İlk Derece Mahkemesinin ikinci kararı ile; yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesine ilişkin talebin reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, bilirkişi ek raporu ile dava konusu taşınmazın tasarruf tarihleri itibariyle rayiç değerinin tespit edildiği, mirasbırakanın davalı yönünden muvazaa amacıyla hareket etmediği, aksine amacının davalıyı mirasından mahrum bırakmak olduğu, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; mirasbırakanın malını satması için haklı ve makul bir neden yok iken taşınmazı, önceden tanıdığı oğlu.........in arkadaşı olan ...'e sattığı, ...'in de taşınmazı üç ay kadar sonra mirasbırakanın oğlu olan davalı ...'e sattığı, satış bedelinin borç para bulunarak, altın bozdurularak denkleştirildiği ve ödendiğinin savunulduğu, ancak buna dair belge sunulmadığı, dava konusu taşınmazın davalının ikamet ettiği ev olup devrin mirastan mal kaçırma amaçlı olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 13.06.2023 tarihli ve 2023/260 Esas, 2023/3249 Karar sayılı kararı ile; davacı ile muris arasında bir husumet bulunmadığı, birlikte yaşadıkları, murisin davalı oğlu.............ile anlaşmazlıkları olduğu, dava dışı ...'in de satışların gerçek olduğunu belirttiği, bilirkişi raporunda yapılan tespite göre dava konusu taşınmazın satış tarihlerindeki rayiç değerleri ile satış bedelleri arasında fark bulunmadığı, bu suretle davacı tarafça mirasbırakan tarafından yapılan temlikin muvazaalı olduğuna ilişkin olguların ortaya konulamadığı, muris...........'in mal kaçırmasını gerektirir bir durum bulunmadığına, davacının murisin temliki mal kaçırma amacıyla yaptığına dair iddiasını ispatlayamadığına değinilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma kararında belirtilen gerekçe benimsenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın satış bedelinin ödendiğinin ispatlanamadığını, tanıkların ve tarafların beyanları ile dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde davalı tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığını, hükme esas alınmaması gerektiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava;

muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...'nun 18.01.2002 tarihinde ölümüyle geride mirasçıları olarak, gayriresmi birlikte yaşadığı ...ten olan davacı kızı ............... davalı oğlu.......... ve dava dışı oğlu ................in kaldıkları, mirasbırakanın çekişme konusu 14 numaralı bağımsız bölümünü 20.09.1996 tarihinde satış suretiyle dava dışı ...'e devrettiği, ... tarafından da 13.12.1996 tarihinde taşınmazın davalı ...'e devredildiği anlaşılmaktadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
ONANMASINA Yargıtay Hukuk Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Kanun K6100 md.2 K6100 md.371
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog