Aramaya Dön

11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/748
Karar No
K. 2026/82
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/748 Esas
KARAR NO: 2026/82
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/11/2020
KARAR TARİHİ: 23/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ---- yapılan ----- yapımına ilişkin ihalenin yüklenicisi olduğunu, davacının ve birçok şirket ile müteahhit de bu ihale kapsamında taşeron olarak sözkonusu ihaledeki yapım işlerini gerçekleştirdiklerini, davacı ile davalı ---- Tarihinde ----sözleşmesi akdedildiğini, yapılan sözleşmeye göre ---- yapılacak ve teslim edileceğini, davacı tarafından ------ teminat da davalı yana yatırıldığını, teminat bedeli, sözleşmenin yapıldığı gün davacının şahıs çeki ile ödediğini ve davalı yanca ertesi gün ----- şubesinden tahsil edildiğini, davacı ile ------- arasında akdedilen sözleşme hükmü uyarınca; ----- yapımının davacı tarafından yapıldığını, davacı ile davalı ---- arasında akdedilen sözleşme uyarınca sözleşme konusu --- binaları yapıldığını, ilgili -----teslim edildiğini, tarafından yapılan 4 adet ve yukarıda zikrettiğimiz ------- binalarının sonuncusunun teslimi ------ tarihinde gerçekleştirildiğini, tam ve eksiksiz olarak yapılan ve teslim edilen ----- binalarına rağmen davalı şirket tarafından yapılan işler sonrasında müvekkile cüzi bir kısım ödeme yapılmış ancak sözleşme konusu alacakların kalan kısmı ödenmediğini, ------- ile alınan ifade tutanağında davacının “…yapıp teslim ettiği ve halen kullanılan ---- için ödenmeyen alacaklar nedeniyle---- memurlarla görüştüğünde sözkonusu binaların ---- tarafından reklam amaçlı yaptırıldığını, devletin bu binalar için ------ isimli firmaya herhangi bir ödeme yapmadığını…” şeklinde beyanı bulunduğunu, dava konusu ---- binalarının ve de geri kalan ---- binalarının yapılması ---- gerçekleştirilen ihale neticesinde gerçekleştirildiğini, ihale konusu işlerin bitimiyle ------teslim alınmış ve halen kullanımda bulunduğunu, ihale olunan işin çeşitli aşamalarda denetlenmesi, teslim alınması da yine ihale yapan kurumcagerçekleştirileceğinin hak ve yetkileri dahilinde olacağı aşikardır. İhale konusu işin yapımında alt yüklenicilik olması durumunda bununla ilgili işlemlerin yine ----- izni, onayı ve denetimiyle gerçekleştirileceği, ilgili kayıtların, sözleşmelerin, iş bitirme belgesi verilmesi vs. işlemlerin ve kayıtların sağlık bakanlığınca yapılacağı kanun gereği bir görev ve zorunluluk olduğunu, sözleşmeye dayalı davacının alacaklarına ilişkin olarak 10.000-TL’nin, ------ davalıya ilk ödeme gerçekleştirdiği tarihten itibaren işleyecek Avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, HUMK.nun 9.maddesindeki genel yetki kuralına göre davalılardan birinin yerleşim yerinde açılmadığını, davalı ---- adresi --- olup, diğer davalının adresi ise----- olduğunu, davanın ya HUMK.nun 10. maddesi uyarınca akdin ifa edileceği yer Mahkemesinde ya da davalılardan birinin adresi Mahkemesinde açılması gerektiğini, bu sebeple Mahkemenizin Yetkisizliğine ve davanın diğer davalının adresi ve işin ifa yeri olan ---- Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılması gerektiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Huzurdaki dava, alacak davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur. 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. ------ Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): ----------- Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m.

64.Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir iştenkaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı, İnşaat Mühendisi ve Mali Müşavir bilirkişilerin raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişiler tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle;

6.MAHALLİNDE YAPILAN İNCELEME : Dava konusu ------- yapılan incelemede aşağıdaki gözlem ve tespitler yapılmıştır. a) -------yapılan incelemede --------- olarak kullanıldığı, içindeki eşya, mobilya ve cihazların 24 saat çalışma ve dinlenme amacına uygun şekilde mevcut olduğu, halen acil sağlık personelince aktif olarak kullanıldığı, kapısında | adet Ambulans bulunduğu, elektrik, su ve ısıtma altyapısının tamam olduğu, binanın 2 yanına ambulans parkı için üstü kapalı betonarme sundurmalar ------ yapıldığı, binanın ön, yan ve arka bahçe zeminine beton ve asfalt malzemeden sert zemin kaplaması yapıldığı, binada klima ve kamera sistemi bulunduğu, bina dış cephesine dekoratif mantolama yapıldığı, dış kapı ve pencere dışlarında güvenlik amaçlı demir korkuluk bulunduğu ve bina girişinde 3 adet bayrak direği yer aldığı görülmüştür. Binanın içinde yapılan incelemede; içinde banyo-wc bulunan iki dinlenme odası, çalışma odası olarak kullanılan! salon, malzeme deposu, tuvalet, mutfak, antre ve koridor bulunduğu, toplam 85 m2 net kullanım alanına sahip olduğu, malzeme deposu, tuvalet, mutfak, antre ve koridor zeminlerinin seramik, salon ve oda zeminlerinin laminat parke, tavan ve duvarların alçı sıva üzeri plastik boya, iç kapıların panel kapı, doğramaların ısıcamlı pvc doğrama yapılmış olduğu, mutfak dolaplarının lamine kaplı ahşap malzemeden yapıldığı, dolap içine çamaşır ve bulaşık makinesi, fırın ve davlumbaz yerleştirildiği, banyolarda duşkabin, vitrifiye, batarya ve b) ------stasyonu'unda yapılan incelemede--- tarafından ----- İstasyonu olarak kullanıldığı, içindeki eşya, mobilya ve cihazların 24 saat çalışma ve dinlenme amacına uygun şekilde mevcut olduğu, halen acil sağlık personelince aktif olarak kullanıldığı, kapısında | adet Ambulans bulunduğu, elektrik, su ve ısıtma altyapısının tamam olduğu, binanın 2 yanına ambulans parkı için üstü kapalı betonarme sundurmalar (toplam 40 m2) yapıldığı, binanın ön, yan ve arka bahçe zeminine beton ve asfalt malzemeden sert zemin kaplaması yapıldığı, binada klima ve kamera sistemi bulunduğu, bina dış cephesine dekoratif mantolama yapıldığı, dış kapı ve pencere dışlarında güvenlik amaçlı demir korkuluk bulunduğu ve bina girişinde 2 adet bayrak direği yer aldığı görülmüştür. Binanın içinde yapılan incelemede; içinde banyo-wc bulunan iki dinlenme odası, çalışma odası olarak kullanılan! salon, malzeme deposu, tuvalet, mutfak, antre ve koridor bulunduğu, toplam 85 m2 net kullanım alanına sahip olduğu, malzeme deposu, tuvalet, mutfak, antre ve koridor zeminlerinin seramik, salon ve oda zeminlerinin laminat parke, tavan ve duvarların alçı sıva üzeri plastik boya, iç kapıların panel kapı, doğramaların ısıcamlı pvc doğrama yapılmış olduğu, mutfak dolaplarının lamine kaplı ahşap malzemeden yapıldığı, dolap içine çamaşır ve bulaşık makinesi, fırın ve davlumbaz yerleştirildiği, banyolarda duşkabin, vitrifiye, batarya ve dolap bulunduğu görülmüştür. c) ---- yapılan incelemede -------- kullanıldığı, içindeki eşya, mobilya ve cihazların 24 saat çalışma ve dinlenme amacına uygun şekilde mevcut olduğu, halen acil sağlık personelince aktif olarak kullanıldığı, kapısında 1 adet Ambulans bulunduğu, elektrik, su ve ısıtma altyapısının tamam olduğu, binanın 2 yanına ambulans parkı için üstü kapalı betonarme sundurmalar (toplam 40 m2) yapıldığı, binanın yan ve arka bahçe zeminine beton, ön tarafına beton parke malzemeden sert zemin kaplaması yapıldığı, binada klima ve kamera sistemi bulunduğu, bina dış cephesine dekoratif mantolama yapıldığı, dış kapı ve pencere dışlarında güvenlik amaçlı demir korkuluk bulunduğu ve bina girişinde 2 adet bayrak direği yer aldığı görülmüştür. Binanın içinde yapılan incelemede; içinde banyo-we bulunan iki dinlenme odası, çalışma odası olarak kullanılan! salon, malzeme deposu, tuvalet, mutfak, antre ve koridor bulunduğu, toplam 85 m2 net kullanım alanına sahip olduğu, malzeme deposu, tuvalet, mutfak, antre ve koridor zeminlerinin seramik, salon ve oda zeminlerinin laminat parke, tavan ve duvarların alçı sıva üzeri plastik boya, iç kapıların panel kapı, doğramaların ısıcamlı pvc doğrama yapılmış olduğu, mutfak dolaplarının lamine kaplı ahşap malzemeden yapıldığı, dolap içine çamaşır ve bulaşık makinesi, fırın ve davlumbaz yerleştirildiği, banyolarda duşkabin, vitrifiye, batarya ve dolap bulunduğu görülmüştür. d) -----yapılan incelemede ----- olarak kullanıldığı, içindeki eşya, mobilya ve cihazların 24 saat çalışma ve dinlenme amacına uygun şekilde mevcut olduğu, halen acil sağlık personelince aktif olarak kullanıldığı, kapısında | adet Ambulans bulunduğu, elektrik, su ve ısıtma altyapısının tamam olduğu, binanın 2 yanına ambulans parkı için üstü kapalı betonarme sundurmalar (toplam 40 m2) yapıldığı, binanın yan ve arka bahçe zeminine beton, ön tarafına beton parke malzemeden sert zemin kaplaması yapıldığı, binada klima ve kamera sistemi bulunduğu, bina dış cephesine dekoratif mantolama yapıldığı, dış kapı ve pencere dışlarında güvenlik amaçlı demir korkuluk bulunduğu ve bina girişinde 2 adet bayrak direği yer aldığı görülmüştür. Binanın içinde yapılan incelemede; içinde banyo-wc bulunan iki dinlenme odası, çalışma odası olarak kullanılan! salon, malzeme deposu, tuvalet, mutfak, antre ve koridor bulunduğu, toplam 85 m2 net kullanım alanına sahip olduğu, malzeme deposu, tuvalet, mutfak, antre ve koridor zeminlerinin seramik, salon ve oda zeminlerinin laminat parke, tavan ve duvarların alçı sıva üzeri plastik boya, iç kapıların panel kapı, doğramaların ısıcamlı pvc doğrama yapılmış olduğu, mutfak dolaplarının lamine kaplı ahşap malzemeden yapıldığı, dolap içine çamaşır ve bulaşık makinesi, fırın ve davlumbaz yerleştirildiği, banyolarda duşkabin, vitrifiye, batarya ve dolap bulunduğu görülmüştür.

7.TEKNİK DEĞERLENDİRME Davacının Mali: Davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan ----- tarihli Delil Listesinde yer alan belgeden; --- Tarihinde tamamlanan ------Tarihinde tamamlanan ---- Binasının toplam ; ---- Tarihinde tamamlanan ----Binasının toplam ; ----------- Tarihinde tamamlanan ------ Binasının toplam; ------- Toplam; ------- olduğu belirtilmiştir. Davacının Düzenlediği Fatura Davacı tarafından davalı----- adına düzenlenmiş olan ------ tarihli Faturada dava konusu 4 adet ------ işleri bedelinin toplam ---------- olarak belirtilmiştir. Davacı keşif sırasında söz konusu faturada sadece inşaat işleri bulunduğu, bina içlerine koyduğu eşya, mobilya ve cihazların yer almadığını, söz konusu eşya ve mobilyalarla birlikte tüm maliyetinin yukarıda belirtildiği şekilde --------olduğunu beyan etmiştir. Dava Tarihi Olan -------- İtibarıyla İnşaat Maliyeti İnşaat işleri için kesilen fatura bedeli: ------ Maliyeti ---------- Maliyeti---------- Dava tarihindeki toplam inşaat maliyeti: --------- Dava tarihi Olan ------ İtibarıyla Eşya, Mobilya ve Cihazların Maliyeti Eşya, mobilya ve cihazların maliyeti: --------- Dava tarihindeki toplam maliyeti: -------Dava tarihi Olan -------- İtibarıyla Toplam Maliyeti ----------— SÖZLEŞME BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME Taraflar arasındaki ihtilaf sözleşme, vekaletsiz iş görme ve alacak miktarı noktalarında toplanmaktadır. Sözleşme: Borçlar Kanunumuza göre bir eser meydana getirme karşılığında, iş sahibinin bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmeler Eser Sözleşmesi olarak nitelendirilmiştir. Her ne kadar kanunun lafzı bir nesnenin “meydana get i” ihsas etse de aslında kapsamı maddi varlığı olmayıp da sonucu bir bütünlük olarak taahhüt edilebilen şeyleri de kapsamaktadır. Bu sebeple sonucu bir bütünlük arz eden, iş sahibinin buyruğu altına girmeksizin, bağımsız olarak yapılan, yaptırılan organizasyon benzeri işler de, uygulamada eser sözleşmesi olarak değerlendirilmektedir.” Eser sözleşmeleri tam iki tarafa borç yükleyen, ivazlı ve rızai sözleşmelerdir. Rızai bir özleşme olması sebebiyle de tarafların anlaşması sözleşme kurulumu için yeterli olup; geçerliliği için belli bir şekil şartı aranmamaktadır. Her ne kadar, şekil şartı olmaması sebebiyle tarafların karşılıklı mutabakatlarını beyan etmeleri bu akdin kurulması için yeterli sayılmakla beraber sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde yazılı delillerin gözetilmesi gerekmektedir. Dava konusu olayın vukuu bulduğu ------ yılında, hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri, -----------Lirasını geçtiği takdirde senetle ortaya konulması gerekmektedir. * Bununla beraber eser sözleşmelerinde yüklenicinin edimi bir yapma borcu oluşturduğundan, yapma borcunun konusunu maddi veya hukuki bir file dayansa dahi, senetle ispatına gerek bulunmayıp; her türlü delille ifa edildiğinin ortaya konulması mümkündür.* Mevzuatımıza göre süresi içinde itiraz edilmeyen faturanın, konusu olan malın teslim edilmiş, iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği kabul edilmekle birlikte, gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi ya da reddedilmeyerek, ticari defterlere işlenilmesi de sözleşmenin kurulduğuna, malın teslim cdildiğinc, hizmetin verildiğine karine sayılmış ve aksi iddianın ortaya konulması gerektiği belirtilmiştir. Faturanın tebliğ edildiğine dair kayıtların ulaşılamaması halinde, bildirim alış formu ile faturaların vergi dairesine borçlu tarafından bildirilmesi durumunda fatura konusu mal veya hizmetin alacaklı tarafından borçluya teslim edildiği kabul edilmektedir.* Bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya bakıldığında, davacının -----------adet olmak üzere toplam ------ Noktasını imal ettiğini, bu yerlerle ilgili asıl yüklenicinin davalı ------ olduğu, kendisinin ise alt yüklenici olduğunu, bu kapsamda davalı------------ tarihinde sözleşme imzalandığı ve binaların ------ tarihine kadar teslim edildiğini beyan ettiği, Dosya içerisinde davacının beyan ettiği ---------tarihli sözleşmeye rastlanılmadığı, Yine dosya içerisinde davalı idare tarafından ------------ sözleşme imzalandığı beyan edilmişse de, davalılar arasındaki sözleşmeye de dosya içerisinde rastlanılmadığı, ------- gönderilen bazı müzekkerelerde -------adına bir kısım teslimler yapıldığı görülüyorsa da bu teslimlerinin hiçbirinin dava konusu ------- adet olmak üzere toplam ---------içermediği, Teslim belgelerinin ------------İlçelerinde davalı------ tarafından yapılan ------ Noktaları ile ilgili olduğu, Bu bakımdan dosya içerisinde davacı ile davalı -------- arasında, niza konusu --------- Noktasının inşaası için bir sözleşme imzalandığının tespit edilemediği, Bununla beraber davacının davalı ---- niza konusu işler kapsamında------- bedelli bir fatura kestiği, ilgili faturanın davalıya tebliğ edildiğine dair dosya içerisinde bir evrak bulunmadığı, Mevcut durumda, davalı ------ ilgili fatura kapsamında, ------------ düzenlemesi durumunda, taraflar arasında sözleşmenin kurulmuş sayılacağı, Aksi halde, dosya içerisindeki mevcut verilerle, düşünülmektedir. Vekaletsiz İş Görme İdare Hukukumuz açısından, ihale ile alınan hizmetler de temelde bir yapma borcu içeriyorlarsa, niteliğine uygun düştüğü ölçüde, eser sözleşmesi olarak sınıflandırılmakta ve bu sözleşme hükümleri hukuki ilişkiye tatbik edilmektedir. Eser sözleşmelerinde de, iş sahibinin edim yükümlülükleri yükleniciye karşı olup, bu edimleri ifa borcu yükleniciye karşı ifa olmakla tamamlanmakta, sözleşme ilişkisi dışındaki 3. Bir kişiye karşı iş sahibinin herhangi bir edim yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bununla beraber, uygulamada iş sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmeyi, alt yüklenicinin de imzalaması durumunda, yüklenici ile alt yüklenici arasında adi ortaklık ilişkisinin kurulacağı, bu bakımdan şartları varsa alt yüklenicinin, bu sözleşmeden kaynaklanan alacaklarını adi ortaklık hükümleri çerçevesinde, iş sahibinden talep edebileceği kabul edilmektedir.” İş sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmeyi, alt yüklenicinin imzalamaması durumunda ise, alt yüklenici ifa ettiği edimin bedelini iş sahibinden isteyebilmesi için, ilgili sözleşmenin, 3. Kişi konumundaki alt yüklenici yararına hüküm ihtiva etmesi gerekmektedir.” İdare Hukukumuz açısından alınacak mal ve hizmetlerin ihale ve sözleşme ile alınması asıldır. Bu bakımdan idarenin ilgili mal ve hizmet bakımından borcu da ancak yine kanuni prosedüre göre yapılan sözleşmeler kapsamında doğmaktadır. Bununla beraber ----------- Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na uygun prosedür izlenmeksizin kamu kurumunun gerçek veya tüzel kişiye herhangi bir iş, imalât, tamir veya bakım işini yaptırması ve bu iş, imalât ve onarım ile bakımın kamu kurumunun yararına olması halinde bedelinin şartları varsa vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca, istenmesi de mümkündür. Böyle bir durumun varit olması halinde, ortaya çıkan hukuki ilişki bakımından eser sözleşmesi hükümlerinin tatbiki de artık mümkün değildir.” Vekaletsiz iş göre, bir kimsenin hukuken yetkili veya yükümlü olmaksızın, başka bir kimsenin işini, o kimse, kendi ya da üçüncü bir kişinin yararına görmesi olarak tanımlanmaktadır.' Hukukumuzda vekaletsiz iş görme gerçek ve gerçek olmayan olmak üzere iki türe ayrılmakta olup; sözleşmesiz iş görenlerin, iş sahiplerinden alacaklarını talep edebilmeleri için, olayda bu türlerden gerçek vekaletsiz iş görme unsurlarının bulunması gerekir. Borçlar Kanunumuzun 526. Maddesinde gerçek vekaletsiz iş görme tanımlanmıştır. Bu tanımlamaya göre, gerçek vekaletsiz iş görme, iş gören tarafından, iş sahibinin menfaati doğrultusunda ve onun geçerli bir yasaklamasına aykırı olmayan şekilde başkasına ait bir işin ülmesi durumudur. Gerçek olmayan vekaletsiz iş görme ise, vekaleti, yasal veya sözleşme sonucu bir zorunluluğu olmadığı halde, iş gören tarafından başkasına ait bir işin, iş sahibinin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun olmadan ya da iş sahibinin yasaklamasına rağmen kendi adına ya da üçüncü bir kimse adına görmesi durumudur.'” Bu bakımdan, iki vekaletsiz iş görme in menfaati büyük önem arz etmekte olup; iş sahibinin menfaatinin olduğu durumlarda gerçek; iş görenin sadece kendi ya da 3. Kişinin menfaatine hareket ettiği ya da iş sahibinin yasaklamasına veya menfaati olmamasına rağmen işin yapıldığı durumlarda ise gerçek olmayan vekaletsiz iş görmenin olduğunun kabulü gerekir.” Bununla beraber, Borçlar Kanunu'nun 531. Maddesine göre, gerçek olmayan vekaletsiz iş görmeye, iş sahibinin sonradan onay vermesi halinde de, gerçek vekaletsiz iş görmede olduğu gibi, vekalete ilişkin hükümler uygulanır. Kural olarak bir iş başkasının hakları kullanılarak görülüyor — veya korunuyorsa, başkasının borçları ve yükümlülükleri yerine getiriliyor ve o iş başkasının şahsi hukuk alanını etkiliyorsa, o iş objektif olarak bir başkasının işi olarak kabul edilmektedir. Sübjektif ölçüt ise; iş görenin, yaptığı hukuki veya maddi bir eylemle başkasının hukuk alanına doğrudan veya dolaylı olarak etki etme iradesi taşıması gerekliliğidir. İş görenin, işi, iş sahibinin yararına ve tasarlanan amacına uygun yapması, vekaletsiz iş görme kurumunun temel öğelerinden biridir. Temel olarak yararlı olan iş sahibinin menfaatine olan fiil ve işlemler olarak kabul edilirken, varsayılan irade ise; iş sahibinin gerçek iradesine göre, bu iradenin tespit edilemediği durumlarda ise iş sahibinin kişilik, yaş, meslek, cinsiyet, sosyal durum gibi özellikleri dikkate alınarak objektif ölçütlere göre tespit edilmelidir.” İdareye karşı açılan, vekaletsiz iş görme davalarında da bu bakımdan, idarenin varsayılan iradesi ve menfaati, o konudaki, mevzuatı, düzenlemiş olduğu ihaleleri, işin fen ve tekniği nazara alınmakta ve yapılan işlerin bu hususlara uygun olması gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya bakıldığında, davalı İdare'nin ----- tarihinde imzalanan protokol ile -------------- İnşaatı ile ilgili İdare ile davalı yüklenicinin belirlediği şartlarda işin bitirilmesi kapsamlı protokol imzalandığını beyan ettiği, Dosya içerisinde ilgili sözleşme bulunmadığından, sözleşmenin niza konusu ----------- adet -------- adet olmak üzere toplam --------- içerip içermediğinin bilinemediği, Davalı İdare'nin niza konusu 4 adet Acil Servis Hizmetleri binalarının inşaası için ilgili dönemde davalı veya başka bir yüklenici ile sözleşme imzalaması durumunda, bu binalar davacı tarafından imal edilse bile, davalı idarenin varsayılan iradesine uygun olmadan yapılmış sayılacağından, davacının fiilinin gerçek olmayan vekaletsiz iş görme kapsamında olacağı bu durumda davacının vekaletsiz iş görme hükümlerine göre yapmış olduğu işin bedelini davalıdan talep edemeyeceği, Bununla beraber davalı idarenin niza konusu binaları içine alan Kamu İhale Sözleşmesi'nde davacının da alt yüklenici olması ya da davacının imzası olmamakla birlikte, alt yüklenicilere de hak ediş ödemesi yapılabileceğine dair sözleşmede hüküm olması ve davalının alt yüklenici olduğunu ortaya koyması halinde yapmış olduğu işin bedelini davalıdan talep edebileceği, Davalı İdare tarafından niza konusu --------- binalarının inşaası için Kamu İhale Mevzuatı bakımından hiç sözleşme yapılmaması ve bu binaların davacı tarafından imal edildiğinin ortaya konulması halinde, gerçek vekaletsiz iş görme hükümleri kapsamında, davacının yapmış olduğu işin bedelini davalı İdareden talep edebileceği düşünülmektedir. Dosya içerisinde niza konusu ----- adet -------- İli'nde | adet olmak üzere toplam------ Noktasını içeren Kamu İhale Sözleşmesi görülemediğinden nihai bir değerlendirme yapılamamıştır. Alacak Miktarı Eser sözleşmeleri, yaklaşık ücretli, birim fiyatlı veya götürü bedelli olarak yapılması mümkün olan sözleşmeler olup; mevzuatımıza göre, götürü bedel ile kararlaştırılmış sözleşmelerde, taraflar anlaşılan fiyatla bağlı olup; eser daha aza mal edilse ya da daha pahalıya imal edilse dahi, kural olarak ek bir ücret talep edilmesi mümkün değildir. Bununla beraber, Borçlar Kanunu'nun 480. Maddesine göre, götürü bedelin aşılması başlangıçta öngörülemeyen veya göz önünde tutulmayan sebeplerle eserin yapımına engel olacak mahiyet arz ederse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme hakkına haizdir. Götürü bedelin aşılması haricinde, eser yapım işine başlanıldıktan sonra, yükleniciden ek başka işlerin de yapılmasının istenilmesi veya bazı işlerde iş değişikliğine gidilmesi hallerinde de, yüklenicinin götürü bedel haricinde ücret talep edebileceği kabul edilmektedir." Ayrıca iş sahibinin talebi olmasa dahi, sözleşme dışındaki iş ve imalâtların yüklenici tarafından yapıldığının ortaya konması ve yapılan işlerin de iş sahibinin yararına olduğunun anlaşılması durumunda da, bu işlere dair bedelin iş sahibinden talep edilmesi mümkündür.'* Mevzuatımıza göre, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmaması halinde bedelin götürü olarak şifahen belirlendiği kabul edilse dahi, Borçlar Kanunu'nun 481. Maddesi nazara alınarak, bedel, eserin yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak tespit edilmesi gerekmektedir. " Mevzuatımıza göre süresi içinde itiraz edilmeyen faturanın, konusu olan malın teslim edilmiş, iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği kabul edilmekle birlikte, gönderilen faturaya inde itiraz edilmemesi ya da reddedilmeyerek, ticari defterlere işlenilmesi de sözleşmenin kurulduğuna, malın teslim edildiğine, hizmetin verildiğine karine sayılmış ve aksi iddianın ortaya konulması gerektiği belirtilmiştir. Faturanın tebliğ edildiğine dair kayıtların ulaşılamaması halinde, bildirim alış formu ile faturaların vergi dairesine borçlu tarafından bildirilmesi durumunda fatura konusu mal veya hizmetin alacaklı tarafından borçluya teslim edildiği kabul edilmektedir. Hukukumuzda açık olarak düzenlenmemekle birlikte, kanunda aranan şartların bulunması halinde, usulüne uygun olarak tutulan ticari defterler kesin delil mahiyetinde kabul edilmektedir. Kanunda aranan şartlar ise, uyuşmazlığın her iki tarafının da defter tutma yükümlülüğüne tâbi olması ve uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir işlemden kaynaklanmasıdır.”” Ticari defter kayıtları, bu genel şartlar dışında, kanunda öngörülen ek şartların gerçekleşmesi halinde, kesin delil haricinde sahibi lehine de delil teşkil etmektedir.” Bunun için ise defterlerin kanuna uygun biçimde eksiksiz tutulması, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması ve defter kayıtlarının, karşı tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerle ya da senet ve kesin delillerle aksinin ortaya konamamış olması gerekmektedir. Ayrıca bir tarafın ticari defterlerini usulüne uygun olarak tuttuğu halde, verilen kesin süreye rağmen, karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde, usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerin, sözleşmenin kurulduğuna dair, sahibi lehine delil olacağı kabul edilmektedir.” Niza konusu olay bakımından önem arz eden hususlardan biri de vekaletsiz iş görmede alacak miktarının tespitidir. Gerçek vekaletsiz iş görmede, Borçlar Kanunu'nun 531. Maddesi uyarınca vekalet sözleşmesi hükümleri uygulanmaktadır. Bu hükümler uyarınca, iş sahibi açısından zorunlu veya faydalı sayılan, iş gören tarafından fiilen yapılmış olan masrafların veya aynı şekilde uğranılan zararların tazmin edileceği ve söz konusu iş görme eylemi sözleşme kapsamında yapılsaydı ücrete hak kazanılıyor ise, o işi gören kimsenin ücret de talep edebileceği kabul edilmektedir.” Yargıtayımız da özellikle, Kamu İhale Kanununa tabii olmasına rağmen, eser sözleşmesinin kurulmadığı durumlarda, gerçek vekaletsiz iş görme bedelinin piyasa rayicine göre belirlenmesinin, bedel piyasa rayicinden belirlendiğinden ayrıca bir ücret ve KDV” ye hükmedilmemesi gerektiğini kabul etmektedir.”* Gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede ise iş sahibi, fakirleşmesini, zararını aşan menfaatlerini ve iş görenin özel imkanlarıyla elde ettiği gelirleri iş görenden talep edebilir. İş gören ise, ancak iş sahibi iş görmeden doğan faydaları talep etmesi halinde, iş sahibinin zenginleştiği ölçüde, zararlarını talep edebilir * Buradan hareketle iş görenin, masraf ve ücret talebinde bulunabilmesi için, iş sahibine yararları devretmiş olması ya da elde etme talebinde bulunulmuş olması, bu talep de yoksa Malvarlığında zenginleşme meydana gelmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya bakıldığında, teknik incelemede işin yapıldığı yer ve zamandaki değerinin ------ olarak hesaplandığı, fakat bu işlerin davacı tarafından davalı -------- adına alt yüklenici olarak yapıldığına dair bir teslim belgesi veya işin davacı tarafından yapıldığını gösterir bir belgeye ya da veriye rastlanılmadığı, Bununla beraber niza konusu işlerle ilgili davacının bu davalıya --------bedelli fatura kestiği, Bu durumda, davacının ilgili faturayı, davalı ----- tebliğ ettiğinin ortaya koyması ya da davalı ------- fatura ile ilgili----------düzenlemesi halinde, davacının fatura bedeli kadar işi davalı adına yaptığının karine olarak kabul edileceği, dosya içerisinde ödemeyi tevsik eden bir belge de olmadığından, davacının fatura bedeli kadar alacaklı olacağı ve ilgili alacağa TTK 1530. Maddesinin 4. Fıkrasına binaen ---------- tarihinden itibaren ticari faiz işleyeceği, Davalı İdarenin ise davacının kendisi tarafından yapıldığını beyan ettiği işlerle ilgili bedelden sorumlu olup olmayacağının tespit edilebilmesi için ise niza konusu -------adet olmak üzere toplam 4 adet ----------- olup olmadığının bilinmesi varsa sözleşme içeriğinin tetkik edilmesi gerekmektedir. Dosya içerisinde davalı İdare tarafından beyan edilen, davalı İdare ile diğer davalı arasında ------ tarihinde imzalanan Kamu İhale Sözleşme metnine rastlanılmadığından, bu hususta nihai bir değerlendirme yapılamamıştır. 9) — DEĞERLENDİRME ve SONUÇ Heyetimizce dosya üzerinde ve mahallinde yapılan incelemeler sonucunda aşağıdaki görüş ve kanaatlere varılmıştır. a) — Mahallinde yapılan incelemelerde dava konusu 4 binanın da ------tarafından --------- olarak kullanıldığı, içindeki eşya, mobilya ve cihazların 24 saat çalışma ve dinlenme amacına uygun şekilde mevcut olduğu, halen acil sağlık personelince aktif olarak kullanıldığı, b) — Binaların yapım tarihi olan-------- yılı itibarıyla toplam maliyetin; 712.994.47.-TL olduğu, c) Dava tarihi olan ---------- İtibarıyla toplam maliyetin; 1.654.679.-TL olarak hesaplandığı, Davalı ------- Bakımından, niza konusu işlerin yapıldığı yer ve zamandaki değeri ---------- olarak hesaplanmakla beraber, bu işlerin davacı tarafından davalı --------- Grup adına alt yüklenici olarak yapıldığına dair, sözleşme, teslim belgesi veya işin davacı tarafından yapıldığını gösterir bir belgeye ya da veriye rastlanılmadığı, Bununla beraber niza konusu işlerle ilgili davacının bu davalıya ------- bedelli fatura kestiği, Bu durumda, davacının ilgili faturayı, davalı -------tebliğ ettiğinin ortaya koyması ya da davalı ----- bu fatura ile ilgili-------- düzenlemesi halinde, davacının fatura bedeli kadar işi davalı adına yaptığının karine olarak kabul edileceği, Dosya içerisinde ödemeyi tevsik eden bir belge de olmadığından, davacının fatura bedeli kadar alacaklı olacağı ve ilgili alacağa TTK 1530. Maddesinin 4. Fıkrasına binaen ------ tarihinden itibaren ticari faiz işleyeceği, Dosyaya ------ formları celbedilmekle beraber, davalı -------- faturanın kesildiği ----- yılına ait ----- formları gönderilmediğinden, ilgili hususta bir değerlendirme yapılamadığı, Davalı ------- Bakımından, davalı İdarenin davacının kendisi tarafından yapıldığını beyan ettiği işlerle ilgili bedelden sorumlu olup olmayacağının tespit edilebilmesi için ise niza konusu --------| adet olmak üzere toplam 4 adet ---------olup olmadığının bilinmesi varsa sözleşme içeriğinin tetkik edilmesi gerektiği, Dosya içerisinde davalı İdare tarafından beyan edilen, davalı İdare ile diğer davalı arasında ---- tarihinde imzalanan Kamu İhale Sözleşme metnine rastlanılmadığından, bu husustanihai bir değerlendirme yapılamadığı bildirilmiştir.Mahkememizce bilirkişiler tarafından tanzim edilen EK rapor dosya arasına alınmıştır. EK raporda özetle;

5.İNCELEME TARTIŞMA VE DEĞERLENDİRME Kök raporda belirtildiği üzere, kök raporda dava konusu olay davalı şirket ve davalı idare açısından ayrı ayrı tetkik edilmiştir. Davalı şirket bakımından, davacının ----- | adet olmak üzere toplam 4 adet ---- imal ettiğini, bu yerlerle ilgili asıl yüklenicinin davalı ---- olduğu, kendisinin ise alt yüklenici olduğunu, bu kapsamda davalı ---- tarihinde sözleşme imzalandığı ve binaların ----- tarihine kadar teslim edildiğini beyan ettiği, Dosya içerisinde davacının beyan ettiği ------ tarihli sözleşmeye rastlanılmadığı, Yine dosya içerisinde davalı idare tarafından------ sözleşme imzalandığı beyan edilmişse de, davalılar arasındaki sözleşmeye de dosya içerisinde rastlanılmadığı, ----- tarafından gönderilen grup adına bir kısım teslimler yapıldı; konusu------- Noktasını içermediği, 1 müzekkerelerde ---- görülüyorsa da bu teslimlerinin hiçbirinin dava 1 adet olmak üzere toplam ----Teslim belgelerinin ------ davalı ---- tarafından yapılan ---- Olduğu, Bu bakımdan dosya içerisinde davacı ile davalı -------- arasında, niza konusu 4 adet Acil Servis Hizmet Noktasının inşaası için bir sözleşme imzalandığının tespit edilemedi Bununla beraber davacının davalı ----, niza konusu işler kapsamında ------- bedelli bir fatura kestiği, ilgili faturanın davalıya tebliğ edildiğine dair dosya içerisinde bir evrak bulunmadığı, Mevcut durumda, davalı ---- ilgili fatura kapsamında, -------- düzenlemesi durumunda, taraflar arasında sözleşmenin kurulmuş sayılacağı, Aksi halde, dosya içerisindeki mevcut verilerle, sözleşme ilişkisinin tespit edilemeyeceği belirtilmiştir. Davalı idare açısından ise ------ tarihinde imzalanan protokol ile ------ İnşaatı ile ilgili İdare ile davalı yüklenicinin belirlediği şartlarda işin bitirilmesi kapsamlı protokol imzalandığını beyan ettiği, Dosya içerisinde ilgili sözleşme bulunmadığından, sözleşmenin niza konusu------ | adet olmak üzere toplam ---- Noktası: içerip içermediğinin bilinemediği, Davalı ------- Hizmetleri bin: lgili dönemde davalı veya başka bir yüklenici ile sözleşme imzalaması durumunda, bu binalar davacı tarafından imal edilse bile, davalı idarenin varsayılan iradesine uygun olmadan yapılmış sayılacağından, davacının fiilinin gerçek olmayan vekaletsiz iş görme kapsamında olacağı bu durumda davacının vekaletsiz iş görme hükümlerine göre yapmış olduğu işin bedelini davalıdan talep edemeyeceği, Bununla beraber davalı Sözleşme: idarenin niza konusu binaları içine alan------- davacının da alt yüklenici olması va da davacının imzası olmamakla birlikte, alt yüklenicilere de hak ediş ödemesi yapılabileceğine dair sözleşmede hüküm olması ve davalının alt yüklenici olduğunu ortaya koyması halinde yapmış olduğu işin bedelini davalıdan talep edebileceği, Davalı İdare tarafından niza konusu ------ binalarının inşaası için ------ bakımından hiç sözleşme yapılmaması ve bu binaların davacı tarafından imal edildiğinin ortaya konulması halinde, gerçek vekaletsiz iş görme hükümleri kapsamında, davacının yapmış olduğu işin bedelini davalı İdareden talep edebileceği düşünülmektedir. Dosya içerisinde niza konusu ------- içeren ---- nihai bir değerlendirme yapılamadığı belirtilmiştir. Davacının dosyaya sunduğu evraklara bakıldığında, -------- tarihinde davalı şirket ile davalı idare arasında, ------- yaptırılması için protokol imzalandığı gösterilmektedir. Bu sözleşmeye göre idarenin sözleşme kurma iradesinin, bedel karşılığında eserin imalinin kararlaştırıldığı eser sözleşmesi değil, ivazsız olarak bağışlama sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan davalı şirket ile davacı arasındaki sözleşmeye bakıldığında ise, sözleşme konusunun yine ------- kurulması olduğu görülmekteyse de, sözleşmede bağıştan bahsedilmemekte, kar amacı ve karın paylaşım amacı güdülmektedir. Sözleşmeye göre davacı maliyetleri kendi karşılayacak buna karşılık olarak da işlem bitiminde maliyetini ve karını davalı şirkette talep edecektir. Sözleşmedeki ortak amaç ve kar paylaşım hedefi nazara alındığında, taraflar arasındaki bu sözleşmenin adi ortaklık sözleşmesi olduğu düşünülmektedir. İki veya daha fazla kişinin ortak bir amaca erişmek için emek veya mallarını birleştirmeyi üstlendikleri, bu birliğin borçlarından kendi malvarlıklarıyla sorumlu oldukları, tüzel kişiliği bulunmayan kişi toplulukları adi ortaklık olarak kabul edilmektedir! Adi ortaklığın kurulması için tarafların ortak iradesi yeterli olup; ayrıca bir şekil şartı da Bulunmamaktadır. Adi ortaklığın çeşitli alt türleri bulunmakta olup; bu görünümlerden biri de -------- dir. -----hukuken ve iktisaden birbirinden bağımsız birden fazla gerçek veya tüzel kişinin belirli bir işi ya da süreklilik arz eden bir faaliyeti, bir ticaret ortaklığı kurarak veya böyle bir ortaklık söz konusu olmaksızın gerçekleştirmek ve kazanç elde etmek amacıyla bir sözleşme çerçevesinde bir araya gelmeleri, --------- sözleşmeleri adi ortaklık sözleşmesi olduğundan sona ermesi de adi ortaklık hükümlerine tabiidir, Sözleşmede hüküm bulunması veya sözleşmenin belirsiz süreli olması halinde, ortaklardan birinin tek taraflı fesih beyanında bulunarak, mahkemeye başvurarak, ortaklığın tasfiyesini talep etmesi de sona erme hallerindendir.” Tek taraflı bozucu yenilik doğuran haklardan olan fesih beyanı rastlanılmasa dahi; uygulamada bir ortağın dava ile tasfiye payını istemesi sona erme talebi olarak kabul edildiğinden, ortaklık açısından tasfiye hükümlerinin tatbik edilmesi gerektiği kabul edilmektedir. * Bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya bakıldığında, davalı şirketin, davalı idareye sponsorluk yoluyla -------İstasyonu yapma taahhüdünde bulunduğu, bu bakımdan taraflar arasındaki sözleşmenin ----- tabi bir eser sözleşmesi değil bağışlama sözleşmesi niteliğinde olduğu, Bu durumda davalı idare ilgili yeri bedel karşılığı değil ancak bağışlama yolu ile yaptıracağından, davacının ilgili yerleri bedel karşılığı yapmasının idarenin varsayılan iradesine uygun olmadığı, Bu durumda gerçek olmayan vekaletsiz iş görme hükümlerine binaen, davalı idarenin yapılan işin bedelinden sorumlu olmayacağı, Davalı firmanın ise davacı ile yapmış olduğu sözleşmede, işin bağışlama niteliğinde olduğundan bahsetmediği, bilakis, kar payı dağıtımı için davacı ile adi ortaklık sözleşmesi kurduğu, Davacı işin bedelini istediğinden, ilgili talebin adi ortaklığın tasfiyesi kapsamında değerlendirileceği, Fakat yapılan iş gelir getiren bir iş olmadığından, taraflar arasındaki sözleşme ve ortaklığın tasfiye hükümlerine binaen, davacının ancak yapmış olduğu giderleri davalı firmadan talep edebileceği, düşünülmektedir.

6.------ FORMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Bilindiği üzere 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148-149 ve mükerrer 257'ci maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak ----- sıra no.lu VUK Genel Tebliği ile bilanço esasına göre defter tutar mükelleflerin belirli haddi aşan mal ve hizmet alımlarını “Mal ve Hizmet Alımlarına ilişkin bildirim formu ------ ile mal ve hizmet satışlarını ise -----bildirmeleri hususunda yükümlülük getirilmiştir. Sayın Mahkeme ------- tarihli celsesinde; Davacının ve davalı --------- yılına ilişkin sadece taraflar arasındaki---- formlarının celbi, yönünde karar vermiştir. Davacının bağlı bulunduğu ---- tarihli yazı cevabında, davacının -------formlarını dosyaya göndermiştir. Davacı şirketin ----- davalı ----- adet belge/fatura ile ------- tutarında mal ve hizmet satışı gerçekleştirdiği görülmüştür. Davacı şirketin ----davalı ----- adet belge/fatura ile ----- tutarında mal ve hizmet alışı gerçekleştirdiği görülmüştür. Davalının bağlı bulunduğu ----- tarihli yazı cevabında, davacının ------ formlarını dosyaya göndermiştir. Davalı şirketin ---- Formunda davacı ---- belge/fatura ile ------ tutarında mal ve hizmet alışı gerçekleştirdiği görülmüştür. Davalı şirketin ---- Formunda davacı --------- tutarında mal ve hizmet satışı gerçekleştirdi; Buna göre tarafların ---- formlarında uyuşmazlığın bulunmadığı. Davalı----- formu ile bildirimin yapılmış olduğu görülmüştür.

7.SONUÇ Yukarıda arz ve izah edilen sebeplere binaen, Davalı -------------- Bakımından, taraflar arasındaki sözleşmenin adi ortaklık sözleşmesi niteliğinde olduğu, fakat yapılan iş gelir getiren bir iş olmadığından, taraflar arasındaki sözleşme ve ortaklığın tasfiye hükümlerine binaen, davacının ancak yapmış olduğu giderleri davalı firmadan talep edebileceği, Niza konusu işlerin yapıldığı yer ve zamandaki değeri ---- olarak hesaplanmakla beraber, davacının, davalıya ------ bedelli fatura kestiği, bu durumda davacının ilgili bedeli davalıdan talep edebileceği, Davalı ----- Bakımından, davalı şirketin, davalı idareye sponsorluk yoluyla -------- İstasyonu yapma taahhüdünde bulunduğu, bu bakımdan taraflar arasındaki sözleşmenin----- tabi bir eser sözleşmesi değil bağışlama sözleşmesi niteliğinde olduğu, Bu durumda davalı idare ilgili yeri bedel karşılığı değil ancak bağışlama yolu ile yaptıracağından, davacının ilgili yerleri bedel karşılığı yapmasının idarenin, işin ivazsız olarak yapılmasına dair varsayılan iradesine uygun olmadığı, Bu durumda gerçek olmayan vekaletsiz iş görme hükümlerine binaen, davalı idarenin vanpılan isin bedelinden sorumlu olmayacağı bildirilmiştir.Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; "Davamızın bedelinin ---- harç tamamlanarak dava değerinin ------ Islah talebimizin kabulüne, tazminatın davalılardan fatura tarihi olan --------- tarihten itibaren faizinin tespiti ve bu tarihten, mümkün olmadığında ise en geç fatura tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek fatura tarihinden itibaren geçerli olmak üzere TTK m. 1530 gereği ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Hukuk Muhakameleri Kanunu ilgili maddeleri gereğince Davalı ----- yönünden maddi vakıaları doğrusu dava açmaktaki hukuki sebeplerimizi açıklamakla açıklamalarımızın KABULÜNE, ve yargılamanın bu şekilde değerlendirilerek sonuçlandırılması ile öncelikle eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağımızın bulunduğu, bundan da ----- fiili kullanımı tespit edilmiş ve tarafımızca yaptığımız işe ilişkin husus ispat edilmiş olduğundan; ----- yönünden eğer sözleşmesel ilişki yok kanaati hasıl ise; vekaletsiz iş görme hükümleri kapsamında değerlendirme yapılmasını, bunun da uygulanmayacağı düşünülüyorsa o takdirde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirme yapılması, Bu kapsamda da ------ Binalarının mülkiyetinin kime ait olduğu, herhangi bir vergi ödenip ödenmediği ve ne yolla alındığı, inşa ettirildiği özetle fiilen kullanıldığı binaların gerek taşınmaz mülkiyetinin gerekse yapıma ait hukuki iş ve işlemlerin ne yolla, kim tarafından, ne zaman, hangi hukuki ilişki çerçevesinde yapıldığının ---------- araştırılmasını ve tespitini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz." şeklide beyanda bulunmuştur.Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler, alınan raporlar incelenmiş olup;Davanın, taşeron olarak yapım işlerini üstlenen davacının alacak istemine ilişkin olduğu, Taraflar arasında sözleşme, vekaletsiz iş görme ve alacak miktarı noktalarında ihtilaf bulunduğu,Davalı şirket bakımından; Davacının ---- olmak üzere toplam --- imal ettiğini, bu yerlerle ilgili asıl yüklenicinin davalı ------- olduğu, kendisinin ise alt yüklenici olduğunu, bu kapsamda davalı ---- tarihinde sözleşme imzalandığı ve binaların ---- tarihine kadar teslim edildiğini beyan ettiği, Dosya içerisinde davacının beyan ettiği ---- tarihli sözleşmeye rastlanılmadığı, Yine dosya içerisinde davalı idare tarafından ----sözleşme imzalandığı beyan edilmişse de, davalılar arasındaki sözleşmeye de dosya içerisinde rastlanılmadığı, ------ tarafından gönderilen bazı müzekkerelerde ---- adına bir kısım teslimler yapıldığı görülüyorsa da bu teslimlerinin hiç birisinin dava konusu ----- içermediği, Teslim belgelerinin ---- İlçelerinde davalı ------ ile ilgili Olduğu, Bu bakımdan dosya içerisinde davacı ile davalı ----- arasında, niza konusu ---- inşaası için bir sözleşme imzalandığının tespit edilemediği,Davalı idare açısından ise; ---tarihinde imzalanan protokol ile ------ İnşaatı ile ilgili İdare ile davalı yüklenicinin belirlediği şartlarda işin bitirilmesi kapsamlı protokol imzalandığını beyan ettiği, Dosya içerisinde ilgili sözleşme bulunmadığından, sözleşmenin niza konusu ------ | adet olmak üzere toplam ---- Noktası: içerip içermediğinin bilinemediği, Davalı ----- Hizmetleri bin: lgili dönemde davalı veya başka bir yüklenici ile sözleşme imzalaması durumunda, bu binalar davacı tarafından imal edilse bile, davalı idarenin varsayılan iradesine uygun olmadan yapılmış sayılacağından, davacının fiilinin gerçek olmayan vekaletsiz iş görme kapsamında olacağı bu durumda davacının vekaletsiz iş görme hükümlerine göre yapmış olduğu işin bedelini davalıdan talep edemeyeceği, Davacının dosyaya sunduğu evraklara bakıldığında, ---- tarihinde davalı şirket ile davalı idare arasında, ------- İstasyonlarının sponsor ile yaptırılması için protokol imzalandığı gösterilmektedir. Bu sözleşmeye göre idarenin sözleşme kurma iradesinin, bedel karşılığında eserin imalinin kararlaştırıldığı eser sözleşmesi değil, ivazsız olarak bağışlama sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan davalı şirket ile davacı arasındaki sözleşmeye bakıldığında ise, sözleşme konusunun yine ---- kurulması olduğu görülmekteyse de, sözleşmede bağıştan bahsedilmemekte, kar amacı ve karın paylaşım amacı güdülmekte olduğu,Sözleşmeye göre davacı maliyetleri kendi karşılayacak buna karşılık olarak da işlem bitiminde maliyetini ve karını davalı şirkette talep edecektir. Sözleşmedeki ortak amaç ve kar paylaşım hedefi nazara alındığında, taraflar arasındaki bu sözleşmenin adi ortaklık sözleşmesi olduğu düşünülmektedir. Yine davacının dosyaya sunduğu belgelere bakıldığında, -------yerlerinin imal edilmesi için niza konusu yerdeki arsaların, davalı tarafından davacıya teslim edildiği, Davalı şirketin, davalı idareye sponsorluk yoluyla ---- yapma taahhüdünde bulunduğu, bu bakımdan taraflar arasındaki sözleşmenin ------ tabi bir eser sözleşmesi değil bağışlama sözleşmesi niteliğinde olduğu, Bu durumda davalı idare ilgili yeri bedel karşılığı değil ancak bağışlama yolu ile yaptıracağından, davacının ilgili yerleri bedel karşılığı yapmasının idarenin varsayılan iradesine uygun olmadığı, Bu durumda gerçek olmayan vekaletsiz iş görme hükümlerine binaen, davalı idarenin yapılan işin bedelinden sorumlu olmayacağı, Davalı firmanın ise davacı ile yapmış olduğu sözleşmede, işin bağışlama niteliğinde olduğundan bahsetmediği, bilakis, kar payı dağıtımı için davacı ile adi ortaklık sözleşmesi kurduğu, Davacı işin bedelini istediğinden, ilgili talebin adi ortaklığın tasfiyesi kapsamında değerlendirileceği, Fakat yapılan iş gelir getiren bir iş olmadığından, taraflar arasındaki sözleşme ve ortaklığın tasfiye hükümlerine binaen, davacının ancak yapmış olduğu giderleri davalı firmadan talep edebileceği,SONUÇ İTİBARİYLE; Davalı ---------Bakımından, taraflar arasındaki sözleşmenin adi ortaklık sözleşmesi niteliğinde olduğu, fakat yapılan iş gelir getiren bir iş olmadığından, taraflar arasındaki sözleşme ve ortaklığın tasfiye hükümlerine binaen, davacının ancak yapmış olduğu giderleri davalı firmadan talep edebileceği, Niza konusu işlerin yapıldığı yer ve zamandaki değeri ---- olarak hesaplanmakla davacının ilgili bedeli davalıdan talep edebileceği, Davalı----- Bakımından, davalı şirketin, davalı idareye sponsorluk yoluyla ----- yapma taahhüdünde bulunduğu, bu bakımdan taraflar arasındaki sözleşmenin------ tabi bir eser sözleşmesi değil bağışlama sözleşmesi niteliğinde olduğu, Bu durumda davalı idare ilgili yeri bedel karşılığı değil ancak bağışlama yolu ile yaptıracağından, davacının ilgili yerleri bedel karşılığı yapmasının idarenin, işin ivazsız olarak yapılmasına dair varsayılan iradesine uygun olmadığı, Bu durumda gerçek olmayan vekaletsiz iş görme hükümlerine binaen, davalı idarenin yapılan isin bedelinden sorumlu olmayacağı, dava öncesi davalının temerrüdünün bulunmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde Davalı ----- karşı açılan davanın reddine, Davalı----- karşı açılan davanın kabulü ile , --- dava tarihi olan --- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ---- alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,

1.Davalı ---- karşı açılan davanın reddine,

2.Davalı --- karşı açılan davanın kabulü ile ,---- dava tarihi olan ----- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ---- alınarak davacıya ödenmesine,

3.Davacı tarafça yapılan ----- yargılama giderinin davalı ---- tahsili ile davacıya ödenmesine, davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

4.Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,

5.Karar ve ilâm harcı olan 48.696,59-TL harçtan alınan 170,78 TL peşin, 12.500,00 TL ıslah harcının mahsubu ile 36.025,81 TL harcın davalı ----- tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,

6.Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 112.931,47 TL vekalet ücretinin davalı ----- tahsili ile davacıya ödenmesine,

7.Davacı tarafça yatırılan ---peşin harç ve 12.500,00 TL ıslah harç giderinin toplamı ---- davalı ----- tahsili ile davacıya ödenmesine,

8.Davalı ---- kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 112.931,47-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ----- verilmesine, Dair, davacı ve davalı ---- vekilinin( e duruşma ), davacının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde -------Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.23/01/2026

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.