Esas No
E. 2025/4834
Karar No
K. 2025/4488
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

1. Hukuk Dairesi         2025/4834 E.  ,  2025/4488 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2024/154 E., 2025/153 K.

Mahkeme kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı; ...Mahallesinde maliki olduğu 107, 1 08... parsel sayılı taşınmazlar ile .............Deresi arasında kalan 7.667, 06... ’lik taşınmazın kadastro sırasında dere yatağı olarak tescil harici bırakıldığını ancak taşınmazı imar-ihya ederek 27 yıldır davasız ve aralıksız tarım arazisi olarak kullandığını, babasının zilyetliğiyle birlikte eklemeli olarak 50 yıldır zilyet olduğunu, babasının ölümünden sonra taşınmazın kendisine kaldığını ileri sürerek adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalılar; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Demirci Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.04.2012 tarihli ve 2010/43 Esas, 2012/84 Karar sayılı kararıyla; zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile teknik bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 6.620, 16... taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir.

Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 02.12.2013 tarihli ve 2013/15674 Esas, 2013/18128 Karar sayılı kararıyla: “... harç, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir... Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli değildir. Dava konusu taşınmaz, 1955 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında dere yatağı olması nedeniyle tespit dışı bırakılmıştır. Taşınmazın belirlenen bu niteliğine göre imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesinde imar-ihya için öngörülen tüm olumlu ve olumsuz koşullar araştırılıp belirlenmelidir. Böyle bir taşınmazın niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Mahkemece hava fotoğrafları uygulanmış ise de yapılan uygulama yeterli olmadığı gibi, hükme esas alınan 1983 yılına ait fotoğraf tek başına taşınmazın niteliğini belirlemekten uzaktır... Bundan ayrı; Borlu Belediyesinin 21.02.2011 tarihli karşılık yazısında, belediye imar planının 31.08.1995 tarihinde onaylanarak kesinleştiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait nazım imar planı bulunmadığı, ..............Deresi ile ilgili ıslah çalışması yapıldığı bildirilmiş olmasına karşılık Mahkemece ıslah çalışmasının hangi kurum tarafından yapıldığı araştırılmamış, ıslah çalışmalarına ilişkin harita ve belgeler getirtilerek taşınmaz başında uygulanmamış, imar-ihya olgusunun ıslah çalışmalarının tamamlandığı tarihten sonra başlayacağı göz önünde tutulmamıştır... Öte yandan; Manisa il mülki sınırları Büyükşehir Belediye sınırı olarak belirlenmiş, köy ve belde belediyelerinin tüzel kişilikleri kaldırılarak bağlı bulunduğu ilçenin mahallesi haline dönüştürülmüştür. Taraf teşkili, dava koşulu olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gereken kamu düzenine ilişkin hususlardandır (HMK. 1 14... m.). Hâl böyle olunca; yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde davanın ilgili .......................... Belediyesine yöneltilmesi, yargılamaya geldikleri takdirde savunma ve delillerinin tespiti, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir...” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.03.2017 tarihli ve 2014/711 Esas, 2017/118 Karar sayılı ilamı ile; zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.12.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 6.141, 77... taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir.

Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.03.2021 tarihli ve 2017/2926 Esas, 2021/2802 Karar sayılı kararıyla; "...Karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Yasa'nın 1. maddesi uyarınca büyükşehir belediyesi sınırlarının tüm ilin idari sınırları olacak şekilde genişletilmiş olması nedeniyle davanın Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığına da yöneltilerek husumetin yaygınlaştırılması gerekirken, yargılama sırasında Mahkemece Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığına re'sen dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğ edilmesi ile yetinilerek yöntemince taraf teşkili sağlanmaksızın karar verilmiştir.

Öte yandan davanın esası bakımından yapılan inceleme ve araştırma da yetersizdir. Çekişmeli taşınmaz bölümünün, kadastro sırasında dere yatağı vasfıyla tespit harici bırakıldığı anlaşılmaktadır. Böyle bir taşınmazın iktisap edilebilmesi için 3402 sayılı Yasa'nın 14... . maddeleri uyarınca emek ve para harcanmak suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanıp tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi zorunludur. Bu nedenle; söz konusu imar-ihya işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığının ve tamamlandığı tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin geçip geçmediğinin belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece, harita mühendisinin yalnızca dava konusu taşınmazın dere yatağında kalmadığını bildiren ancak taşınmazın niteliği yönünden değerlendirme yapmadığı raporuyla yetinilmiş, dava konusu taşınmazın öncesinin dere yatağı olup olmadığı ve aktif dere yatağında kalıp kalmadığı hususunda jeoloji mühendisinden alınan rapor da yetersiz olup hükme esas almaya elverişli bulunmamıştır... Hâl böyle olunca 1 jeodezi ve fotogrametri mühendisi, 1 fen elemanı, 3 ziraat mühendisi ve 2 jeoloji mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinin katılımıyla yeniden keşif yapılarak sonucuna göre karar verilmesi...'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Mahkemenin 10.11.2022 tarih ve 2021/204 Esas, 2022/348 Karar sayılı kararı ile; zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.10.2022 havale tarihli fen bilirkişisi ek raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 6.579, 72... 'lik kısmın davacı adına tesciline karar verilmiştir.

Mahkemenin kararına karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 04.06.2024 tarih ve 2023/3255 Esas, 2024/4101 Karar sayılı kararıyla; Mahkemenin 14.03.2017 tarihli kararında hükme esas alınan 20.12.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmın dere yatağı olduğu belirtildiği halde, hükme esas alınan 20.10.2022 tarihli fen bilirkişi raporunda ise herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin anılan (B) bölümünün dere yatağı olmadığı yönünde tespit yapıldığı, diğer yandan 29.12.2016 tarihli ziraat bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen bu kısmın ziraata elverişsiz ve üzerinde tarım yapılmadığı belirtildiği halde bozma sonrası alınan 04.08.2022 tarihli ziraat bilirkişi kurulu raporunda bu bölüm yönünden çelişkiyi giderir herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, öte yandan hükme esas 20.10.2022 tarihli fen bilirkişi raporunda kabul kapsamına alınan taşınmaz bölümü sadece (A) harfi ile gösterildiği halde 30.05.2022 tarihli jeoloji bilirkişi kurulu raporunda ise kabul kapsamına alınan bu bölümün (A) ve (B) harflerine ayrılarak gösterildiği ve bu ayrımın neye göre yapıldığının anlaşılamadığı, tüm bu hususların çelişki oluşturduğu, Mahkemece bu çelişkiler giderilmeksizin sonuca gidildiği açıklanarak öncelikle aynı bilirkişilerden değinilen çelişkileri giderecek şekilde ayrıntılı ve bilimsel esaslara dayalı ek rapor aldırılması, ek rapor alınmak suretiyle çelişkiler giderilemezse, 1 jeodezi ve fotogrametri mühendisi, 1 fen bilirkişi, 3 ziraat mühendisi ve 2 jeoloji mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinin katılımıyla yeniden keşif yapılarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14... . maddelerindeki imar-ihya ve zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin duraksamasız şekilde saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi ve usuli kazanılmış hakların göz önünde bulundurulması gereğine değinilerek karar bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; heyet raporunda el ile çizilen krokide dere yatağı ve tarım arazisi olarak çizilen alanları hükme esas alınabilecek nitelikte kroki üzerinde gösterecek nitelikte rapor tanzim edilmek üzere dosyanın fen bilirkişilerine tevdi edildiği, fen bilirkişileri tarafından tanzim edilen 27.05.2025 tarihli ek rapor ve ekindeki krokide heyet raporunda dere yatağı olarak gösterilen alanın X2 olarak, tarım arazisi olarak gösterilen alanın ise X1 olarak gösterildiği ve X2'nin alanının 3.579, 30... , X1'in alanının 4.581, 89... olarak hesap edildiği, heyet raporunun ve raporda ulaşılan sonucun dosyada mübrez tüm bilirkişi raporları ile uyumlu olduğu ve çelişkileri giderir nitelikte olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne fen bilirkişileri ... ve ... tarafından düzenlenen 27.05.2025 tarihli ek fen bilirkişi raporu ve ekli krokide X1 ile gösterilen 4.581,89 metrekarelik alanın davacı adına aynı yer aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, taşınmazın öncesinin dere yatağı olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazın Belediye ile bir ilgisinin bulunmadığını, husumet ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

1955 yılında ...Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz bölümünün dere olarak tespit harici bırakıldığı anlaşılmaktadır.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; somut olayda, bozma öncesi verilen mahkeme kararı taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde karara karşı yalnızca davalı ... vekili tarafından temyiz yoluna başvurulduğu, davalı ... tarafından kararın temyiz edilmediği anlaşılmakla, Mahkemenin önceki tarihli kararını temyiz etmeyen taraf, aleyhine yeni bir durum oluşmadıkça temyiz yoluna başvuramayacağından, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Temyiz eden davalı ... tarafından yatırılan peşin harcın istek halinde iadesine, Dosyanın Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

15.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.