Esas No
E. 2025/3367
Karar No
K. 2025/4594
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

1. Hukuk Dairesi         2025/3367 E.  ,  2025/4594 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/541 E., 2025/675 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahta 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2023/351 E., 2025/6 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı Hazine vekili; ............. köyünde bulunan 658 parsel sayılı taşınmazın 1987 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında yüz ölçümünün 20.000, 00... olarak tespit ve tescil edildiğini, ancak daha sonra Kadastro Müdürlüğünce hesap hatası nedeniyle taşınmazın yüz ölçümünün 24.233, 98... olarak düzeltildiğini, taşınmazın alanında 4.233, 98... 'lik bir artış olduğunu, kadastro tespitinin yapıldığı tarihteki Kanun'a göre taşınmazın yüz ölçümünün 20.0 00... 'den daha fazla olamayacağını ileri sürerek 4.233, 98... 'lik fazlalığın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalılar; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 658 parsel sayılı taşınmazın bağ vasfı ile 20.0 00... olarak tespit edildiği ve kadastronun 1987 yılında kesinleştiği, daha sonra Kadastro Müdürlüğünün 10.11.2023 tarihli kararına göre taşınmazın yüz ölçümünün 24.233, 98... olarak düzeltildiği, ancak eldeki davanın Kadastro Kanunu'nun 41. maddesinde düzenlenen yüz ölçümündeki hatanın giderilmesi davası olmayıp mülkiyet aktarımına ilişkin olduğu, taşınmazın aynına ilişkin davalarda Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereği kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçmekle kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı, davacı Hazinenin taşınmazın miktar fazlalığının özel mülk olarak Hazine adına tescilini talep ettiği, dava tarihi itibarıyla Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesinde düzenlenen yüz ölçümündeki hatanın giderilmesi davası olmayıp mülkiyet aktarımına ilişkin olduğundan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereği kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçmekle kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı, dava konusu 658 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 1987 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 15.12.2023 tarihinde açıldığı, dava tarihi ile kadastro tespitinin kesinleştiği tarih arasında 10 yıldan fazla süre geçtiği, davacı Hazine de taşınmazın miktar fazlalığının kendi adına özel mülk olarak tescilini talep ettiğine göre davanın hak düşürücü sürenin istisnası niteliğinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 3402 sayılı Kanun'da belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin kadastro tespit tutanağı düzenlenen hallere ilişkin olduğunu, Hazinenin talebinin ise kadastrodan sonraki sebeplere dayandığı, davanın Kadastro Kanunu 41. madesinde belirtilen tapuda meydana gelen yüz ölçümü hatasının düzeltmesinden ibaret olduğunu, davalı adına fazla tespit edilen 4.233, 98... 'nin Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

1981 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda .............. köyü 658 parsel sayılı taşınmazın 20.0 00... yüz ölçümü ile 1/2'şer payla davalı ... ve davalı ...'ün mirasbırakanı ................ adına tespit edildiği, Orman İdaresinin tespite itirazı üzerine Kahta Tapulama Hakimliğinin 1983/10 Esas, 1987/59 Karar sayılı kararıyla Orman İdaresinin feragati nedeniyle taşınmazın tespit malikleri adına tesciline karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine taşınmazın 27.09.1989 tarihinde 1/2'şer payla davalı ... ve davalı ...'ün mirasbırakanı ............... adına hükmen tescil edildiği, eldeki davanın ise Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 15.12.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog