DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/682 E. , 2024/2827 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/10/2022 tarih ve E:2020/7204, K:2022/6047 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı "Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan TC Vatandaşları" konulu yazısının (a), (b), (c), (d) ve (e) maddelerinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/10/2022 tarih ve E:2020/7204, K:2022/6047 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 2. ve 124. maddeleri ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 45. maddesi ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı "Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan TC Vatandaşları" konulu yazısında yer alan kurallar aktarılarak, Dava konusu düzenleyici işlemin (b) ve (c) maddeleri yönünden;
Yazının (b) maddesinde "Yurtdışındaki bir liseden örgün eğitim yoluyla alınan diplomalar bağlamında ise, pasaport veya emniyet kayıtlarından diplomanın alındığı ülkeye giriş ve çıkışlarının kontrol edilmesi, ilgili ülkede kalınan sürenin lise eğitiminin örgün yolla alındığını desteklememesi halinde bu diplomalar ile de yurt dışından öğrenci kabul kontenjanları çerçevesindeki başvurularına işlem yapılmaması,"; (c) maddesinde, "İlgili ülkede bulunmaksızın uzaktan öğretim sistemi ile yurtdışındaki bir lisede eğitim görerek yurtdışında üniversite eğitimine başlamış olmaları halinde ise Yükseköğretim Kurumlarında Ön Lisans ve Lisans Düzeyindeki Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal ile Kurumlararası Kredi Transferi Yapılması Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili yılın Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi Kılavuzlarında yayımlanan Yurt Dışındaki Yükseköğretim Kurumlarından Yurt İçindeki Yükseköğretim Kurumlarına Yatay Geçiş İşlemlerine ilişkin şartların aranması," düzenlemelerine yer verildiği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu, maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabileceklerinin hükme bağlandığı,
Yukarıda aktarılan hükme göre, iptal davası açılabilmesi için gerçek ya da tüzel kişiler ile dava konusu işlem arasında makul ve ciddi bir ilişkinin varlığının yeterli olduğu, başka bir deyişle, İdare Hukukunun genel ilkelerine göre idari işlemin değişiklik yarattığı ya da doğmasına engel olduğu hukuki durumla menfaat bağı olan herkesin bu idari işlemin iptalini isteyebileceği,
Dolayısıyla iptal davası açılabilmesinin ön koşullarından birinin davacının objektif ve subjektif dava ehliyetinin olması olduğu, Danıştayın istikrar bulan kararlarına göre, davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü için idari kararın davacının meşru, şahsi ve güncel bir menfaatini ihlal etmesi gerektiği, iptal davalarında, dava konusu işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinin saptanmasının sadece davacının bu davada ehliyetinin (subjektif ehliyetinin) bulunduğu, dolayısıyla davanın esasının incelenmesine geçilebileceği sonucunu yarattığı, Yukarıda belirlenen kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alakasının varlığının taraf ilişkisinin kurulmasında yeterli sayıldığı ve bu hususun davanın niteliğine ve özelliğine göre belirlendiği,
Somut olayda, 2020 yılında Rusya Federasyonunda bulunan bir okuldan uzaktan öğretim yoluyla lise diploması alarak Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar uyarınca Yeni Yüzyıl Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine kayıt yaptıran davacı ile dava konusu işlemin (b) ve (c) maddeleri arasında kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisinin bulunmadığı, Dava konusu düzenleyici işlemin (a), (d) ve (e) maddeleri yönünden; 2547 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile verilen yetki çerçevesinde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı toplantısı ile kabul edilen "Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan TC Vatandaşları" konulu yazının (a) maddesinde, yurt dışında bulunmaksızın uzaktan öğretim yoluyla yurt dışındaki bir liseden diploma alan adayların yurt dışından öğrenci kabul kontenjanları çerçevesinde yükseköğretime geçiş için bu diplomaları ile işlem yapılmaması ancak bu adayların YKS ile yükseköğretime geçiş başvurusu yapabilecekleri; (d) maddesinde, halihazırda bu tür diplomalar ile yurt dışından öğrenci kabul kontenjanlarına kayıt yaptırmış olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı veya uyruğundan biri TC olan çift uyruklu öğrencilerin durumlarının yukarıdaki hususlar çerçevesinde incelenerek işlem yapılması; (e) maddesinde, yukarıda belirtilen hususlara aykırı kayıt yapılmış olduğu tespit edilen öğrencilerle ilgili olarak tesis edilen işlemin iptalinin gerektiği düzenlemelerine yer verildiği, bu kararın ... tarih ve ... sayılı yazı ile tüm üniversitelere bildirildiği,
Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'ın "Başvuracak Adaylar" başlıklı 4-b maddesinde, "01/02/2013 tarihinden sonra yurt dışında ortaöğretime başlayan adayların yurt dışından kabul kontenjanlarına ortaöğretiminin (lise) tamamını KKTC hariç yabancı bir ülkede tamamlayanların (ortaöğretiminin (lise) tamamını KKTC dışında yabancı bir ülkedeki MEB nezdinde açılmış olan Türk okullarında tamamlayanlar dahil) başvuru yapabilecekleri" düzenlemesinin yer aldığı,
Yurt dışında bulunarak lise eğitimini yurt dışında tamamlayan TC uyruklu vatandaşların almadıkları bir eğitim sistemine ilişkin sorulardan oluşan sınavlarda düşük başarı elde etmeleri beklendiğinden, bu öğrencilerin dezavantajının azaltılması, ülke farklılığından kaynaklanan eğitim farklılığı ve yükseköğretime girişte entegrasyonun sağlanması amacıyla ortaöğretimin tamamını yurtdışında tamamlayan TC uyruklu öğrencilere, yurt dışından öğrenci kabul kontenjanlarına başvurma hakkı tanındığı,
Dava konusu düzenlemenin kapsadığı öğrenci grubunun, bu düzenleme vasıtasıyla yurt dışından öğrenci kabul kontenjanları ile tercih edilen programa yerleşme hakkına sahip olmakla birlikte Türk vatandaşları gibi yükseköğretim kurumları sınavına girerek bir programa yerleştirilmelerinin de mümkün olduğu, yurt dışından öğrenci kabul kontenjanlarından yararlanarak yerleştirildikleri bölümden mezun olmaları durumunda ilgili programlara ÖSYS'ye girerek yerleşen ve mezun olan öğrenciler ile aynı haklara sahip olacakları, bu haliyle bir yükseköğretim programına yerleşme konusunda diğer öğrencilere göre çift imkana sahip olduklarının açık olduğu,
Belirtilen koşullarda bulunmamasına rağmen Türkiye'de yaşayan bir çok aday tarafından YKS ile yerleşmeleri zor olan programlarda eğitim görmek amacıyla bazı ülkelerde uzaktan öğretim yoluyla eğitim veren liselerden diploma alarak üniversitelere yabancı öğrenci statüsünde başvurma yoluna gidildiği yönünden alınan şikayetler üzerine dava konusu işlemin tesis edildiğinin anlaşıldığı,
Bununla birlikte, Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı raporunda, yurt dışı lise mezuniyetine bağlı olarak denklik belgesi alan 450 öğrenciden 419'unun denklik belgesini yürürlükteki mevzuata aykırı olarak aldığı, Türkiye'de bir liseden mezun olmalarına karşılık yurt dışındaki bir ortaöğretim kurumundan örgün veya uzaktan eğitim kapsamında diploma aldıkları, yurt dışında lise eğitimi aldıklarını belirttikleri tarihlerde yurt dışına hiç çıkmadıkları veya yurt dışında bulundukları tarihlerle yurt dışı eğitim tarihlerinin uyuşmadığı, bu kapsamda yurt dışından öğrenci kabul kontenjanlarından yararlanarak yükseköğretim programlarına yapılan kayıt işlemlerinin 2547 sayılı Kanun'un 45/f maddesi ile Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'a aykırı olduğunun belirtildiği,
Ayrıca, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile; 04/11/2020 tarihli yazının uygulamasında, covid 19 pandemisinin başlangıcından itibaren pandeminin devam ettiği süreçte Türkiye'de bulundukları sürenin ilgili ülkeye giriş çıkış kontrollerinde dikkate alınmaması gerektiğinin belirtildiği, bu şekilde, öğrencilerin pandemiden kaynaklanan dezavantajının engellendiği, Bu itibarla, Kanun ile verilen yetki çerçevesinde tesis edilen dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçeleriyle, Dava konusu düzenleyici işlemin (b) ve (c) maddeleri yönünden davanın ehliyet yönünden reddine, (a), (d) ve (e) maddeleri yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, 2547 sayılı Kanun'un 45/f maddesi ile Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'da, lise eğitiminin tamamını yurt dışında tamamlayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yurt dışından öğrenci kabul kontenjanlarından yararlanarak yükseköğretim programlarına yapılan kayıt yaptırabileceklerinin düzenlendiği, söz konusu düzenlemelerde lise eğitiminin örgün veya uzaktan eğitim yoluyla alınıp alınmadığı konusunda bir ayrıma gidilmediği, geriye yürümezlik ilkesi uyarınca düzenleyici işlemlerin, kamu yararı ve kamu düzeninin gerektirdiği ayrıksı durumlar dışında ilke olarak yürürlük tarihinden sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkarıldığı, bu nedenle sonradan yürürlüğe giren düzenleyici işlemlerin geçmişe ve kesin nitelik kazanmış hukuksal durumlara etkili olmamasının hukukun genel ilkelerinden olduğu, 2547 sayılı Kanun ve Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'da tanınan haktan yararlanmak suretiyle yabancı öğrenci kontenjanından kayıt yaptırdığı, bu hakkının sonradan yürürlüğe giren dava konusu düzenleyici işlem ile elinden alınmasının kazanılmış hak ve hukuki güvenlik ilkelerine aykırı olduğu, idari yargıda dava açma ehliyetinde aranan menfaat ihlalinin, davacı tarafın dava konusu edilen işlem ile arasında kurulabilecek minimum düzeyde de olsa, ilgiyi, alakayı ifade ettiği, uyuşmazlıkta, kendisinin dava konusu işlemden doğrudan etkilendiği ve söz konusu işlem neticesinde öğrenim gördüğü üniversiteden kaydının silindiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen ehliyet yönünden, kısmen esastan reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 27/10/2022 tarih ve E:2020/7204, K:2022/6047 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 14/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.