Esas No
E. 2024/5549
Karar No
K. 2025/13981
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Miras Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2024/5549 E.  ,  2025/13981 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI: 2022/181 E., 2023/330 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin desteği ...'ın 26.09.2015 tarihinde Diyarbakır ili ... ilçesinde aracı ile sürücü olarak seyir halinde iken meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu vefat ettiğini, bu kaza neticesinde müteveffayı kaybetmiş olan müvekkillerinin mağdur olduğunu, müteveffanın sevk ve idaresindeki aracın davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigorta ettirildiğini, davalı ... şirketine başvurduklarını ancak davalı tarafın, müteveffanın kazaya tamamen kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini ve şirket olarak sorumlu olamayacaklarını belirterek tazminat talebini reddettiklerini, muris ...'ın 1970 doğumlu olduğunu, geriye 1978 doğumlu eşi ve 6 tane gelişim ve eğitim çağında olan çocuğunun kaldığını, müteveffadan geride kalan eş ve çocukların mağdur durumda olduklarını, bu mağduriyetin telafisi mümkün olmasa da mağduru ve ailesini bir nebze rahatlatmak bakımından haklarının korunması, vicdanlarının rahatlaması ve adaletin tecellisi için tazminat isteminin zorunlu hale geldiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile fazlaya ve faize ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 700,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tazmin ve tahsiline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında taleplerini artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu talep karşısında müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müteveffanın kendi kusuru nedeniyle öldüğünü, bunun da davanın reddini gerektirdiğini, bu halde işletenin sorumluluğunun doğmayacağının açık olduğunu, ayrıca davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, poliçe genel şartları ve KTK gereği dava konusu talebin teminat kapsamında olmaması nedeniyle, davaya konu olayın davacılar murisinin mirasçılarının kendi poliçelerinden tazminat taleplerinin hukuk ve hakkaniyete aykırı olması ve asıl olarak sorumluluğun doğmaması nedeniyle, ayrıca talep konusunun zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli 2015/266 E., 2016/118 K. sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.03.2018 tarihli 2017/236 E. 2018/2742 K. sayılı bozma ilamı ile; "...Somut olayda; kaza 26.09.2015 tarihinde meydana gelmiş olmakla birlikte ZMSS sigorta poliçesinin tarihleri 10.03.2015-10.03.2016 olduğundan 01.06.2015 tarihli ZMSS Genel Şartları bu davada uygulanamayacaktır. O halde mahkemece, esasa girilerek toplanacak delillere göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak;

davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bakiye poliçe limitinin belirlenmesi yönünde bir tespit ve değerlendirme yapılmadığını, hükümde müşterek müteselsil sorumluluk hususunda da belirsizlik olduğundan infazda tereddüt yaratacağını belirtmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ...

tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

1.Davalı vekilinin davacılar ..., ..., ...'a yönelik, ...'a yönelik temyizi bakımından;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle tazminat talebine ilişkin olup, hükme esas alınan hesap raporunda davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu, bu nedenle davacıların tazminat alacaklarının poliçe limitine göre oranlandığı ve sonuç itibariyle limitin 290.000,00 TL olduğu, davacıların davalı ... şirketinden toplam alacağı 290.000,00 TL ile sınırlı olduğu anlaşılmış olmasına rağmen mahkemece, davacıların talepleri yönünden "taleple bağlı" olarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiş ise de, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2 maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2.Davalı vekilinin davacılar ..., ..., ...'a yönelik temyizi bakımından; 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesi ve ek madde 4 de öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2023 tarihinden itibaren 12.950,00 TL'ye çıkartılmıştır.

İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar için temyiz sınırı her bir davacı lehine hükmedilen tutar açısından ayrı ayrı belirlenecektir. Davacı ... için 1.624,00 TL, davacı ... için 2.088,00 TL, ... için 10.237,00 TL hükmedilmiş olup İlk Derece Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 12.950,00 TL'nin altında olduğu anlaşılmıştır. O halde İlk Derece Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davacılar ..., ..., ... yönünden temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacılar ..., ..., ..., ...'a yönelik temyizi bakımından itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan Çınar Asliye Hukuk Mahkemesi kararının hüküm fıkrasındaki 1, 4, 6, 7, inci paragraflarının çıkartılmasına, yerlerine "1-Davacılardan ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile 197.896,00 TL tazminatın davalı ... yönünden 09.12.2015 tarihinden itibaren ve işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya verilmesine,

4.Davacılardan ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile 12.963,00 TL tazminatın davalı ... yönünden 09.12.2015 tarihinden itibaren ve işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya verilmesine,

6.Davacılardan ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile 19.198,00 TL tazminatın davalı ... yönünden 09.12.2015 tarihinden itibaren ve işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya verilmesine,

7.Davacılardan ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile 45.994,00 TL tazminatın davalı ... yönünden 09.12.2015 tarihinden itibaren ve işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya verilmesine" ibarelerinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacılar ..., ..., ... temyizi bakımından temyiz dilekçesinin miktardan ayrı ayrı REDDİNE,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.