Esas No
E. 2022/9822
Karar No
K. 2025/15460
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2022/9822 E.  ,  2025/15460 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1633 E., 2022/877 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/57 E., 2021/148 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davalı vekili Av. ... geldi, davacı adına gelen olmadı. Davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 18.11.2025 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ..'da yaşadığını, engelli olduğunu, olay tarihinde davacının eşinin kullandığı, davacının maliki olduğu . .. plakalı (..) aracın yoldaki belediyeye ait rögar kapağının kısmen açık olması sebebi ile araçta maddi hasarlı ve yaralamalı kazanın meydana geldiğini, 14.08.2016 tarihinde tutulan tutanakta görüleceği üzere rögar kapağının durumu nedeni ile kazanın meydana geldiğini, sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusur ve ihmali olmadığını, davalıların olayda kusurlu olduğunu, belediyenin denetim ve sorumluluğu altında olan yerde kazanın meydana geldiğini, diğer davalının taşeron olduğunu, olaydan sonra ...'ya dönüldüğünü, ekspertiz raporu alındığını belirterek şimdilik 10.000 Euro (38.580,00 TL)'nun faizi ile birlikte ödeme tarihindeki Euro'nun kur bedeli üzerinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bedel artırım dilekçesi ile 16.085,00 Euro'nun ödeme tarihindeki kur üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davanın adli yargıda olsa bile davacının tacir olmaması nedeniyle ticaret mahkemesinde görülemeyeceğini, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yararının bulunmadığını, eksik harcın ikmali gerektiğini, husumet itirazları bulunduğunu, teminat gösterilmesi talepleri bulunduğunu, meydana gelen olayda davalının kusuru bulunmadığını, diğer davalı ile aralarında taşeronluk ilişkisi bulunmadığını, davacının iddia ettiği tüm zararları ispat etmesi gerektiğini, kusurun tespiti ile davacı tarafça başka ödeme varsa mahsup yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile, 46.306,40 TL araç hasar bedeli, 3.919,50 TL araç mahrumiyet zararı olmak üzere toplam 50.225,90 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacının ve davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına, hükmün yeniden tesisine, davanın kısmen kabulü ile, 14.000 Euro araç hasar bedeli, 1.106 Euro araç mahrumiyet zararı olmak üzere toplam 15.106 Euro tazminatın dava tarihinden itibaren Devlet bankalarınca Euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranında faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı olan TL üzerinden tahsiline, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/465 Esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenerek sonucuna göre hareket edilmesi gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmadan bu dosyadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince kusurun aidiyeti ve oranına ilişkin kabulün yerinde olmadığını, meydana gelen zararlandırıcı olayda müvekkili şirkete yükletilebilecek kusur bulunmadığını, dava dışı KASKİ ve belediyenin kusuruna dayandığını, kazadan hemen sonra rögarın üzerinin asfaltla kapatılmış olmasının da sorumlu kurumların sorumluluklarının ortaya çıkmaması için delil kararttığını açıkça ortaya koyduğunu, müvekkili şirkete atfedilen kusurun fahiş olduğunu, meydana gelen kazada davacıya ait aracın sürücüsünün müterafik kusuru bulunduğunu, çelişkili kusur raporlarına göre hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, davacının davasının hukuki yarar yokluğundan reddi yerine kısmen kabulünün hatalı olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı gözetilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece zararın tamamından müteselsilen müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, hatalı zarar değerlendirmesi yapan raporun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu aracın engelliye göre modifiye edildiğine ilişkin dosyada kayıt bulunmadığını, hükme esas alınan raporda, bilirkişi kurulu tarafından araç için belirlenen ikinci el değerinin fahiş olduğunu, 14 günlük tamir süresi baz alınarak hesaplama yapılmışsa da pert halinde araç mahrumiyet zararı oluşmayacağını ve belirlenen 79 Euronun fazla olduğunu, davacı talebinin TL yerine yabancı para cinsinden hüküm altına alınması ve 3095 sayılı Kanun 4/A maddesince faize hükmetmesinin hukuka aykırı olduğunu, söz konusu düzenlemenin sözleşme hukukuna ilişkin olduğunu, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden de kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık;

trafik kazası sonucu meydana gelen hasar nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 6100 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.