Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

7. Hukuk Dairesi         2025/5100 E.  ,  2025/5239 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/2065 E., 2022/2284 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 5. Tüketici Mahkemesi

SAYISI: 2016/2351 E., 2017/2550 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ile davalılardan ... ... Ltd. Şti. (unvan değişikliği ile ... olmuştur) arasında ... 05.03.2010 tarihli ve 1172 belge numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin akdedildiğini, bu sözleşmede davalı Şirket adına davalı ...'un işlem yaparak sözleşmeyi imzaladığını, bu sözleşme ile İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 3 22... parsel üzerinde inşa edilen ... A Blok, 2. Kat, 7 numaralı, A Tipi 2+1 dairenin müvekkiline satışının kararlaştırıldığını, satış bedelinin müvekkili tarafından ödenmiş olmasına karşın taşınmazın müvekkil adına devrinin ve tesliminin yapılmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, mahrum kalınan kira kaybının davalıdan tahsiline, bu taleplerinin kabul görememesi halinde sözleşmenin feshi ile ödenen bedelin iadesi ve müvekkilinin uğradığı zararın ve mahrum kaldığı kira kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılardan ... cevap dilekçesinde özetle; kendisinin diğer davalı olan Şirkette 2009-2011 yılları arasında işçi olarak çalıştığını, 2011 yılında emekli olduğu için Şirketten ayrıldığını, sözleşmede yer alan imzanın davalı Şirketin kendisine vermiş olduğu vekaletname ile atıldığını, taşınmazın devrini vadeden tarafın kendisi olmadığını, davaya konu sözleşmenin tarafı olmadığından ve edimlerin yerine getirilmesinden de sorumlu tutulamayacağından davanın husumetten reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2017 tarihli ve 2016/2351 Esas, 2017/2550 Karar sayılı kararı ile; "...davacının dava dilekçesinde öncelikli tapu iptal tescil talebinde bulunduğu, olmadığı takdirde sözleşmeye devam iradesinde bulunmayıp ödediği bedelin taşınmazın teslim edilmesi gereken tarihte teslim edilmemiş olması ve sözleşmenin hükümsüz kalmış olması nedeniyle oluşan menfi zararın rayiç değer hesabı ile iadesini istediği, bu haliyle iadesinin sözleşmenin devamından yana olmadığı ... davacının tercihini rayiç değer yönünde kullandığı... sözleşmenin sonlanması halinde kira geliri türünde müspet zararların talep edilemeyeceği... davalı ...'un yanlar arasındaki sözleşmede üstlendiği herhangi bir yükümlülüğünün bulunmadığı...." gerekçesiyle "...davanın kısmen kabulü ile 270.000 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının yoksun kalınan kira bedeline yönelik talebi sabit olmamakla reddine, gerçek kişi davalı hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine..." karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.10.2022 tarihli ve 2020/2065 Esas, 2022/2284 Karar sayılı kararı ile; "... dosyadaki bilgi ve belgelerden taşınmazın davacıya teslim edilmediği, sözleşme konusu 2. kat 7 numaralı bağımsız bölümün yapıda bulunmadığı, binada bulunan 7 numaralı bağımsız bölümün zemin katta yer aldığı, söz konusu bağımsız bölümün üçüncü kişiye satıldığı, yukarıda açıklanan içtihadı birleştirme kararı uyarınca mülkiyetin nakli koşullarının oluşmadığı, bu durumda artık üçüncü kişiye karşı da ileri sürülebilecek bir hakkı bulunmadığı anlaşılmakla tapu iptale yönelik istemin reddi ile terditli talebin değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği...müspet zarar olarak nitelenen talebin dava konusu taşınmazın rayiç değeri olduğu... davalı ...'ın tüzel kişiliğin eyleminden sorumluluğunun hukuken mümkün görülmediği..." gerekçesiyle "...istinaf bavurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde dava dilekçesinde dayandığı nedenleri tekrarla;

1.Kararların gerekçelerinde çelişkilerin bulunduğunu,

2.Bilirkişi raporlarında dava konusu dairenin kiraya verilmesi durumunda 54.720,00 TL kira geliri getirebileceği hususunun Mahkemece dikkate alınmadığı,

3.Sözleşmenin 5.9. maddesinde teslimat tarihinin açık olarak belirtildiğini, bu tarihten itibaren müvekkilinin kira geliri elde etme hakkının doğduğunu,

4.Davalı ...'ın Şirket tarafından seçildiğini ve üçüncü kişilere karşı Şirket adına hareket etmekte olduğunu, bu nedenle davalının müvekkiline karşı davalı Şirketle birlikte müteselsilen sorumlu olması gerekirken hakkında davanın husumetten reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, yüklenicinin temlikinden kaynaklı ve satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, kira kaybı alacağı;

ikinci kademede taşınmaz bedelinin iadesi ile kira kaybı tazminatı istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Davacı tüketici harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog