T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Davacı ile davalı şirket arasında mutlak butlana tabi olan ve yargılaması "--------E. Sayılı dosyası ile yargılaması ve devam eden Avukatlık Kanunu Madde 35/A'ya hazırlandığı iddia edilen bir tutanağın mevcut olduğunu, tutanak gereği davacı, davalı lehine 2 adet gayrimenkulünde 10 milyon bedelli ipotek tesisi gerçekleştirecek, ipotek tesis edilinceye kadar da davaya konu yine aynı bedelle 5+5 milyonluk toplam 10 milyon türk lirası bedelli 2 adet kambiyo vasfına da haiz olmadığını düşünülen senet vereceğini, bu senetler ifa uğruna, ipotek tesisine kadar verilen senetler olduğunu, müvekkil davacı senetleri davalıya vermiş, ardından yine senet bedelleri kadar ipoteği düzenlenen tutanak gereği davalı lehine gayrimenkulleri üzerinde tesis ettiğini, bu süreçte davalı, davacı ve bir takım üçüncü kişilere karşı açmış olduğu davaya istinade davacının tüm malvarlığı için --------Değişik İş dosyası ile ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir kararı aldırdığını, adli yardım kararı ve ihtiyati tedbir kararı, adli yardm talebimizin haklılıklarının temeli olduğunu, davalının eylemleri, müvekkili hem hukuken hem de fiilen imkansızlık içinde bıraktığını, tüm malvarlığı, bizzat davalı tarafından bloke edildiğini, teminatın yatırılamaması, adalete erişim hakkının fiilen gaspı anlamına geldiğini, davacı müvekkil tüm gayrimenkullerindeki tapu ve banka hesaplarındaki mevduatlara "davalının yapmış olduğu hacizleri belgeleyebilecek durumda olduğunu, bu durumda yargıtay belgelenen ekonomik durumun adli yardımdan yararlanması gerektiği kanısında olduklarını, müvekkilin tüm malvarlığının hacizli olması nedeniyle adli yardım talebinin kabulüne, müvekkilin harç, yargılama gideri ve teminat gibi tüm mali yükümlülüklerden muaf tutulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: davacı dava dilekçesini yapay zekaya motoruna yazdırdığını, hatta dilekçesinde gerçekte var olmayan anayasa kararına dayandığını, adli yardım ve teminatsız ihtiyati tedbir taleplerinin reddi gerektiğini, dava konusu senet davalının iddiasının aksini protokolün yahut da ipoteklerin teminatı olarak verilmediğini, davacı daha önce konuya dair ihtarname keşide ettiğini ifade etmekteyse ihtarname herhangi bir şekilde müvekkile tebliğ edilmediğini, davacının tek taraflı olarak keşide etmiş olduğunu, müvekkile tebliğ edilmemiş ihtarname, senet niteliğinde olmadığından ispat noktasında dikkate alınması mümkün olmadığını, nitekim hmk'nın mezkur senede karşı senetle ispat yükümlülüğüne dair açık hükmü kapsamında, tek taraflı olarak keşide edilen ihtarnamenin bir senet olarak kabul edilemeyeceğini, davacı her ne kadar çifte vade iddiasında bulunmuşsa da işbu iddia, icra hukuk mahkemesi tarafından incelenmesi gerektiğini, davacı buna ilişkin olarak icra hukuk mahkemesinde dava açıldığını ve davanın halen derdest olduğunu, bu kapsamda davacının davasının reddi gerektiğini talep ve beyan etmiştir.
Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle: davalı vekilinin “dilekçe yapay zekâ ile yazdırılmıştır” iddiası hukuken anlamsız, ispatsız ve kötü niyetli olduğunu, davalı vekilinin belgeyi “protokol” olarak nitelendirmesi gerçeğe aykırı olduğunu, dayanak alınan 35/a tutanağı, mutlak butlan iddiasıyla ayrı bir davanın konusudur ve "bekletici mesele" yapılması gerektiğini, senetlerin ifa uğruna verildiği açık olduğunu, “senede karşı senetle ispat” kuralı kötü niyetli alacaklıyı korumayacağını, senedin kambiyo vasfının olmadığını, nakden kaydı gerçek dışı olduğunu, ispat yükünün davalıda olduğunu, davalı taraf açıkça kötü niyetli olduğunu talep ve beyan etmiştir.
Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafından sunulan dilekçenin dava dilekçesinde, "en önemli dayanak" olarak "Aym, --------- başvurusu, b. no:--------, t. 20.07.2022" isimli bir karara yer verdiğini, hukuk sistemiminde böyle bir kararın mevcut olmadığını, dava kapsamında ispat yükü davacıda olduğunu, davacı tarafın işbu senetlerin, protokol kapsamında verildiğine ilişkin ısrarcı tavrı anlamsız olduğunu, senetler protokol kapsamında verilmediğini, davacı aksini ispat ile yükümlü olduğunu, davacının yazılı delil başlangıcı iddiası yersiz olduğunu, senedin kambiyo vasfına ilişkin inceleme işbu davanın konusu olmadığını, davacının zımni kabul iddiası gerçek dışı olduğunu, davada ispat yükü davacı tarafta olduğunu, davacının kötü niyet iddiası gerçeği yansıtmadığı gibi Hmk 329. maddesinin müvekkil bakımından uygulanmasının olanağı bulunmadığını, davacının adli yardım talebini ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ve nihai olarak davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
HMK 166/1. maddesi; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar..." hükmü düzenlenmiştir.Tüm dosya kapsamı, sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; her iki dava taraflarının aynı olduğu, her iki dava konusunun da birbirleriyle bağlantılı olduğu, her iki davada taleplerin birlikte incelenmesinde usul ekonomisi bakımından fayda bulunduğu, davaların birlikte görülmesinde taraflar yönünden hukuki yarar bulunduğu, dolayısıyla birleştirme kararının usul ekonomisine uygun olacağı kanaatine varılarak mahkememizin iş bu dava dosyasının HMK 166/1 madde hükmü gereğince --------- esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, esasın bu şekilde kapatılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Mahkememizin iş bu dava dosyasının HMK 166/1 maddesi uyarınca aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu anlaşılan --------- Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2.Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına,
3.Yargılamanın bundan sonra----------- Esas sayılı dosyasından devamına,
4.Birleştirme kararının ilgili mahkemeye gönderilmesine,
5.Yargılama harç ve giderlerinin birleştirilen dosya da değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda esas hükümle birlikte istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/03/2026