Esas No
E. 2024/721
Karar No
K. 2024/721
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
T. C. ANKARA 12.

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/721 Esas - 2026/151

T.C.

ANKARA

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/721 Esas
KARAR NO: 2026/151

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

...

DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 22/10/2024
KARAR TARİHİ: 25/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 05/03/2026

Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin asıl işveren olarak yürüttüğü ".... Bakım-Onarım ve Tadilat İşi" kapsamında, davalı şirketlerin alt işveren (taşeron) olarak faaliyet gösterdiğini, davalıların çalışanı olan ... isimli işçinin açtığı dava neticesinde ... Esas sayılı kararı ile hükmedilen işçilik alacaklarının ... Esas sayılı dosyasına ödendiğini, bu ödeme tutarı olan toplam 86.797,74 TL'nin 11/01/2023 tarihinde müvekkili şirketin hakediş alacaklarından kesildiğini, müvekkili ile davalı taşeron şirketler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri uyarınca işçilik alacaklarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 60.000,00 TL'nin, kesinti tarihi olan 11/01/2023'ten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte her bir davalının sorumlu olduğu pay oranında rücuen tahsilini talep etmiş, 21/05/2025 ve 23/01/2026 tarihli beyan dilekçeleriyle bilirkişi raporları doğrultusunda talebini her bir davalı yönünden açıklayarak toplam talebini 60.000,00 TL olarak açıklamıştır.

CEVAP

Davalı... vekili cevap dilekçesinde, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlı olduğunu, dava dışı işçinin müvekkili şirketten Ağustos 2014'te ayrıldığı gözetildiğinde sorumluluk süresinin geçtiğini, işçilik alacağına ilişkin davanın müvekkiline ihbar edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığını, işçinin kıdem tazminatına hak kazanmadığını ve alacağın zamanaşımına uğradığını, sorumluluk kabul edilmese dahi bunun müvekkili dönemindeki ücretle sınırlı olması gerektiğini, ihbar ve yıllık izin alacağından son işverenin sorumlu olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğinden avans faizi istenemeyeceğini, ayrıca davacı nezdinde bulunan nakit teminat alacakları nedeniyle takas ve mahsup talebinde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, İş Kanunu'nun 6. maddesindeki iki yıllık sorumluluk süresinin geçtiğini, ayrıca müvekkili şirketteki çalışma dönemine ilişkin kıdem tazminatının 1.283,06 TL olarak işçiye ödendiğini, işçilik alacağı davasının kendilerine ihbar edilmediğini, işçinin kıdem tazminatına hak kazanmadığını ve alacağın zamanaşımına uğradığını, sorumluluğun kendi dönemleri ve o dönemdeki ücretle sınırlı olması gerektiğini, ihbar ve yıllık izin alacağından sorumlu olmadıklarını, temerrüde düşürülmediklerini ve davacı nezdindeki nakit teminat alacakları nedeniyle takas ve mahsup talebinde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, İş Kanunu'nun 6. maddesindeki iki yıllık sorumluluk süresinin geçtiğini, işçinin kıdem tazminatına hak kazanmadığını ve alacağın zamanaşımına uğradığını, sorumluluğun kendi dönemleri ve o dönemdeki ücretle sınırlı olması gerektiğini, temerrüde düşürülmediklerini ve davacı nezdindeki nakit teminat alacakları nedeniyle takas ve mahsup talebinde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, İş Kanunu'nun 6. maddesindeki iki yıllık sorumluluk süresinin geçtiğini, müvekkili şirketteki çalışma dönemine ilişkin 1.731,36 TL kıdem tazminatının işçiye ödendiğini, işçilik alacağı davasının kendilerine ihbar edilmediğini, işçinin kıdem tazminatına hak kazanmadığını ve alacağın zamanaşımına uğradığını, sorumluluğun kendi dönemleri ve o dönemdeki ücretle sınırlı olması gerektiğini, ihbar ve yıllık izin alacağından sorumlu olmadıklarını, temerrüde düşürülmediklerini ve davacı nezdindeki nakit teminat alacakları nedeniyle takas ve mahsup talebinde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

DELİLLER

Arabuluculuk son tutanağı, ... Esas sayılı dosyası, davacının hakedişinden 11/01/2023 tarihinde kesinti yapıldığını gösterir belgeler, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri, dava dışı işçiye ait ... hizmet döküm cetveli, 06/05/2025 tarihli bilirkişi raporu, 12/01/2026 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, asıl işveren-alt işveren ilişkisi çerçevesinde, alt işveren işçisine ödenen işçilik alacaklarının, asıl işverenin hakedişinden kesilmesi üzerine, bu bedelin hizmet alım sözleşmeleri uyarınca alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir.

Davacı ....'nin asıl işveren, davalı şirketlerin ise alt işveren olduğu, davalıların çalışanı olan ...tarafından ödenen işçilik alacağı bedeli olan 86.797,74 TL'nin 11/01/2023 tarihinde davacının hakedişinden kesildiği, davacı vekilinin, bu bedelden hizmet alım sözleşmeleri uyarınca davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, her bir davalıdan sorumlu oldukları pay oranında alacağın rücuen tahsili istemi ile bu davayı açtığı, davalılardan bir kısmının vekilinin ise zamanaşımı, davanın ihbar edilmemesi, işçinin alacağa hak kazanmadığı, takas-mahsup gibi savunmalarla davanın reddini talep ettiği görülmüştür. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinde, "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır.

Bu hüküm uyarınca asıl işveren ile alt işveren, işçiye karşı dış ilişkide müteselsilen sorumludur. Ancak kendi aralarındaki iç ilişkide, sorumluluğun ne şekilde paylaşılacağı taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine tabidir. Taraflar arasındaki sözleşmede işçilik alacaklarından alt işverenin sorumlu olacağı kararlaştırılmışsa, kanundan doğan müteselsil sorumluluk gereği işçiye ödeme yapmak zorunda kalan asıl işveren, ödediği bedeli sözleşmeye dayanarak alt işverene rücu edebilir. Rücu hakkı, asıl işverenin ödeme yaptığı tarihte doğar ve bu tarihten itibaren zamanaşımı işlemeye başlar.

Davalılar vekili tarafından, 29/01/2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7573 sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu'na eklenen Geçici 12. madde uyarınca davanın reddi talep edilmiştir. İlgili madde, "kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların...tahsilinden vazgeçilir" hükmünü amirdir. Ancak davacı ... belediye iştirakı olan şirket olmasına rağmen anılan kanun maddesi kapsamında bir "kamu kurum veya kuruluşu" olarak kabul edilemeyeceğinden, söz konusu yasal düzenlemenin somut uyuşmazlıkta uygulama alanının olmadığı kabul edilmiştir.

Nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06/05/2025 tarihli raporda, davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerinde işçilik alacaklarından alt işverenlerin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, bu nedenle davacının ödediği bedeli rücuen talep edebileceği, dava dışı işçinin ...kayıtlarına göre her bir davalı nezdindeki çalışma sürelerinin tespit edildiği, İş Mahkemesince hükmedilen kıdem tazminatının davalıların hizmet sürelerine göre oranlandığı, ihbar tazminatından ise son alt işveren olan dava dışı .... firmasının sorumlu olduğu, davacının ödediği toplam 86.797,74 TL'nin (asıl alacak ve fer'ileri dahil) her bir davalının asıl alacaktaki sorumluluk oranına göre paylaştırılarak rücu edebilecekleri miktarların; ... nezdinde işçinin çalışması bulunmadığından bu davalının sorumluluğunun olmadığı, davalıların takas-mahsup ve ödeme def'ilerinin ise dosyadaki belgelerle ispatlanamadığı belirtilmiştir.

Aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 12/01/2026 tarihli ek raporda, davalılar ... vekillerinin itirazları üzerine yapılan değerlendirmede, bu davalıların işçiye daha önce kıdem tazminatı ödemesi yaptıklarına dair sundukları belgelerin dikkate alındığı, işçilik alacağı davasının bu davalılara ihbar edilmemesi nedeniyle ödeme def'ini ileri süremedikleri, bu durumun davacının kusurundan kaynaklandığı ve TBK'nın 164/2. maddesi gereği davacının bu miktarlar yönünden rücu hakkını kaybettiği kabul edilerek, yapılan mahsup işlemi sonucunda davalı ....'nin sorumlu olduğu miktarın ise 9.310,80 TL'ye düştüğü, diğer davalıların sorumluluk miktarlarında bir değişiklik olmadığı bildirilmiştir.

Davacı vekili 21/05/2025 tarihli dilekçesinde, kök rapor doğrultusunda davanın kabulünü istemiş; 23/01/2026 tarihli dilekçesinde ise ek rapordaki aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte, hesaplanan miktarlar üzerinden talebini açıklamıştır. Davalılar ...vekilleri 29/01/2026 tarihli dilekçelerinde, ek rapordaki hesaplamaya itiraz ederek, yaptıkları ödemeler nedeniyle sorumluluklarının tamamen ortadan kalkması gerektiğini savunmuşlardır. Davalılar ... vekilleri 29/01/2026 tarihli dilekçelerinde, ek raporda ...için yapılan indirimin, davacının kusurundan kaynaklandığı için toplam rücu alacağından düşülmesi ve bu durumdan tüm davalıların faydalanması gerektiğini ileri sürmüşlerdir.

Davalılar vekili 11/02/2026 tarihli dilekçesinde, 29/01/2026 tarihinde yürürlüğe giren 7573 sayılı Kanun ile İş Kanunu'na eklenen Geçici 12. madde uyarınca davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... ... Esas sayılı dosyası, davacının hakedişinden 11/01/2023 tarihinde kesinti yapıldığını gösterir belgeler, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri, dava dışı işçiye ait ... hizmet döküm cetveli, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 06/05/2025 tarihli bilirkişi raporu ile 12/01/2026 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre;

Davacı asıl işveren ile davalı alt işverenler arasındaki hukuki ilişki ve davacının alt işveren işçisine yapılan ödeme nedeniyle rücu hakkının bulunduğu, davalıların zamanaşımı def'inin rücu alacaklarında zamanaşımının ödeme tarihinden itibaren başlaması nedeniyle yerinde olmadığı, davalılar vekilinin 29/01/2026 tarihinde yürürlüğe giren 7573 sayılı Kanun ile İş Kanunu'na eklenen Geçici 12. madde uyarınca davanın reddi talebinin, davacı şirketin anılan madde kapsamında bir "kamu kurum veya kuruluşu" olmaması nedeniyle uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı, davalılar ... işçiye yaptıkları kısmi ödemeler yönünden, işçilik alacağı davasının kendilerine ihbar edilmemesi nedeniyle davacının bu miktarlar kadar rücu hakkını kaybettiği, bu nedenle ek raporda bu davalılar için yapılan indirimin yerinde olduğu, diğer davalıların bu indirimden toplam alacağın düşülmesi suretiyle faydalanma taleplerinin ise rücu ilişkisinin kişisel def'ilere dayalı olması nedeniyle hukuki dayanağının bulunmadığı, 12/01/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda her bir davalı için tespit edilen miktarların usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davanın bu miktarlar üzerinden kısmen kabulüne, davalı ... yönünden ise dava dışı işçinin bu davalı nezdinde çalışması bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın kısmen kabulü ile;

A-Davalı ...'den 4.374,61 TL'nin 11/01/2023 kesinti tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, B-Davalı... 1.588,40 TL'nin 11/01/2023 kesinti tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, C-Davalı ...'den 9.310,80 TL'nin 11/01/2023 kesinti tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, D-Davalı ....088,17 TL'nin 11/01/2023 kesinti tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, E-Davalı ... 4.782,55 TL'nin 11/01/2023 kesinti tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, F-Davalı ....'den 6.943,82 TL'nin 11/01/2023 kesinti tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, G-Davalı ... 5.219,37 TL'nin 11/01/2023 kesinti tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, H-Davalı ... 3.098,68 TL'nin 11/01/2023 kesinti tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, I-Davalı ... 17.524,46 TL'nin 11/01/2023 kesinti tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, J-Davalı ...1.579,73 TL'nin 11/01/2023 kesinti tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,

2.Davalı ...yönünden açılan davanın reddine,

3.Kabul edilen toplam 58.510,59 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 3.996,86 TL karar ve ilam harcından 1.024,65 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 2.972,21 TL harcın, kabul oranlarına göre 222,32 TL'sinin davalı ... 157,53 TL'sinin davalı ... alınarak hazineye gelir kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 1.024,65 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.513,05 TL harcın, kabul oranlarına göre 113,18 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacının karşıladığı 7.485,00 TL tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.485,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 12.175,08 TL'sinin, kabul oranlarına göre 910,70 TL'sinin davalı ...''den alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 309,92 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.360,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 83,41 TL'sinin davacıdan, 3.276,59 TL'sinin, kabul oranlarına göre 245,09 TL'sinin davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,

7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ihtiyari dava arkadaşı olan davalıların her biri yönünden kabul edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı lehine ayrı vekalet ücreti takdirine, buna göre; A) Davalı ... yönünden kabul edilen 9.310,80 TL üzerinden takdir edilen 9.310,80 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, F) Davalı ... yönünden kabul edilen 6.943,82 TL üzerinden takdir edilen 6.943,82 TL vekalet ücretinin davalı ... alınarak davacıya verilmesine, G) Davalı ... yönünden kabul edilen 5.219,37 TL üzerinden takdir edilen 5.219,37 TL vekalet ücretinin davalı ... alınarak davacıya verilmesine, H) Davalı ... yönünden kabul edilen 3.098,68 TL üzerinden takdir edilen 3.098,68 TL vekalet ücretinin davalı... alınarak davacıya verilmesine, I) Davalı .... yönünden kabul edilen 17.524,46 TL üzerinden takdir edilen 17.524,46 TL vekalet ücretinin davalı ...alınarak davacıya verilmesine, J) Davalı ... yönünden kabul edilen 1.579,73 TL üzerinden takdir edilen 1.579,73 TL vekalet ücretinin davalı ...''den alınarak davacıya verilmesine,

8.Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekili ile bir kısım davalılar vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalılar ve vekillerinin yokluğunda, dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2026 ... ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog