T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle, müvekkili sigorta şirketinin, dahili su hasarından doğan rücuen tazminat alacağının sağlanması amacıyla davalı/borçlu aleyhine -------- İcra Dairesi --------- E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının (borçlu) süresi içerisinde borçlu olmadığı iddiası ile -------- İcra Dairesi --------- E. Sayılı takibe, borca ve tüm işlemlere itiraz ederek takibi durdurduğu, müvekkili sigorta şirketince ---------- nolu İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan dava dışı ------- Şirketi'nin maliki olduğu "-------- Mah.--------- Cad. -------- Apt Apt. No:-------- ---------" riziko adresinde, 13.09.2021 tarihinde dahili su hasarı meydana geldiği, işbu dahili su hasarının sigortalı adresin üst katındaki davalı --------- Şirketi'nin kiracısı olduğu 1 kapı numaralı daire tesisatında meydana gelen su sızıntısından kaynaklı meydana geldiği, bahse konu hasarlanan ve dava dışı --------- Şirketi'nin maliki olduğu dairenin müvekkil sigorta şirketi nezdinde, 31/12/2020 - 31/12/2021 tarihleri arasında ve --------- poliçe numarası ile sigortalı olduğu, işbu poliçe kapsamında sigortalı dairede meydana gelen zarar sebebiyle 18.10.2021 tarihli ekspertiz raporu da dikkate alınarak zarar gören iş yerinin maliki ------- Şirketi' hesabına 28/12/2021 tarihinde 9.220,39 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığı, meydana gelen zarardan, sigortalı adresin üst katında bulunan 1 numaralı daire maliki--------Şti.'nin kusurlu bulunduğu yapılan ekspertiz incelemesinde açıkça tespit edildiği, dolayısıyla müvekkil şirketin işbu ödemiş olduğu hasar bedelini TTK 1472 maddesi uyarınca halefiyet gereği davalı şirketten talep etme hakkı doğduğu belirtilerek, davalı tarafından haksız bir şekilde borca ve ferilerine itiraz ederek durdurulan ---------- İcra Dairesinin ----------- Esas sayılı takipte itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı tarafından davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle davacı sigortacının sigortalısına ait dairede gerçekleşen dahili su hasarı olayı sonucu sigortalısına yaptığı ödemenin rücuen tazmini amacıyla başlatılan ilamsız takibe itirazın iptaline ilişkindir. Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri toplanılmış, hasar ve icra takip dosyası celp edilip incelenmiştir.--------- İcra Dairesinin ---------- takip sayılı icra dosyası içeriğine göre; davacının alacaklı, davalının borçlu konumunda olduğu, ana para ve işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 9.838,79 TL üzerinden 26.09.2022 tarihinde takip başlatıldığı, borçlu-davalının 20.10.2022 havale tarihli itiraz dilekçesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki davanın yasal süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlığın çözümü uzmanlık gerektirdiğinden dosya zarar gören eşyaların niteliğine göre seçilen sektör bilirkişisi- inşaat mühendisi ile sigortacı bilirkişisinden oluşan heyete tevdi edilmiş, raporda özetle; ------- İli, ------- Mahallesi, --------Caddesi, -------- nolu adreste,------- katta --------- Bankası --------- Şubesinde, 13.09.2021 tarihinde, ------katta------nolu adreste bulunan tadilattan kaynaklı olarak su sızıntısı oluşması nedeniyle hasar meydana geldiği, olayın sorumlusunun davalı olduğu kanısına varıldığı, Ekspertiz Raporunda hasar giderim bedeli olarak hesaplanan miktarın kurulca da uygun bulunduğu, davacı sigorta şirketinin sigortalısına hasar bedeli olarak 9.220,39 TL ödemiş olduğu, davacı -------- sigortalısına yaptığı 9.220,39- TL” lik ödeme poliçe kapsamında olup, davacı Anadolu Sigorta TTK 1472 maddesine göre kanuni halef olduğu ve aktif husumet ehliyeti kazandığı, ödeme tarihinden itibaren talep edebileceği faiz miktarının 618,40-TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davanın TTK 1472. maddeden kaynaklanmış olması nedeniyle halefiyet ilkesi dikkate alındığında, davada görevli mahkemenin sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre değerlendirilmesi gerektiği gerek doktrinde gerekse de uygulamada çekişmesiz bir şekilde kabul edilmektedir. Bir başka deyişle, sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki dava, ticari dava niteliğinde ise davaya Ticaret Mahkemesinde bakılacak, böyle değilse yani esas uyuşmazlık ticari nitelikte değilse böyle bir dava da Ticaret Mahkemesi görevli olmayacaktır. Somut olayda, gerek dava dışı sigortalı gerekse de davalı tacir olup, iddia edilen zarar ve talep edilen hasar bedeli her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgilidir. 6102 sayılı TTK 'nun 4/1-(a) maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. Bu nedenle mahkememiz bu davaya bakmakla görevlidir.Tüm dosya kapsamı ve denetime elverişli hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriklerine göre; dava dışı sigortalı ----------Ş. ile davacı sigorta şirketi arasında --------- poliçe numaralı, 31/12/2020-2021 vadeli " işyeri sigorta poliçesi"nin düzenlendiği, poliçe ile sözleşmede belirtilen menfaatlerini belli rizikolara karşı teminat altına aldığı, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre, 13/09/2021 tarihinde sigortalı adresi olan ------- Mah.------- Cad. ------ Apt Apt. No: ------- --------- adresinde dahili su hasarı olayının gerçekleştiği, bu olay sonucu yapı hasarının oluştuğu, davacı sigortacı tarafından 9.220,39 TL'nin dava dışı sigortalısı ---------Ş.ne ödendiğinin dosya kapsamında yer alan dekonttan anlaşıldığı, bahse konu zararlandırıcı olayın davalıya ait dairede kombiye giden borunun sökülmesi, katta bulunan lavabolar ve mutfak içi kullanılan su borularının söküm aşamasında kesildiği ve borular içinde kalan suların tavandan zemin kattaki sigortalı şubeye akması nedeni ile meydana gelmesinde davalı şirketin sorumlu olduğu ve dava dışı sigortalının hasarın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, yapılan hesaplamada davacının yaptığı ödemenin kadri marufunda bulunduğu, bu hali ile davacının TTK 1472. maddesi uyarınca rücu hakkının bulunduğu, davacının takipte yasal faizi oranı ile faiz talebinde bulunduğu, talep gereği doğru olduğu anlaşılmış, alacak likit olmayıp inceleme ve yargılamayı gerektirdiğinden koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
1.1-Davacının davasının kabulü ile ; davalının --------- İcra dairesinin ---------- esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın iptali ile , takibin 9.220,39-TL asıl alacağa yasal faiz işletilmek suretiyle takibin aynen devamına,
2.İcra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,
3.Alınması gerekli karar harcı 732,00 TL’den peşin olarak yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile 304,40 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3.Davacı tarafça yatırılan 427,60.TL peşin harç/harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4.Davacı tarafından yapılan 488,4 TL ilk dava masrafı, 62,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 550,40 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5.Davalı taraflarca sarfedilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6.Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.220,39 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
8.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne, davalı vekilinini yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/02/2026