7. Hukuk Dairesi 2025/1923 E. , 2025/5405 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların dedesi, davalıların ise babası olan muris ...'ın 24/12/2022 tarihinde 97 yaşındayken öldüğünü, murisin davalıların miras konusundaki baskısının etkisiyle ve mirasçılarının murisin ölümünden sonra miras konusunda ihtilafa düşmesini de engelleme arzusuyla oğlu ... ...'ün miras hakkından feragat etmesini istediğini, muris ile oğlu ... ... arasında, .... Noterliği'nde 16.06.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Mirastan Feragat Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede feragat eden ... ..., babasından kalan miras hakkından bedelsiz olarak feragat ettiğini, bu feragatın alt soyunu da bağlamasını kabul ettiğini beyan ettiğini, muris ise feragati kabul ettiğini, oğluna düşen hissenin diğer kanuni mirasçılarına eşit olarak kalmasını vasiyet ettiğini, murisin feragat sözleşmesinin imzalanmasından 6 ay sonra öldüğünü, Bakırköy 13. Sulh Hukuk Mahkmesi'nin 2022/23 15... /389 Karar sayılı kararında da feragat sözleşmesinin ivazsız olması nedeniyle altsoyu açısından bağlayıcı olmadığı belirtilerek oluşturulan mirasçılık belgesi ile davalılar ve davacıların mirasçı olarak tespit edildiğini ileri sürerek muris ile ... ... arasında düzenlenen mirastan feragat sözleşmesinin murisin ehliyetsizliği ve kanunda öngörülen şekillere uyulmaması nedeniyle iptaline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların taraf ehliyetinin bulunmadığını, miras sözleşmesinin tarafı olan ve davacıların babası olan ... ....'ın halen hayatta olup, sözleşmenin tarafı olarak iptalini talep etme hakkının da ona ait olduğunu, sözleşmenin tarafı böyle bir dava açmazken sözleşmenin iptali halinde hiçbir yarar elde edemeyecek olan davacıların bu davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığını, diğer iddialarının ise gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacılar miras paylarına ilişkin TMK'nın 528/3.maddesi uyarınca talepte bulunmuşlar ise de, mirastan feragat eden dava dışı ... ....'ın hayatta olması nedeniyle davacıların mirasçılık sıfatları bulunmamaktadır. Bu durumda, davacıların hukuki yararları yoktur. ... tarafından mirasçılık sıfatı kazanılmadan bu davanın açılabilceği yönünde düzenleme bulunmamaktadır. İş bu dava, davacıların mirasçılık sıfatını kazanmaları halinde açılabilecektir. Henüz mirasçılık sıfatını kazanmayan davacıların aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı..." gerekçesi ile davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mevcut nüfus kayıtlarına göre, davanın açıldığı ve istinaf incelemesinin yapıldığı tarih itibariyle, davacıların babası-mirasçı ... ...'ün sağ bulunduğu, davacıların babalarının tarafı olduğu mirastan feragat sözleşmesinin iptalini istemekte aktif husumet ehliyetleri ve hukuki yararları olmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerekçenin hatalı olduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 528. maddesinin 3. fıkrasındaki düzenlemenin ivazlı feragat sözleşmesine yönelik olduğunu, ancak dava konusu feragat sözleşmesinin ivazsız yapıldığını, Bakırköy 13. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/2315 E., 202/389 K. sayılı dosyasında alınmış olan mirasçılık belgesinin sunulduğunu, kararda açıkça muris ile ... ... arasında düzenlenen mirastan feragat sözleşmesinin ivazsız olduğu, bu nedenle alt soyu açısından bağlayıcı olmadığı gibi sonuç da doğurmayacağı belirtilerek düzenlenen mirasçılık belgesinde davacıların da mirasçı olarak yer aldığını, dolayısıyla davacıların mirasçı olduğunu gösteren mirasçılık belgesinin aksini gösterir bir karar olmadığına göre davacıların mirasçılık sıfatlarının bulunduğun açık olduğunu, alt soy olan davacıların kendilerinden habersiz yapılan bir sözleşme ile dedelerinden kalan miras haklarından mahrum bırakılması mümkün olmadığı gibi buna icazetleri de bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirastan feragat sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.