DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/401 E. , 2024/3423 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Niğde ... Aile Sağlığı Merkezi'nde aile hekimi olarak görev yapan davacının açığa alınmasına ilişkin işlemin devamına ve aile hekimliği sözleşmesinin feshine ilişkin Niğde Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nün ... tarih ve ...-....E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Niğde İli,...Aile Sağlığı Merkezi Merkez ... Nolu Aile Hekimliği biriminde aile hekimi olarak görev yapmakta olan davacının, devlet büyüklerine sosyal medya üzerinden hakaret ettiği iddiasına istinaden başlatılan soruşturmada soruşturmanın selameti ve görevi başında kalmasında sakınca bulunması nedeniyle Niğde Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nün ...tarih ve ... sayılı işlemi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinde sıralanan disiplin hükmü, Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13. maddesinin 5. bendi uyarınca görevinden uzaklaştırıldığı, Niğde Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nün... tarih ve... sayılı işlemiyle davacı hakkında yürütülen soruşturmanın tamamlandığı belirtilerek açığa alma işleminin devamı ile davacının sözleşmesinin sona erdirilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı,
Aktarılan olay ve kararda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; görevden uzaklaştırılan aile hekimleri hakkında yapılan ve tamamlanan idari soruşturma sonucunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125.maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinde yer alan fiilleri işlediklerinin sabit görülmesi halinde sözleşmelerinin sona erdirileceği aksi halde görevlerine iade edileceğinin açık olduğu,
Olayda, davalı idare tarafından davacının eyleminin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125.maddesinin (E) bendinde yer alan fiil ve hallere girdiği yönünde herhangi bir tespitte bulunulmadığı, davacının sözleşmesinin, yukarıda yer verilen yönetmelik hükmü uyarınca yapılacak idari soruşturma sonucunda devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hallerden birinin işlendiğinin tespit edilmesi halinde feshedilebileceği, kaldı ki davacının dava konusu eylemi ile ilgili olarak yürütülen disiplin soruşturması sonucunda dosyada mevcut bulunan Niğde Valiliği İl Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının eyleminin "Amirine maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek" kapsamında değerlendirilerek bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziyesine karar verildiği, bu bakımdan eylemi 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E maddesinde yer alan fiil ve haller kapsamında değerlendirilmeyen davacı hakkında anılan yönetmelik hükmü uygulanmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesi'nin 24/05/2023 tarih ve E: 2021/15125, K:2023/2918 sayılı kararıyla;Davalı idarenin, devlet büyüklerine sosyal medya üzerinden hakaret ettiği iddiasıyla başlatılan idari soruşturmaya istinaden görevden uzaklaştırma işlemini, ilgili Yönetmelik'in 13. maddesinin 5. fıkrası gereğince 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrasının (E) bendinde yer alan fiil ve hallerin varlığından dolayı tesis ettiği, davacının soruşturma sırasında alınan ifadesinde, sosyal medya üzerinden söz konusu paylaşımı yaptığını ikrar ettiği, dava dosyasında her ne kadar davacı eyleminin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin, 1. fıkrasının (E) bendinde yer alan fiil ve hallere girdiği yönünde davalı idare tarafından açık bir beyan tespit edilmemişse de zımnen kabul edildiği, kaldı ki davacının ''Cumhurbaşkanına hakaret'' suçundan yargılandığı ceza davasında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, eylemin sübuta erdiği belirtilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve söz konusu kararın itiraz edilmeden 05/01/2021 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,
Öte yandan; davacının, dava konusu eylemiyle ilgili olarak yürütülen disiplin soruşturması sonucunda Niğde Valiliği İl Disiplin Kurulunun ...tarih ve .../... sayılı kararıyla, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının (D) bendinin (l) alt bendinde yer alan; "Amirine maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek" fiilinden ötürü disiplin cezası verilmesi işlemi ile; görevden uzaklaştırma süresi sonucunda tamamlanan idari soruşturma neticesinde 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının (E) bendinde yer alan fiil ve hallerin işlendiğinden bahisle anılan (Mülga) Yönetmeliğin 13/5. maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu sözleşmesinin feshedilmesi işleminin birbirinden bağımsız olduğu ve birbirleri açısından doğrudan bağlayıcılığının olmadığının açık olduğu,
Bu durumda, davacı hakkında (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca açığa alma işleminin devamı ile aile hekimliği sözleşmesinin feshine ilişkin işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; aynı gerekçeyle istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının dava konusu işleme esas olan ve devlet büyüklerine hakaret içerikli yazıyı sosyal medya hesabından 02/07/2019 tarihinde paylaştığını kabul ettiği, paylaşılan yazının nezaket sınırlarını aşacak şekilde kişi ve kurumların onurunu küçültücü ve aşağılayıcı, Cumhurbaşkanı ve devlet büyüklerine hakaret boyutunda siyasi nitelikte olduğunun açık olduğu, Anayasanın 104. maddesinde belirtildiği üzere Cumhurbaşkanının devletin başı olması nedeni ile amiri konumundaki kişilere hakarette bulunması ve küçümsemesi sebebi devlet memurluğuna yakışmayan tutum ve davranışta bulunması sebebi ile idare tarafından davacı hakkında soruşturma başlatıldığı, soruşturmanın selameti açısından davacının Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca tedbir olarak görevden uzaklaştırıldığı, soruşturmanın sonuçlanması üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği, işlemin usule ve hukuka uygun olduğu, iptalini gerektirir bir sebep bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Davacı tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3.Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY
X- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:......, K:... sayılı ısrar kararının Danıştay İkinci Dairesi'nin 24/05/2023 tarih ve E: 2021/15125, K:2023/2918 sayılı kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz. KARŞI OY
XX- Bakılan dava, Niğde Merkez Toplum Sağlığı Merkezinde doktor olarak görev yapan davacının, Merkez Hidayet Okay Aile Sağlığı Merkezi 27 No'lu Aile Hekimliği biriminde aile hekimi olarak görev yapmakta olduğu dönemde, (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca açığa alınmasına ilişkin işleminin devamı ile aile hekimliği sözleşmesinin feshine dair Niğde İl Sağlık Müdürlüğünün ...tarih ve ....E... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Görevden uzaklaştırma" başlıklı 137. maddesinde "Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir. Görevden uzaklaştırma tedbiri, soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir.", 145. maddesinde ise; "Görevden uzaklaştırma; bir disiplin kovuşturması icabından olduğu takdirde en çok üç ay devam edebilir. Bu süre sonunda hakkında bir karar verilmediği takdirde memur görevine başlatılır. Bir ceza kovuşturması icabından olduğu takdirde görevinden uzaklaştırmaya yetkili amir (Müfettişlerin görevinden uzaklaştırdıkları memurlar hakkında atamaya yetkili amir) ilgilinin durumunu her iki ayda bir inceleyerek görevine dönüp dönmemesi hakkında bir karar verir ve ilgiliye de yazı ile tebliğ eder" hükmüne yer verilmiştir. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8. maddesine dayanılarak hazırlanan ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 30/12/2010 tarih ve 27801 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin "Sözleşmenin yetkili merci tarafından sona erdirilmesi" başlıklı 13. maddesinde; "1) Aşağıdaki hâllerde, sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimi ve aile sağlığı elemanının sözleşmesi, feshi gerektiren fiilin kişiye tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde alınan savunmalar uygun görülmediği takdirde, vali tarafından herhangi bir ihbar veya ikaza gerek duyulmadan sona erdirilir: ... h) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin 1. fıkrasının (E) bendinde yer alan fiil ve hâllerin işlendiğinin tespit edilmesi..... (5) Birinci fıkranın (g) ve (h) bentlerine münhasır olmak üzere, aile hekimliği hizmetlerinin gerektirdiği hâllerde, görevi başında kalmasında sakınca görülen aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları, Sağlık Bakanı, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanı, vali, Bakanlık sağlık denetçileri veya Türkiye Halk Sağlığı Kurumu sağlık denetçileri tarafından en fazla iki aya kadar sözleşmeleri askıya alınmak suretiyle görevden uzaklaştırılabilir. Bu süre içinde tamamlanacak idari soruşturma neticesinde ilgililerin anılan bentlerde yer alan fiilleri işledikleri sabit görülür ise sözleşmeleri sona erdirilir, aksi hâlde ilgililer görevlerine iade edilir. Sözleşmenin askıda olduğu süre zarfında, müdürlükçe pozisyona geçici görevlendirme yapılır ve sözleşmeli aile hekimi ile görevlendirilen aile hekimine 17 nci maddeye göre, sözleşmeli aile sağlığı elemanı ve görevlendirilen aile sağlığı elemanına ise 20 nci maddeye göre ödeme yapılır. ..." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davalı idare tarafından 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendi kapsamında değerlendirile fiili nedeniyle, (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davacının sözleşmesi askıya alınmak suretiyle aile hekimliği görevinden uzaklaştırılmasına karar verildiği, ardından başlatılan idari soruşturma neticesinde düzenlenen raporda, davacının anılan Yönetmelik hükmüne göre kusurlu olduğunun belirtildiğinden bahisle davacının aile hekimliği sözleşmesinin sonlandırılmasına ve aile görevden uzaklaştırma halinin devamına karar verildiği görülmektedir.
Anılan mülga Yönetmelik hükmü gereği, davacının 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin (E) bendi kapsamında değerlendirilen fiili nedeniyle başlatılan soruşturma neticesinde davacının isnat edilen fiili işlediği sabit görülerek aile hekimliği sözleşmesinin sona erdirilmesine yönelik işlemde hukuka aykırılık; (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13. maddesinin beşinci fıkrasında anılan kapsamda fiilleri tespit edilenlerin en fazla iki aya kadar sözleşmeleri askıya alınmak suretiyle görevden uzaklaştırılabilecekleri ve bu süre içinde soruşturmanın tamamlanarak sözleşmeleri sona erdirilmesine aksi hâlde görevlerine iadelerine karar verileceği yönündeki amir hükmü karşısında, dava konusu işlemle aile hekimliği sözleşmesinin sona erdirilmesine karar verilen davacının, görevden uzaklaştırma halinin devamına karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyize konu ısrar kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.