T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl davada davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin araç kiralama şirketi olduğunu, ... plakalı ... marka ve model aracın sahibi olduğunu, 12.06.2023 tarihinde, davalıya 1 adına kayıtlı, davalı 2 sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkili şirkete ait ... plakalı araca arkadan çarparak maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, zarar gören aracın ... A.Ş.’den finansal kiralama yoluyla kiralandığını, ruhsat sahibi ... A.Ş. tarafından müvekkili şirkete Sigorta Şirketlerine ve Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmak, sigorta ödemelerini tahsil etmek ve neticeten koşulları mevcut ise dava açmak ve Temyiz yoluna gitmek üzere yetki verildiğini, bu yetkiye binaen işbu davanın ikame edildiğini, davalının sevk ve idaresindeki aracın " Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında; d) Arkadan çarpma, Hallerinde asli kusurlu sayılırlar. " ve "Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama: Madde 56 – Sürücüler aşağıdaki kurallara ve yasaklara uymak zorundadırlar c) Araçlar arasındaki mesafe: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar. " maddesini ve ilgili yönetmeliği ihlal etmekle %100 ve tek kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğinin sabit olduğunu, müvekkiline ait araç sürücüsünün ise kazaya etken herhangi bir kural ihlali bulunmayıp kusur izafe edilemeyeceğini, dava konusu kaza sonucunda müvekkili şirkete ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle aracın bir süre onarımda kaldığını, müvekkili şirketin iştigal konusu motorlu hafif kara taşıtlarının ve arabalarının sürücüsüz olarak kiralanması ve leasingi olduğundan onarım süresi boyunca da aracın kiralanamadığını bu suretle müvekkili şirketin araçtan mahrum kaldığını, aracın kiralanamaması nedeniyle araç mahrumiyet bedeli hesaplanırken aracın hasar gördüğü bölge dikkate alınarak onarımı için gereken makul sürenin belirlenmesi gerektiğini, makul onarım süresi belirlendikten sonra müvekkiline ait aracın makul kiralama bedelinin belirlenmesi gerektiğini, günlük kira bedeli ve toplam araç mahrumiyetinden kaynaklanan zararının bilirkişi marifetiyle belirlenmesini talep ettiklerini, dava konusu kaza sonucunda müvekkili şirkete ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle aracın bir süre onarımda kaldığını, müvekkili şirketin iştigal konusu motorlu hafif kara taşıtlarının ve arabalarının sürücüsüz olarak kiralanması ve leasingi olduğundan onarım süresi boyunca da aracın kiralanamadığını bu suretle müvekkili şirketin araçtan mahrum kaldığını, günlük kira bedeli ve toplam araç mahrumiyetinden kaynaklanan zararının bilirkişi marifetiyle belirlenmesini talep ettiklerini, somut uyuşmazlıkta sundukları deliller (S.B.M. Kayıtları/Emniyet Tutanağı) sayesinde, kusurun karşı tarafta olduğunun ve maddi zararın doğduğunun bu aşamada bile yaklaşık ispat kuralına göre ispat olunduğunu, İ.İ.K.m.258/1 ikinci cümlesinde aynen "...Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur." şeklindeki düzenlemesiyle ihtiyati haciz kararı verilebilmesini alacağın tam ispatı şartına bağlamadığını, yaklaşık ispatın yeterli görüldüğünü, Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 14.06.2016 tarih, ... E., ...
K. Sayılı ilamında ve benzer bir çok ilamında "İİK'nın 258/1.
maddesi hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''...alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya dair yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır..." denilmek suretiyle delil ibrazını ve yaklaşık ispatı yeterli gördüğünü, bu suretle alacaklarının tahsilinin imkansızlaşmamasını temin etmek maksadıyla, davalının adına kayıtlı olması durumunda, kazaya karışan ... Plakalı aracına ihtiyati haciz şerhi konulmasını talep ettiklerini bildirerek belirsiz alacak talepli davalarının kabulüne, sundukları delillerle yaklaşık ispat kuralına göre varlığını ispat ettikleri alacağın tahsilinin imkansızlaşmaması maksadıyla İ.İ.K.m.258/1 gereğince, davalı adına kayıtlı olması durumunda, kazaya karışan ... Plakalı aracına ihtiyati haciz şerhi konulmasına, 12.06.2023 tarihli kaza sebebiyle müvekkilinin ... plakalı aracında meydana araç mahrumiyet zararı bedelinin tespitine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik belirsiz alacak olarak açtıkları 500,00 TL araç mahrumiyet zararı bedelinin 12.06.2023 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalılar vekili sunduğu cevap dilekçesinde; yetkiye itiraz ettiklerini, müvekkil şirketin adresinin ... Küçükçekmece/İstanbul olup ... Adliyesi İcra Müdürlükleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle davacı tarafın da belirttiği üzere kusur durumu bilinmediğinden ve kesin olarak belirlenemediğinden mahkemece kusur durumunun tespitinin gerektiğini, nitekim kazanın meydana gelişi, meydana geldiği yer, hava şartları, öndeki aracın hızı, ani fren yapması gibi bir çok nedenin kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkiline ait aracın davacı tarafa ait araca arkadan çarpmasının kusurun münhasıran müvekkiline ait olduğunun ispatı için yeterli olmadığını bu nedenle kusur durumuna itiraz ettiklerini, davacının daha önce ... İcra Dairesinin...
E. Sayılı dosyası ile araç mahrumiyet bedelinde bulunduğunu, müvekkili tarafından oldukça fahiş ve yüksek olduğundan ve kusur oranına yönelik iddialara itibar edilmediğinden itiraz edildiğini, davacının da müvekkilinin kusura ve mahrumiyet bedeline dair itirazlarını haklı görmüş olmalı ki doğrudan itirazın iptali davası açmak yerine belirsiz alacak davası açtığını, öncelikle davacının mahrumiyete dair talebinin icra takibi ile sınırlı olması gerektiğini araç mahrumiyet bedeli belirlenirken piyasa emsal koşullarının ele alınması diğer gider kalemlerinin düşülerek net tutarın ele edilmesi gerektiğini, arıca davacının aracının tamir bedeline dair tamirde geçen sürenin bilirkişi tarafından ayrıca hesaplanması gerektiğini, iddia edilen hasara karşılık tamirde geçen sürenin oldukça fazla olduğunu, davacı tarafça, kazanın meydana gelmesi nedenine dayalı oluşan hasara ayrıca itiraz ettiklerini, kaza tespit tutanağı, kaza fotoğrafları da incelendiğinde tamir faturasına yansıyan değişim ve onarım kalemlerinin kazadan kaynaklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, nitekim meydana gelen kazada müvekkilinin aracının davacının aracına arkadan çarptığı ifade edilmesine karşılık düzenlenen raporda davacının aracının ön tampon, radyatör, ön farlar gibi değişimlerin olduğunu gördüklerini, arabanın motoru, aracın önünde olmasına rağmen motor kaputunun da tamir edildiğini ve gider kalemi olarak eklendiğini, dolayısıyla da araçta meydana gelen hasarın, hasarın tamir süresini etkileyeceğinden bu durumun da alanında uzman bilirkişi marifetiyle tespit edilmesini talep ettiklerini, kaza tespit tutanağına itiraz ettiklerini, kaza tespit tutanağında müvekkilinin imzasının mevcut olmadığını, imzaya ayrıca ve açıkça itiraz ettiklerini bildirerek haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle reddini, mahkeme aksi kanaatte ise vaki itiraz ve cevapları uyarınca dosyanın alanında uzman Bilirkişi heyetine tevdii ile alınacak rapor uyarınca davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı müvekkillerine ayrı ayrı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin araç kiralama şirketi olduğunu, ... plakalı ... marka ve model aracın sahibi olduğunu, 12.06.2023 tarihinde, davalıya 1 adına kayıtlı, davalı 2 sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkili şirkete ait ... plakalı araca arkadan çarparak maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, zarar gören aracın ... A.Ş.’den finansal kiralama yoluyla kiralandığını, ruhsat sahibi ... A.Ş. tarafından müvekkili şirkete Sigorta Şirketlerine ve Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmak, sigorta ödemelerini tahsil etmek ve neticeten koşulları mevcut ise dava açmak ve Temyiz yoluna gitmek üzere yetki verildiğini, bu yetkiye binaen işbu davanın ikame edildiğini, davalının sevk ve idaresindeki aracın " Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında; d) Arkadan çarpma, Hallerinde asli kusurlu sayılırlar. " ve "Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama: Madde 56 – Sürücüler aşağıdaki kurallara ve yasaklara uymak zorundadırlar c) Araçlar arasındaki mesafe: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar. " maddesini ve ilgili yönetmeliği ihlal etmekle %100 ve tek kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğinin sabit olduğunu, müvekkiline ait araç sürücüsünün ise kazaya etken herhangi bir kural ihlali bulunmayıp kusur izafe edilemeyeceğini, müvekkili şirkete ait araçcın...marka ve model olup kaza tarihinde 9.290 kilometrede olduğunu, aracın kaza öncesi hasarının bulunmadığını, kazadan sonra orijinalliğini yitirdiğini, mevcut kaza sonucu araçta oluşan hasar sebebiyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş meydana geldiğini, mağdur aracın kasko değerinin 914.863,00-TL olduğunu, mağdur aracın kazasız rayiç değerine ilişkin olarak sahibinden.com ve arabam.com adlı internet sitesinden ve galerilerden emsal araştırması yapılmasını talep ettiklerini, değer kaybının; Anayasa Mahkemesi'nin 14.02.2023 tarihli resmi gazetede yayımlanan 29.12.2022 tarihli ve... E. ...
K. Sayılı iptal kararı ve Yargıtay içtihatları uyarınca Türk Borçlar Kanunundaki genel hükümlere göre ve gerçek zarar ilkesi uyarınca kazadan önceki değeri ile kazadan sonra oluşan piyasa rayiç değeri arasındaki farkın belirlenmesi sureti ile hesaplanması gerektiğini, işbu kaza nedeniyle müvekkili şirketin uğramış olduğu zarardan; kazaya %100 kusurlu olarak sebep olan davalı araç sürücüsü olarak TBK md. 49 ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' maddesi ve aynı zamanda araç maliki olarak KTK'nın 85.maddesinde düzenlenen araç sahibinin kusursuz tehlike sorumluluğu hükümleri uyarınca sorumlu olduğunu, izah edilmeye çalışıldığı üzere davalının sevk ve idaresindeki aracın kusuru ile sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda müvekkili şirkete ait aracın maddi hasara uğradığını ve değer kaybettiğini, dolayısıyla müvekkilinin bu kaza nedeniyle uğradığı değer kaybı bedelinin tespit edilerek, davalılardan tazmin edilmesi gerektiğini, TTK gereğince araçların da ticari işletmenin kapsamında olduğunu, müvekkili şirketin iştigal konusu motorlu hafif kara taşıtlarının ve arabalarının sürücüsüz olarak kiralanması ve leasingi olduğundan işbu haksız fiil nedeniyle uğradığı zararın da ticari bir zarar olduğunu, dava konusu ... plakalı aracın haksız fiil nedeniyle uğradığı zararı ticari kayıp niteliğine haiz olduğundan huzurdaki somut uyuşmazlık konusu alacaklarına avans faizi işletilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle 12.06.2023 tarihli kaza sebebiyle müvekkilinin ... plakalı aracında meydana gelen değer kaybının tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik belirsiz alacak olarak açtıkları 500,00 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine dair karar verilmesi için işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, somut uyuşmazlıkta sundukları deliller (S.B.M. Kayıtları/Emniyet Tutanağı) sayesinde, kusurun karşı tarafta olduğunun ve maddi zararın doğduğunun bu aşamada bile yaklaşık ispat kuralına göre ispat olunduğunu, İ.İ.K.m.258/1 ikinci cümlesinde aynen "...Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur." şeklindeki düzenlemesiyle ihtiyati haciz kararı verilebilmesini alacağın tam ispatı şartına bağlamadığını, yaklaşık ispatın yeterli görüldüğünü, Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 14.06.2016 tarih,...E., ...
K. Sayılı ilamında ve benzer bir çok ilamında "İİK'nın 258/1.
maddesi hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''...alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya dair yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır..." denilmek suretiyle delil ibrazını ve yaklaşık ispatı yeterli gördüğünü, bu suretle alacaklarının tahsilinin imkansızlaşmamasını temin etmek maksadıyla, davalının adına kayıtlı olması durumunda, kazaya karışan ... Plakalı aracına ihtiyati haciz şerhi konulmasını talep ettiklerini, huzurdaki davaya konu trafik kazasından kaynaklı olarak davalılar aleyhine ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden araç mahrumiyet bedeli talepli dava ikame edildiğini, işbu dava ile .... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası arasında hukuki bağlantı bulunması, uyuşmazlığın aynı trafik kazasına ilişkin olması ve taraflarının aynı olması nedeniyle HMK 166 gereğince işbu davanın ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, bildirerek belirsiz alacak talepli davalarının kabulüne, sundukları delillerle yaklaşık ispat kuralına göre varlığını ispat ettikleri alacağın tahsilinin imkansızlaşmaması maksadıyla İ.İ.K.m.258/1 gereğince, davalı adına kayıtlı olması durumunda, kazaya karışan ... Plakalı aracına ihtiyati haciz şerhi konulmasına, HMK 166 gereğince işbu davanın ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, 12.06.2023 tarihli kaza sebebiyle müvekkilinin ... plakalı aracında meydana araç mahrumiyet zararı bedelinin tespitine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik belirsiz alacak olarak açtıkları 500,00 TL değer kaybı bedelinin 12.06.2023 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalılar vekili sunduğu cevap dilekçesi ile, huzurdaki birleşen dava açısından dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, değer kaybı talepli açılan birleşen davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddini talep ettiklerini, huzurdaki davanın husumet yönünden reddini talep ettiklerini, davacının değer kaybı talebinden .... Sigorta A.Ş. Sorumlu olduğunu, müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın 09.10.2023-09.10.2024 tarihleri arasında ... Sigorta A.Ş. nezdinde Trafik Sigortasıyla (ZMMS) sigortalı olduğunu, davacı tarafın değer kaybı talebinden müvekkiline ait aracın ZMMS poliçesinin bulunduğu ... Sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, davacı tarafın iş bu davaya konu taleplerini doğrudan müvekkillerine yöneltemeyeceğini, bu kapsamda davacının taleplerinden müvekkillerinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilleri yönünden huzurdaki davanın husumet yokluğundan reddini talep ettiklerin, davacı tarafça ZMMS sigorta poliçesinin bulunduğu .... sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmadan huzurdaki davanın ikame edildiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 97.Maddesi'ne göre " Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." düzenlemesinin yer aldığını, araç değer kaybı davası açılabilmesi için öncelikle sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması gerektiğini, Sigorta şirketine yapılan başvuruya karşı 15 gün içerisinde sigorta şirketince herhangi bir cevap verilmezse veya verilen tazminat zararı ortadan kaldırmıyorsa dava yoluna gitmenin mümkün olduğunu, bu kapsamda sigorta şirketine başvurunun dava şartı niteliğinde olduğunu, davacı tarafça değer kaybı talepli dava açılmadan önce dava şartı kapsamında sigorta şirketine yazılı bir başvuru yapılmadığından huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan da reddini talep ettiklerini, yetkiye itiraz ettiklerini, müvekkil şirketin adresinin ... Küçükçekmece/İstanbul olup ... Adliyesi İcra Müdürlükleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle davacı tarafın da belirttiği üzere kusur durumu bilinmediğinden ve kesin olarak belirlenemediğinden mahkemece kusur durumunun tespitinin gerektiğini, meydana gelen kazada müvekkillerinin tam kusurunun bulunmadığını, araç değer kaybı bedeli belirlenirken kaza konusu aracın daha öncesinde kazalı olup olmadığının ve araçtaki hasarlı parçaların daha önceden hasara uğramamış parçalar olmaması gerektiğinin değerlendirmesinin yapılması gerektiğini, ayrıca aracın 2.el piyasasına göre kasko değerinin de oldukça fazla belirtildiğini, davacı tarafça, kazanın meydana gelmesi nedenine dayalı oluşan hasara ayrıca itiraz ettiklerini, kaza tespit tutanağı, kaza fotoğrafları da incelendiğinde tamir faturasına yansıyan değişim ve onarım kalemlerinin kazadan kaynaklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, nitekim, meydana gelen kazada müvekkilinin aracının davacının aracına arkadan çarptığı ifade edilmesine karşılık düzenlenen raporda davacının aracının ön tampon, radyatör, ön farlar gibi değişimlerin olduğunu gördüklerini, arabanın motoru, aracın önünde olmasına rağmen motor kaputunun da tamir edildiğini ve gider kalemi olarak eklendiğini, dolayısıyla da araçta meydana gelen hasarın, hasarın tamir süresini etkileyeceğinden bu durumun da alanında uzman bilirkişi marifetiyle tespit edilmesini talep ettiklerini, kaza tespit tutanağına itiraz ettiklerini, kaza tespit tutanağında müvekkilinin imzasının mevcut olmadığını, imzaya ayrıca ve açıkça itiraz ettiklerini, davacı tarafça talep edilen faize, faiz oranına ve faiz başlangıç tarihlerine de itiraz ettiklerini, avans faizi talep edilmesinin haklı ve yasal bir dayanağının bulunmadığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını bildirerek haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle arabuluculuk dava şartı ve sigortaya başvuruya ilişkin dava şartı yerine getirilmediğinden usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise vaki itiraz ve cevapları uyarınca dosyanın alanında uzman bilirkişi heyetine tevdii ile alınacak rapor uyarınca davanın reddini, davanın ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarını, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Tarafların arasındaki uyuşmazlık; dava, davacının finansal kiralama yoluyla almış olduğu ... plakalı araca davalıların sürücü ve işleten olduğu aracın çarparak hasar vermesi nedeniyle araç mahrumiyet bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Birleşen dosya yönünden tarafların arasındaki uyuşmazlık; davacının finansal kiralama yoluyla almış olduğu... plakalı araca davalıların sürücü ve işleten olduğu aracın çarparak hasar vermesi nedeniyle oluşan değer kaybı zararının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememiz dosyasına makine mühendisi bilirkişisi ... tarafından sunulan 11.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Mahkemenizce tarafıma tevdi edilen görev, dosya muhteviyatındaki bilgi, belge ve iddialar, tarafların beyanları, dava konusu trafik kazası tutanağı, arabada oluşan hasarın niteliği, aracın yaşı, modeli görmüş olduğu onarımın niteliği ve 2918 sayılı karayolları trafik kanunu, ZMSS poliçesi genel şartları göz önünde bulundurularak gerekçeleri raporumun inceleme ve değerlendirme bölümünde detaylı olarak belirtildiği üzere, sayın mahkemenizin de değerlendirmelerimize iştirak etmesi halinde, 12-6-2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında Davalı ... ait ... plakalı aracın %100 asli kusurlu olduğu, davacı ...’e ait ... plakalı aracın kusurlu olmadığı Davacıya ait aracın hasarının kasko sigorta şirketi ... sigorta tarafından karşılandığı ve dava konusu olmadığı, davacıya araç tahsis edilmediği, değer kaybının davalının ZMMSM sini yapan dava dışı sigorta şirketinin yükümlülüğünde olmakla birlikte hasar bedeli 120.000 TL olan teminat limiti aşıldığı için trafik sigortasından talep edilemeyeceği Davacı ... ait ... plakalı araçta kaza nedeniyle 12-6-2023 kaza tarihi itibarıyla 68.000 TL değer kaybı oluştuğu Davacı ... ait ... plakalı aracın tamirde kaldığı süre boyunca kaza tarihi itibarıyla 7.385 TL araç mahrumiyet bedeli olacağı şeklinde değerlendirilebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır." yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Mahkememiz dosyasına makine mühendisi bilirkişisi ...tarafından sunulan 03.12.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; " Mahkemenizce tarafıma tevdi edilen görev, dosyaya yeni sunulan sigorta bilgi merkezinden gelen geçmiş hasar kayıtları ve tarafların itirazları doğrultusunda kök raporumuzun tekrar incelenmesi sonucu araç değer kaybı tekrar belirlenmiş olup bunun dışındaki görüş ve kanaatimizde bir değişiklik olmamıştır. Bu bağlamda 12-6-2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında, Davalı ... ait ... plakalı aracın %100 asli kusurlu olduğu, davacı ...’e ait ... plakalı aracın kusurlu olmadığı Davacıya ait aracın hasarının kasko sigorta şirketi ... sigorta tarafından karşılandığı ve dava konusu olmadığı, davacıya araç tahsis edilmediği, değer kaybının davalının ZMMSM sini yapan dava dışı sigorta şirketinin yükümlülüğünde olmakla birlikte hasar bedeli 120.000 TL olan teminat limiti aşıldığı için trafik sigortasından talep edilemeyeceği Davacı ... ait ... plakalı araçta kaza nedeniyle 12-6-2023 kaza tarihi itibarıyla 61.000 TL değer kaybı oluştuğu Davacı ...ait ... plakalı aracın tamirde kaldığı süre boyunca kaza tarihi itibarıyla 7.385 TL araç mahrumiyet bedeli olacağı şeklinde değerlendirilebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır." yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Davacı vekili tarafından 20.03.2025 tarihli dava değer artırım dilekçesinde; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla talep artırım talepleri doğrultusunda davalarını kabulüne karar verilerek; Birleşen dava yönünden 500 TL'den harçlandırdıkları değer kaybı bedelini 68.000,00-TL'ye yükselterek işbu bedelin haksız fiil tarihi olan 12.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline, Asıl dava yönünden 500 TL'den harçlandırdıkları araç mahrumiyet bedelini 7.385,00-TL'ye yükselterek işbu bedelin haksız fiil tarihi olan 12.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 16.maddesinde "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir."
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 12/06/2023 tarihinde ..., ..., ...plakalı araçların çarpışması neticesinde davaya konu kazanın meydana geldiği, ... plakalı aracın kaza anındaki sürücüsünün davalı ... olduğu, diğer davalı şirketin ise aracın maliki olduğu, ... plakalı aracın kaza anındaki malikinin dava dışı ... A.Ş. olduğu, davacı vekili tarafından sunulan deliller ve dava dışı ... A.Ş.tarafından düzenlenip imzalanılan yetki belgesinden kaza tarihinde ... plakalı aracın finansal kiralama sözleşmesi ile davacı şirketin kullanımında olduğu, sunulan yetki belgesi ile ... plakalı araç yönünden davaya konu kaza nedeniyle oluşan zararlara ilişkin alacakların davacıya temlik edildiği bu nedenle davacının asıl ve birleşen davayı açabileceği, asıl davada davaya konu kaza nedeniyle ... plakalı aracın tamir süresinde kullanılamaması nedeniyle ikame araç bedeli, birleşen davada ise ... plakalı araçta oluşan değer kaybı bedelinin talep edildiği, davaya konu kaza nedeniyle ... plakalı araçta oluşan değer kaybı ve ikame araç bedelleri ile kusur oranlarının tespiti hususunda 11.03.2025 tarihli bilirkişi raporu alındığı, bu rapor alındıktan sonra Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak ... plakalı araç yönünden davaya konu kaza tarihinden önceki kaza ve hasar bilgilerinin dosya içerisine alındığı ve daha sonra kök rapora yönelik yapılan itirazların teknik olarak değerlendirildiği 03/12/2025 tarihli ek raporun alındığı, ek raporda kusur oranlarının ve ikame araç bedelinin tespiti yönünden kök rapordaki tespitlerde değişiklik olmamakla ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun, diğer araç sürücülerinin kusurlarının bulunmadığının, ... plakalı aracın tamir süresinin 12 gün olduğunun, talep edilebilecek ikame araç bedelinin 7.385 TL olacağının, değer kaybı yönünden ise geçmiş kaza ve hasar bilgileri doğrultusunda araçtaki değer kaybının kök rapordaki tespitten farklı olarak 61.000 TL olacağının belirtildiği, alınan bu raporun mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu ve hükme esas alındığı, davalılar vekilince sunulan cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunulmuş ise de yukarıda belirtilen 6100 sayılı HMK'nun 16.maddesi ve davacının yerleşim yerinin ... olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde mahkememizin yetkili olduğu yetki itirazının yerinde olmadığı anlaşıldığından asıl dava yönünden davanın kabulü ile; 7.385,00 TL ikame araç bedelinin kaza tarihi olan 12.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile; 61.000,00 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihin olan 12.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Asıl dava yönünden davanın kabulü ile; 7.385,00 TL ikame araç bedelinin kaza tarihin olan 12.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, a-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL karar harcından, peşin ve ıslah yoluyla alınan toplam 552,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 179,89 TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irad kaydına
b)-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 124,51 TL ıslah harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
c)-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 7.385,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
ç)-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Birleşen Davada
2.Birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile; 61.000,00 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihin olan 12.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
a)-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 4.166,91 TL karar harcından peşin olarak alınan 427,60 TL harç ile ıslah yoluyla alınan 1.146,49 TL harcın toplamı olan 1.574,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.592,82 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
b)-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ile 427,60 TL peşin harç ve 1.146,49 TL ıslah harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
c)-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
ç)-Red edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı lehine takdir olunan 7.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
d)-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
3.Asıl ve birleşen dava yönünden davacı tarafından sarf edilen toplam 6.479,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı üzerinden hesaplama yapıldığında 5.877,38 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Asıl ve birleşen dava yönünden Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.447,14 TL'nin davalıdan, 352.86 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 03/02/2026
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)